27.06.2025 KILÇIK

EN BAŞARILI 5. BELEDİYE BAŞKANI

ORC Araştırma Şirketi’nin son kamuoyu yoklamasına göre, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Türkiye’nin en başarılı 5. belediye başkanı seçildi.

 Bu gurur tablosunda yer almak kolay iş değil; sayın başkanı tebrik etmek artık boynumuzun borcu, kamburumuzun alıştığı bir yük gibi oldu neredeyse...

Ama madem başarıdan konuşuyoruz, gelin birkaç “başarı örneği”ne birlikte bakalım:

1. Sezai Uzay Caddesi: Uzay dedik ama yol hâlâ dünya şartlarında yok

Değirmendere ile Sezai Uzay bağlantı yolunu duymayan kalmadı. Mahalleli resmen isyan bayrağını çekmiş durumda. Yol kapalı 5 ay oldu ama hâlâ "açık" gibi davranıyor. İnsanlar kent merkezine ulaşmak için dolambaçlı rotalar çiziyor, kimisi meydandan dönüyor, kimisi yol olmayan yollardan Boztepe’ye iniyor. Eh, Trabzon’un doğal güzellikleri diyelim, biraz da keşif ruhu katarsak macera dolu bir yolculuk! Google Maps bile pes etti, “ben burayı çizemem” diyor.

2. Boztepe Mezarlık Yolu: Hayatın son yolculuğu çamurla, tozla, toprakla...

Yeni genişletilen mezarlık yolunda durum daha da ironik. Cenaze taşıyanlar, tabutun altına omuz değil dua ekliyor: “Allah’ım şu çamurda kaymadan götürelim…” Yakınını kaybetmiş bir insan bir de çamura saplanıyor. Üzgünüz, ama burada “başarı” değil, sadece sabır konuşuyor.

3. Ayasofya-Fatih Bağlantısı: Tarla mı yol mu belli değil

Şehrin tam ortasında, Ayasofya ile Fatih Mahallesi’ni birbirine bağlayan o uzun cadde… Hani o bildiğiniz tarla gibi olan... Araziye değil, medeniyete ihtiyaç duyan bir hat. “Geçen hafta ektik, bu hafta biçeriz” diye espri yapan mahalleli var. Eski Fatih Lisesi’nden ilerleyin de bir görün; medeniyet mi, toprak reformu mu yapılıyor, karar veremezsiniz.

Sonuç olarak...

Sayın Başkan’a bir önerimiz var: belki de 6. sıraya düşmemek için artık başarıyı istatistiklerde değil, sahada aramak gerek. Çünkü bu şehir makyaj değil, hizmet istiyor. Öyle "ankette ilk 5" diye övünmek kolay da, bu yolları gören halkın gözü ankette değil, çukurlarda.

****

AVNİ AKER YOKİ VEFA DAHA DA YOK!

Geçtiğimiz günlerde Ortahisar Belediyesi’nin düzenlediği “Kazımdan Nazıma, Bir Volkan Karadeniz” etkinliğinde Trabzonspor’un efsane kadrosu yeniden sahaya çıkmak üzere bir araya geldi. Yılların eskitemediği o büyük futbolcular, yeniden formalarını giydi, soyunma odasına girdi, birbirlerine “Hazır mıyız gençler?” diye takıldı…

Tribün yoktu belki ama anılar tribün tribün dizilmişti yüreklerde.

Trabzonspor’un efsanelerini taşıyan resmi otobüs, onları yıllar sonra bir kez daha sahaya götürmek için hazırdı. Ancak ne sahaya ne de efsanelere yakışan bir vefa gösterisi vardı ortada. Çünkü, sevgili Büyükşehir Belediyemiz, Avni Aker’in ruhunu taşıyan o eski stat alanını, emniyet müdürlüğümüz takıma eşlik edecek eskortu çok gördü. Evet, yanlış duymadınız. Şu koca şehrin en büyük spor değerini taşıyan otobüse bir eskort bile tahsis edilmedi.

Maç bitmişti ama film yeni başlıyordu. Takım otobüsü eski TEDAŞ yolunda yaklaşık bir saat mahsur kaldı. Ne bir yönlendirme, ne bir çözüm… T

elefonlar açıldı ama yollar açılmadı. Hani olur ya, genç futbolcular çıkar sahaya savaşır; işte bu kez sahaya otobüsten inip yola müdahale ettiler. Formalarıyla inen genç fıtbolcularımız, yolu tıkayan aracı kenara çekip güzergâhı kendileri açtı. Hâlâ "efsane" dememizin bir sebebi var…

Biz görüntüleri yayınlamıyoruz, çünkü mesele şov değil, uyarıdır. Unutanlara bir kez daha hatırlatalım:

Trabzonspor siyaset üstüdür.

Ve efsanelere vefa sadece nostalji gecelerinde değil, her yer de gösterilmelidir.
Yoksa koskoca bir şehir, sadece yollarıyla değil, hatıralarıyla da tıkanır.

***

BAŞKAN KAYA’DAN RADİKAL TALİMAT!

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte Trabzon’un kalbi sayılan Ortahisar ilçesi büyük bir hareketliliğe sahne oluyor. Sıcaklarla birlikte artan nüfus, ilçeye tatil için gelen yerli ve yabancı turistler, cadde ve sokaklarda adım atacak yer bırakmazken; belediye cephesinde de hummalı bir çalışma dönemi başladı. Özellikle temizlik ve park-bahçeler birimlerinde personel yükü alarm seviyesine ulaşmış durumda.

Kulağımıza gelen bilgilere göre, Temizlik İşleri Müdürlüğü ile Park ve Bahçeler Müdürlüğü'nde görev yapan ekipler, personel yetersizliği nedeniyle iş yükünü kaldıramaz hale geldi. Durumun iç yüzünü araştırmak için gazetecilik refleksiyle sahaya indik. Ortahisar Belediyesi kaynaklarından edindiğimiz bilgilere göre, bu duruma rağmen yeni personel alımı şimdilik gündemde değil. Nedeni ise Başkan Ahmet Kaya’nın belediye içindeki mevcut kadroların verimliliği konusunda ciddi endişeleri olması.

"Ay sonunu bekleyip bankaya gitmek yok!"

Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya’nın, personel sayısının şişkinliğine dikkat çekerek, yeni istihdam yerine kadro içi rotasyona yöneldiği öğrenildi. Belediye kulislerinde konuşulanlara göre Başkan Kaya, yardımcılarına verdiği talimatla belediye binasında “masa başı” olup da iş yükü az olan personelin tespit edilmesini istedi. Amaç, bu personelin aktif sahada çalışan birimlere destek olarak yönlendirilmesi.

Konuyla ilgili konuştuğumuz bir yetkili, Başkan Kaya’nın net bir duruş sergilediğini şu sözlerle aktardı:

“Başkan, hiçbir personelin sadece maaş almak için belediyede tutulmasına razı değil. Emek vermeyen, sahada ya da dosya başında ter dökmeyen kimse, ay sonunda bankamatik başına geçmesin istiyor.”

Bu yaklaşımıyla belediyecilikte "pasif kadro" sorununu gündeme taşıyan Kaya, birçok belediyeye örnek olacak bir adım atmış durumda.
Biz de bu duruşa, şeffaf ve çalışana dayalı yönetim anlayışına bir gazeteci olarak bravo diyoruz.

Peki bu süreç nasıl işleyecek?

Edindiğimiz bilgilere göre; belediyede birim bazlı iş yükü analizleri yapılacak ve yaz dönemi boyunca özellikle çevre temizliği, park bakımı ve yoğun mahalle hizmetlerinde ekstra personele ihtiyaç duyulan alanlara iç rotasyonla destek sağlanacak. Vatandaşın gözünde belediyeciliğin vitrini olan bu hizmetler, Başkan Kaya’nın direktifleriyle aksatılmadan sürdürülecek.

Ortahisar'da temizlik sadece sokakta değil, masa başında da başlıyor gibi görünüyor. Gelişmeleri yakından takip etmeye devam edeceğiz...

***

YEMEK VAR MI? GAZETECİ VAR!

Trabzon’da gazetecilik, sadece haber peşinde koşmakla sınırlı değil. Bu mesleğin burada ilginç bir versiyonu var: Menü takipli habercilik. Evet, yanlış duymadınız. Etkinliğin içeriği değil, içeriğin ne olduğu daha çok ilgi görüyor.

Kültür-sanat etkinliği mi var? Boş salon. Bir sempozyum? Ancak konuşmacı kendi konuşmasını dinler. Tanıtım toplantısı? Muhtemelen üç kişi gelir, biri de organizatörün kuzeni. Ama eğer bir kahvaltı varsa... hele ki öğle yemeği... bir de sonunda çanta, kalem, şemsiye gibi “organizasyon hatırası” varsa... İşte o zaman Trabzon basınının tüm rütbeleri sahada: Müdürü, muhabiri, stajyeri, hatta çaycısı.

Sadece meslek erbaplarıyla da sınırlı değil bu katılım. Zamanında “gazeteci misin, fotoğrafçının asistanı mısın?” bile diyemeyeceğimiz şahısların, akrabalarını ve çocuklarını kucaklayıp bu etkinliklere taşıdığı da görülmüştür. "Bu çocuk iletişim okuyacak, şimdiden sektörü tanısın" bahanesiyle getirilenlerin sayısı az değil.

En trajikomik tarafı ise şu: Bu tip organizasyonların haberini genelde hiç kimse yapmaz. Ama o kahvaltı tabağı Instagram’da en az üç story olur. “Etkinliğe yoğun ilgi” başlığı altında sadece menemen fotoğrafı yer alır.

Bunu yazınca kızacak olanlar olacaktır, biliyorum. Ama dürüst olalım; herkes birbirinin neye geldiğini, neye gelmediğini çok iyi biliyor. Haber değeri olan pek çok etkinlik varken, sırf “ikram yok” diye boş bırakılan salonlara bakınca insan ister istemez soruyor: Acaba bu şehirde gazetecilik, mönüye mi bağlı?

Evet, her mesleğin kendine has tuhaflıkları vardır. Fakat bizimkisi biraz fazla “ağız tadına düşkün.” Belki de o yüzden, Trabzon’da bir etkinliğin ciddiye alınmasını istiyorsanız, önce mutfağını düşünmelisiniz. Gazeteci tok gelirse, haber aç kalır.

Ama hakkını yemeyelim, bu mesele sadece Trabzon’a özgü değil. Türkiye'nin birçok ilinde benzer manzaralar var. Biz sadece biraz daha “yerel lezzetlere duyarlıyız.” Ne diyelim… Kalem oynatılmayan toplantılara, çatal bıçak oynatan basın mensuplarıyla devam!