BU YAPTIĞIN HİÇ OLDU MU ŞENOL HOCA?
Şenol Güneş, bağrından çıktığı, yoksul mahallelerinden yükseldiği Trabzon kentine artık yaz tatillerinde gelen, İstanbul’u kendisine mesken tutan bir isim… Yaşadığı kente ve geçmişine yabancılaştığını her hareketiyle tüm kamuoyuna göstermekten geri durmuyor. Bakın 1 Ağustos akşamı Trabzon’da 1’nci Lige yükselişin 50’nci kuruluş yıldönümüydü. Eski başkan Faruk Nafız Özak da bir belgesel hazırlamıştı. Bunu gösterdi, uzun bir konuşma yaptı. Gerçi çok eleştirildi ama yine de bu işin başını çeken isimdi. Şenol Güneş’i de bu etkinliğe davet ettiklerini öğrendim. Çünkü 1’nci Lige çıkan takımın kalecisiydi Güneş… Faruk Nafız Özak da kaptanı… Eğer Özak, 1992-96 yılları arasında Trabzonpor’da önce asbaşkan, sonra da başkan olmasaydı, bugün Şenol Güneş isminden söz etmiyorduk belki de… Birçok Trabzonlu teknik adam gibi sıradanlaşmıştı. Kim bilir 2’nci, 3’ncü Liglerde takım çalıştırmayı kovalıyordu şimdilerde…
50’NCİ YIL ETKİNLİĞİNE KATILMA İHTİYACI DUYMADI
Faruk Nafız Özak kulübün zor günlerinde, Şenol Güneş’i teknik direktörlük koltuğuna taşıdı dönemin asbaşkanı merhum Kenan İskender ile birlikte… Güneş kaç kez istifa etmeyi düşündü, hatta istifa ettiği anlar da oldu. Ama Özak ve arkadaşları her vesile ile istifayı diline dolayan Şenol Güneş’i ikna edip, takımın başında kalmaya ikna etti. Belki de ilk istifayı düşündüğünde, “Gidebilirsin” deseydi Güneş de en fazla Sakaryaspor, Boluspor, Antalyaspor gibi takımları çalıştırmakla yetinir, sonra soluğu 2’nci veya 3’ncü Liglerde alırdı. Kariyerinin ilk büyük çıkışını Faruk Nafız Özak’a borçlu olmasına rağmen onun bir organizasyonda çok etkin olduğunu bilmesine rağmen buna katılma ihtiyacı hissetmedi. Ertesi gün kulübün kuruluş yıldönümüydü, onda da yoktu ama asıl acı olan Şenol Güneş’in bir kaleci olarak Trabzonspor’da devleşmeye başladığı dönemin başkanı ve 20 kurucu üyeden hayattaki son isim olan Ahmet Salih Erdem’in cenazesine katılmadı.
KURUCU ‘BABA’NIN CENAZESİNE DE GELMEDİ
Oysa eğer Trabzon Belediye başkanı Suat Oyman’ın, “Ben artık bu işte yokum” dediği 1973 yılında Ahmet Salih Erdem, devlet memuru olmasına rağmen, “Ben varım” diyerek öze dönüş politikasını başlatmasaydı yine Şenol Güneş’in Trabzonspor kalesini ancak maraton tribününden görebilirdi. Ama Erdem’in başkanlığını yaptığı yönetimin açtığı yolda bir kanal bulan Güneş, Trabzonspor ile 6 şampiyonluk yaşarken takım kaptanlığı ve A Milli takım kaptanlığı yaptı. Eğer o öze dönüş politikası olmasaydı belki de Şenol Güneş ağabeyi Zekariya Güneş gibi bir isim olabilirdi. Ama onun bir büyük kaleci olmasının koşullarını yaratan, Trabzonspor’u kuran iradenin neferi olan kişinin de cenazesine katılmaya ihtiyaç duymadı. Bunun hiçbir mazeret kabul edilecek yanı olamaz. Ama aynı Şenol Güneş, üç beş gündür Trabzon’da Belediye başkanlarını, Valiyi, ASKF’yi falan geziyor, hal hatır soruyor. Kendini unutturmama çabasına girişiyor. Gerçekten yazık!
HEM DE ÇOK YAZIK!!!