R. WİEN MAÇINDAKİ OLAY VE UNUTULMAYACAK BİR ANI!

SARI-KIRMIZI FORMALI KADINLARA KARŞI TAVIR ÇİRKİNDİ
Trabzonspor’un kendi sahasında UEFA Avrupa Ligi 3’ncü ön eleme ilk maçında kendi sahasında Rapit Wien’e kötü bir futboldan sonra 1-0 mağlup olması çok tartışıldı, konuşuldu. Ama bu maçta yaşanan bir olay da gündemi bir süredir meşgul etti.

Biliyorsunuz maç oynanırken Sarı-Kırmızılı forma giymiş iki kadın taraftarın tribünden ayrılırken fotoğrafları yayınlandı. Bu kadınlara hakaret edildiği ve tribünden kovuldukları dile getirildi. Kuşkusuz Trabzonspor’un bir Avrupa maçında yaşanan böyle bir olay hiç hoş olmadı. Bugün ülke için mücadele verilirken, o tribünde her takımın taraftarı olmalıdır. Kuşkusuz, rakibi desteklememe kaydıyla…

Buna tahammül edemeyenler ne yazık ki ilkel benliklerinden kurtulamamış kimliklerden başka bir şey değildir. 

BU GÖRÜNTÜ TRABZONSPOR TRİBÜNLERİNE YAKIŞMADI
Bu çirkin olayın kamuoyuna yansımasından sonra bir kesim ise Galatasaray forması giymiş kadınların önlerinde oturan birkaç alkollü kişinin onları rahatsız ettiğini, bunu gören Bordo-Mavi forma giymiş Trabzonspor taraftarlarının da bu alkollü kişilere tepki gösterdiğini ve durumdan hoşnut olmayan kadınların da oturdukları yerden ayrılıp, tribünün başka bir bölümünde maçı izlediklerini anlattılar.

Kuşkusuz olayı yerinde yaşamadığımız için yorum yapacak durumda değiliz. Ama nihayetinde Papara Park’ta böyle bir olayın meydana gelmesi, fair-play ruhunu egemen kılmayı ilke edinmiş Trabzonspor açısından hiç de olumlu bir referans olmadı. Sonuçta hiç de hoş bir durum yaşanmadı. Birçok kişi kadınlara çirkin davranışta bulunanları kınadı.

En son da Divan Başkanı Mahmut Ören’den zehir zemberek bir açıklama geldi. 

FENERBAHÇE-GAZİANTEPSPOR MAÇI VE YAŞANANLAR
Böyle bir olay yaşanınca aklıma yıllar önce tanık olduğum bir durum geldi. Gerçi yaşadığım o olayı yeri geldiğinde arkadaşlara hep anlatırım ama burada bir kez de sizlerle paylaşayım istedim…

Hatırlarsanız Gaziantepspor bir dönemler ligin tozunu atıyordu. Çok iyi bir kadro kurmuşlar, Celal Doğan önderliğinde hep zirve yarışının içinde yer alıyorlardı. Yine 1990’lı yıllarda Fenerbahçe ile Gaziantepspor arasında amansız bir şampiyonluk mücadelesi yaşanıyordu. Trabzonspor altyapısından yetişen Fatih Tekke de Gaziantep FK’ya satılmıştı. Hem de Erhan Namlı isimli çok kötü bir orta saha oyuncusuna karşılık…

Üstüne üstlük Gaziantep’e bir de 950 bin dolar ödenmişti…

Fatih Tekke Gaziantep’te harikalar yaratıyordu. Erhan ise Trabzonspor’da çöp transfer olarak tarihe geçmişti…

Neyse konumuz bu değil. Asıl meseleye dönelim…

KAHVE SANKİ GAZİANTEPSPORLULARINDI!
İstanbul’da Fenerbahçe ile Gaziantepspor arasında çok kritik bir maç vardı. Gaziantep liderlik koltuğunda gitmişti İstanbul’a…

Biz de o dönem Cine5 tarafından verilen maçı izlemek için Erkan Şahinbaş isimli gazeteci arkadaşımla maçı izlemek için Uzun Sokak ile Maraş Caddesi arasında bulunan Metinin Kıraathanesine gittik. Bodrum katına indik. Salon tıklım tıklımdı. Trabzonspor’un çok fanatik ve her an kavgaya eğilimli taraftarları da buradaydı. Bizi görünce hemen saygı gösterdiler, yer açtılar ve birlikte maçı izlemeye koyulduk. Gaziantepspor müthiş oynuyordu. İlk yarıda Fenerahçe’ye sahayı adeta dar etti. Fatih Tekke de muhteşem performans sergiliyordu. Bu takım her gol attıkça salon ayağa fırlıyor, sevinç gösterileri yapıyor, havalara uçuyordu Bordo-Mavili taraftarlar…

Hatta zaman zaman, “Siz niye seviniyorsunuz ki? Gaziantepspor şampiyon olursa, Trabzonspor ile büyüklük yarışına girecek. Bordo-Mavili kulüp büyük sorun yaşayacak” dediğimde de, “Önemli değil ağabey, Fenerbahçe şampiyon olmasın da, ne olursa olsun” yanıtını alıyordum. 

ÖNCE O KADAR HOŞGÖRÜLÜYDÜLER Kİ!..
Karşılaşmanın ilk yarısı 3-0 Gaziantep FK’nın üstünlüğüyle sona ermişti. Maçı izlediğimiz Metinin Kıraathanesi adeta bayram yeri gibiydi. İkinci yarı başladı. Gaziantep FK yine çok iyi başlamıştı, öylesine goller kaçırıyordu ki, salonda bulunanlar saç baş yoluyordu.

Yani 60’ncı dakikada skorun 7-0 olması içten bile değildi. Sonra bir anda maçın kaderi değişti. Fenerbahçe bir gol attı. Skor 3-1 oldu. Tam bu golde ön taraflardan iki üç kişi, ‘gol’ diye ayağa kalktı. Bizim fanatik Trabzonspor taraftarları, “Olsun, sevinsin garibanlar. Burada, bizde demokrasi var” dediler ve hoşgörü gösterdiler. Sonra Fenerbahçe skoru 3-2’ye taşıdı. Bu kez 6-7 kişi ayaklandı ve, ‘gooolll” diye alkış tuttu. Yine bizim fanatik ve kavgaya hazır taraftarlar, “Demokrasi var dedik Trabzon’da, Fenerbahçeliler de sevinebilir. Biz hoşgörülü insanlarız” tavrını sürdürdüler. Gerçekten hayret ediyordum. Aslında o kişilerin hemen salondan atılması eşyanın tabiatına uygundu ama Trabzonspor taraftarlarının çok değiştiğini düşünmeye başladım.

‘DEMOKRASİ DE BİR YERE KADAR AĞABEY’
Böyle düşünürken Fenerbahçe skoru 3-3’e getiren golü atınca bir anda 10-11 kişi ayaklandı ve daha gür bir sesle, ‘gooooolllll” diyerek birbirlerine sarılırken, bizim fanatik Trabzonspor taraftarlarının tavrı, “Arkadaşlar ne oluyor. Burası Trabzon… O kadar sevinç gösterisi de yapmayın, canımızı sıkmayın” diye tepki göstermeye başladılar.

Maçın son anları yaklaşmıştı. Fenerbahçe bir gol daha atıp skoru 4-3 yaptığı anda salonda en az 25 kişi havalara uçarak golün sevincini yaşamaya başladılar.

Ama onlar havalanıp, daha yere ayakları değmeden bizim anlı şanlı demokrasiye inanmış taraftarlar, “Yeter lannn. Ş…ler” sözlerinin yanında galiz küfürlerle Fenerbahçelilere öyle bir saldırdılar ki o 25 kişinin salonun dışına nasıl kaçtıklarını inanın göremedim.

Tekmeyi, tokadı, yumruğu yiyen arkasına bile bakmadan kaçıyordu. Onlar gittikten sonra bizim fanatik taraftarlar, “Kusura bakma ağabey” diye benden özür dilerken, “Kardeşim hani demokrasi vardı, ne oldu?” diye sorduğumda da, “Tamam da ağabey, demokrasi de bir yere kadar” sözleriyle birlikte sınırlarını çizmiş oldular…

Evet ne yazık ki ülkemizde hemen hemen her kesim için demokrasi bir yere kadar…

Yani ancak sizin sinir uçlarınıza dokunduğu ana kadar geçerli….

Bu siyasetin tepesinden sıradan insana kadar böyle…
Bu arada maçın başında Metinin Kıraathanesindeki yüzlerce futbolseverden bir tek Fenerbahçelinin olduğu düşünülmüyordu. Ama maç sonunda 25’in üzerinde genç insanın ayağa fırlaması, “Aramızda kim bilir ne kadar Galatasaraylı, Fenerbahçeli, Beşiktaşlı var ama asimile olmayı tercih edip Trabzonsporlu gözüküyorlar” düşüncesinin de bende pekişmesine sebep oldu.
Yoksa haksızlık mı ediyorum? 
Ne dersiniz?

Rapit Wien Trabzonspor Celal Doğan Fatih Tekke Gaziantepspor