21.10.2025 KILÇIK

ENDİŞELENDİREN ‘SUSUZLUK’ RAPORU
Doğu Karadeniz’de yağış miktarı son 52 yılın en düşük seviyesinde ölçüldü

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün yayımladığı rapor, Türkiye genelinde olduğu gibi Doğu Karadeniz’de de su kaynakları açısından endişe verici veriler ortaya koydu. 12 aylık ölçümleri içeren 2025 su yılı yağışları, son 52 yılın en düşük seviyesinde kaydedildi.

Uzmanlar, bu düşüşün yarım asrı aşkın süredir görülmediğini belirterek, özellikle “yağış bakımından zengin” kabul edilen Karadeniz için dikkat çekici bir tablo oluştuğunu ifade etti. Bölgedeki yağış miktarının, 2024 su yılına göre yüzde 7 azaldığı tespit edildi.

Her yıl suyun korunmasına yönelik birçok etkinlik düzenleniyor. Son olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan’ın da katılımıyla İstanbul’da gerçekleştirilen Uluslararası Sıfır Atık Forumu, farklı ülkelerden bakanları, akademisyenleri ve temsilcileri bir araya getirdi. Forumda, “gelecek nesillere su ve hayat bırakmak zorundayız” mesajı verildi.

Uzmanlar, “yağmurdan şikâyet edenlerin artık bir kez daha düşünmesi gerekiyor” diyerek, bölgedeki su kaybına karşı farkındalık çağrısı yaptı.

***

ÇİLEKLİ DÜŞLER KÖYÜ: UMUDA AÇILAN KAPI

Ne zaman çocukların kahkahasını duysam, içimde bir yer hep iyileşir. Çünkü onların dünyasında kötülük yoktur, hesap yoktur, yarış yoktur. Sadece merak, oyun ve saf bir sevgi vardır. İşte bu yüzden Trabzon’da hayata geçirilecek “Çilekli Düşler Köy Yaşam Merkezi” projesini ilk duyduğumda yüzümde kocaman bir tebessüm oluştu.

Trabzon Büyükşehir Belediyesi ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle hayata geçirilen bu merkez, sadece bir “etkinlik alanı” değil; çocuklar için hazırlanmış koca bir düş bahçesi. Çilekli Mahallesi’nde uzun süredir atıl durumda olan bir binanın yeniden düzenlenmesiyle kuruluyor. Düşünün… Bir zamanlar sessizliğe gömülmüş bir yer, şimdi çocuk sesleriyle, kahkahalarla ve meraklı bakışlarla dolacak.

Projenin amacı basit ama çok anlamlı: çocukların üretmeyi, paylaşmayı ve doğayı tanımayı öğrenmesi. İçeride çömlekten takıya, el sanatlarından mutfak atölyesine kadar pek çok etkinlik alanı yer alıyor. Dışarıdaysa hobi bahçeleri, itfaiye oyun alanları, kamp köşeleri, yayık ve değirmen uygulamaları gibi doğayla iç içe deneyimler çocukları bekliyor.

Bir çocuk düşünün… Ellerini çamura bulamış, ilk kez kendi çömleğini yapıyor. Sonra onu arkadaşına gösterirken gözleri ışıl ışıl parlıyor. İşte o an, hiçbir başarı belgesi ya da karne notu, o mutluluğun yerini tutamaz. Çünkü o çocuk üretmenin ve başarmanın içten gelen hazzını yaşıyor.

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, projeyi anlatırken şöyle diyor: “Bizim için geleceğe yapılacak en kıymetli yatırım, çocuklarımıza yapılan yatırımdır.” Bu cümle kulağa sade geliyor ama aslında çok derin bir anlam taşıyor. Çünkü bugünün çocuğu, yarının öğretmeni, sanatçısı, mühendisi, belki de yöneticisi olacak.

Bu proje sadece bir sosyal çalışma değil, şehrin kalbine ekilmiş bir umut tohumu. Çocuklar burada sadece öğrenmeyecek; dokunacak, koklayacak, hissedecek, düşleyecek. Ve belki de yıllar sonra biri bu merkezin önünden geçerken, “Ben burada toprağa ilk kez dokunmuştum” diye gülümseyecek.

Bir şehir, çocuklarını mutlu edebildiği kadar güçlüdür. Eğer Trabzon’un sokaklarında biraz daha fazla çocuk kahkahası duyulacaksa, bu proje amacına ulaşmış demektir.

Ne güzel bir düşüncedir şu ‘Çilekli Düşler Köyü’…
Çünkü bazı düşler sadece çocukların değil, bütün bir şehrin yüzünü güldürür.

***

RİNGDE CESUR, HEDEF OLİMPİYAT!

Trabzon’un gururu Havvanur Kethüda, dört aylık yoğun bir kamp döneminin ardından bir kez daha göz doldurdu. Sağ omzundan sakatlanmasına rağmen karşısına çıkan deneyimli sporcuları geride bırakan Havvanur, Çekya’da çıktığı final maçında altın madalyayı kazandı. Trabzon’a döndüğünde ise bir yandan kutlamalar, ziyaretler ve teşekkür programlarıyla koşturuyor, diğer yandan idmanlarını ve okulunu hiç aksatmıyordu. Trabzon Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emin Aşıkkutlu da bu azmi için Havvanur’a özel bir teşekkür belgesi verdi.

Kendisiyle sohbet ettiğimizde gözlerinde hem kararlılık hem de samimiyet vardı: “Gençlerde Avrupa Şampiyonluğunu kazanarak geldim. Son kampımız Kastamonu’daydı. Şimdi sırada büyükler kategorisi var. Orada herkes adınızı biliyor, göz önündesiniz ve uluslararası platformlarda kendinizi göstermek zorunda kalıyorsunuz. 2028 Los Angeles Olimpiyatları en büyük hedefim, madalya kazanmak için var gücümle çalışıyorum. Ringde kendimi buluyorum, odaklandığımda rakip ayırt etmiyorum.”

Para teklifleri de gelmiş tabii; Fenerbahçe’den teklif almış ama ailesi ve kendi bağlılığı nedeniyle Trabzonspor’dan ayrılmamış. “Burada çok çalışıp standart şeyler kazanıyor olabilirim; ama her şeyi paraya dökmek bana doğru gelmiyor. İki katını verseler de Trabzonspor’dan gitmeyeceğim. Bir sporcunun psikolojisi, duyguları para ile satın alınamaz,” diyor.

18 yaşındaki Havvanur’un hayatı sadece ringlerden ibaret değil. Lise eğitimini Araklı’da tamamlamış, Gastronomi okumuş, annesiyle birlikte yemek hazırlıyor, mutfakta da disiplinli. Çocuk yaşta fındıkta, çayda, taş ocağında çalışmış; zorluklardan yılmıyor, aksine daha da hırslanıyor. Şimdi Trabzon Üniversitesi’nde Antrenörlük Bölümü öğrencisi. “Haftanın her günü antrenmanım var; hiçbirini aksatmıyorum. Başarı için devamlılık ve azim şart. Önce üniversiteler arası maçlarda, ardından büyükler kategorisinde ve olimpiyatlarda altın madalya hedefliyorum,” diyor.

Havvanur Kethüda, madalyaları kadar içtenliği, bağlılığı ve azmiyle de örnek oluyor. Ringdeki cesareti, mutfaktaki disiplini ve hayat felsefesi, onun çok daha büyük başarılara koşacağını şimdiden müjdeliyor. Trabzon’un bu genç şampiyonu, hem şehrin hem de ülkenin gururu.

***

AKYAZI NEDEN AYDINLATILMIYOR?

Trabzon’un spor hayatında büyük öneme sahip Akyazı Spor Kompleksi, sadece tesisleriyle değil, bulunduğu bölgenin çevresel düzenlemeleriyle de dikkat çekmeli. Ancak maalesef, uzun süredir bölgedeki sokak lambalarının yanmaması, hem sporcuları hem de vatandaşları ciddi bir tehlikeyle karşı karşıya bırakıyor.

Özellikle hava karardıktan sonra, ağaçlık ve tenha olan bu alan adeta bir karanlık tünele dönüşüyor. Göz gözü görmüyor. Bu durum, sadece yayaların değil araç sürücülerinin de güvenliğini tehlikeye atıyor. Oysa modern şehircilikte aydınlatmanın ne kadar önemli olduğu, gece güvenliği için vazgeçilmez olduğu bilinen bir gerçek. Peki, Trabzon’da bu basit ama hayati ihtiyacın karşılanamaması nasıl açıklanabilir?

Yetkililerden henüz somut bir açıklama gelmemesi de ayrıca düşündürücü. Bu bir ihmal mi, yoksa bilinçli bir göz ardı mı? Sorunun neden kaynaklandığını bilmiyoruz, ama yaşanan mağduriyet her geçen gün büyüyor. Özellikle amatör müsabakalar sonrası geç saatlerde sporcuların evlerine dönerken yaşadıkları risk, bu ihmalkârlığın sonuçlarından yalnızca biri.

Akyazı-Beşirli arasındaki yol, Trabzon’a alternatif giriş sağlayan ve yoğun kullanılan bir güzergâh. Böyle önemli bir noktada yaşanan bu aydınlatma problemi, şehir yönetiminin güvenlik ve şehircilik anlayışını sorgulatıyor. Sporun ve sporcunun güvenliği göz ardı edilemez. Şehrin canlılığı ve vatandaşların huzuru için bu tür temel altyapı sorunları derhal çözülmeli.