24.10.2025 KILÇIK
DEĞİRMENDERE TRAFİĞİ NE ZAMAN ÇÖZÜLECEK?
Daha önce defalarca kulis köşemize taşıdığımız Değirmendere trafiği meselesi, ne yazık ki hâlâ çözüme kavuşmadı. Yaklaşık 10 aydır süren bu sorun, her geçen gün biraz daha içinden çıkılmaz bir hâl alıyor.
Elimize ulaşan bilgilere göre, hem Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç hem de Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya konuyla yakından ilgilenmiş, çalışmaların hızlandırılması için çeşitli girişimlerde bulunmuş. Ancak gelin görün ki sahadaki tablo hiç de iç açıcı değil.
Boztepe–Değirmendere bağlantı yolu ve Değirmendere–Sezai Uzay Caddesi hattı, bırakın ilerlemeyi, adeta geriye gitmeye devam ediyor. Çalışmaların yavaşlamasının sebebi Karayolları mı, yoksa yüklenici firma mı, açıkçası bilemiyoruz. Ama bildiğimiz bir şey var: Trabzon bu kadar mağduriyeti hak etmiyor.
Trafikte her gün dakikalarca bekleyen sürücüler, evine ulaşamayan vatandaşlar, işleri aksayan esnaf… Artık herkes sabrının sonuna geldi. İnsanlar kime şikâyet edeceklerini bilemez hâlde.
Biz de gazetecilik refleksiyle bir kez daha buradan sesleniyoruz:
Yetkililer, bu soruna artık kalıcı bir çözüm bulmalı. Çünkü vatandaşın sesi gür ve net:
“YETER ARTIK!”
***
O ÇİMLERDE SADECE FUTBOL DEĞİL, HAYAT VARDI
Futbolu sadece bir oyun olarak değerlendiremeyiz. Söz konusu Trabzon ise bir şehrin, bir halkın, hatta bir kuşağın hikâyesi futbola dönüşür.
Trabzon için o hikâyenin adı ise Hüseyin Avni Aker’dir.
Bir ruhun, bir direnişin, bir kimliğin sembolüdür o yer.
O stadyumun çimlerine bastığınızda sadece futbol oynanmazdı; o çimlerde Karadeniz’in hırçın dalgaları, Trabzon’un gururu ve Anadolu’nun futbol sahnesindeki yükselişi yankılanırdı.
Hüseyin Avni Aker, Trabzon’un merkezinde, şehrin kalbinde attı.
Maç günleri sokaklar bordo-maviye boyanır, o daracık caddelerden stat yoluna yürüyen insanlar adeta bir kortej oluştururdu.
Herkesin kalbi aynı ritimde atardı: “Bize her yer Trabzon.”
Ama asıl “her yer Trabzon” duygusu, o stadın içindeyken anlaşılırdı.
Çünkü orada sadece 11 futbolcu değil, 40 bin kişi birden oynardı.
Şenol Güneş’in kurtarışları, Cemil Usta’nın hırsı, Ali Kemal’in taktik zekâsı…
Hepsi Hüseyin Avni Aker’in duvarlarında yankılandı yıllarca.
Onur’un kurtarışları, Fatih’in kafa golleri, Şota’nın çalımları, Yattara’nın horonu, bakkal Ceyhun’un tezahüratları orada oldu.
2017’de Şenol Güneş Spor Kompleksi’ne geçildiğinde, herkesin içinde buruk bir his vardı.
Yeni stadyum daha modern, daha büyük, daha konforluydu belki ama…
Hüseyin Avni Aker’deki ruh, o ter kokan soyunma odalarında, yağmurla karışan çamurlu çimlerde, kale arkasında bağıran çocuklarda kalmıştı.
Çünkü orada sadece maçlar değil, anılar biriktirilmişti.
Bugün Avni Aker artık yok.
Yerinde bir park, bir anı alanı var.
Ama onun hatırası hâlâ Trabzonspor’un damarlarında dolaşıyor.
Çünkü Trabzonspor’un “karakteri”, “inatçılığı” ve “mücadele ruhu” Hüseyin Avni Aker’de doğdu.
O yüzden Trabzonlular için Avni Aker sadece bir stat değil; bir hafıza, bir kimlik, bir miras.
İşte bu sebeple şu gördüğünüz fotoğraf bizim ruhumuz olamaz!
***
TRABZON’DAN GAZZE’YE MERHAMET KONVOYU
Gazze’deki yıkımı, oradaki çocukların açlığını, annelerin gözyaşını ekrandan izlerken çoğumuzun içi sızlıyor. Ama Trabzon, sadece izlemekle yetinmedi. Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde, Hayrat İnsani Yardım Derneği ve Milli Eğitim Müdürlüğü’nün katkılarıyla hazırlanan “Kardeşlik Tırları” Gazze’ye doğru yola çıktı.
Kahramanmaraş Caddesi’nde düzenlenen uğurlama töreninde duygu yüklü anlar yaşandı. Dualar edildi, gözyaşları döküldü, alkışlar eşliğinde on TIR’lık yardım konvoyu uğurlandı. O an, şehir olarak bir olduk, kalpler Gazze’ye aktı.
Trabzon’un bu hassasiyeti aslında hiç şaşırtıcı değil. Bu şehir, her zor zamanda elini taşın altına koymayı bilen bir şehir. Depremde, afette, darda kalan kim varsa Trabzonlular hep oradaydı. Şimdi de Gazze için aynı duyarlılığı gösteriyorlar.
250 tonluk yardım malzemesi belki büyük bir felaketi durdurmaya yetmez ama bir çocuğun yüzündeki tebessüm, bir annenin yüreğindeki umudu yaşatabilir. İşte kardeşlik budur.
Bugün o tırlar sadece gıda ya da battaniye taşımıyor… Trabzon’un vicdanını, insanlığın umudunu taşıyor. Ve biz, o konvoyun arkasından bakarken bir kez daha hatırlıyoruz: Kardeşlik, uzaklık tanımaz.
***
ORTAOKUL VE LİSELERDE TEHLİKELİ ALIŞKANLIK!
Millî Eğitim’deki eksiklik ve tutarsızlıklarla ilgili çok sayıda ihbar ve mail gelince, biz de zaman zaman eğitim-öğretimle ilgili konulara parmak basıyoruz. Ancak bu kez gelen bilgi ne bir iddia, ne de hafife alınacak cinsten!
Öğretmenler ve idareler tarafından doğrulanan bilgilere göre, bazı ortaokul ve liselerde tütün ürünleri içiliyor. Küçük yaşta tiryaki olan öğrenciler, bu kötü alışkanlıkla başa çıkamayınca okul bahçelerine, hatta okul tuvaletlerine kadar paket götürüyorlar.
Önce öğrencilerin itirazı, sonra velilerin ihbarı ve en nihayetinde idarelerin ikrarı… Maalesef haber bu şekilde doğrulandı ve çok yönlü bir çözüm arayışı başladı.
İlk akla gelen yol disiplin olsa da, sınıfta bile sigara içenlerin olduğu itirafı bizi derinden sarstı. Sınıflarda kullanımın elektronik sigara şeklinde olduğu belirtiliyor.
Millî Eğitim bu işin neresinde?
Ya da ne kadar bilgi ve ilgi sahibi?
Üzülerek belirtmek gerekiyor ki, kulis tarihinin en vahim duyurusu bu olabilir. Makamlardan bir görüş veya cevap gelirse buradan paylaşacağız. Veliler gibi bizler de merak içinde bekliyoruz.