27.10.2025 KILÇIK
BU ŞEHİR YENİDEN AYAĞA KALKTI!
Süper Lig’in 10. haftası geride kaldı…
Trabzonspor, evinde ağırladığı İkas Eyüpspor’u 2-0 mağlup ederek üst üste 4. galibiyetini aldı.
Bu sadece bir galibiyet değil, yüreğiyle oynayan bir takımın yeniden ayağa kalkışının hikâyesi oldu.
Puanını 23’e çıkaran bordo-mavililer, lider Galatasaray’la farkı kapatma yolunda “biz buradayız” dedi adeta.
Takımın başındaki Fatih Tekke, sanki takımı değil de ruhu oynatıyor.
Son haftalarda bir istikrar, bir denge, bir inanç var sahada.
Dört maçtır 2 ve üzeri gol atıyor bu takım.
Toplam 12 gol… Kolay değil!
Bu tablo, 2021’in o unutulmaz dönemlerinden sonra gelen en uzun galibiyet serisi.
Demek ki, Fatih Tekke’nin sesi soyunma odasında yankılanıyor artık.
Kalede bir aslan var: Andre Onana.
Adamın refleksleri ayrı bir dünya…
%77,8’lik kurtarış oranıyla sadece Türkiye’de değil, Avrupa’nın 10 büyük ligi arasında bile parmakla gösteriliyor.
Maç başına 3,5 kurtarış ortalaması yakalamış.
Bu şehir kaleci görmüştür, ama Onana’nın sakinliği, özgüveni ve oyuna katkısı başka bir seviyede.
Hani derler ya, “kaleci takımın sigortasıdır” — işte o sigorta bu çocuk!
Orta sahada bir maestro: Tim Jabol-Folcarelli.
İkas Eyüpspor maçında sahada resmen metronom gibiydi.
47 pas denemesi, 47’si de isabetli!
Üstelik 2 asist, 3 kilit pas…
2014’ten bu yana Süper Lig’de böyle bir isabet yüzdesi gören olmamış.
Tribündekiler bile “bu adam topu ayağında tutmuyor, okşuyor” dedi gülümseyerek.
Ve geleceğin yıldızı: Christ Oulai.
Daha 19 yaşında ama oynadığı oyunla koca stadyumu ayağa kaldırıyor.
Üst üste 3 maçta gol katkısı yaptı.
Böyle bir performansı en son 2014/15 sezonunda bir genç yabancı göstermişti.
Artık Oulai, sadece Trabzonspor’un değil, lig tarihinin de en genç “istikrar abidelerinden” biri oldu.
Taraftarın dilinde tek bir söz var: “Bu çocukta iş var.”
Hücumda da işler tıkırında.
Takımda üst üste 4 maçta gol atan 3 oyuncudan 2’si bizim formamızda: Felipe Augusto ve Paul Onuachu.
Bu ikili sanki yıllardır birlikte oynuyor.
Birinin bıraktığı yerden diğeri tamamlıyor.
“Gol yollarında istikrar” denilen şey tam da bu işte!
Fatih Tekke’nin çizdiği tabloya bakınca insan gururlanmadan edemiyor.
Trabzonspor’un başında 21 Süper Lig maçına çıkmış, sadece 3 mağlubiyet almış.
12 galibiyet, 6 beraberlik…
Yerli hocalar arasında en düşük mağlubiyet oranı (%14) ile zirvede.
Yani bu şehir, kendi evladının elinde yeniden ayağa kalkıyor.
Bu takım artık sadece futbol oynamıyor, bir duruş sergiliyor.
Tribünle, teknik heyetle, futbolcusuyla bir bütün olmuş durumda.
Birlikte inanan bir şehir var artık.
Ve herkesin dilinde aynı cümle dolaşıyor:
“Bu Trabzonspor, yüreğiyle oynuyor!”
***
ATATÜRK SEVGİSİ SINIR TANIMADI
Bazen bir an gelir, insan hem gururlanır hem duygulanır. Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya’nın Paris’te yaşadığı o an tam da öyleydi. Cumhuriyet Bayramı haftasında, Fransa’daki ilk ve tek Atatürk büstü yeniden yerine konuldu. Paris Trabzonlular Derneği’nin önünde yükselen o büst, aslında sadece bir anıt değil; vatan sevgisinin, Trabzon ruhunun ta kendisiydi.
Kaya, törende yaptığı konuşmada duygularını açık yüreklilikle paylaştı: “Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ümüz, bütün dünyanın gıptayla baktığı bir lider. Paris’te de büstünün bulunması çok anlamlı. Bu duyarlılığı gösteren dernek yönetimini kutluyorum.”
Bir yıl önce saldırıya uğrayan büst, yine Trabzonluların emeğiyle, Mersin Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit’in desteğiyle onarıldı. Çünkü bazı şeyler yıkılsa da yeniden dikilir; tıpkı Atatürk sevgisi gibi.
Başkan Kaya, Atatürk’ün Trabzon’a duyduğu özel sevgiyi hatırlattı: “Mal ve mülk bana ağırlık veriyor, bunları milletime bağışlamaktan ferahlık duyacağım.”
Bu söz, Trabzon’un Atatürk’le olan derin bağını anlatmaya yetiyor.
Paris’teki Trabzonlular Derneği Başkanı Bülent Cumur ise o gün şunu söyledi: “Paris’te Türkiye’yi, Trabzon’u temsil ediyoruz.”
Gerçekten de öyle…
Binlerce kilometre uzakta, bir büstün gölgesinde, kalpler hâlâ bordo-mavi atıyor.
Atatürk’ün izinde, memleketin kokusunu Paris sokaklarına taşıyorlar.
Ve insan ister istemez düşünüyor:
Bazı sevgiler sınır tanımaz; tıpkı Trabzon’un, Atatürk’ün ve vatanın sevgisi gibi.
***
SEBAT GENÇLİK GÖZÜNÜ KARARTTI!
Trabzon’un gönlünde ayrı bir yeri olan Sebat Gençlik Spor, sahasında Düzce Cam Düzcespor’u 2-0 yenerek hem puanını 22’ye çıkardı hem de liderlik koltuğunu sıkı sıkıya korudu. Golleri atan isimler 55. dakikada Yasin Dülger ve 78. dakikada Veysel Sönmezsoy oldu. Sekiz haftada yedi galibiyet… Yani Sebat, zirvede kimseye göz açtırmıyor.
Burası öyle kolay bir takım değil. Tarihi, kökleri derin, Trabzon futbolunun temel taşlarından biri. Kuruluşundan bu yana nice başarılar gördü, genç yetenekler yetiştirdi, nice sevinçler yaşattı. Bugün de taraftarıyla, teknik heyetiyle, futbolcusuyla üst liglerde olması gereken takım olduğunu bir kez daha gösterdi.
Önümüzdeki hafta deplasmanda Zonguldakspor ile karşılaşacaklar. Ama Sebat camiası biliyor ki, bu takımın hedefi büyük. “Şen ola Sebat, şen ola!” Haydi, bakalım, sezon sonu da bu şenlik devam edecek, zirve yine bizim!
***
TARAFTARA ZULÜM: PARK YOK, GİRİŞ YOK!
Trabzonspor Basketbol Takımı, Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi’nin 5. haftasında Anadolu Efes'i ağırladı. Ama asıl mücadele sahada değil, tribünlerde yaşandı.
Taraftarlar, takımlarını desteklemek için Hayri Gür Spor Salonu’na akın etti; ancak park yeri bulmak neredeyse imkânsızdı. Salona girişteki karmaşa öyle büyüktü ki, maç başlamasına rağmen birçok kişi dakikalarca kapıda beklemek zorunda kaldı. Ne parkta ne de salonda rahat bir nefes almak mümkün oldu.
Taraftarın yaşadığı bu sıkıntı, maçın havasına da yansıdı. Sonuçta alınan mağlubiyet, tribünlerdeki hayal kırıklığını daha da derinleştirdi. Basketbol seferleri boyunca tribünlerde coşku yerine hüzün vardı; takımın mücadelesi kadar taraftarın çektiği çile de konuşuldu.
Trabzonspor Basketbol’u desteklemeye gelenler, ne parkta ne de sahada gülebildi. Bu tablo, sezonun henüz başında, basketbolun sevincinin taraftarın çilesiyle gölgelendiğini gösterdi.