27.07.2024 KILÇIK
FUTBOLUNDA KONUŞ, SİYASİ MESAJLA DEĞİL!
Trabzonspor’un yeni dönemde transfer ettiği belki de en önemli isim Cihan Çanak’tı. Çünkü hem kökeni Trabzonluydu, hem 19 yaşındaydı, hem de yetenekliydi. Yani eğer takımda gerekli şansı bulursa geleceğe de büyük yatırım olabilecek bir futbolcu kazanılmıştı. Ertuğrul Doğan ve yönetiminin bu sezon ki kadro planlamasındaki en doğru isim gibi duran Cihan, UEFA Avrupa Ligi 2’nci ön elemesinde Ruzemberok ile oynanan ilk karşılaşmada oyuna girip attığı enfes golle de gönülleri fethetti, gözlerin pasını sildi. Fakat sonra önümüze bir fotoğraf düştü. Sevincini bozkurt işaretiyle herkese gösterme ihtiyacı hissetmiş bu genç çocuk… İyi de daha Avrupa Şampiyonasında Merih Demiral ile ilgili yapılan tartışmaları hiç mi dikkate almadın? Ya da, “Merih Demiral’a verilen cezaya Trabzonspor’da misilleme yapayım, nasılsa burada MHP iktidarda ve hiç kimse bana ceza veremez mi?” diye düşündün…
BU KULÜBÜN HER SİYASETTEN TARAFTARI VAR
Sen ne düşünürsen düşün, bir futbolcu olarak verdiğin bu siyasi mesaj hiç etik ve makul değil Cihan Çanak… Daha 19 yaşındasın ve önünde uzun yıllar var. Bu ülkede siyasi konjonktür siz ve sizin gibi düşünenlerden yana diye istediğiniz gibi at oynatabileceğinizi düşünmeniz büyük hata… Unutma ki, senin işin futbol oynamak. Sahada formanı sonuna kadar terletmek… Siyasi mesajlarını futbol dışı yaşamında verebilirsin. Ama yine de bir parti mitingine katılıp, burada da aynı işaretleri yaparak değil tabii ki… Kendi ideolojin çerçevesinde ihtiyacı olan insanlara dokunarak da mesajlar verebilirsin. Ama insanlara hiç dokunmazsınız, bir el hareketiyle sizin gibi düşünenleri mest edersiniz ve işin içinden sıyrılırsınız değil mi? Bak Cihan Çanak, Trabzonspor’un CHP’li, AKP’lı, MHP’li, HDP’li, İşçi Partili, Zafer Partili, Saadet Partili, Yeniden Refah Partili ve daha ismini sayamadığım tüm partili taraftarları var.
SENİN EKMEĞİN TÜM TARAFTARLARCA KARŞILANIYOR
Unutma ki kursağından giren her ekmek parçası bu tüm taraftarların cebinden çıkıyor. Sadece senin gibi düşünenlerin değil yani… Tüm taraftarlara saygılı olmak zorundasın bunu unutma… Daha şimdiden senin verdiğin bu anlamsız mesaj yüzünden, “Cihan Çanak Trabzonspor’da olduğu sürece taraftarlığımı askıya alıyorum” diyen taraftarlar var biliyor musun? Ki o taraftarlar, lisanslı ürünler alıyor, kombine bilet ile maça gidiyor, yayıncı kuruluşun dekoderine sahip… Yani senin cebine giren parada da onların payı var. Eğer böyle devam edersen, hem Trabzonspor’a hem de kendine büyük zararlar verirsin. Kuşkusuz senin gibi düşünen taraftarlar, “Yaşa, var ol, kralsın Cihan” diyeceklerdir. Ama milyonlarca taraftar seni hiç sevmeyecek.
MİLYONLARCA İNSANI KARŞINA ALMIŞ OLDUN
Attığın gollere ya da iyi futboluna bile alkış tutmayacak. Kötü oynadığında büyük bir kesim hakaretler yağdıracak, en küçük bir toleransta bulunmayacak biliyor musun? Herkes tarafından alkışlanacağın bir maçın ardından verdiğin siyasi mesaj ile birlikte büyük bir kesimin sevincini kursağında bırakman hiç yakışık aldı mı? Senin bu yaptığını uzun yıllar önce Ünal Karaman denemişti. O da sadece kendilerine MHP’li ya da ülkücü diyen taraftarlarca sevilmiş, diğer tüm taraftar gruplarının hışmına uğramıştı. Sen siyasi simgelerle değil, futbolunla konuşulmayı tercih etmelisin. Bu yaptığından dolayı sana gönül koyan taraftarlardan da özür dilemelisin. Bir şey daha… Belçika’da futbol oynadın. Bu bozkurt işaretini maçlarda yapmayı hiç denedin mi? Denemediysen neden? Belçika’da futbol hayatını bitirmelerinden mi endişe ettin yoksa?
Bilmek hakkımız değil mi?
***
NE DEYİPTE DİSİPLİNE VERECEKSİNİZ?
Trabzonspor Kulüp Başkanı Ertuğrul Doğan, Trabzonspor’da birlikte yöneticilik yaptığı ve daha sonra Futbol Federasyonu’na yönetici olarak önerdiği Yalçın Orhan’ı Trabzonspor Disiplin Kurulu’na sevk edeceklerini söyledi.
Sebep; kendisine girme demesine rağmen neden Mehmet Büyükekşi’nin listesinde yer almış!
Olaya vefasal ve kulüp teamülleri gereği baktığımızda Yalçın Orhan’ın, Trabzonspor eski yöneticisi olarak, bordo mavili yönetimin aldığı karar karşısında direnmemesi gerekirdi.
Bu olayın vefa boyutu…
Gelelim yasal boyutuna…
Yalçın Orhan Futbol Federasyonu delegesi olarak seçme ve seçilme hakkına sahip. Bu hak ona yasalarla verilmiş. Trabzonspor Kulübü üyesi olması buna mani değil…
Ayrıca Trabzonspor Disiplin Kurulu’na sevk edecekleri bir madde de tüzükte yer almıyor…
Yönetim Kurulu, Kuruldan gelecek yazılı açıklamaya göre de bir karar verecek.
Mevcut disiplin kurulu daha önceden de yönetimlerin ricasını kırmamış keyfi kararlar almış fakat bu kararlar mahkemeden geri dönmüştü. İnşallah bu seferde aynı hatayı yapmazlar. Yaparlarsa da hem Trabzonspor’un tüzel kişiliğine hemde kendi hukukçu kimliklerine ciddi zarar verirler…
Konumuza döner isek;
Yani eninde sonunda kararın altına imzayı atacak olan mevcut yönetim kurulu olacak.
Peki, aynı TFF Genel Kurulu’nda Trabzonspor eski yöneticisi Burhan Cahit Erdem de Mehmet Büyükekşi’nin desteklediği genel kurul divanında yer aldı. Onun için ne yapacaksınız?
Buna da bir cevap verin lütfen!
Gelelim can alıcı bir başka konuya;
Trabzonspor Kulüp Başkanı Ertuğrul Doğan, TFF seçimlerinde İbrahim Hacıosmanoğlu’nu desteklediklerini açıkça kamuoyuna deklare etti.
Önümüzde yaşanacak süreçte Trabzonspor, TFF yönetimi ile ters düşerse ve Trabzonspor TFF yüzünden bir mağduriyet yaşarsa, o zamanda Ertuğrul Doğan’ın da disipline sevk edilmesi gerekmez mi?
Trabzonspor’u yönetenlerin içine düştüğü acze bakar mısınız? Kulübü nelerle ve hangi konularla meşgul ediyorlar?
Yalçın Orhan yarın çıkıp da, Trabzonspor Kulüp Başkanı Ertuğrul Doğan’ı, “alenen seçme ve seçilme hakkıma müdahele ediyor” diye mahkemeye verirse ne olacak?
Anlıyoruz kafanızı futbol sahasına çevirmiş, Trabzonspor’u bir futbol takımından ibaret sayıyorsunuz. Zaten, bugüne kadar ki icraatlarınızla bunu defalarca bizlere ispat ettiniz!
Fakat biraz silkinip kendinize gelmeniz gerekmiyor mu artık? Trabzonspor Kulübü’nü küçük düşürmeye ve sıradanlaştırmaya ne hakkınız var?
Trabzonspor Kulübü geçmişi, gelenekleri ve düsturu olan koskoca bir kulüptür. Sizi tribünlerde tatmin edecek, futbol takımı değil!
Şu gerçeği kafanıza sokun artık!
***
THOMAS MEUNİER’DEN DERS ÇIKARILIR MI?
Trabzonspor’un geçen sezonun devre arasında Borissia Dordmund’na kadrosuna kattığı Belçikalı sağbek Thomas Meunier ani bir kararla takımdan ayrılınca yönetim ve başkan küplere bindi. Büyük tepki gösterdi. Ama bu tepkiler bir işe yaramadı. Sonunda Meunier Lille ile yeni sözleşme yaptı. Sonra da Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Thomas Meunier, Trabzonspor kurmaylarının yalan söylediğini dile getirdi, bu noktada yasal haklarını saklı tuttuğunu vurguladı. Biz bu noktadaki eleştirilerinin ya da iddialarının üzerinde durmayacağız. Bakın Thomas Meunier yaptığı açıklamanın son kısmında neler söylemiş:
ONLAR BU KULÜBÜ KULLANIR VE GİDER
“Olumlu bir notla bitirmek gerekirse, Trabzonspor bana yeniden ayağa kalkmam için eşsiz bir şans verdi ve 5 ay boyunca kulüp için elimden gelenin en iyisini yaptım. Kulübe ve orada tanıştığım herkesle her zaman saygılı oldum. Lille'e transferimi çalışmalarımın ve Trabzonspor'un bana duyduğu güvenin büyük bir ödülü olarak görüyorum. Trabzon'a ve orada karşılaştığım her insana her zaman saygı ve sevgi duyacağımdan hiç şüpheniz olmasın. Teşekkürler Trabzon." Anladınız mı Ertuğrul Doğan, Avrupa’da belli bir yere gelmiş ama emekliliği yaklaşmış da olsa bir futbolcu, Trabzonspor’u ayağa kalkma aracı olarak kullanır. Bunu başarırsa da arkasına bakmadan gider, başka bir takıma sözleşme imzalar. Ya da emeklilik ikramiyesini kazanma amacıyla bu kulübü tercih eder. Sonra da yan gelip yatar ve parasını alıp, keyfini sürer.
Bunun artık farkına varın diyeceğim de, gereği yok.
Siz çünkü Trabzonspor’u adeta bir emekliler cennetine çevirmeye ve bu kulübü bitirmeye yemin etmişsiniz.
***
GAZETECİLER CEMİYETİNE ARTIK SAHİP ÇIKIN!
Trabzon Gazeteciler Cemiyeti son mahkeme kararı ile artık iyiden iyiye tartışılır bir hal aldı. İçten-içe zaten birçok spekülasyonun yapıldığı Trabzon Gazeteciler Cemiyetinde artık seviye daha dibe vurmadan gereken yapılmalı cemiyetin hem itibarı hem de geleceği düşünülmelidir. Bu noktada Trabzon basının aktörleri-büyükleri devreye girip aslında kendilerinin neden olduğu vebal atında olduğu cemiyeti ayağa kaldırmalıdırlar. Ergun Ata-Murat Taşkın-Hasan Kurt ve Osman Çavuşoğlu bu işin tam göbeğindeki isimler. Trabzon basın camiasının eski ve yeni isimleri küskünlükleri ihtirasları kişisel hesapları ve çıkarları bir kenara bırakıp Trabzon Gazeteciler Cemiyetine el atmaları gerekiyor. Yoksa dibin dibine yaklaştık. TGC tarihinde görülmemiş şeyler yaşanmakta. Herkesin sus-pus olduğu üç maymunu oynadığı bir ortamda aklı-selim bir anlayış devreye girmeli daha fazla bu iş sürümce de kalmamalı. Bu arada TGC başkan adaylığı için hazırlık yapan Zihni Ağırman-Halil İleli- Haluk Akyıldız ve Osman Şişko gibi isimlerin cemiyetten haksız ve hiçbir gerekçe gösterilmeden atılan üyeleri ve kazandıkları dava ile ilgili tek bir kelime dahi yazmamaları bu işe destek vermemeleri de elbet bir kenara not edildi.
***
HER ZAMAN Kİ İKİYÜZLÜ SAHTEKÂR BATI
Bizde bir Batı hayranlığı vardır ki sormayın gitsin… Oysa bu Batı denen sözde medeniyetin bugün ekonomik olarak geldiği noktanın en önemli sebebi başka ulusları iliklerine kadar sömürmek, çıkardıkları savaşlarla bu sömürü düzenini ilelebet sürdürmeyi başarmalarından kaynaklandığını biraz okumuş insan bilir. Onların gözünde demokrasi sadece işlerine yaradığında önemlidir. Bir ülkede darbe olsa, bu darbeyi yapanlar Batılı emperyalistlerin emir eri gibi hareket edecekse el üstünde tutulur. Ama onların işine gelmeyen gerçek demokrat liderlerin iktidardan indirilmesi için darbe yapmaktan geri durmazlar. Tüm bunları neden yazdın şimdi diyeceksiniz! Konumuz spor… Ve sporun Batı tarafından nasıl da siyasete alet edildiğini göstermek, iki yüzlü ve sahtekar davrandıklarını ifade etmek istedim sadece…
OLİMPİYATLARDA İSRAİL EL ÜSTÜNDE
Belki duymuşsunuzdur, Filistin, savaş suçu işlediği için İsrail’in Olimpiyatlardan men edilmesi için Uluslararası Olimpiyat Komitesine başvuruda bulundu. Uluslararası Olimpiyat Komitesi Başkanı Başkanı Thomas Bach, İsrail’in Olimpiyatlardan men edilmesi için Filistin’in yaptığı başvuruyu reddederken, “Olimpiyatlarda devletler değil, sporcular yarışıyor” ifadelerini kullandı. Yine Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin aldığı karar gereği Ukrayna savaşından dolayı Rus ve Belaruslu sporcular Olimpiyatlarda boy gösterebilecek fakat ülkelerinin bayrak, amblem ve marşlarını kullanılamayacak. Her iki ülkenin hükümetlerinden hiçbir yetkili, oyunlar kapsamında Paris'e davet edilmeyecek ve akredite olamayacak. Ukrayna'ya yönelik yürütülen savaşı aktif olarak destekleyen sporcuların Paris 2024'e katılmasına ise izin verilmeyecek.
RUSYA VE BELARUS’A ACIMA YOK
Şimdi Rusya, Ukrayna’ya savaş açıp işgal hareketine başladığı gibi tüm Rus Milli takımları uluslararası ne kadar organizasyon varsa buralardan men edilmişti. Ayrıca tüm Rus kulüpleri Avrupa ve Dünya ölçeğindeki uluslararası tek bir organizasyona bile katılamayacaktı. Bu karar anında alınmıştı. Ancak İsrail’in Gazze’de soykırım yaptığına, savaş suçu işlediğine dair bizzat Avrupa’daki mahkemeler tarafından kararlar bulunmasına rağmen ne FİFA, ne UEFA, ne diğer Uluslararası Federasyonlar, ne de Olimpiyat Komitesi bunlara en küçük bir yaptırım dahi uygulamadı. İsrail aslında bir Ortadoğu ülkesi olmasına rağmen UEFA’nın düzenlediği tüm organizasyonlarda var. Basketbol, voleybol, hentbol, atletizm takımları da aynı şekilde her türlü uluslararası organizasyonlarda baş tacı ediliyor. Böyle bir ikiyüzlülük, böyle bir sahtekârlık olabilir mi?
SPOR BATI EMPARYALİZMİNİN MAŞASININ ADIDIR!
Sonra da sporun barış, kardeşlik, rekabet, dayanışma, sevgi içeren bir etkinlik olduğu palavrasını sıkıyor tüm yetkililer. Spor tüm kurumlarıyla birlikte siyasetin ve Batılı Emperyalist güçlerin güdümündedir. Onların maşasıdır. Batı emperyalistlerinin çıkarlarına dokunan bir ülke olduğunda haklı bir mücadelede de olsa, ona asla acımazlar. Ama Batı Emperyalizminin güdümünde, onun çıkarlarına uygun, insanlık, savaş suçu işleyen ülkeler baş tacı edilir. Rusya-Ukrayna savaşı ve İsrail’in Gazze’yi işgal edip 40 binin üzerinde masum insanın ölümüne, şehirlerin yakılıp yıkılmasına sebep olan gelişmelerden sonra bir kez daha Batı’nın çıkarları için şeytanı baş tacı edebileceğini, sporun da onların hizmetinde maşa olacağını bir kez daha gördük.
Olimpiyatları kutsayanlar!
Bu oyunlar, Batı’nın kendini şirin gösterme adına dünyaya empoze ettiği ve tüm toplumları uyutacak en büyük oyunlardan biridir.
Bunu sakın unutmayın.