ABD'DEN TRABZONSPOR'A UZANAN HİKÂYE: "SAVUNMANIN KRALİÇESİ OLMAK GURUR VERİCİ"
Trabzonspor Kadın Futbol Takımı’nın Alman savunma oyuncusu Paula Ruess, bordo-mavili kulüpte kendisini “tamamlanmış” hissettiğini belirtti.
Trabzonspor Medya Merkezi’ne açıklamalarda bulunan Ruess, futbol kariyerinden Türkiye’ye uzanan süreci anlatarak, “Trabzonspor’da olmak açıkçası yıllarca olmak istediğim yeri bulmak ve tamamlanmak gibi bir his” dedi.
Futbola 4 yaşında başladığını ifade eden Ruess, kadın futbolunun yaygın olmadığı dönemde 15 yaşına kadar erkeklerle oynadığını söyledi. Daha sonra Almanya’da VfL Sindelfingen’e transfer olan oyuncu, eğitim ve futbol kariyerini birlikte sürdürebilmek için ABD’ye gittiğini aktardı.
FUTBOL VE EĞİTİM KARİYERİNİ BİRLİKTE YÜRÜTTÜ
Psikoloji alanında lisans ve yüksek lisans eğitimini tamamladığını belirten Ruess, “18 yaşımda hem futbol oynamak hem de eğitimimi tamamlamak için Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Fairleigh Dickinson Üniversitesi’ne girdim. Futbol kariyerim devam ederken aynı zamanda 5 yıl boyunca psikoloji lisans ve yüksek lisans diplomamı tamamladım” ifadelerini kullandı.
Profesyonel kariyerine mezuniyet sonrası başladığını dile getiren Ruess, “2022 yılında mezun olduktan sonra tam anlamıyla profesyonel futbol kariyerim başladı. İlk sözleşmemi Portekiz’de Albergaria ile imzaladım. Daha sonra Trabzonspor’dan teklif geldi ve bunu kariyerim için bir şans olarak gördüm” dedi.
“TRABZONSPOR’DAN TEKLİF ALINCA ŞAŞIRDIK”
Trabzonspor’dan teklif aldığında hem kendisinin hem de ailesinin şaşırdığını belirten Ruess, “Türkiye açıkçası radarımda olan bir ülke değildi. Ancak Trabzon ve kulüp hakkında daha fazla bilgi edindikçe güzel bir hikâyenin parçası olacağımı hissettim” diye konuştu.
Trabzonspor taraftarının tutkusuna da değinen oyuncu, “Taraftarların çok tutkulu olduğunu duydum ama bunu canlı görmek burada oynama isteğimi daha da artırdı” dedi.
“SAVUNMANIN KRALİÇESİ” YORUMU GURURLANDIRIYOR
Kendisi için yapılan “savunmanın kraliçesi” yorumuna ilişkin konuşan Ruess, kariyerine hücum oyuncusu olarak başladığını belirterek, “Bir kez savunmada denendikten sonra bir daha hücumda oynamadım. Bu yorumları duymak beni gururlandırıyor” ifadelerini kullandı.
Savunmada zihinsel dayanıklılığın önemine dikkat çeken Ruess, “Her pozisyona ayrı odaklanıyorum. Hata yapsam bile oyunda kalmaya çalışıyorum” dedi.
“İYİ Kİ PROFESYONEL FUTBOLA DEVAM ETMİŞİM”
Kariyerindeki en önemli kararın futbola devam etmek olduğunu belirten Ruess, “Eğer eğitimden հետո futbola devam etmeseydim bugün bulunduğum noktada olmazdım. Bu yüzden her zaman ‘iyi ki bu mesleği seçmişim’ diyorum” şeklinde konuştu.
“TRABZONSPOR’DA KOCAMAN BİR AİLE BİLİNCİ VAR”
Takım içindeki birlikteliğe dikkat çeken Ruess, “Trabzonspor’da bireysel bir yapıdan ziyade herkesin kendini var edebildiği büyük bir aile bilinci var” dedi.
Zamanla bu bağın daha da güçlendiğini vurgulayan oyuncu, “Teknik ekip ve oyuncuların her geçen gün daha fazla kenetlendiğini görüyorum” ifadelerini kullandı.
“TARAFTAR DESTEĞİ TÜYLERİMİ DİKEN DİKEN ETTİ”
Trabzonspor formasıyla ilk maçında yaşadığı duyguyu anlatan Ruess, “Taraftarların desteğini hissetmek tüylerimi diken diken etti. Bu formayı giymek büyük bir gurur” dedi.
TÜRKİYE-ALMANYA FARKINI ANLATTI
Türkiye ile Almanya arasındaki farklara da değinen Ruess, “Türkler Almanlara göre çok daha sıcakkanlı. Aile bağları ve yardımlaşma kültürü çok güçlü” değerlendirmesinde bulundu.
“TÜRK FUTBOLU DAHA DİREKT VE HIZLI”
Türk futbolunun yapısına ilişkin görüşlerini paylaşan Ruess, “Oyun daha direkt ve hızlı. Bu ligde güçlü ve hızlı olmak büyük avantaj sağlıyor” dedi.
UNUTAMADIĞI MAÇ: HAKKARİGÜCÜ KARŞILAŞMASI
Trabzonspor kariyerinde en unutamadığı maçın Hakkarigücü karşılaşması olduğunu belirten Ruess, “Zorlu hava koşullarına rağmen ortaya koyduğumuz mücadele takım ruhunun en büyük göstergesiydi” ifadelerini kullandı.
İDOLÜ VAN DIJK
Futbol kariyerindeki idolünün Hollandalı savunmacı Virgil van Dijk olduğunu söyleyen Ruess, “Dünyanın en iyi savunmacılarından biri. Hem savunmada hem hücumda çok etkili” dedi.
KADIN FUTBOLUNUN GELECEĞİNE DİKKAT ÇEKTİ
Kadın futbolunun her geçen yıl büyüdüğünü ifade eden Ruess, “Yapılan yatırımlar sayesinde kadın futbolcular artık sadece futbol oynayarak geçimini sağlayabiliyor” dedi.
Türkiye’de de önemli bir potansiyel bulunduğunu vurgulayan Ruess, “Genç kız çocuklarına daha fazla imkân sunulursa kadın futbolu çok daha ileri seviyelere ulaşabilir” değerlendirmesinde bulundu.
Taraftarla bağın güçlendirilmesinin önemine değinen Ruess, “Oyuncuların daha yakından tanınması kulüp ile taraftar arasındaki bağı güçlendirir” ifadelerini kullandı.