İMAMOĞLU’NA DESTEK İÇİN ON BİNLER AKIN ETTİ!
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, hakkında açılan soruşturmalar kapsamında Çağlayan Adliyesi'nde ifade verdi. Türkiye’nin dört bir yanından gelen destek mesajları, İstanbul sokaklarına taşarken, adliye önünde adeta bir miting havası yaşandı. Cumhuriyet Halk Partisi’nin çağrısıyla Çağlayan Adliyesi önüne akın eden on binlerce vatandaş, İmamoğlu’na desteklerini haykırdı.
CHP Trabzon Örgütü Tam Kadro Alandaydı!
İmamoğlu’na destek için sahaya inenler arasında CHP Trabzon örgütü de tam kadro yer aldı. İl Başkanı, ilçe başkanları, kadın ve gençlik kolları, büyük bir dayanışma örneği sergileyerek İstanbul’a geldi. "Demokrasiye sahip çıkıyoruz" mesajıyla adliye önünde toplanan Trabzonlu CHP’liler, sürecin takipçisi olacaklarını vurguladı.
Ahmet Kaya’dan Anlamlı Destek!
Trabzon’un en büyük ilçesi olan Ortahisar’ın Belediye Başkanı Ahmet Kaya da bu kritik süreçte sessiz kalmadı. Ankara’da bulunan Başkan Kaya, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve milletvekilleri ile birlikte İstanbul’a gelerek İmamoğlu’na desteğini gösterdi.
Adliye önündeki kalabalık, sık sık “Hak, hukuk, adalet!” sloganlarıyla adeta İstanbul’un göbeğinde yankılandı. Sürecin siyasi olup olmadığı yönünde tartışmalar devam ederken, CHP cephesinden yapılan açıklamalarda, "Bu sadece Ekrem İmamoğlu’nun meselesi değil, Türkiye demokrasisinin sınavıdır" ifadeleri öne çıktı.
***
İMAMOĞLU’NA DESTEK MİTİNGİNDE TOMA 61
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Trabzonlu olduğu bilgisini hepimiz biliyoruz. Ancak dün Çağlayan Adliyesi önünde yaşananlar, bu bilgiyi ilginç bir şekilde gündeme taşıdı. Adliye önünde düzenlenen miting sırasında emniyet görevlileri de alanda hazır bulundu. Ancak olayın en dikkat çeken detayı, CHP Trabzon İl Başkanı Mustafa Bak’ın sosyal medyadan paylaştığı bir görüntü oldu. Bak, alanda bulunan bir TOMA aracının üzerindeki 61 plakasını işaret ederek, bu rakamın Trabzon’un plaka kodu olmasına dikkat çekti.
Mustafa Bak, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:
“Resimdeki bu TOMA ile İBB Başkanımız Ekrem İmamoğlu'na destek için Çağlayan Adliyesi önüne gelen kalabalığa konuşma yapmasını engellemek için ana yol trafiğe kapatılmıştır. İlginç olan TOMA'nın üzerindeki numara. Mesaj bu kadar net verilmiştir.”
Bak’ın bu paylaşımı, özellikle sosyal medyada büyük yankı uyandırdı. TOMA’nın üzerindeki 61 numarasının Trabzon’un plaka kodu olması, bazı kesimler tarafından sembolik bir mesaj olarak yorumlandı. İmamoğlu’nun Trabzonlu kimliği, bu olayla birlikte yeniden gündeme geldi.
Olayın bir diğer ilginç yanı ise, İmamoğlu’nun destekçilerinin adliye önünde toplanmasına rağmen, ana yolun trafiğe kapatılarak Başkan’ın konuşma yapmasının engellenmesi oldu. Bu durum, miting sırasında yaşanan gerginliği de gözler önüne serdi.
Mustafa Bak’ın paylaşımı, siyasi mesajların ne kadar ince detaylarla verilebileceğini bir kez daha hatırlattı. TOMA’nın üzerindeki 61 numarası, Trabzon’a atıfta bulunularak, İmamoğlu’nun memleketi üzerinden bir vurgu yapılmak istenmiş olabilir mi? Bu soru, olayın ardından pek çok kişinin zihnini kurcaladı.
Sonuç olarak, Çağlayan Adliyesi önünde yaşananlar, sadece bir mitingin ötesinde, siyasi sembollerin ve mesajların nasıl iletilmeye çalışıldığına dair ilginç bir örnek teşkil etti. İmamoğlu’nun Trabzonlu kimliği, bu olayla birlikte bir kez daha gündeme oturdu. TOMA’nın üzerindeki 61 numarası gerçekten bir mesaj mıydı, yoksa sadece bir tesadüf mü?
***
MAARİF SİSTEM’E ÖĞRETMEN DE YABANCI
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yeni hazırlanan ve Maarif Sistemi olarak benimsenen düzenleme en çok da ara sınıf öğrencileriyle öğretmenlerini zorda bıraktı. Öyle ki, ilk 4 seneyi başarıyla bitiren çocuklar ikinci 4 yılın başında yani 5. sınıfta adeta döküldüler. Özellikle 9. sınıflar ise neye uğradığını şaşırdı. Müfredat baştan sona değişirken birçok öğretmen “Biz de ilk kez karşılaşıyoruz, içerikleri tanımaya çalışıyoruz” diyerek mağduriyeti dile getirdi. Tabii bu durum karnelere hep olumsuz olarak yansıdı. Maarif Sistem henüz tam oluşmadı ve yüzde yüz uygulanmaya başlanmadı ama öğrencilerin gözünü korkutmaya yetti. Eğitimciler ‘her yeni oluşum zordur diyerek’ çocuklardan idealist devamlılıklarını korumaya çalışması tavsiye ediliyor. Fakat öğretmenlerin yeni müfredat karşısında bizzat zorlandıklarını itiraf etmeleri çok daha dikkat çekici.
***
HASTANELERİ KİM DENETLİYOR?
Trabzon’daki devlet hastanelerinin durumu hakkında son günlerde tespit ve görüşlerimizi dile getiriyoruz.
Hastanelerin acil servislerinden tutunda yoğun bakım ünitelerine kadar her birimleri vatandaşla dolup taşmış durumda.
Bu yoğunluk karşısında doktor ve sağlık personeli yetersiz kalıyor.
Diyalog, hizmet, hijyen, havalandırma, temizlik, gibi konularda hepsinin sınıfta kaldığını söyleyebilirz.
Özel hastanelerde de aynı yoğunluk var. Fakat onlarda durum daha iyi. Temizlik ve bakım personellerin sayısının az olmasına, devlette çalışan personellerden daha az maaş almalarına rağmen temizlik ve hijyen konusunda daha özverili çalışıyorlar.
Demek ki devlet hastanelerinde çalışan personeller, “salla başı, al maaşı” taktiğini uyguluyor.
Bunun sebebi yeterince denetim yapılmaması. Personellerin siyaseten işe alındıkları için ikendilerini “dokunulmaz” olarak görmeleri, iş ahlakında yoksun olmaları olarak sıralandırılabilir.
Hele de hastalara karşı kullandıkları kaba uslüp, tahammül sınırlarını oldukça zorluyor.
Kısacası hastaneye yolunuz düştüğünde asıl hastalık o zaman başlıyor.
Gidişat hiçte hoş değil, gerekli önlemler alınmazsa dahada kötüye gideceği aşikâr!









