27.08.2025 KILÇIK.
KARADENİZ’İN EN BÜYÜK SERVETİ
Yaz ayları geldiğinde Karadeniz’in yaylalarında bir başka güzellik başlar. Bölgemizde yayla şenlikleri düzenlenir, yaylalar canlanır, insanlarımız unutulmaya yüz tutan yöresel folklorik değerleri hatırlar, sahip çıkar. Özellikle gençlerimizin bu şenliklere gösterdiği ilgi, benim için ayrı bir mutluluk kaynağı.
Horon halkalarına bakınca gençlerin sayısının orta yaş ve daha ileri kuşaklardan fazla olduğunu görmek, kültürümüzün nesilden nesile aktarıldığını anlamak ne güzel! Hele hele bugünlerde, Türkiye’nin birçok yerinde kültürel değerlerin biraz geri plana atıldığı, insanların geleneklerine, göreneklerine sırt çevirdiği bir dönemde, Karadenizli gençlerin folklörümüze olan sevgisi yürek ısıtıyor.
Bugünün gençleri tatil denince çoğunlukla deniz, güneş ve plaj hayali kurarken, Karadeniz gençleri aileleriyle, atalarıyla yaylalarda buluşuyor, şenliklerde birlikte oluyor. Bu birliktelik sadece bir eğlence değil, aynı zamanda kültürümüze sahip çıkmanın en güzel örneği.
Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’in de bu şenliklere fırsat buldukça katılıp folklorumuza destek vermesi ayrıca takdire şayan. Bu tür etkinliklerin daha da artması, daha geniş kitlelere ulaşması için çalışmaların devam etmesi gerekiyor.
Ve tabii ki, şenliklerin yöresel sanatçılarla renklendirilmesi, emeği geçen herkese teşekkür etmek şart. Çünkü bizlerin bu güzel değerleri yaşatması, gelecek nesillere aktarması hepimizin ortak sorumluluğu.
Yaylalarımızda hayat bulmaya devam eden bu kültürel zenginlik, bizlere geçmişimizle gurur duymayı, kim olduğumuzu unutmamayı hatırlatıyor. Umarım her yaz, Karadeniz yaylalarında bu coşku daha da çoğalır, gençlerimizle birlikte daha güzel yarınlara taşınır.
***
ÖĞRENCİLER BİZLERİN MİSAFİRİ
Her yıl binlerce genç, üniversite hayalini gerçekleştirmek için yollara düşüyor. Bu yolculukta, tercih listelerinin başında yer alan şehirlerden biri de Trabzon. Karadeniz’in kalbinde, doğasıyla, tarihiyle ve canlı şehir yapısıyla öne çıkan Trabzon; sadece turizmiyle değil, aynı zamanda bir üniversite kenti kimliğiyle de dikkat çekiyor.
Kentte ikisi devlet, biri özel olmak üzere üç üniversite bulunuyor. Bu kurumlara bağlı onlarca farklı bölüm, Türkiye’nin dört bir yanından öğrencileri cezbediyor. Şehir, sahip olduğu ulaşım olanakları, bölgesel merkezi konumu ve özellikle barınma konusunda sunduğu avantajlarla öğrenci dostu bir profil çiziyor. Geniş yurt kapasitesi, şehir içi ulaşımın pratikliği ve kampüslerin kentle entegre yapısı, Trabzon'u tercih edilen bir eğitim merkezi hâline getiriyor.
Ancak üniversiteler sadece eğitim kurumları değildir; aynı zamanda bir kentin ekonomik, kültürel ve sosyal dinamizminin de önemli aktörleridir. Trabzon için de durum farklı değil. Öğrenciler, yılın büyük bölümünü şehirde geçirirken, sadece bilgiyle değil; harcamalarıyla, alışverişleriyle, sosyal yaşam içindeki varlıklarıyla da ekonomiye önemli katkı sunuyor. Yaz aylarında Körfez ülkelerinden gelen turistlerle hareketlenen şehir, kalan zamanlarda öğrencilerin varlığıyla canlılığını koruyor.
İşte tam da bu nedenle, Trabzon’un yerel halkı ve özellikle ev sahipleri açısından öğrenciler yalnızca "kiracı" değil, bu şehrin geçici değil, dönüştürücü sakinleridir. Gençlerin barınma arayışında karşılaştıkları zorlukların azaltılması, onlara anlayışla yaklaşılması sadece bir nezaket meselesi değil; aynı zamanda bu kentin geleceğine yapılan bir yatırımdır.
Trabzon’un, öğrenciye kucak açan, onları sadece misafir değil, "kentin bir parçası" olarak gören bir yaklaşımı benimsemesi gerekiyor. Çünkü her gelen öğrenci, bu şehirden bir anı, bu şehir de onlardan bir izle yoluna devam ediyor.
***
BU GÜZERGÂHI AYDINLATIN ARTIK!
Beşirli ile Akyazı Stadyumu arasında kalan yol güzergâhında sokak lambalarının yanmaması, hem sürücüler hem de yayalar açısından ciddi bir güvenlik problemi oluşturmaktadır. Bu bölge, araç ve yaya trafiğinin yoğun olduğu bir alan olmasına rağmen, yeterli aydınlatmanın sağlanamaması nedeniyle vatandaşlar karanlıkta ilerlemek zorunda kalmaktadır.
Özellikle son dönemde bölgede yapılan kavşak düzenlemesi sonrasında yolların daralması, görüş mesafesinin azalması ve manevra alanlarının kısıtlanması gibi nedenlerle risk daha da artmıştır. Aydınlatma eksikliğiyle birleşen bu durum, hem trafik kazası riskini yükseltmekte hem de yayaların güvenliğini tehdit etmektedir.
Yetkililerin bu soruna ivedilikle çözüm üretmesi, kamu güvenliği açısından büyük önem arz etmektedir.
***
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLAR!
Çocuk suçlular günden güne artıyor. Caydırıcı, eğitici, rehabilite edici ve engelleyici her türlü önlem karşısında, toplumsal düzeyde endişe verici boyutlara ulaşan çocuk suçları hepimizin öncelikli sorunu.
Ceza Muhakemeleri Kanunu'nda Madde 3/c bendine göre; “Suça sürüklenen çocuk, hakkında ceza kovuşturması yapılan ya da suça iştiraki nedeniyle hakkında güvenlik tedbiri uygulanması talep edilen çocuktur” deniyor. Bu tanım, mevzuatta yer alan açık tanım olup, uygulamada da esas alınıyor.
Çocukların genel itibarıyla 12 yaşına kadar suç ehliyeti yok. 12-15 yaş arasında, uzman raporuna göre yarı yarıya gibi uygulamalar var. 15-18 yaşına kadar da yine ciddi indirimler uygulanıyor.
Bazı çocuklar hem erken gelişiyor hem de suçla erken tanışıyor. Çocukları çok sevsek de, bazılarının suç ısrarı ve karıştıkları korkunç olaylar, maalesef “Suça sürükleyen çocuk” dedirtiyor.
Göç, iltica, bol keseden denetimsiz T.C. kimlik ve vatandaşlık dağıtılması, yani demografik değişimlerin bu oranların artışına etkisi nedir, bu konudaki değerlendirmeler de sizlerden gelsin.