CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN KABİNE SONRASI LGS AÇIKLAMASI!

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Beştepe'de toplandı.

Toplantı yaklaşık 2 saat sürdü. Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantının ardından kameraların karşısına geçerek açıklamalarda bulundu.

Erdoğan açıklamasında Memurları ilgilendiren bir gelişmeyi de duyurdu. Cumhurbaşkanı memurlara doğum izni düzenlemesi getirdiklerini söyledi. Buna göre memurlar doğumdan ilköğretim çağına kadar yarım gün çalışabilecek.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail'in Suriye'ye yönelik saldırılarına ilişkin "İsrail Dürzileri bahane ederek Suriye'ye de saldırdı. İsrail hukuk tanımaz, şımarık, şımartılmış, gözü dönmüş bir terör devletidir. Canavar bir an evvel durdurulmazsa önce bölgemizi sonra da Dünya'yı ateşe atmaktan çekinmeyecektir" ifadelerini kullandı. Erdoğan "Şara'nın bu sıkıntıların üzerinden geleceğine inanıyorum" dedi.

"ÖYLE SAÇMA SAPAN ARGÜMANLAR DUYDUK Kİ"

Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:

"İyi olanın doğru olanın hayırlı faydalı olanın peşinden gitmek kolay değil. Yokuş çıkmak gibi zordur. İyilik millete hizmet etmektir. İyilik Türkiye'nin şanını yüceltmektir. Biz iyiye talibiz, biz zora talibiz. Biz hak bildiğimiz yolda son nefesimize kadar yürümeye talibiz. Kimseye yüceden bakmadan kibirlenmeden gecemizi gündüzümüze katarak aziz milletimizin hizmetindeyiz. Gayretimizi ve samimiyetimizi 86 milyonun tamamı biliyor.

Milletimizin sorunlarına ve sıkıntılarına çözüm üretme kalibiyetimiz ilk günkü gibi diridir, canlıdır, güçlüdür.

Türkiye'nin itibarını artırmak, Türkiye Yüzyılı'nı hedefine ulaştırmak, bölücü terör örgütünün prangalarından kurtulmak için çok yönlü bir gayret içerisindeyiz. Biz siyasi ikbal peşinde değiliz. Terörsüz Türkiye süreci ile evlatlarımıza huzurla yaşayacağı bir ülke bırakmak peşindeyiz. Ne yapıyorsak 86 milyonun birliği ve dirliği için yapıyoruz.

Derdimiz millet, sevdamız Türkiye'dir. Ne yapıyorsak Türkiye'yi muzaffer ve muvaffak kılmak için yapıyoruz.

Türk, Kürt, Arap ittifakına yönelik sözlerimiz dışarıda kandan ve çatışmadan beslenenleri, içeride tek parti faşizminden beslenenleri tedirgin etti. Bizi ümmetçilikle tehdit ettiler. Son 5 gündür öyle saçma argümanlar duyduk ki, bütün bu saçmalıkları anlatmaya cehalet ifadesi bile yetersiz kalıyor. Ne millet ne de ümmet kelimesinden bir haberler. İkisini ayrı şeyler sanacak kadar da kopuk durumdalar.

"HİÇBİR EVLADIMIZIN EMEĞİNİN HEBA EDİLMESİNE İZİN VERMEYİZ"

Bütün bu hazımsızlığın işaretlerini sadece Kızılcahamam'daki konuşmamızdan değil LGS tartışmalarında da gördük. Sınavda başarı gösteren öğrenci sayısı üzeriden günlerdir söylemedik yalan bırakmadılar. Burada da tartışma hemen imam hatip düşmanlığına evrildi. Bir imam hatip lisesimizi açtığı pankart sebebiyle hedef gösterdiler. Çocuklarımızın masum duygularını istismar ettiler.

Bir defa şunu açıkça söyleyeyim. Bütün sahalarda güvenliğin en üst düzeyde sağlanması bizim olmazsa olmazımızdır. Bu konuda dikkatli olduk. Çok titiz davrandık. Türkiye sınav güvenliği konusunda parmakla gösterilen bir ülkedir. Bunu manipüle ederek siyaset yapan zihniyet kötücüldür. Siyasetin limanı ahlaktır, vicdandır. Bunlara riyakat etmek iktidar muhalefet olmak üzere hepimizin görevidir.

Kimsenin çocuklarının eğitimi için her türlü fedakarlığa razı olan anne ve babaların duygularıyla oynamaya hakkı yoktur. Duyumla dedikodu ile siyaset yapılmaz.

Hiçbir evladımızın emeğinin umutlarının heba edilmesine izin vermeyiz.

Günlerdir evlatlarımız üzerinden kışkırtma yapanlara şunları diyorum, bu ülkenin kalbi ve zihni tertemiz çocuklarını artık lüfen rahat bırakın. Dezenformasyon yapmayın, siyaset kurumuna itibarı zedelemeyin. Sınava giren her öğrencimizin gözlerinden öpüyorum. Sevgili evlatlarım unutmayın. Biz size güveniyoruz. Biz sizi seviyoruz. Siz iktikbalimizin mimarlarısınız.