TRABZON VE DOĞU-BATI FARKI!

Trabzon’a batıdan girince gerek sahil yolu, gerek Akyazı iç yol sizi en güzel şekilde karşılıyor ve kucaklıyor.

Yoğun trafik yok. gözü rahatsız edebilecek hiçbir unsur da bulunmuyor. Şehir hastanesi, dolgu alanı, stat ve çevresinde inşaatlar sürse de buradaki hazırlık ve altyapı-üstyapı faaliyeti kimseye rahatsızlık vermiyor. Bayraklı sırt ve uçaktan izlenmeye doyulmayan Akyazı-Hacıbeşir-Faroz hattı ise şehrin görsel vizyonunu oluşturuyor. Ya doğu?.. Rize-Giresun istikameti yani Doğu yönünden girişlerde hem trafik yoğun, hem sahil yolu iniş eğimiyle risk barındırıyor, hem de iç yol son derece kötü bir görüntü veriyor.

Tam Kentsel Dönüşüm’lük

Fırsat olunca Değirmendere Avm arkasından seyredenken Boztepe sırtlarına bir bakın; burada beton yığını evlerle gecekondu görüntüsü veren kulübeler iç içe. Hiçbir çevre, yeşillendirme ve peyzaj çalışması yok. Çömlekçi bile kentsel dönüşümle kısmen dönüştü ve kurtuldu. Hemen üst tarafta Esentepe ve Değirmendere’den başlayıp Boztepe’ye kadar ulaşan bölümde son derece kötü bir alın yapısı var. Şehir bu bölgedeki kötü görüntüyü hak etmiyor. Bir de zaman zaman İstanbul-Çamlıca’ya benzetme gafletine düşüyoruz. Boztepe için geçmişte Çukurçayır Belediyesi hiçbir doğru iş yapmadı. Şimdi top Büyükşehir’de. Acaba büyükşehir doğasının doğudan görünümü için bir plan var mı?