30.07.2024 KILÇIK
YANARIM YANARIM FERDİ’YE YANARIM!
Hem İngiliz kulübü Hull City’nin sahibi olan, hem de Fenerbahçe’de asbaşkanlık yapan Acun Ilıcalı, geçtiğimiz günlerde bir açıklama yaptı. Bu açıklamasında Ferdi Kadıoğlu ile ilgili sorulan transfer sorularını yanıtlarken de, “Ferdi Kadıoğlu, artık piyasa değeri 30 milyon Euro’yu aşmış bir oyuncudur. Bize şu ana kadar Ferdi ile ilgili çok sayıda 30 milyon Euro teklif geldi. Fakat bu teklifler bizi hiç heyecanlandırmadı. Çok doğal karşıladık. Ferdi Kadıoğlu’nu satmamız için gerçekten heyecan duyacağımız rakamların konuşulması gerekir ki bu da 30 milyon Euro’nun çok çok üzerinde olması şart” ifadelerini kullandı. Ve Trabzonspor’u yönetenler, bu Ferdi 17 ve 18 yaşlarındayken iki kez alınması için yapılan önerileri ellerinin tersiyle itmişlerdi. Trabzon Arsin Yol Üstü köyü kökenli olan Ferdi Kadıoğlu ile bir araştırma gereği bile duyulmamış, “Sıradan bir gurbetçi olarak bize öneriliyor sandık” diye de pişkince açıklamalar yapanlar olmuştu.
KİM BİLİR KAÇ YILDIZ ADAYINI YOK ETTİNİZ
Neredeyse bedava gelebilecek ve dünya starı olabilecek Trabzonlu bir futbolcuyu, yönetenlerin ve teknik ekibin yabancı transfer aşkı nedeniyle Fenerbahçe’nin kucağına bırakmış oldular. Buradan iki soru sorulalım yönetime; “30 milyon Euro Trabzonspor’un borcunun ne kadarını karşılıyor? Ve peşlerinde aylarca koştuğunuz, yollarına milyonlarca Euro serdiğiniz kaç yabancı için size 10 milyon Euro’luk teklif geldi bugüne kadar?” Takımı yabancı futbolculara sömürtmek, Abdullah Avcı gibi kendi kariyerinden başka bir derdi olmayan teknik adamlara yem etmek adına Ferdi Kadıoğlu’nu alma gereği bile duymadınız. Aldığınız yabancılarla da birilerinin semirme aracı yaptınız Trabzonspor’u… Belki de yıllardır süren yabancı aşkınız yüzünden altyapıdan veya gurbetçi ya da Türkiye’deki nice genç oyuncunun Trabzonspor formasıyla büyümesinin ve büyük bir yıldız olmasının önüne geçtiniz. Verdiğiniz zararlar ile Bordo-Mavili kulübün tarihine kara harflerle yazıldınız.
Bunu bilesiniz!
***
RADİKAL TRABZONSPORLULAR ÇIKIŞ ARIYOR!
Trabzonspor’da seçimli genel kurula 4,5 ay gibi bir süre kaldı. Başkan Ertuğrul Doğan kulübü adeta borç batağına sürükleme çabası içinde… Pahalı futbolcular alıp, yüksek ödeme takvimi oluşturup, Aralık’ta kimsenin kılını bile kıpırdatmaması için adeta yol yapıyor. Bordo-Mavili kulüp 20 yıla yakın bir süredir İstanbul’da ikamet eden başkanlar tarafından yönetildi ve sıfır borç ile alınıp bugün 6 milyar liraya dayanan borca ulaşmanın taşlarını ördü. Trabzonspor’un artık bu kulübü gerçekten düşünen, doğru hamleler yapabilecek ve Trabzon’da ikamet eden bir başkan etrafında toplanmasının zamanının geldiği ifade ediliyor. Bu doğrultuda kendilerine Bordo-Mavili kulübü dert edinenler çare arıyorlar. Zaman zaman dost sohbetlerinde bir araya geliyor ve Aralık ayında güçlü bir yönetim listesi ve yeni bir anayasa oluşturarak aday olmak gerektiğini, aksi takdirde Trabzonspor gibi bir kulübün ortada kalmayacağı gerçeğini konuşuyorlar.
KALİTELİ YÖNETİMLERDEN HARMANLAMA YAPILIR MI?
Trabzonspor’da özellikle Faruk Nafız Özak, Özkan Sümer ve Atay Aktuğ dönemlerinin başarılı yöneticilerinin bir araya gelip, yeni ve güçlü bir ekip kurarak, Bordo-Mavili kulübün bir yandan zirve yarışından kopmayacak, bir yandan üretim politikalarına geçecek ve nihai olarak da borcu adım adım eritecek bir yönetim oluşturma çabası içine girilmesinin şart olduğu ifade ediliyor. Kimi bu siyasi iktidara rağmen bir ekip oluşturulamayacağı noktasında endişeleri dile getiriyor, kimi bu borcun altından kalkmanın mümkün olmayacağı korkusunu duyuyor. Belli bir kesim, “Taraftar transfere öyle alıştırıldı ki, bir sezon önce alınan oyuncuların yüzde 90’ı çöp olmasına rağmen, yeni dönemde yine çok sayıda transferin yapılmasını istiyorlar. Transfer yapılmayınca da tepki gösteriyorlar. Oysa bu kulübün mahvolmasına sebep tek nedenin bu anlamsız, şov transferleri olduğunu görmüyorlar. Bu tüketim alışkanlığı makul yönetimler için tedirginlik uyandırıyor” yorumunu yapıyorlar.
ÇOK YÜREKLİ VE ÇÖZÜM ODAKLI İSİMLER DE VAR
Kulübün kurtuluşuna kafa yoran bir kesim de, “Kardeşim, bu borç eritilir. Başta biraz zorlanma olur ama Ertuğrul Doğan şu ana kadar 25 transfer yaptı. Biz takıma katkısı olacak, yetenekli 10 transfer yaparsak, yapmadığımız15 transferin maliyetini düşürmüş oluruz. Her oyuncunun ortalama 3 milyon Euro maliyeti olduğunu düşünelim. Yani bir yılda 45 milyon Euro sadece transferden tasarruf yapabiliriz. Tasarruf yapılacak daha birçok alan var. Bu kulübü paralı bilinen başkanlar mahvetti. Parasıyla değil aklıyla yöneteceklerin zamanı geldi de geçiyor” diye iddialı mesajlar veriyor. Bakalım tüm bu konuşmalar, kulisler hayat bulacak mı? Yani Trabzon’da bu kulübü gerçekten sevenler, hiçbir kaprise, egoya izin vermeden bir araya gelip, Ertuğrul Doğan’ın karşısına çıkıp, üyeleri de ikna edip, kurtuluş yolunda dev bir adım atacak mı?
Zaman her şeyin ilacı… Bekleyip göreceğiz.
***
GENÇ KAYA’YI ÖRNEK MI ALIYOR?
CHP’den Ortahisar Belediye başkanı seçilen Ahmet Kaya verdiği önemli sözlerden biri olan ve halka dokunan Kent Lokantası projesi çok takdir edildi. Ekonomik durumu iyi olmayan insanlar da burada 50 liraya 4 çeşit yemeğini yiyor ve her gün yüzlerce kez Kaya’ya teşekkür ediyor. Ahmet Kaya, Pazar günü Seyir terasının bir günlük cirosunu SMA hastası bir çocuk için bağışladı. Emekliler için Çayevi projesinde geri sayıma geçildi. Organik tarım ürünleri satış pazarı çalışmaları son sürat devam ediyor. Bu arada Halk Ekmek Fabrikası açılması için start verdi. Bunun yanında evinde cenazesi bulunanlara taziye günlerinde geçerli olmak üzere her gün 3 çeşit yemek gönderme çalışması da takdir edildi. CHP Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya halka dokunan ve yoksulu mutlu eden bu uygulamaları yaparken, emekliler için Çay Evi çalışmasının da son aşamaya geldiği belirtiliyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ne yapıyor? Onun hiç halka gerçekten dokunan bir projesinden söz eden olmuyordu değil mi? Sadece bazı çay bahçelerinde çayı 3 liraya indirmişti. Bu çay bahçesi ve kafelerde satılan diğer tüm yiyecek ve içeceklere yüzde 100’e varan zamlar yapıldığı için de eleştiriliyordu ve yoksula sadece çay ve suyu layık gördüğü dile getiriliyordu.
HALKA DOKUNACAK İCRAATLARA BAŞLADI
Bu çay ve su fiyatlarını indiren Ahmet Metin Genç’in satışı yapılan diğer yiyecek ve içeceklerde fahiş zamlarla birlikte sezona girmesi ve bir türlü geri adım atmaması anlaşılır gibi değil. Hatta Ganita-Faroz projesi içinde yer alan kafe ve büfelerde de çay ve suya fahiş zamlar yapılması şok yaratmıştı. Düşünün özel işletmeci olan Ganita Çay Bahçesinde çay 15 lira, Belediyenin işlettiği kafede de çay 15 lira… Kahve, yiyecek, asitli içeceklerden hiç söz etmiyorum bile… Büyükşehir Belediye başkanı Ahmet Metin Genç, halka dokunan ve hayatlarını kolaylaştıracak eylemlerde bulunmaması nedeniyle eleştirilirken, anında ucuz ekmek işine el attı. O da büfe kurdu ve ekmeği 8 liradan satmaya başladı. Yakında et ürünleri satış marketi kuracağı açıklandı. Ekmek büfelerini ilçelere yayacaklarını açıkladı. Artık bundan sonra Büyükşehir Belediyesi’nden de halka dokunacak projeler duyacağız gibime geliyor. İyi ki belediyeler arasında rekabet başladı. Halk belki bu rekabette biraz nefes alacak icraatlardan yararlanma şansını bulur.
Ancak birçok kişi, Ahmet Metin Genç, Ahmet Kaya’ya örnek almaya başladığını söylüyor…
Olsun, ölü rahmet bulsun da!...
***
TRABZON MEDYASI HERGÜN ERİYOR!
Trabzon basınında ilginç gelişmeler yaşanıyor. Trabzon’da da Türkiye’de olduğu gibi gazetecilik yerlerde sürünüyor. Geçmişte gazetecilik halk için yapılırdı, günümüzde ise cebi doldurma aracı olarak görülüyor.
Mantık, “güçlünün yanında yer al, sesini çıkarma, maaş ödeyenine sonsuz itiat et, cebini doldur!..”
Ne güzel bir dünya…
Gazetecilik yaptıkları dönemlerde yazdıkları yüzlerce köşe yazısında halka dürüstlük nutukları atanlar bugün üç kuruş için, bin takla atmaya başlamış durumda. Hepsi için söylemiyorum tabiki.
Bakıyorsunuz belediyeler, kamu kuruluşları, siyasi partiler Trabzon medyasında çalışan isimlerle dolmuş taşmış. Özellikle belediye başkanlarına giden telefonların beşinden biri gazetecilerin işi alınması mevzusu. Medya sektöründe belli birçevre edinip, sonrasında yakaladığı hatırlı çevre ile işlerini yoluna koymanın mücadelesini veriyorlar.
Dün eleştiri yaptıkları, halk adına hesap sordukları kişiler karşısında el pençe divan duruyorlar…
Bir toplumda liyakat, adalet, özgür ve ilkeli basın yoksa, varın gerisini siz düşünün!
Hâlbuki zamanında kendilerini geliştirip, biraz cesaretli olabilselerdi, bugün hem kendileri hem de Trabzon medyası bu halde olmayacaktı…
***
HALKIN PARASI İLE HAVA ATMAYI BIRAKIN!
Trabzon sokakları Büyükşehir Belediye Başkanı’nın pankarları ile dolmuş taşmış durumda. Hemem her köprü, her bilbord ve her otobüs durağında Ahmet Metin Genç’in metrelerce afişleri var. Her yıl belediyesinin bütçesinden milyonlarca para bu afişlere gidiyor. Teknoloji çağında herkesin elinde akllı telefonun bulunduğu bir ortamda bu neyin israfı neyin savuganlığı anlamış değiliz.
İnsanda biraz vicdan, kul hakkı bilinci ve emanete saygı olur.
Bu pankartlara ayırdığınız bütçeyi Trabzon’da yaşam mücadelesi veren SMA hastası çocuklara bağışlayın. Parasızlık yüzünden üniveriteye gidemeyen gençlerimize burs verin. Çocuklarına beslenme çantası hazırlayamayan ailelere yardım edin.
Halkın parasıyla yaptığınız işleri sanki “kansere ilaç” bulmuşcasına pankart yapıp halkın gözüne sokmayın.
Hava atmayı bırakıp, vatandaşın parasını çarçur etmeyin!