23.02.2026 KILÇIK

ORTAHİSAR’DA İMAR DÜZENLEMESİ MASADA

Ortahisar Belediyesi, Çukurçayır Mahallesi Özkaymaklı mevkiinde 3194 Sayılı İmar Kanunu’nun 18. Maddesi kapsamında bir uygulama yapacak. Belediye Başkanı Ahmet Kaya, sürecin vatandaşları mağdur etmeyecek şekilde yürütüleceğini belirtti.

Başkan Kaya, mahalle halkıyla yaptığı toplantıda, “Benim olduğum yerde hiçbir vatandaşımızın mağdur olmasına izin verilmez” dedi. Belediye yetkilileri de uygulamanın yasal bir zorunluluk olduğunu, planlama sürecinin Trabzon Büyükşehir Belediyesi ile koordineli yürütüldüğünü vurguladı.

Vatandaşların talep ve önerileri toplantıda dinlendi, sorular yanıtlandı. Belediye, sürecin istişareyle ve hakların korunarak yürütüleceğini söylüyor.

Önemli olan, verilen sözlerin pratiğe yansıyıp yansımayacağı. İmar uygulamaları her zaman hassastır; doğru ve şeffaf bir iletişimle yürütülmezse küçük hatalar büyük mağduriyetler doğurabilir. Özkaymaklı sakinlerinin beklentisi açık: Hakları korunacak ve süreç net olacak.

Bu uygulama, hem yasanın gereğini yerine getirmeli hem de vatandaşın güvenini sağlamalı. Sözler iyi, ama asıl sınav sahada başlıyor.

***

İFTAR SOFRALARINDA BİRLEŞEN TRABZON

Trabzon’da Ramazan ayı, sadece takvimde bir gün değil; adeta şehrin sokaklarına, meydanlarına ve yüreklerine taşan bir coşku. Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği etkinliklerle bu mübarek ayın ruhu, şehrin dört bir yanında hissediliyor. Pazarkapı’daki etkinlik çadırı, her akşam çocukların kahkahalarıyla dolup taşarken, aileler de onların neşesine ortak oluyor. “Hacivat-Karagöz gösterileri, yüz boyama etkinlikleri ve pamuk şeker ikramlarıyla minikler adeta zamanın nasıl geçtiğini unutturuyor.”

Ama Ramazan Trabzon’da sadece çocukların değil, herkesin bir araya geldiği, paylaştığı bir ay. Kent genelinde kurulan iftar sofralarında binlerce insan yan yana oturuyor, aynı bereketi ve aynı sevgiyi paylaşıyor. Ve sahneye çıkan tasavvuf müziği sanatçılarının notaları, kalplerde manevi bir huzur bırakıyor. “Dün akşam Ubeydullah Sezikli’nin konserinde de bu duyguyu görmek mümkündü; alanda yürüyen her adımda Ramazan’ın ruhunu hissetmek mümkündü.”

İlçelerde de hareketlilik sürüyor. “Tekne Orucu” etkinlikleriyle çocuklar Ramazan sevincini yaşarken, Başkan Ahmet Metin Genç’in ziyaretleri, hastalara, yaşlılara, gazilere ve şehit ailelerine olan samimi ilgiyi gözler önüne seriyor. Günün sonunda halkla birlikte kurulan iftar sofralarında ise hem dayanışma hem de şehirli olmanın gururu bir arada yaşanıyor.

Ramazan Trabzon’da sadece bir ibadet değil; paylaşmak, bir arada olmak ve şehrin tüm renklerini birlikte solumak demek. Bu ay boyunca her etkinlik, her sohbet, her konser; hem çocukların hem de büyüklerin yüreğine dokunuyor. Başkan Genç’in de dediği gibi, “Ramazan-ı Şerif’in paylaşmanın, dayanışmanın ve birlik beraberliğimizin pekişmesine vesile olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyoruz.”

Trabzon’un bu mübarek ayı dolu dolu yaşaması, şehrin manevi atmosferini bir kez daha gözler önüne seriyor. Ve itiraf edelim ki, “Böyle anlarda insan, şehrin kalbinin attığını hissediyor.”

***

TRABZON’UN SAKLI HAZİNELERİ VE BİZ

Trabzon… Yeşilin binbir tonu, sisli dağları, hırçın Karadeniz dalgalarıyla örülü, tarih kokan bir şehir. Ama itiraf edelim ki, biz Trabzonlular bazen gözümüzün önündeki bu hazineleri fark etmiyoruz.

Mesela Vazelon Manastırı ve Kuştul Manastırı… Yüzyıllardır ayakta duran taş yapılar, görkemli manzaraları ve sessiz hikâyeleriyle baş başa kalmak için muhteşem yerler. Ama çoğu zaman biz burayı sadece “orada bir yer, bir gün gideriz” deyip erteliyoruz. Oysa turistler kilometrelerce yol kat edip buradaki taşlara, taşın üzerinde yaşayan tarihe hayran kalıyor.

Limni Gölü… Masmavi suyu, etrafındaki orman ve dağlarla birleşince sanki kartpostallık bir tablo çıkıyor karşınıza. Ama biz, hafta sonu kahvemizi içip sahile bakarken bile çoğu zaman bu güzelliğin farkına varamıyoruz.

Santa Harabeleri ve Atatürk Köşkü… Biri geçmişin sessiz tanığı, diğeri Cumhuriyet’in izlerini taşıyan bir mekân. Ziyaret eden turistler için burası “gezilecek yerler listesinde” önemli bir nokta. Bizler ise bazen sadece dışarıdan bakmakla yetiniyoruz.

Ve tabii Uzungöl… Trabzon’un belki de en çok fotoğrafı çekilen yerlerinden biri. Ama turistler çoğu zaman bir günü buraya ayırırken, bizler hafta sonu trafiği derken sadece üzerinden geçip gidiyoruz.

Belki de asıl mesele, yakınımızdaki değerleri fark etmek. Tarihi ve kültürel mekânları gezmek, sadece fotoğraf çekmek değil; geçmişle bağ kurmak, kendi köklerimizi hatırlamak demek.

Trabzon, sadece turistlerin gözünde değil, bizim de içinde yaşadığımız bir hazine. Bir gün biraz daha bilinçli, biraz daha meraklı olursak, şehrimizi turistlerin gözünden değil, kendi kalbimizin gözüyle keşfederiz. O zaman fark edeceğiz ki, Vazelon’dan Uzungöl’e kadar uzanan bu miras, sadece manzara değil; bizimle yaşayan bir hikâye.

***

RAMAZAN PİDESİ SAĞLIKLA BULUŞSUN

Ramazan ayı geldiğinde, sofralarımızın baş tacı pidedir. Sıcacık, mis gibi kokusuyla iftar sofralarımızı şenlendiren bu geleneksel lezzet, yıllardır beyaz unla hazırlanıyor. Ancak son yıllarda Trabzon’da bir ses yükseliyor: “Acaba pide de sağlıklı olabilir mi?”

Şeker hastaları, diyet yapanlar ve kilo kontrolüne dikkat edenler için beyaz un, ne yazık ki pek dost değil. Oruç tutarken sağlıklı kalmak isteyenler, yulaf ve saf buğday ekmeğini tercih ediyor. Peki, neden Ramazan pidesi aynı sağlığı sunmasın?

Vatandaşlar haklı olarak soruyor: “Yulaf ve saf buğday ekmeği varsa, neden pidesi olmasın?” Bu, sadece bir talep değil; aynı zamanda geleneğimizi sağlıklı bir şekilde sürdürme isteği. Ramazan sofralarımızda hem lezzet hem sağlık bir arada olmalı.

Belki biraz deneme yanılma gerekecek, belki geleneksel tarif biraz değişecek. Ama inanın, bu küçük değişim, hem kalbimizi hem midemizi mutlu edecek. Sağlıklı Ramazan pidesi, sadece kilo dostu değil, aynı zamanda bilincimizin de bir yansıması olacak.

Gelin, Trabzon’da pideyi de yulaf ve saf buğdayla buluşturalım. Hem gelenek yaşasın hem sağlık soframızda yerini bulsun. Ramazan, paylaşmanın ve özeni göstermenin ayıdır; neden pidesi bu özenin dışında kalsın ki?