AĞIRALİOĞLU GENÇLERLE BULUŞTU: "EŞ CUMHURBAŞKANLIĞI İRONİSİ YAPTIM, MUHALEFET EDİLDİ"
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, İstanbul’da üniversite öğrencileriyle buluştuğu programda, son günlerde tartışılan ‘eş cumhurbaşkanlığı’ sözlerinin bir ironi olduğunu belirterek, “Dünya liderliğine itiraz etmiyorum ama Türkiye’deki liderliğe itiraz ediyorum. Sen dünya lideriysen bu ülkenin hâli ne?” dedi.
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, MEF Üniversitesi tarafından düzenlenen “Siyasi Liderler Gençlerle Buluşuyor” programında öğrencilerin sorularını yanıtladı. Son dönemde kamuoyunda tartışılan açıklamalarına değinen Ağıralioğlu, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“MEMLEKETTE PROJE VE DOĞRULUK YETİM KALMIŞTIR”
Ağıralioğlu, Türkiye’nin en temel meselelerinden birinin “doğrunun itibarsızlaşması” olduğunu savunarak şunları söyledi:
“Bizim milletimiz bildiği deliyi, bilmediği akıllıya tercih eder. Tayyip Bey, önünde arkasında ne olduğu belli olmayan bir akla karşı kendini kantara çıkardı ve kazandı. 2018’den beri söylüyorum; ilkesizlikle kazanılmaz. Makam kaybettim, mevki kaybettim ama sözümden dönmedim. Bugün memlekette proje ve doğruluk yetim kalmıştır. Doğrunun itibarı yoktur.”
AK Parti’nin uzun yıllara dayanan iktidar performansını da değerlendiren Ağıralioğlu, “AK Parti’nin 23 yıllık karnesi bugün 5 alamaz. Fakat anketlerde hâlâ 1’inci ve 2’nci sırada çıkıyor. Bu denklemde doğrular sahipsiz kalmıştır. Anahtar Partiyi bu saçmalığın üzerine kurduk” dedi.
“HERKESİN YAPTIĞININ HESABI BANA SORULUYOR”
Siyasi geçmişinde kendisine yöneltilen eleştirilere değinen Ağıralioğlu, “Niçin bilmiyorum ama herkesin hesabı bana soruluyor. Sinan Bey’in yaptığının da Meral Hanım’ın yaptığının da hesabını bana soruyorlar. Biz hesap vermekten kaçmıyoruz. Türk milleti adına verilecek her hesabı vermeye hazırlanıyoruz” ifadelerini kullandı.
“HAYALLERİNİZ MUHAFAZA EDİLEMEMİŞ”
Konuşmasında hükümete yönelik eleştirilerini sürdüren Ağıralioğlu, Türkiye’nin birçok konuda geriye gittiğini savunarak şunları söyledi:
“Muhafazakârlığın iktidarında muhafaza edilmesi gereken hiçbir şey muhafaza edilememiştir. Hayalleriniz, eğitimin kalitesi, emeğin karşılığı, kadın hakları, sınırlar… Hiçbir şey korunamamıştır. Sadece iktidarlarını muhafaza etmişlerdir. Bu milliyetçiliğin övünç karnesi değil; utanç karnesidir.”
SİSTEM TARTIŞMALARI: “CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ DEĞİŞMELİDİR”
Ağıralioğlu, partisinin yarı başkanlık sistemini önerdiğini hatırlatarak mevcut sistemin Türkiye’ye fayda sağlamadığını söyledi:
“Türkiye’nin en büyük sorunu, sorunlarını doğru konuşamamasıdır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi karnesi zayıf bir sistemdir. Bürokrasi, ticaret, sivil toplum, basın aşınmıştır. Adalete olan güven yıkılmıştır. Bütçe hakkı olmayan meclis, meclis değildir. Yürütmenin denetlenmesi ve yargının tam bağımsızlığı şarttır.”
MİLLİYETÇİ İTTİFAK TARTIŞMALARI
Olası “milliyetçi ittifak” iddialarına değinen Ağıralioğlu, bu tür çalışmaların erken olduğunu belirterek, “Ortak tapu yoktur. Türk milleti tek tapuya sahiptir. Kırmızı çizgiler nettir; hukuktan, demokrasiden, liyakatten taviz yoktur. Bu çizgilere gelen herkese kapımız açıktır” dedi.
“MEDYA GÜCÜYLE GELMEDİK, İNANCIMIZLA GELDİK”
Partisinin bir yılda ciddi bir ivme yakaladığını kaydeden Ağıralioğlu, şunları söyledi:
“161. parti olarak kurulduktan sonra bugün ilk beşteyiz. Bu noktaya medya gücüyle gelmedik; inancımızla, irademizle, cesaretimizle geldik. Anketlerde artan desteğimizi görünce siyasetin dengelerinin değişeceğini anladılar.”
“EŞ CUMHURBAŞKANLIĞI BİR LATİFEYDİ, İRONİ ANLAMADILAR”
Kamuoyunda geniş yankı uyandıran “eş cumhurbaşkanlığı” sözlerinin yanlış yorumlandığını söyleyen Ağıralioğlu, açıklamasını şu sözlerle netleştirdi:
“Manisa’daki konuşmamda latife yaptım. Cumhurbaşkanının uluslararası konuşmalarını önemsiyorum; ‘Dünya beşten büyüktür’ çıkışı kıymetlidir. Benim ironim şuydu: Dünya liderliğine itirazım yok, Türkiye’deki liderliğe itirazım var. Bu kadar enflasyon varken ‘dünya lideriyiz’ denilemez. Hazinesi boş bir ülkenin cumhurbaşkanı olarak konuşuyorsun. ‘Bu güzel konuşmaları sen yapmaya devam et; Türkiye’nin liderliğini biz devralalım’ dedim. İroniydi, muhalefet ettiler.”