22.06.2025 KILÇIK

AYNI HATALAR, YENİ KRİZLER!

Ortahisar Belediyesi'nin içinde bulunduğu mali darboğaz, bugün kimseyi şaşırtmıyor.
Zira yıllardır süregelen plansız personel alımları, hesapsız harcamalar ve savurgan yönetim anlayışı, bu sonucu kaçınılmaz kıldı.

Belediye kasasındaki her kuruşun kıymetli olduğu bir dönemde, hâlâ maaşlar kılı kırk yararak ödeniyor.
Çok elzem olmadıkça işçi alımları durdurulsa bile, belediye yönetimi kurumu ayakta tutmaya çalışıyor.

En acısı da şu:
Belediyeye aktarılan devlet gelirlerinin önemli bir kısmı, geçmişte ödenmemiş SGK prim borçlarının faizlerine gidiyor.
Yani bugün yapılan her ödeme, dünün sorumsuzluğunun bedeli.

Peki bu tablo nasıl oluştu?
Sürpriz yok. Ortahisar’da yıllarca görev yapan Ahmet Metin Genç, geride hem mali hem de yönetsel anlamda ağır bir enkaz bıraktı.

Ancak esas endişe verici olan, bu anlayışın şimdi Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nde de devam ediyor olması.
Büyükşehir Belediyesi, neredeyse Türkiye’nin en borçlu belediyeleri arasına girmiş durumda ve gidişat hiç de iyi görünmüyor.

Üstelik aynı hatalar burada da tekrarlanıyor.
Personel fazlası olduğu halde, yeni işçi alımları sürüyor.
Sosyal belediyecilik adı altında yapılan projeler, vitrinlik olmaktan öteye geçemiyor.
Finansman eksikliği krediyle kapatılıyor; yani borç, borçla çevrilmeye çalışılıyor.

Bu tablo sürdürülebilir değil.
Eğer kaynaklar akılcı şekilde kullanılmaz,
israftan vazgeçilmez
ve liyakate dayalı bir yönetim anlayışı benimsenmezse,
Trabzon Büyükşehir Belediyesi'nin önümüzdeki yıllarda yönetilemez bir yapıya dönüşmesi işten bile değil.

Günün sonuda;
Ortahisar’da yaşananlar bir uyarı niteliğindeydi.
Ama ne yazık ki, uyarılar dikkate alınmadı.
Aynı tas, aynı hamam...
Olan ise, Trabzon halkına oluyor.

***

GANİTA’DA HAYAT VAR!

Dün gazeteci arkadaşlarla birlikte biraz nefes almak, şehrin temposundan uzaklaşıp denizin sesine kulak vermek için Ganita’nın yolunu tuttuk. İyi ki de gitmişiz...

Ganita’da adeta hayatın yeniden yazıldığına şahit olduk. Her yer cıvıl cıvıldı. Restoranlar, kafeler hınca hınç doluydu; oturacak bir sandalye bile bulmak mümkün değildi. Ama bu kalabalık rahatsız eden türden değil, aksine insana yaşadığını hissettiren, şehre umut veren bir canlılıktı.

Çimenlerin üzerinde piknik yapan aileler, koşturan çocuklar, kahkahası denize karışan gençler... Her bir karede ayrı bir güzellik vardı. Denizdeki gezinti vapuru ise tabir yerindeyse iğne atsanız yere düşmeyecek kadar doluydu.

Trabitaş’ın işlettiği restoran ve kafeler çeşit çeşit lezzet sunuyor. Yemeğinden tatlısına, dondurmasından soğuk içeceğine kadar her şey özenle düşünülmüş. Sadece yerel halk değil, Körfez ülkelerinden gelen turistlerin de ilk uğrak noktası haline gelmiş Ganita. Bu da bölgenin turizm potansiyeli açısından oldukça sevindirici.

Ganita’yı gezerken aklımda hep şu cümle döndü durdu:
“İyi ki böyle bir yer Trabzon’a kazandırılmış.”

Bu vesileyle, bu güzel projenin mimarı olan önceki Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Murat Zorluoğlu’nu gönülden tebrik ediyorum. Ayrıca tesislerin işletilmesinde gösterilen titizlik ve detaylara verilen önem nedeniyle idari kadroya da teşekkür etmek gerekiyor.

Ganita, sadece bir sahil değil artık; bir yaşam alanı, bir nefes, bir umut… Ve Trabzon’a çok ama çok yakışıyor.

***

EKONOMİ TURİZMLE CANLANACAK!

Trabzon, tarihiyle, doğasıyla ve kültürel mirasıyla Karadeniz’in incisi olmaya devam ediyor. Ancak bu güzelliklerin ekonomik bir karşılık bulması ve kentin kalkınmasına katkı sağlaması için sadece sahip olmak yetmiyor; tanıtmak, anlatmak, göstermek gerekiyor. İşte tam da bu noktada Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’in son dönemde hem yurt içinde hem de yurt dışında gerçekleştirdiği temaslar dikkat çekiyor.

Başkan Genç, Trabzon turizmini canlandırmak, şehri daha görünür ve cazip kılmak adına önemli temaslar kuruyor. Yurt dışı ziyaretleri, kardeş şehir anlaşmaları, Trabzon günleri gibi etkinlikler, kentin tanıtımı açısından ciddi katkılar sunuyor. Bu tür çalışmalar, sadece birkaç basın açıklamasıyla geçiştirilecek işler değil. Devamlılık ister, takip ister, iş birliği ister. Ve anlaşılan o ki, Trabzon bu konuda doğru bir yolda ilerliyor.

Şehrimizin sanayi anlamında büyük bir güce sahip olmaması, tarımsal ürünlerin de hak ettiği değeri bulamadığı bir dönemde olmamız, turizmi Trabzon’un ekonomisi için daha da kritik bir noktaya taşıyor. Turizm sadece otel doluluk oranları demek değildir. Esnafın yüzünün gülmesi, ulaşım sektörünün canlanması, yerel ürünlerin değerlenmesi, gençlerin iş bulma şansının artması demektir. Kısacası turizm, Trabzon’un nefes borusudur.

Yapılan bu çalışmaların etkisini, inşallah önümüzdeki günlerde hep birlikte göreceğiz. Önemli olan, yapılan işlerin sadece vitrin değil, aynı zamanda derinlikli bir stratejiye dayanmasıdır. Tanıtım kadar geri bildirim, planlama kadar sürdürülebilirlik de önemlidir. Turistik potansiyelimiz ne kadar büyükse, bu potansiyelin doğru yönetimi de bir o kadar önemlidir.

Bu anlamda Trabzon Büyükşehir Belediyesi’ne büyük görev düşüyor. Yapılan organizasyonların geçici bir etki yaratmakla kalmayıp, kalıcı bir turizm vizyonuna dönüşmesi gerekiyor. Başkan Ahmet Metin Genç’in attığı adımlar umut verici. Ama unutmamalıyız ki, turizm sadece bir kurumun değil, tüm kentin ortak meselesidir.

Trabzon’un güzelliklerini dünyaya anlatmak için hep birlikte daha çok çalışmalı, bu güzel şehri hak ettiği yere taşımak için her fırsatı değerlendirmeliyiz.

***

SOKAKTAN SEVGİYE UZANAN YOL

Trabzon’da, 2018 yılından beri can dostlarımız için kurulmuş özel bir alan var. Geniş bir arazi üzerine yayılan ve kapalı alanıyla hayvanlara kucak açan bu merkezde, alanında uzman veterinerler ve özverili bakım ekibi birlikte çalışıyor. Burada sadece bir barınak değil, aynı zamanda hayvanların sağlıklarının korunup iyileştirildiği, güvenle yaşayabildikleri bir yuva var.

Son bir buçuk yılda binlerce hayvanın kısırlaştırılması, aşılanması ve tedavi edilmesi gibi işlemler yapıldı. Bu çalışmaların en güzel yanıysa, birçok köpeğin sıcak bir yuvaya kavuşması oldu. Burada kalan köpeklerin sayısı kapasitenin altında, bu da gösteriyor ki amaç sadece onları barındırmak değil; onları sokaktan alıp yeni bir hayata hazırlamak.

Merkezin içinde yer alan mama üretim tesisi ise ayrı bir başarı hikayesi. Yemek artıkları gibi organik atıklar toplanıp, özenle mama haline getiriliyor ve hayvanların beslenmesinde kullanılıyor. Hem çevreye hem de hayvanlara saygı gösteren bu uygulama, israfın önüne geçerken sevgimizi de büyütüyor.

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’in de dediği gibi, sokaktan aldığımız dostlarımızı önce güvence altına alıyoruz; ama asıl hedefimiz onların burada kalması değil, onları sevgi dolu yuvalara kavuşturmak. Bu proje sadece bir hayvan bakım merkezi değil, aynı zamanda toplumsal duyarlılığı artıran, yaşamın değerini anlatan bir seferberlik.

Doğaya ve canlılara duyduğumuz saygı, bu merkezde somutlaşıyor. Orada çalışan herkesin yüreğinde sevgi var, büyük bir özveriyle çalışıyorlar. Umarım bu güzel örnek, başka şehirlerimize de ilham olur. Çünkü yaşam, paylaştıkça çoğalır; dostluklar, sevgiyle beslenir.