23.08.2024 KILÇIK

HACIOSMANOĞLU BU KEZ ALKIŞI HAK ETTİ!

Eduardo Galiano’nun “Futbol sadece futbol değildir” kitabını birçok kişi okumuştur. Gerçekten de bu kitabı okuduğunuzda futbolun toplumun şekillenmesinde, siyasetin oluşmasında önemli roller oynadığını görürsünüz. Aslında bunun öyle kulüp yönetenleri ya da teknik adamların sıkıştıklarında, “Bu sadece bir oyun” sözlerinin ne kadar safsata olduğunu da anlarsınız. Bu bağlamda ülkemizde de futbol birçok toplumsal, sosyal ve siyasal olaya hizmet etmektedir. Hatta ekonomiye de… “Futbol barıştır, kardeşliktir, kitleleri kaynaştıran dostça rekabettir” sözleri de sarf edilir ama daha çok kavga ve çatışma aracı olarak kullanılır. Türkiye’nin son 40 yıldır yaşadığı olaylardan dolayı genellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi takımları dışlanmaya çalışılır. Bu bölgenin illerinin ya da ilçelerinin takımları başka bölgelere gittiğinde büyük tepki görür, adeta bölücülükle suçlamalar çok çirkin bir hal alır…

SEÇİM KAZANMAK İÇİN O SÖZÜ VERMEMİŞ

Güneydoğu kulüplerine, ülkenin egemen illerinin bakışından dolayı, hiçbir Federasyon başkanı başta Diyarbakır olmak üzere, hiçbir Güneydoğu kulübüyle yakınlaşma eğilimi gösteremez. Bunu aslen Diyarbakırlı olan Nihat Özdemir de yapamadı. Ancak siyasi kimliği daha çok milletçi bir görüntü veren, beylik ve üst perdeden konuşmayı seven, Recep Tayyıp Erdoğan’a olan bağlılığıyla da bilinen yeni TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu genel kurulda bir söz vermişti. Bu sözü de, “İlk ziyaretimi Diyarbakır’a yapacağım ve Amedspor’la yakından ilgileneceğim. Bu ülkede hakemler hata yapacaksa bu Amedspor gibi kulüpler lehine olmalıdır” şeklinde de açıklamalarda bulunmuştu. Siyasi kimliğine ve geçmişteki eylemlerine bakıldığında İbrahim Hacıosmanoğlu’nun bu sözleri, kongreyi kazanma amacıyla sarf ettiği düşünülmüştü. Ancak hiç de öyle olmadığını geçtiğimiz hafta herkese gösterdi.

FUTBOLUN BİRLEŞTİRİCİ GÜCÜNÜ GÖSTERDİ

TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, Diyarbakır’ı ziyaret etti. Burada İlin valisi, Belediye başkanıyla görüşmeler yaptı. Amedspor’u ziyaret etti. Burada kulüp başkanına A Milli takım formasını hediye etti. Bir dizi açıklamalar yaptı. Halkın arasına karıştı. Sonra da Amedspor-İstanbulspor maçını izledi. Sahaya indi, tüm tribünleri selamladı. Türkiye’de bu hareketlerden dolayı bölünmedi. Hatta Diyarbakır halkı da, Amedspor yetkilileri ve taraftarları da bu geziden ve yapılanlardan bir hayli mutluluk duydu. Türkiye’de de birçok gazete, internet sitesi ve televizyon Hacıosmanoğlu’nun, Türkiye’yi futbolla birleştirme çabasını da ayakta alkışladı. Gerçekten güzel bir görüntü ortaya çıktı. Umarım bunu İbrahim Hacıosmanoğlu sırf popülizm olsun diye yapmamıştır. Bundan sonra da bu tür eylemlere devam eder ve futbolun birleştirici yönünü kullanarak bu ülkeyi barıştırma adına çabalarını sürdürür. Bugüne kadar kendisini çok eleştirdik. Ama bu eyleminden ve yarattığı etkiden dolayı da kutlamak boynumuzun borcudur.

İşte böyle Hacıosmanoğlu… Şaşırt bizi!

Biz de alkışlamaya devam edelim…

***

BU GENÇLER DE SİZE İYİ BİR DERS OLSUN!

Trabzonspor’u yönetenlerin affedilmez hatalarının başında içi geçmiş, yetenekleri sınırlı, piyasaları 500-600 bin Euro civarında olan futbolcuları transfer ederken asgari 1,5 milyon Euro ödemeleri, azami de 3 milyon, 4 milyon Euro gibi astronomik rakamları gözlerini kırpmadan vermeleri… Sonra da, “Bu kadar kaynak yarattık, şu kadar karşılıksız parayı kulübün kasasına soktuk” diye hava atarken, borcun 1,5 yılda iki katına çıkmasını da döviz kurundaki yükselişe bağlama aymazlığı göstermekten geri durmuyorlar. Bunlar, pahalı aldıkları bir tek futbolcuyu bile aynı düzeyde bir rakama satamıyorlar. Çünkü dünyanın hiçbir ülkesinde Trabzonspor’u yönetenler gibi bonkör yönetici bulunmuyor. Ama bu yöneticiler, kendi işçilerine sıra geldiğinde asgari ücreti bile vermemek için kılı kırk yarıyorlar.

40 MİLYON LİRA KASAYA PARA KOYDULAR

Bordo-Mavili kulübün anlamsız pahalı transfer yerine genç oyunculara yatırım yapması, özellikle altyapısını verimli kullanması gerektiği bu sezon yapılan satışlarda da kendisini fazlasıyla gösteriyor. Bakın geçtiğimiz gün KAP açıklaması geldi. Göktan Gürpüz, kiralık olarak Karagümrük’e verildi. Bu oyuncunun kiralanmasından bir bedel alınıp alınmadığı belirsiz. Fakat Murat Cem Akpınar ve Hakan Yeşil gibi iki altyapı yetişkini oyuncuyla birlikte Bursaspor’dan 19 yaşında gelen Batuhan Kör’ün satışından KDV’ler dahil toplam 40 milyon lira kazandırdı. Bu oyuncular takımda forma şansı bile bulamadılar. Kenara atıldı, kiralık verildiler. 2’nci Lig düzeyinde oynadılar. Ama satılırken para getirdiler. Peki ya pahalı yabancılar bir lira getirdi mi? Onların büyük bölümü tazminat verilip gönderildi.

Bu bile Trabzonspor’un politikasının nasıl olması gerektiğini anlatan bir gösterge değil mi?

Tabii anlama yeteneği olanlar için!...

***

YÖNETİMİ KAÇ KEZ UYARMADIK MI?

AAnthony Nwakaeme Trabzonspor’da en başarılı olduğu ve taraftarın kendisine aşkla bağlı olduğu günlerde bile takım oyunu konusunda sorunlu bir isim olduğunu yazıp çiziyorduk. Savunmaya yardımı zayıftı, topla çok oyalanıyor, ne zaman pas, ne zaman orta, ne zaman şut atacağı konusunda verdiği kararların büyük bölümü yanlıştı. Takım arkadaşlarına zamanında pas atmayınca da birçok pozisyon harcanıp gidiyordu ama bir maçta yaptığı birkaç güzel hareket ve attığı ya da attırdığı bir gol tüm kusurlarını örtüyordu. Bu oyuncu takımdan ayrıldı. Aradan bir yıl geçmişti ki bir anda sosyal medya ve medya Nwakaeme’nin alınması için adeta kampanya başlattı. Geçen sezon bu transfer gerçekleşmedi. Ama bizler o günlerde de, “Yapmayın, bu oyuncuyu almak Trabzonspor’a büyük kötülüktür” diye yazdık çizdik.

‘ALMAYIN’ DİYE KAÇ KEZ YAZDIK DA DİNLEYEN KİM!

Bu sezon transfer dönemi başladığında da yine aynı manzarayla karşılaştık. Bir anda gündeme getirilen Anthony Nwakaeme transferinin ciddiye binebileceğini düşünmedik bile… Ancak Başkan Ertuğrul Doğan, ilgilerini ve transferin her an gerçekleşebileceğini söyleyince küçük dilimizi yutacak noktaya geldik. Oyuncunun hem yaşlılığı, hem kolektif futboldan uzak olduğunu, hem de son sezonunun yarısından fazlasını sakat geçirdiğini anlatan sayısız yazı yazıp, uyarılarda bulunduk. “Yapmayın böyle bir transfer ihanettir” noktasına işi taşıdık. Ama bizi kimse dinlemedi. Trabzonspor’un gerçek dostlarının biz olduğumuzun hiç önemi yoktu. Çünkü Başkan Ertuğrul Doğan sosyal medyanın ve yakın arkadaşlarının taleplerine göre Trabzonspor’u yönetiyordu. Taraftar ona tepki göstermesin de ne olursa olsun mantığıyla hareket ediyordu.

İNSAN BARİ BİR YILLIK SÖZLEŞME YAPARDI

Anthony Nwakaeme alındı. Hava alanında çok sayıda taraftara özel olarak karşılatıldı. Yani krallar gibi gelişi oldu. Bu oyuncuyla yıllık 2 milyon 75 bin Euro’dan bir de utanmadan 2 yıllık sözleşme yapıldı. Opsiyon bile konulmadı. Şimdi bu oyuncu zırt pırt sakatlanıyor. Gerçekten bunu duyduğumuzda da yönetenler adına utandım. Madem illa alınacak niçin bir yıl opsiyon konulmadı anlamak olanaksız… Öyle geliyor ki, Nwakaeme iki yıl büyük çoğunluğunda yatarak 4 milyon 150 bin Euro’yu cebine indirecek. Ve bu kadar yaşlı, bu kadar oyun disiplininden yoksun ve sürekli sakatlık riski taşıyan bir oyuncuyu transfer edenler de kendilerini topluma Trabzonspor’un haklarını korumak için mücadele ettikleri konusunda palavrasını atacaklar. Ama gerçek Bordo-Mavi renklere sevdalı olanlar bunu yemezler…Şimdi; kimse öteye beriye kaçmasın. Nwakaeme’nin transferini kimler gerçekleştirdiyse tüm alacaklarını ceplerinden ödesin.

Unutmayın ki Trabzonspor hiç kimsenin çiftliği değil…          

***

TRABZON MHP’NİN SABIR TAŞI ÇATLADI

31 Mart yerel seçimlerinden bu yana aslında AK Parti-MHP Cumhur ittifakı Trabzon ayağında sıkıntı var. AK Parti bütün olumlu güzel olanları kendi hanesine yazılmasını isterken, MHP Trabzon kanadı da sessiz sedasız Cumhur ittifakına sadık kalma noktasında mecburen “ya sabır” diyor. Trabzon’da Yerel yönetimlerde, belediyelerde, kamuda yâda özel sektörde işe alımlarda sanmayın ki MHP ye ortak gibi davranılıyor onlara kontenjan hakkı tanınıyor. Böyle bir şey yok! Eziyet ortak ama nimetler değil anlayacağınız. MHP’liler bu duruma kırgın ve tepkili doğal olarak. Trabzon MHP’den bir partili ise durumu farklı açıdan şöyle özetliyor:

“ Bu haksızlıklara rağmen parti içinden ve dışından birçok ayak oyunlarına ve aslı astarı olmayan dedikodulara rağmen MHP Trabzon İl Başkanı Ömer Ayar ve ekibinin ayakta kalması çok önemli. Bizler buna şahidiz. Hakkını teslim etmek gerek. Başkanın başarısı azmi ve gayreti bazılarını deliye çevirse de o yoluna emin adımlarla devam ediyor”

***

GAZETECİLER CEMİYET’İNDE SKANDAL!

Gazeteci-yazar Orhan Uğuroğlu üyesi olduğu Ankara Gazeteciler Cemiyeti’nde yaşanan skandalları kaleme alırken Trabzon’da son dönemde TGC de yaşananlar geldi aklımıza. Uğuroğlu’nun yazısındaki çarpıcı bölümde şu ifadeler var:  Gazeteciler Cemiyeti’nin 43 yıldır kesintisiz yayınladığı 24 Saat Gazetesi” artık basılmıyor. Yönetim zafiyetinden kaynaklanan nedenlerle gazetemiz yönetim tarafından kapalı kapılar ardında yapılan pazarlıkla “sudan ucuza” elden çıkarılmıştır.

Türk basınının yüz akı olması gereken bir kurum, nasıl olur da yönetim zafiyeti yüzünden kendi gazetesini basamayacak duruma gelir? Kaynaklar gizli dağıtılıyor. Cemiyetin parasal kaynaklarının varlığı, kullanımı ve harcanması tam bir gizlilik içinde yürütülmektedir. Cemiyet adına Avrupa Birliği’nden sağlanan milyonlarca liralık projelerde de şeffaflık yoktur Bir kaç Yönetim Kurulu üyesi kendi tespit ettikleri maaşlarla yönettikleri projeler hakkında değil üyelere, yönetim kuruluna bile bilgi vermemekte, her türlü bilgi talebini reddetmektedir. Gazeteciler Cemiyeti tarihinde ilk kez bu kadar büyük bir “itibar kaybı” ile karşı karşıyadır. Hepimizin ortak değerlerini ve Cemiyetimizin geleceğini korumak için harekete geçme zamanı artık gelmiştir”