26.07.2024 KILÇIK
KTÜ DE REKTÖRLÜK YOLU RİZE'DEN Mİ GEÇİYOR?
Heyecanla beklenen Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) rektörlük atama süreci, adayların sessiz ve derinden çalışmasına sahne oluyor. Bize göre mevcut rektör Prof.Dr. Hamdullah Çuvalcı'nın somut elle tutulur bir başarısızlığı olmadığı için rektör olmak isteyen adaylar açıktan çalışamıyor. Bu nedenle şehirde umduğunu bulamayanlar bu aralar şehir dışından destek arayışına yönelmiş durumda. Destek için en fazla başvurulan yerin ise Rize olduğu bilgisi bilgisine ulaştık. Hatta Rize’deki mevcut rektörün kendisini ziyaret eden pek çok aday olduğunu ifade ettiği ve bu durumun havasını attığı iddia ediliyor. Yani KTÜ’ye atanmak isteyen rektör adayları başka bir ilin rektöründen yardım istiyor. Yine bir diğer başvuru kanalının Cumhurbaşka’nının kardeşi olduğu da bize gelen bilgiler arasında. Sonuçta atama ile gelinen bir makam olduğu için bu destek arayışlarının olması bu iktidar döneminde normal karşılanabilir. Ancak göreve gelince "ben hakettim, beni beğendiler, ben başarılıyım" deyip o koltuğa oturulursa kimse size inanmaz değerli akademisyenler. O nedenle bugün yaptığınız eleştirilerin yarın muhatabı olacağınızı unutmayın. Siyasilere ve atanmış kişilerede bu kadar fazla güvenmemek lazım!
***
TRABZON’DA KAÇAK YAPILAR YIKILAMIYOR!
Trabzon'da belediyeleryıl içinde tespit ettikleri kaçak ve ruhsata aykırı yapıların yıkılması için ihaleler gerçekleştiriyor. Ancak hiçbir ihale sonuçlanamıyor. Sebebine gelince de; ne belediye nede firmalar “vatandaşla karşı karşıya” gelmek istemiyor. Hele de Trabzon’da…
Ortahisar Belediyesi’nin yıkması gereken 2 bine yakın kaçak yapı bulunuyor. Vatandaşlar şikâyetlerini CİMER’e bildiriyor. Bakanlıkta müfettişleri gönderip incelemeler de bulunuyor. Müfettişler vatandaşın bu taleplerini haklı buluyor ve yıkım kararının uygulanmasını istiyor. Fakat belediyeler, “yıkım için açtıklarını ihaleye hiçbir firmanın katılmadığını” ifade ediyor. Bunun üzerine müfettişler belediye yetkililerine, “belediyeniz bünyesindeki makinelerinizi kullanarak bu yıkımı siz gerçekleştirin” diyor. Belediye kurmayları da “yıkım için yeterli araca sahip olmadıkları mevcut araçlarında bozulma riski olduğunu” belirtiyorlar.
Yani sizin anlayacağınız, tespit edilen kaçak ve ruhsatsız yapılar “ortaya cesur” bir irade koyulamadığı için yıkılamıyor. Bir tarafta yasal şartları yerine getirip vergilerini ödeyen vatandaşlar diğer tarafta ise kanun nizam tanımadan bina inşa edenler. Türkiye’de yeterince adalet olmadığından imar konusunda da yapılan bina “yapanın yanına kar” kalıyor. Olan yine dürüst, namuslu ve vatansever vatandaşlara oluyor…
***
TRABZONLU HAKEMLER İÇİN YENİ YÖNETMELİK
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) tarafından açıklanan Süper Lig’de görev alacak hakemler listesinde geçtiğimiz sezon olduğu gibi bu sezonda Trabzonlu hakemlerin dâhil edilmediği görüldü. Ancak bu durumun Mehmet Büyükekşi döneminde görev yapan MHK’ nin hazırladığı talimat nedeniyle ortaya çıktığı belli oldu. Dönemin MHK'si Trabzonlu hakemlere ambargo uygulayıp, prosedür olarak engel çıkartıyordu. Yeni göreve gelen MHK, talimat değişikliği talebini TFF başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'na bildirdi. Bu talebi kabul eden Hacıosmanoğlu, süreci başlattı ancak hukuk kurullarının henüz atanmaması nedeniyle süreç beklemeye alındı. Sezonun başlamasına çok kısa bir süre kaldığı için hakemlerin test ve sınavlarının yapılamadığı ve bu nedenle Trabzonlu hakemlerin Süper Lig kadrosuna terfi edemediği görüldü. Trabzondan süperlige çıkmak için yetrli kriterleri sağlayan Yasin Kol bu nedenle 1.lig klasman listesinde yer aldı. Öte yandan Yasin Kol ile aynı kaderi yaşayan Erkan Özdamar, Kürşat Filiz ve Murat Erdoğan gibi hakemlerinde mağdur oldukları belirtildi. TFF yetkililerinden aldığımız bilgiye göre hukuk kurullarının atanmasına mütakip 1 ay içerisinde bu mağduriyetin giderileceği ve testlerde başarılı olan hakemlerin Süper Lig kadrosuna dahil edileceği belirtildi.
***
MEHMET TAHİR KUM VE VEFASIZLIK!
Bir dönemler Trabzonspor’u en iyi takip eden gazetecilerden biri de Mehmet Tahir Kum’du. Trabzon doğumlu olan Tahir, çocukluğunda babasının işi nedeniyle İstanbul’a taşınmış ve Türkiye Gazetesinde, Trabzonspor muhabiri olarak da genç yaşta mesleğe soyunmuştu. Gerçekten ses getiren haberlere imza atıyordu M. Tahir Kum… Uzun yıllar abi-kardeş ilişkisi içinde mesleği rakip de olsak dayanışma içinde sürdürdük. Tahir’in Trabzonspor’u Türkiye Gazetesi’nde sürekli manşetlere taşıması, İstanbul’daki diğer gazetelerin de bu kulübe ilgisinin artmasına sebep oluyordu. M.Tahir Kum, bir süre sonra Türkiye Gazetesi’nden ayrıldı. Spor Extra isimli çok içerikli bir dergi çıkardı. Onun dergisine ne yazık ki Trabzonspor camiası, kulübünü yönetenler hiç sahip çıkmadı. Fenerbahçe yöneticileri ve başkanı bu derginin yaşaması için elinden geleni yaparken, Trabzonspor adeta kış uykusundaydı.
MESLEKTEN EL ETEK ÇEKMEK ZORUNDA KALDI
Mehmet Tahir Kum, dergisini yaşatmak için geceli gündüzlü çalışırken, kuşkusuz Fenerbahçe için de olumlu yazılar yazmak zorunda kaldığı dönemler oldu. Bu nedenle de kendisine çok ağır eleştiri getirdiğim yorumlar yaptım ama bana bir gün sitem etmedi. Ama yaşadığı zor koşullardan söz etti, Trabzonspor’un kendisine hiçbir şekilde sahip çıkmadığını vurguladı. Eskiden kapısını aşındıran, telefonunu susturmayan yöneticiler, başkanlar arayıp sormadı bile… “Bir derdin, isteğin var mı?” sorusu bile zül geldi Trabzonspor’un anlı şanlı yönetenlerine… Neyse sonra Habertürk ve Hürriyet Gazetesinde yazarlık serüveni oldu Tahir Kum’un… Müthiş perde arkası olaylar çıkardı ve topluma aktardı. Özellikle TFF’de dönen dolapların tümünü hiç çekinmeden yazdı. Fakat bir dönem geldi, “Gazetecilik karın doyurmuyor, aldığım maaş kiramı bile karşılamıyor” dedi ve meslekten elini eteğini çekti.
SÜLEYMAN HURMA’YI VİTRİNE ETMİŞTİ
Ardından da ticarete soyundu. Antika eşyalar satarak iaşesini çıkarmaya çalışıyor M.Tahir Kum.. Bunları neden dile getirdim biliyor musunuz? Bu Mehmet Tahir Kum, Süleyman Hurma gibi bir ismin Türkiye spor dünyasında vitrin olmasını sağlayanların başındaydı. Ona Türkiye Gazetesinde yazarlık bile yaptırdı. Sonra Fatih Karagümrük kulübünü satın almasında da her hangi bir para almadan aracılık etti. Bir de Ekrem İmamoğlu meselesi var. İmamoğlu, Trabzonspor’da yöneticilik süresini bitirdikten sonra TV’lere çıkmak istemişti. Vitrinde kalmayı sürdürmeyi planladığı için de Tahir Kum’a, “Samanyolu TV’de Trabzonspor yorumsuzu yok. Senin tanıdıkların vardır. Yorumcu olayım orada” demişti. Tahir de buradaki spor servisindeki etkin isimlerle konuşarak Ekrem İmamoğlu’nun futbol yorumcusu olmasını sağlamıştı. Hatta, İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığına ilk kez seçilmeden önce Samanyolu TV’de programlara çıktığı için AKP’liler tarafından suçlanmıştı hatırlarsanız…
İMAMOĞLU’NA DA BÜYÜK DESTEK VERMİŞTİ
Hatta Ekrem İmamoğlu, Beylükdüzü Belediye başkanlığı görevini yürütürken de, PR yapma çabası gösteriyordu. Bu dönemde de Tahir Kum kendisine destek verme çabası içinde oldu. Sonuç olarak Ekrem İmamoğlu, hem çalışkanlığı, hem de halkla ilişkileri sayesinde Beylükdüzü’nde önemli işler yaptı ve sonunda da İstanbul Büyükşehir Belediye başkanı oldu. Kuşkusuz beklenen gazetecilik mesleğinde aradığını bulamayan ve kenarda kalan Tahir Kum’a, “Belediye’de beraber çalışalım. Medya biriminde önemli bir görev üstlen” demesi gerekmez miydi? Gerekirdi de, demedi ama… Ancak M.Tahir Kum ile insani ilişkilerini hala sürdürüyor. İş teklifinde ise hiç bulunma ihtiyacı hissetmiyor. Aynı şekilde Süleyman Hurma da, Fatih Karagümrük kulübünü satın aldıktan sonra, M.Tahir Kum’a, “Gel, beraber çalışalım” deme gereği bile hissetmedi. İnsanın gerçekten anlayabileceği bir durum değil… M.Tahir Kum, kuşkusuz teklif alsa belki de kabul etmeyecek. Ama vefa duygusu olan bir kişinin de, işini iyi yapan, yani liyakat sorunu olmayan, kendilerine geçmişte yardımcı olmuş kişilere destek olması şart diye düşünüyorum.
Umarım birileri bu vefa duygusunun ne olduğunu hatırlarlar.
Biz tarihe not düşelim dedik sadece…
***
ÇALIŞANLAR İÇİN KIREŞ İHTİYAÇ DEĞİL Mİ?
Trabzon’da iki önemli belediye var. Biri Trabzon Büyükşehir Belediyesi, diğeri de merkez Ortahisar Belediyesi… Ortahisar, tüm kentin yarı nüfusunu kapsıyor. Büyükşehir de 1 milyonu aşan bir nüfusa hitap ediyor. Ortahisar Belediyesinde bin 700, Büyükşehir’de ise 4 bine yakın çalışan olduğu dile getiriliyor. Bu çalışanların önemli bir kısmı da kadın kuşkusuz, Öyle inanıyorum ki aralarında birçoğu da annedir. Kiminin küçük yaşta çocukları vardır. Bunlar için bakıcı tutmak ya da özel kreşe vermek çok pahalı olsa gerek. Yani maaşlarını verseler ancak bir bakıcının parasını karşılayabilirler. Geçtiğimiz gün Büyükşehir Beledisinin bir iştirakinde genç bir anne gördüm. Bir yandan çalışıyor, diğer yandan da 5-6 yaşlarındaki kız çocuğuna da mukayyet olma çabası gösteriyor.
İşinde çok çalışkan fakat çocuğunun zaman zaman kendisini çok zorladığını fark ettim. Böyle bir tabloyu görünce de Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere, Ortahisar Belediyesinin de mutlaka birkaç kreş açması gerektiğini düşündüm. Bu kreşlerde kendi kurumlarında çalışan annelerin çocukları bakılabilir. O anneler de gönül rahatlığıyla işe gidebilir. Yine bu kreşler başka işlerde çalışan annelere de özel kreşlere oranla daha düşük ücretli hizmet verebilir. Böylesine önemli ve anneler için hayati önem taşıyan soruna eğilmek ister mi yukarıda ismini verdiğim belediyelerin başkanları ve yöneticileri…
Umarım dikkate alırlar da anneler de rahata kavuşur.