23.02.2025 KILÇIK
HÜSEYİN KAZAZ ELDEN GİDECEK Mİ?
Trabzon’un ilk belediye başkanı Hüseyin Kazaz’ın adını taşıyan yapı, şehrin hafızasında derin izler bırakmış bir mekân. Osmanlı’nın son dönemlerinden Cumhuriyet’e uzanan süreçte cezaevi olarak kullanılan bu tarihi bina, taş duvarlarının ardında sayısız acıya, hüzne ve insan hikâyelerine tanıklık etti. Kim bilir, hangi hayatlar bu duvarlar arasında törpülendi, hangi umutlar burada söndü?
Ancak zaman, her şeyi olduğu gibi bu binanın kaderini de değiştirdi. Merhum Belediye Başkanı Orhan Karakullukçu’nun vizyonu ve çabalarıyla restore edilen bina, hapishaneden kültür merkezine dönüşerek Türkiye’deki ilk örneklerden biri oldu. Bu dönüşüm, sadece fiziksel bir değişim değil, aynı zamanda bir anlamın, bir kimliğin yeniden inşasıydı.
Hüseyin Kazaz Kültür Merkezi, butik bir yapı olmasına rağmen, Trabzon’un kültür ve sanat hayatına önemli katkılar sundu. Sahnesinde amatör tiyatro toplulukları nefes aldı, Türk Sanat Müziği ve Türk Halk Müziği konserleri yankılandı, konferanslar düzenlendi, okulların yıl sonu müsamereleriyle genç yetenekler kendini gösterdi. Salonlarında açılan sergiler, sanatın farklı renklerini Trabzon’a taşıdı. Kısacası, bu merkez, Trabzon’un kültürel nabzını tutan bir kalp gibi attı.
Ancak şimdilerde bu kalbin atışları düzensizleşmiş gibi. Kültür Merkezi’nin tahsisinin Ortahisar Belediyesi’nden alınıp Trabzon Valiliği’ne devredilmesi, sanatçılar ve sanatseverler arasında tedirginlik yarattı. Valiliğin eski Hükümet Konağı’na taşınmasıyla birlikte, bu tarihi yapının kültürel amaçlarla kullanılıp kullanılmayacağı belirsizliğini koruyor.
Sanatçıların ve Trabzon halkının endişesi büyük. Acaba bu tarihi mekân, yeniden bir sessizliğe mi gömülecek? Yoksa Valilik, bu merkezin kültürel mirasını koruyarak, sanatın ve kültürün hizmetine sunmaya devam edecek mi? Trabzon Valisi’nin bu konuda duyarlı bir yaklaşım sergileyeceğine ve sanatçıların etkinliklerine devam edebilmesi için gerekli planlamayı yapacağına inanmak istiyoruz.
Trabzon, “Kültür Kenti” söylemini yıllardır dillendiriyor, bu söylemin altını dolduracak donanımlı bir kültür merkezi bir türlü inşa edilemiyor. Hüseyin Kazaz Kültür Merkezi gibi tarihi bir yapı, bu eksikliği bir nebze olsun gidermeye çalışıyordu. Eğer bu merkez de kültürel hizmetlere kapatılırsa, “Kültür Kenti Trabzon” söylemi iyice havada kalacak.
Trabzon’un kültür ve sanat alanındaki potansiyeli göz önüne alındığında, bu tür mekânların korunması ve geliştirilmesi büyük önem taşıyor. Hüseyin Kazaz Kültür Merkezi, sadece bir bina değil, Trabzon’un kültürel kimliğinin bir parçası. Bu kimliğin korunması ve gelecek nesillere aktarılması, hem yerel yönetimlerin hem de devletin sorumluluğunda.
Umarız ki, bu tarihi mekân, sanatın ve kültürün ışığıyla aydınlanmaya devam eder. Çünkü bir şehrin ruhu, ancak kültür ve sanatla beslenerek yaşar. Trabzon’un ruhunu diri tutmak, hepimizin ortak sorumluluğu.
***
AHMET METİN GENÇ’İN SUSKUNLUĞU!
Trabzon’un kültürel mirasının önemli bir parçası olan Hüseyin Kazaz Kültür Merkezi’nin geleceği belirsizliğini korurken, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’in bu konudaki sessizliği dikkat çekiyor. Trabzon’un kültür ve sanat hayatına yönelik bu kritik meselede, Genç’in herhangi bir açıklama yapmaması veya konuya dair bir girişimde bulunmaması, şaşkınlıkla karşılanıyor.
Trabzonspor gibi spor kulübü konularında sık sık açıklamalara imza atan, hatta bu konularda oldukça aktif bir tutum sergileyen Ahmet Metin Genç’in, Hüseyin Kazaz Kültür Merkezi gibi kültürel bir mirasın geleceği söz konusu olduğunda sessiz kalması, akıllara “siyasi rantın azlığı” sorusunu getiriyor. Acaba Genç, bu konunun kendisine siyasi bir kazanç sağlamayacağını düşünerek mi sessiz kalmayı tercih ediyor?
Bilindiği üzere, Ahmet Metin Genç’in Trabzon AK Parti üzerindeki ağırlığı, milletvekillerinden bile önde. Valilikle iletişim kurarak bu konuyu rahatlıkla çözebilecek bir konumda olmasına rağmen, bu meseleye el atmaması, kültürel faaliyetlere olan ilgisizliğinin bir göstergesi mi? Yoksa Genç için kültür ve sanat, siyasi öncelikler listesinde oldukça gerilerde mi kalıyor?
Trabzon’da kültürel faaliyetler, Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu döneminde dibe vurmuştu. Ardından Murat Zorluoğlu’nun belediye başkanlığı döneminde daha da aktif hale gelmişti. Ancak Ahmet Metin Genç’in başkanlığıyla birlikte, bu alanda adeta bir geri dönüş yaşandığı gözlemleniyor. Kültür ve sanat, Genç’in öncelikleri arasında maalesef hak ettiği yeri bulamıyor gibi.
Ahmet Metin Genç’in bu suskunluğu, sadece bir bina meselesi değil, Trabzon’un kültürel kimliğiyle ilgili bir meseledir. Hüseyin Kazaz Kültür Merkezi, şehrin hafızasında önemli bir yere sahipken, bu mirasın korunması ve gelecek nesillere aktarılması, yerel yönetimlerin en temel görevlerinden biridir.
***
TAMER ERDOĞAN’A NE DEMELİ?
Bir bürokrat düşünün ki, çalıştığı ilde yönettiği alanın “SELA”sı okunsun ve o görev yapmaya devam etsin. Bunu biz söylemiyoruz, bizzat Turizm Bakanı kendi ağzıyla söyledi! Peki, bu çarpıcı ifadeden sonra Tamer Erdoğan kendine bir ders çıkardı mı? Maalesef HAYIR!
Tamer Erdoğan’ın Trabzon İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’ndeki performansı, adeta bir “nasıl olmaması gerektiği” dersi niteliğinde. Özellikle sağlık turizmi için açılan Trabzon-Tiflis hattındaki başarısızlık, Erdoğan’ın yönetim anlayışını tüm çıplaklığıyla ortaya koydu. Şık takım elbiselerle toplantılara koşup, proje çöktüğünde ortadan kaybolmak, ne yaman bir çelişki değil mi?
Ancak Erdoğan’ın görev alanı sadece turizmle sınırlı değil. Kentin kültürü de onun sorumlulukları arasında. Peki, Hüseyin Kazaz Kültür Merkezi gibi Trabzon’un kültürel mirasını ilgilendiren kritik bir meselede Tamer Erdoğan nerede? İki satır konuşma becerisi göstermesi gerekirken, yine ortalarda yok!
Trabzon İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, siyasi bir basamak değildir. Eğer Tamer Erdoğan’ın siyasetten bir beklentisi varsa, lütfen kentin yakasını bıraksın! Çünkü Trabzon, tarih kokan, kültür başkenti olan bir şehirdir. Bu şehir, siyasi hesapların değil, kültür ve sanatın gölgesinde yaşamalıdır.
Trabzon, tarihiyle, kültürüyle, sanatıyla bir marka şehirdir. Bu şehrin yöneticileri, bu kimliği korumak ve geliştirmekle yükümlüdür. Tamer Erdoğan’ın bu sorumluluğu üstlenmediği açıkça ortada. Eğer siyasi hesaplar peşinde koşmaya devam edecekse, lütfen Trabzon’un yakasını bıraksın ve bu şehre gerçekten hizmet edecek birine yol versin.
Trabzon, tarih kokar. Trabzon, kültür başkentidir. Bilmem anlatabildik mi?
***
AHMET KAYA’YA SESLENİYORUZ!
Ahmet Kaya’nın aklında, Trabzon’a modern bir kültür sanat merkezi kazandırma projesi olduğunu biliyoruz. Bu proje, sadece bir bina inşası değil, Trabzon’un kültürel kimliğini yeniden canlandıracak, sanatçıların nefes alacağı, sanatseverlerin buluşacağı bir mekân olacak. Ancak ekonomik şartların zorluğu, böyle bir projenin hayata geçirilmesini güçleştiriyor. Ahmet Kaya’nın bu zorlukların farkında olduğunu biliyoruz, ancak yine de inanıyoruz ki, eğer bu kente bir kültür merkezi yapılacaksa, bunu Ahmet Kaya’dan başka kimse yapmayacak.
Diğer yöneticilerin tutumları, özellikle Hüseyin Kazaz Kültür Merkezi’nin tahsisinin Valiliğe devredilmesi sürecindeki sessizlikleri, Trabzon’un kültür ve sanat hayatına olan ilgisizliklerini açıkça ortaya koydu. Bu süreçte, Ahmet Kaya’nın kültür ve sanata verdiği önem, Trabzon için bir umut ışığı oldu. Ancak bu ışığın sönmemesi için, sadece belediye başkanının çabaları yetmez. Trabzonlu iş adamlarına, sanatseverlere ve kent halkına büyük bir görev düşüyor.
Trabzonlu iş adamlarına da sesleniyoruz: Ahmet Kaya’ya destek verin ve bu kenti yerden kaldırın! Bir kültür sanat merkezi, sadece bir bina değil, Trabzon’un geleceğine yapılacak bir yatırımdır. Bu proje, şehrin kültürel kimliğini güçlendirecek, sanatçıların üretimlerini sergileyeceği, genç yeteneklerin keşfedileceği bir mekân olacak.