21.02.2026 KILÇIK

AHMET KAYA SORUMSUZLUĞA SON VERDİ!

Kamu hizmeti dediğin, evvela ciddiyet ister. Zamana riayet, işe hürmet, emanete sadakat ister. Ne yazık ki son yıllarda bu ölçülerin yer yer gevşediğine, mesai kavramının kimi ellerde şekilden ibaret kaldığına şahit olduk. Sabah kart basıp görünür olan, lakin günün mesaisini başka meşguliyetlerle tüketen bir anlayış; ne devlet terbiyesiyle bağdaşır ne de kadim ahlakımızla.

Bu hâl uzun süre uyarılarla, iyi niyetle, hatırlatmalarla düzeltilmeye çalışıldı. Lakin söz dinlemeyen kulak, nasihatle yola gelmeyen nefis vardır. İşte tam da bu noktada Ahmet Kaya kararlı ve ölçülü bir adım attı. Belediyenin giriş ve çıkışlarına turnike sistemi kurularak mesai, kayda ve nizama bağlandı. Maksat kimseyi rencide etmek değil; hakkı yerli yerine koymaktı.

Bu kararın hedefinde çalışkan personel yoktur. Bilakis işini layıkıyla yapan, mesaisini helal bilen herkes için bu düzen bir teminattır. Zira adalet, ancak ölçüyle mümkündür. Ölçü kaybolduğunda, gayret ile gevşeklik aynı kefeye konur ki asıl haksızlık da budur.

Eskiler “nizam mülkün temelidir” derken boşuna söylememiştir. Kurumlar keyfiyetle değil, kaideyle ayakta durur. Ahmet Kaya’nın attığı bu adım, işte bu kaidenin yeniden ihyasıdır. Sessiz çoğunluğun hakkını, yüksek sesle savunmaktır.

Elbette bu düzenlemeden rahatsız olanlar çıkacaktır. Lakin rahatsızlık, çoğu zaman alışkanlığın bozulmasındandır. Alışkanlık bozulur, düzen kurulur; düzen kuruldu mu, huzur gelir. Çalışan kazanır, emek yerini bulur.

Velhasıl kelam; Ortahisar Belediyesi’nde atılan bu adım, sertlikten ziyade hakkaniyetin ifadesidir. Kamu emanetine sahip çıkma iradesidir. Bu iradeyi gösterdiği için Ahmet Kaya’yı takdir etmek gerekir. Zira mesele turnike değil, meselenin özü ahlaktır, ölçüdür ve edep dairesinde hizmettir.

***

BAŞKAN SORUNU KÖKÜNDEN ÇÖZDÜ!

Ortahisar Belediyesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nde bir süredir düzenin bozulduğu, çalışma uyumunun zayıfladığı biliniyordu. Aynı hedefe hizmet etmesi gereken birimler arasında zamanla ayrışma oluşmuş, iş disiplini zarar görmüştü. Belediye Başkanı Ahmet Kaya, bu tabloya daha fazla sessiz kalmadı ve meseleyi doğrudan ele aldı.

Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü ile sosyal medya birimlerinin farklı katlarda ve ayrı yapılar hâlinde çalışması, dedikoduya ve gereksiz çekişmelere zemin hazırlamıştı. Kimin hangi işi yaptığı net değildi; sorumluluk duygusu zayıflamıştı. Başkan Kaya, bu durumu defalarca dile getirdi ve personeli uyardı. Ancak yapılan uyarılara rağmen eski alışkanlıklar sürüp gitti.

Bunun üzerine Başkan Kaya, net ve köklü bir karar aldı. Tüm medya birimlerini Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü çatısı altında topladı. Büro düzeni birleştirildi, herkes tek ofiste çalışmaya başladı. Böylece yetki ve sorumluluklar açıkça belirlendi. Personelin tamamı Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü’ne bağlandı; sosyal medya alanında ise deneyimli bir isim görevlendirildi.

Başkan Kaya, personele açık bir mesaj verdi: İşini düzgün yapan görevine devam eder; görevini ihmal eden ise sonuçlarına katlanır. Mesai saatlerine uymayan, keyfî davranan ve kendini olduğundan büyük gören bazı personel bu uyarıyı ciddiye aldı. Herhangi bir itiraz olmadan yeni düzene uyum sağlandı.

Bundan sonra Ortahisar Belediyesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nün dedikodularla değil, yaptığı çalışmalarla anılması hedefleniyor. Makam ve unvan peşinde koşanların değil, işini iyi yapanların öne çıkacağı bir anlayış benimsendi. Başkan Kaya, belediyenin önemli sorunları varken kişisel kaprislerle uğraşamayacağını net biçimde ifade etti: Ya iş yapılacak ya da gerekli adımlar atılacak.

***

MAÇKA MERKEZDE YAYALAR RİSK ALTINDA

Trabzon’un gözbebeği ilçelerinden Maçka, doğasıyla, yaylalarıyla, havasıyla nam salmış bir yer. Yılın büyük bölümünde yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası. Ancak iş ilçe merkezine gelince manzara değişiyor; güzellik yerini endişeye, huzur yerini tedirginliğe bırakıyor.

Maçka merkezinde yaya olmak, adeta “sabır ve cesaret işi” haline gelmiş durumda. Özellikle yaz aylarında araç sayısı artıyor, buna paralel olarak hız da artıyor. Ne var ki tedbirler aynı oranda artmıyor. İlçe merkezinde yalnızca 1 kilometrelik bir alanda, karşıdan karşıya geçmek bile başlı başına bir imtihan. Yol senin mi, aracın mı belli değil. Yaya, çoğu zaman “sürücünün insafına” kalıyor.

Yaşlılar, çocuklar ve kadınlar için durum daha da vahim. İlçe merkezinin küçük olması ve alternatif yol üretilememesi bir gerçek; ancak bu durum, sorunu görmezden gelmenin bahanesi olmamalı. Günlük hayat zorlaşıyor, vatandaş tedirgin oluyor, ilçeye gelen misafir ürküyor.

Emniyet ve belediye yetkilileri zaman zaman önlem alıyor, uyarılarda bulunuyor. Ancak sahadaki tablo, bu önlemlerin yetersiz kaldığını açıkça gösteriyor. Hız yapanın önü kesilemiyor, kural tanımazlık alışkanlığa dönüşmüş durumda. Kamuoyunda oluşan “denetimler kifayetsiz” kanaati de boşuna değil.

İşin daha da acı tarafı var… Son dönemde Maçka merkezinde yaşanan ve insanların hayatını kaybettiği vakalar, sorunun ne denli ciddi boyutlara ulaştığını gözler önüne seriyor. Bir insanın hayatını kaybetmesi bir istatistik değildir; bir aile, bir ocak, bir yürek demektir.

Bugün gerekli adımlar atılmazsa yarın daha ağır bedeller ödenir. Bunun başka izahı, başka mazereti yok. Denetimler artırılmalı, caydırıcı uygulamalar kararlılıkla hayata geçirilmeli. Hız yapanın gözünün yaşına bakılmamalı. Yaya, kendi ilçesinde korkarak yürümemeli.

Maçka’ya yakışan; huzur, sükûnet ve güvenliktir. Aksi halde bu güzel ilçe, merkezinde yaşanan bu trafik keşmekeşiyle anılmaya devam eder. Bunun da kimseye hayrı olmaz.

***

KOLTUKTA DEĞİL HALKIN YANINDA

Cumhuriyet Halk Partisi Vakfıkebir İlçe Başkanı Olcay Bahadır, ortaya koyduğu etkili muhalefet anlayışıyla dikkat çekmeyi başarıyor. Genç siyasetçi, yalnızca Vakfıkebir’in değil, aynı zamanda Türkiye gündeminin önemli meselelerine karşı da duyarsız kalmıyor.

Gündeme ilişkin değerlendirmelerini fotoğraf, video ve konuşmalarla destekleyerek anında kamuoyuyla paylaşan Bahadır, iletişim kanallarını etkin kullanan bir siyasetçi profili çiziyor. Sosyal medyanın bu denli etkili olduğu bir dönemde, teknolojinin sunduğu imkânlardan faydalanmasını iyi biliyor. Dijital mecraları aktif biçimde kullanarak, kamuoyunu bilgilendirme görevini aksatmadan yerine getiriyor.

Vatandaşla doğrudan temas kuran Olcay Bahadır, siyaset yapmanın sadece makamda değil, sahada da sorumluluk gerektirdiğinin bilinciyle hareket ediyor. Halktan kopmayan, sürekli sahada olan ve gündemin içinde kalan bir siyaset anlayışını benimsiyor.

Öte yandan Trabzon genelinde, gerek muhalefet gerekse iktidar partilerinde görev yapan birçok ilçe başkanının yalnızca kongre dönemlerinde ortaya çıktığı görülüyor. Varlıklarıyla yoklukları arasında fark olmayan bu isimler, toplumla bağlarını koparmış şekilde adeta koltuk işgal ediyor.

Oysa vatandaşın siyasetçiden beklentisi son derece açık: Sorunları dile getiren, kamuoyu oluşturan ve yaşanan sıkıntılara çözüm arayan bir duruş. Toplum, sürekli sahada olan ve çözüm üreten bir siyaset anlayışı istiyor.

Olcay Bahadır, bu beklentiyi karşılayan isimlerden biri olarak öne çıkıyor. Temennimiz, diğer ilçelerde görev yapan siyasetçilerin de aynı hassasiyetle hareket etmeleri ve bulundukları koltukların hakkını vermeleridir.