EMİR YUŞA'NIN BABASI MUSTAFA ATICI: "TRABZONSPOR BİZE DE DESTEK ÇIKABİLİRDİ"
2021 yılında yorgun mermi nedeniyle hayatını kaybeden Emir Yuşa Atıcı’nın babası Mustafa Atıcı, oğlunun ölümünün dördüncü yılında Trabzon Meydanı’nda yaptığı basın açıklamasında hem oğlunun katilinin bulunamamasına tepki gösterdi hem de benzer olayların önüne geçilmesi için farkındalık çağrısında bulundu.
Mustafa Atıcı, “20 km yukarıda öldü benim oğlum. Niye farkındalık yaratmıyorsun? Belki benim oğlumun katili bu şekilde bulunacak. Bak, dört yıldır bulamadılar. Nerede bu adam? Elini kolunu sallayarak geziyor. Adam mıdır?, çocuk mudur?, kadın mıdır?, nedir onu da bilmiyoruz. Niye yaşayacağız biz bunu? Ben bu acıyı niye yaşayacağım?” diyerek sözlerine başladı.
“Bir Allah’ın kulu yok”
Atıcı, “Ben 17 saat yol geldim, buraya bir farkındalık oluşturmak için, evladımı anmak için, insanların canı yanmasın diye, başka çocuklar ölmesin diye uğraşıyoruz, ama sonuç? Bakın arkanızda gördünüz, bir Allah’ın kulu yok. Dışarıdan kimse gelmedi. Gelen kişiler de akrabalarımız. Niye?” ifadeleriyle, yalnız kaldıklarını ve şehire genel kırgın olduğunu dile getirdi. “Şehir kırgın, herkes kırgın, buradaki herkese kırgın. Neden kimse bu olayı çıkıp konuşmuyor? Neden hâlâ bu şehirde insanlar ölüyor, çocuklar ölüyor?” dedi.
2016 yılında Karlık’ta selfie çekerken hayatını kaybeden Feyzanur Keleş, ardından kendi oğlu ve Kerem Can isimli diğer bir çocuğun da aynı şekilde katledildiğini belirten Mustafa Atıcı, “Bu topraklar ‘yorgun mermi’ denilen garabete üç evlat verdi. Neden hâlâ bu devam ediyor? Katiller neden bulunamıyor? Dokuz yıl geçti Feyzanur’un cinayetinin üzerinden, katili hâlâ yok” dedi.
"Eşim bu şehire kırgın"
Eşinin kırgın olduğunu ve kendilerinin dışındaki desteklerin çok sınırlı kaldığını vurgulayan Atıcı, “Trabzon bizim yanımızda baro haricinde bazı STK’lar dışında kimse olmadı. Bakın arkanızı dönün, kim var? Olanlar da akrabalarımız. Bir tane Allah’ın kulu gelmedi. Niye? Çünkü işin içinde silah var, silah onların yaşam biçimi. Öyle bir şey yok kimse kusura bakmasın” diyerek toplumun ve yetkililerin duyarsızlığına tepki gösterdi.
“Eşim bir daha buraya gelmeyecek, ben de gelmeyeceğim, katil bulunana kadar gelmeyeceğiz. Katili bulunduğunda inşallah mahkeme sürecinde burada olacağız. Bu şehir bizim için artık yok, bitti” diyerek yaşadığı acıyı ifade etti.
Mustafa Atıcı, havaya sıkılan mermilerin tehlikesini anlattı:
“Yorgun merminin ne olduğunu kimse bilmiyor. Havaya sıktığınız mermi, gücü bittikten sonra düşüşe geçiyor. Namludan 270 km hızla çıkan mermi yere düşerken aynı hıza ulaşıyor. Niye ‘yorgun mermi’ diye basitleştiriyoruz? Bunlar katil mermi. Evlatlarımızı alıyor, canlarımızı alıyor, insanlarımızı yaralıyor.”
"Trabzonspor bize de destek çıkabilirdi"
Bu süreçte kendilerine destek olan Trabzon Barosu, Umut Vakfı'na eden Atıcı, “Trabzonspor, ‘Mutluluğa Kurşun Sıkma’ kampanyasında destek verdi. Ahmet Minguzzi isminin tribüne verilmesini ve birçok yere adının yaşatılmasını dile getiren Atıcı, “O da bizim evladımız, hunharca katledilen bir evladımız. Aileyle zaten irtibat halindeyiz” diye konuştu.
Ancak Trabzonspor’un aynı sahiplenmeyi başka çocuklar için de yapması gerektiğini söyleyen Atıcı, “Bu şehir üç çocuğa da sahip çıkmalıydı, hâlâ geç kalmış değiller, bunu yapabilirler. İsimlerini yaşatıp ‘yorgun mermi’ denen garabete karşı farkındalık oluşturabilirler. Aile olarak Minguzzi ailesinin yanındayız, haklı davalarında, haklı davamızda beraber olacağız” ifadelerini kullandı.
Bir annenin isyanı
Mustafa Atıcı, konuşmasını duygusal bir notla bitirdi: “Annenin bu sabah bir paylaşımı var, onu sizlerle paylaşacağım: ‘Bir annenin isyanı, feryada evladı olan Hasret’in aldatıyor. Hakkınızı helal edin, kusura bakmayın.’”