20.10.2025 KILÇIK
TRABZON CHP’DE DENGELER DEĞİŞİYOR MU?
Trabzon CHP’de hafta sonu yapılan kongrede tek aday olarak yarışan Mustafa Bak, il başkanlığı koltuğunun yeni sahibi oldu.
Biz de kongre salonunda nabız tutmak istedik ve üyeler arasında kısa bir tur attık. Sohbet ilerledikçe kulislerin odağında dikkat çeken bir isme rastladık: Eski bir İYİ Partili, artık CHP Trabzon’un yeni yönetim kurulu üyesi.
Tanıdık bu isim, İYİ Parti’den ayrılan bir grubun da içinde yer alıyordu.
Kulislerde konuşulanlara göre bu hamle sadece bir başlangıç. Önümüzdeki günlerde aynı gruptan başka isimlerin de CHP çatısı altına geçeceği konuşuluyor.
Ancak işin bir de diğer yüzü var…
Hatırlanacağı üzere geçtiğimiz haftalarda bazı CHP’liler bir deklarasyon yayınlayarak parti içi rahatsızlıklarını dile getirmişti.
Şimdi ise “eski İYİ Partililerin” yönetim kademelerinde bu kadar hızlı yer bulması, parti içinde yeni tartışmaların fitilini ateşleyebilir gibi görünüyor.
Kulislerden gelen bilgiye göre CHP Trabzon’da önümüzdeki günler oldukça hareketli geçecek.
***
KONGRE BİTTİ, TARTIŞMA YENİ BAŞLADI!
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Trabzon İl Başkanlığı’nın 39. Olağan Kongresi tamamlandı. Mevcut başkan Mustafa Bak, tek aday olarak girdiği seçimde 298 oy alarak yeniden il başkanı seçildi.
Ancak kongrede asıl konuşulan sonuç değil, “çıkan tablo” oldu.
Seçim öncesinde ilçe başkanları bir araya gelmiş ve mevcut başkan Mustafa Bak’a destek verdiklerini açıklayan bir deklarasyon yayımlamışlardı. O açıklama günlerce parti kulislerinde tartışıldı, “dayatma mı, birlik mesajı mı?” sorusu yankılandı.
Bugün gelinen noktada görünen o ki, tartışmalar dinmeyecek.
Zira CHP Trabzon eski il başkanı Ömer Hacısalihoğlu, seçim sonrası yaptığı paylaşımda dikkat çeken ifadeler kullandı.
Partideki havayı bir cümleyle özetledi adeta:
“Birlik ve beraberlik başka bahara kaldı…”
Hacısalihoğlu, paylaşımında seçimdeki boş oylar ve listelerdeki çiziklere vurgu yaparak şu ifadeleri kullandı:
“CHP’nin Trabzon özelinde tek listeyle gidilip bu denli çizik ve boş oy kullanıldığı, katılımı düşük bir seçim daha olmuş mudur, hatırlamıyorum.”
“Keşke tek aday talebiyle birlikte çarşaf liste önerisi deklarasyoncuların aklına gelmiş olsa idi.”
“Birlik ve beraberlik temennileri başka bahara kalmış gözüküyor.”
“Seçilenleri tebrik eder, görevlerinde başarılar dilerim.”
Bu sözler, aslında kongre salonunda dile getirilemeyen duyguların dışa vurumu gibiydi.
Parti içindeki bazı isimlerin de aynı kanaatte olduğu konuşuluyor.
Yani tablo net:
Kongre bitti ama CHP Trabzon’da tartışma yeni başladı.
Ve anlaşılan o ki, birlik ve beraberlik temennileri gerçekten başka bir bahara kaldı.
***
ANAHTAR PARTİ SESSİZLİĞE BÜRÜNDÜ!
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Trabzonlu siyasi liderlerden biri. Kendisi Türkiye’yi karış karış dolaşıyor.
Her gittiği ilde geniş bir etki bırakıyor. Fakat Trabzon’da Anahtar Parti’nin varlığı ile yokluğu belli değil. Bilinen tek ismi İl Başkanı Hüseyin Cahit Köse…
Onun dışında Gençlik ve Kadın Kolları var mı, yok mu bilinmiyor. İlçelerde teşkilatlandı mı, ilçe başkanları kimler, Trabzon’da kaç üyesi var, hepsi muamma…
Şimdi diyebilirsiniz ki, “Siz gazetecisiniz, araştırın, bizlere bilgi verin.”
Haklısınız!..
Fakat bizim anlatmak istediğimiz; büyük bir heyecanla ve ince elenip sık dokunan bir süreçten geçen bir partinin Trabzon’da neden bu kadar etkisiz kaldığı!
Öyle ya!
Yeni oluşumlar her zaman heyecanlı ve sinerji dolu olur!
Hele de genel başkanın memleketinde yeni bir parti varlığını hissettiremiyorsa, diğer illerde daha aktifse birilerinin şapkalarını önüne koyup düşünmesi gerekmez mi?
Trabzon’un en merkezi yerinde partinin il binası bulunuyor. Bu önemli bir adımdı. Fakat gerisi yok. Açıklama yok, muhalefet yok! Basına bülten geçecekleri bir WhatsApp grupları bile yok!
Peki, nasıl olacak?
Siyaset halka inmeden, sokağın nabzını tutmadan, vatandaşla aranıza mesafe koyarak nasıl yapılabilir ki?
Anahtar Parti, Trabzon’da bir ivme kazanmak istiyorsa, il yönetiminin ciddi bir muhasebe yapıp yeni bir sayfa açarak sahaya inmesi gerekiyor. Aksi halde Trabzon’da gerekli desteği bulmaları mümkün değil.
***
İŞ VAR, BEĞENİP ÇALIŞAN YOK!
Türkiye’de işsizlik oranları her geçen gün artıyor. Bırakın ortaöğretim ve lise mezunlarını, üniversite mezunları bile işsizlikten yakınıyor. Türkiye, iş konusunda sıkıntılı bir ülke. Fakat iş beğenmeme konusunda da aynı sıkıntıyı yaşıyor. Kimse ter dökerek ekmek parasını kazanmak istemiyor. Herkes büroda masa başında ya da araç sürerek, seyahat ederek kazanç sağlamanın peşinde.
Türkiye’de öyle sektörler var ki, günlük kazançların 50 bin lirayı bulduğu bile oluyor. En basitinden, özellikle inşaat sektörü oldukça hareketli. İnsanlar evlerindeki en ufak tadilatı yaptırabilmek için haftalarca beklemek zorunda kalıyor.
Örneğin bir kalebodur ustası, bir metrekare yeri 500 TL’ye yapıyor. Bir elektrik ustası sıradan bir lambayı 750 TL’ye takıyor. Musluğunuz bozulsa, tamirci çağırsanız en az 1.500 TL ödemek zorundasınız. Toplamda 5 dakika bile sürmeyecek bu işleri yaptıracak usta bulunamıyor. Buna benzer birçok iş kolu var.
Evet, ülkede ekonomik şartlar iyi değil, alım gücü azaldı. Fakat insanların bu kadar fahiş kazançlar elde edebilecekleri meslekler varken, çalışacak eleman bulunamıyor.
Kadınlar için durum da farklı değil. Kırsalda ve köylerde yaşayan kadınlar bile akşam eve gelirken eşine pastörize süt, yumurta ve yoğurt ısmarlıyor. Evi ve bahçesi bulunan bu insanlar, bir inek, beş tavuk bakmaktan aciz. Evinin önündeki saksıya maydanoz ekmek bile istemiyor. Ülkemizde durum bu kadar vahim.
İnsan kendine yetecek kadar üretim yapsa hiçbir sorun kalmayacak. Fakat yorulmak istemiyorlar. Medyada izledikleri gibi bir dünya hayal ettikleri için ne bu hayali gerçekleştirebiliyorlar ne de bu hayale ulaşmak için gayret sarf ediyorlar.