23.10.2025 KILÇIK

ATATÜRK BULVARI HALA HAYAT KURTARABİLİR Mİ?

Söğütlü–Yıldızlı hattındaki ulaşım çilesi, yıllardır bölge sakinlerinin en büyük gündem maddelerinden biri oldu. "Söğütlü–Yıldızlı hattını üstten bağlayan Atatürk Bulvarı’nda yoğun yol çalışması var." Bu cadde üzerinde "5 ilk ve orta dereceli okul, anaokulları, bir devlet üniversitesi, jandarma komutanlığı, birçok iş yeri ve yeni Emniyet Müdürlüğü binası" bulunuyor. Dolayısıyla sabah mesai saatlerinde ve öğleden sonra okulların dağılma vaktinde araç trafiği tam bir keşmekeşe dönüşüyordu.

Bir de Kanuni Bulvarı geçişi verilince, sürücüler her gün inşaata denk geldi ve hatlar dar sokaklara yönlendirildi. Caddede uzun süre araçlar normal seyrinde ilerleyemedi. "Altyapı inşaatıyla birlikte, özellikle Büyükşehir Belediyesi’nin Pulathane otobüs hattı bile günlerce sekteye uğradı."

Değişmeyen O İsim

Karayolları İdaresi, son aşamada çözümü bulvarın gerçek kimliğine dönüştürmekte buldu. Yani yolu ortadan böldü. Böylece "Söğütlü–Yıldızlı arasındaki Atatürk Bulvarı, şimdi çift gidiş–çift geliş şeklinde düzenlenmiş oldu." Çalışmalar tamamlanmak üzere.

Sürücüler, sürekli olarak karşılarına iş makinesi ve kamyon çıkmasından çok memnun olmasa da "yayalar ve özellikle de küçük öğrenciler için bu düzenleme daha güvenli."

Kulisi hazırlarken bir şey daha dikkatimizi çekti: Son 10 yılda neredeyse tüm okulların, statların ve bulvarların ismi değişti. Az da olsa hâlen bazı yerlerde "Atatürk Bulvarı ismi kalmış."

***

HUZURLU YÜRÜYÜŞ YERİNE SORUNLU SAHİL

Akyazı Spor Kompleksi’nin sahil kısmında yer alan yol ve çevresindeki dinlenme alanlarında yaşanan gelişmeleri daha önce de gündeme getirmiştik. Ancak bu konuda somut bir adım atılmaması, durumu yeniden yazmamızı gerektirdi.

"Trabzonspor Özkan Sümer Gençlik Geliştirme Merkezi’nden başlayıp Papara Park Stadyumu’na kadar uzanan bölümün sahil kesiminde, denize sıfır bir yol bulunmakta." Bu yolun her iki tarafında da özellikle havaların sıcak olduğu dönemlerde insanlar "sandalye ve masalarını alarak dinlenmeyi tercih ediyordu." Deniz kenarında yürüyüş yaparak stres atmak isteyenler de bu bölgede rahatlıkla gezebiliyordu.

Ne var ki, sahil şeridinin kuytu bir köşe olması, bazı vatandaşların "alkol alarak çevreyi rahatsız etmesi" nedeniyle, normal dinlenme amacıyla gelen insanları tedirgin etmeye başladı. Hatta "madde kullanıcılarının da bu alanı tercih ettikleri" iddia edildi. Zamanla vatandaşlar buradan uzaklaşırken, mekân tamamen alkol ve madde kullanıcılarına kaldı.

Gayriahlaki görüntülerin artması, güvenlik güçlerinin sürekli bu alanda devriye gezmesine neden oldu. Ancak tüm bu olumsuzluklara rağmen sorunun önüne hâlâ geçilemedi.

Yetkililerin özellikle akşam saatlerinde "bu alanı insan giriş çıkışına kapatması gerekiyor." Asayişle ilgili ciddi sorunların yaşandığı sahil yolunun "güvenlik açısından büyük bir risk oluşturması," bu kararın ne kadar elzem olduğunu ortaya koyuyor.

Trabzon amatör kulüplerinin soyunma odalarının bulunduğu ve Trabzonspor altyapı faaliyetlerinin yürütüldüğü böyle bir spor merkezinde "bu tür olaylara kesinlikle yer verilmemesi gerekiyor." Yetkililerin bu konuya ivedilikle eğilmesi ve gerekli önlemleri alması büyük önem taşıyor.

Sahil boyunca yürüyüş yapmak, aileler ve gençler için huzurlu bir etkinlik olmalı; ama şu anki tablo maalesef tam tersi. Güvenlik ve düzen sağlanmazsa, sahil alanı her geçen gün daha da çekilmez hale geliyor.

***

TRABZON İÇİN KÜLTÜR MERKEZİ ŞART

Trabzon’un tarih ve kültüründen bahsetmiş, eleştiri ve önerilerimizi dile getirmiştik. O yazıya ilk tepki Ortahisar Belediyesi yetkililerinden geldi.

Aldığımız bilgilere göre, Trabzon’a kazandırılması planlanan kültür merkezi için Belediye Başkanı Ahmet Kaya kaynak arayışlarını sürdürüyor. Hatta son toplantılarından birinde şu dikkat çekici cümleyi kurmuş: “Volkan abi Hamamizade’yi kazandırdı, biz de devamını getireceğiz.”

Bu söz, aslında belediyenin kültürel mirasa bakışını da özetliyor. Trabzon gibi köklü bir şehrin yalnızca sporla, siyasetle değil; sanat, kültür ve edebiyatla da anılması gerektiği ortada.

Ancak işin en zor kısmı kaynak bulmak. Ekonomik krizlerin gölgesinde yerel yönetimlerin kendi imkânlarıyla bu tür yatırımları gerçekleştirmesi neredeyse imkânsız hale geldi.

İşte tam da bu noktada dışarıda yaşayan Trabzonlu iş insanlarına büyük görev düşüyor. Kentin hafızasına, geleceğine ve gençlerine yapılacak en değerli yatırım kültür merkezleridir.

Biz bunu daha önce Oltan Vakfı örneğinde yaşadık, gördük; birliktelik olduğunda Trabzon’un neler kazanabileceğini hep beraber deneyimledik. Bugün de aynı dayanışmayı görmek istiyoruz.

Çünkü Trabzon’a kazandırılacak bir kültür merkezi yalnızca bir bina değil; şehrin ruhunu canlı tutacak, gelecek nesillere bırakılacak kalıcı bir miras olacaktır.

***

HASTANE BİTMEDEN DÜKKAN YARIŞI BAŞLADI!

Trabzon’un yeni sağlık üssü olacak Akyazı’daki Şehir Hastanesi, daha kapılarını açmadan iş dünyasının ilgisini çekti. Kentin dört bir yanından iş insanları, hastane çevresinde oluşacak ticari potansiyeli yakından takip ediyor.

2025 yılı sonunda tamamlanması planlanan dev yatırımın, inşaat sürecine bakıldığında 2026 yılının ortalarında hizmete girmesi bekleniyor. Şehir hastanesinin açılışıyla birlikte sadece sağlık alanında değil, ticari anlamda da yeni bir dönem başlayacak gibi görünüyor.

Aldığımız bilgilere göre; hasta yakınları için açılacak kantin, kafe, büfe, berber ve otoparkların işletme hakları iş dünyasının gündemine şimdiden girdi. İş insanlarının bu alanları kiralayabilmek için sıraya girdiği ifade ediliyor. Henüz açıklanmayan ihale duyurusu ise büyük bir merak konusu.

Hastanenin hizmete girmesiyle Akyazı ile Beşirli Mahallesi’nin tamamen birleşeceği, günlük hasta kapasitesiyle birlikte bölgede ciddi bir insan sirkülasyonu oluşacağı belirtiliyor. Bu hareketlilik, çevredeki işletmeler için adeta altın fırsat anlamına geliyor.

Uzmanlara göre, hastane çevresinde faaliyet gösterecek işletmelerin yüksek ciro elde etmesi kaçınılmaz. Bu nedenle şehirdeki pek çok yatırımcı “hastaneden bir dükkân kapmak” için şimdiden hazırlık yapıyor.

Kısacası, Şehir Hastanesi henüz tamamlanmadan etrafında ticari bir rekabet başladı. Görünen o ki, Trabzon’un sağlık yatırımı aynı zamanda yeni bir ekonomi alanını da beraberinde getirecek.