19.06.2026 KILÇIK
TRABZON’DAKİ BAŞARI ANKARA YOLUNU AÇTI
Son Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile birlikte birçok kaymakam ve vali yardımcısının görev yerinde değişiklik yapıldı.
Bu kapsamda Trabzon Ortahisar Kaymakamlığı görevini 5 yıl boyunca başarıyla yürüten Gürkan Demirkale, Ankara Vali Yardımcısı olarak atandı.
Demirkale, Trabzon’daki görev süresi boyunca özellikle Ortahisar’da sergilediği performansla dikkat çekti. Görev yaptığı süre içinde hem idari başarıları hem de sahaya yakın çalışma anlayışıyla öne çıktı.
Trabzon’da başarılı ve sevilen bir bürokrat olarak anılan Demirkale, samimi, içten ve mütevazı kişiliğiyle de kamuoyunun takdirini kazandı. Vatandaşla kurduğu yakın ilişki ve halkın içinde yer alan yönetim tarzı, görev süresine olumlu bir iz bıraktı.
Ankara Vali Yardımcılığı görevine atanması da bu birikimin ve performansın bir karşılığı olarak değerlendirildi. Demirkale’nin mesleki kariyerinin ilerleyen dönemlerinde daha üst düzey görevlerde yer alabileceği yönünde yorumlar da yapılıyor.
Hatta kısa süre içinde daha önemli bir ilde vali olarak görev alabileceği de kulislerde dile getiriliyor.
Trabzon’da görev yaptığı süre boyunca halkın içinde yer alan, korumasız şekilde vatandaşla iç içe yaşamayı tercih eden mütevazı bir isim olarak bilinen Demirkale, şehirde olumlu izler bırakarak görevini tamamladı.
Kendisine yeni görevinde başarılar diliyoruz. Yolunun açık olması temenni ediliyor ve ilerleyen süreçte devlet kademelerinde daha önemli görevlerde görülmesi umut ediyıruz…
***
SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ, TEDBİRSİZLİK VE AİLE HEKİMLERİ
Aile Hekimliği uygulaması, zaman zaman yaşanan aksaklıklara rağmen genel olarak vatandaşlardan olumlu geri dönüşler alıyor. İlçelerden gelen değerlendirmeler, sistemin büyük ölçüde benimsendiğini ve memnuniyet oluşturduğunu gösteriyor.
Ancak yaz döneminin başlamasıyla birlikte bazı bölgelerde dikkat çekici sorunlar ortaya çıkmaya başladı. Kimi doktorların erken izin planlamalarına yönelmesi, bazılarının okullar kapanmadan görevlerinden ayrılması, bazı hekimlerin uzmanlık eğitimine başlaması, bazılarının ise farklı merkezlere görevlendirilmesi vatandaşları zor durumda bıraktı.
Hekimlerimizin özverili çalışmalarının karşılığını almaya başlaması, maaş ve özlük haklarında yaşanan iyileşmeler elbette sevindirici gelişmelerdir. Bu konuda genel memnuniyetin bulunduğunu da özellikle belirtmek gerekir. Ancak sistemin sürdürülebilirliği açısından planlama eksikliklerinin göz ardı edilmemesi gerekiyor.
Bu satırları neden yazdık?
Çünkü yukarıda sıralanan nedenler sebebiyle bazı Aile Sağlığı Merkezlerinde günün belirli saatlerinde, hatta bazı günlerde tam zamanlı görev yapan tek bir doktorun dahi bulunmadığı durumlar yaşanabiliyor.
Zaman ve isimler bizde saklı. Ancak bu konuda tarafımıza ulaşan şikâyetlerin araştırılması sonucunda, iddiaların önemli ölçüde doğru ve tutarlı olduğunu görmek üzücü oldu.
Burada asıl soru şu: İl Sağlık Müdürlüğü yöneticilerinin; izin, görevlendirme, uzmanlık eğitimi ve diğer özel durumlarla ilgili planlamaları önceden yaparak bu boşlukların oluşmasını engellemesi gerekmez mi?
En azından vatandaşın ilk başvuru noktası olan aile sağlığı merkezlerinin doktorsuz kalmaması için gerekli tedbirlerin önceden alınması beklenmez mi?
Ortada hekimlerden kaynaklanan bir sorun değil, daha çok planlama ve koordinasyon eksikliği bulunduğu yönündeki eleştiriler giderek artıyor. Vatandaşın mağdur olmaması için ilgili birimlerin bu konuya daha fazla hassasiyet göstermesinde fayda var.
***
KEŞKE REKTÖR ÇUVALCI O KUTLAMAYI YAPMASAYDI
Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ), Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından yürütülen “Spor Dostu Kampüs” Programı kapsamında “Birincilik Ödülü”ne layık görülerek önemli bir başarıya imza attı.
Türkiye genelinde değerlendirilen 31 yükseköğretim kurumu kampüsü arasında en yüksek puanı alan KTÜ, kampüslerde spor kültürünün yaygınlaştırılması, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının teşvik edilmesi ve sporun kampüs yaşamının ayrılmaz bir parçası haline getirilmesini amaçlayan programda zirvede yer aldı.
Ödül, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın katılımıyla Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi’nde düzenlenen törende takdim edildi. Böylece KTÜ, spor alanındaki çalışmalarıyla Türkiye’nin en başarılı kampüsü olarak gösterilmiş oldu.
Üniversitenin resmi hesaplarından başarı, “Şampiyonluk” ifadeleriyle kamuoyuna duyuruldu. KTÜ camiası açısından gurur verici olarak değerlendirilen gelişme, kentte de memnuniyetle karşılandı.
Ancak ödülün ardından yapılan bazı değerlendirmelerde farklı görüşler de dile getirildi. Özellikle sosyal medyada ve çeşitli çevrelerde, “Keşke üniversitenin rektörü futbol sezonunun sonunda Amed paylaşımları yapmasaydı” yorumları öne çıktı.
Bu görüşü savunanlar, “O zaman KTÜ’nün spordaki hassasiyeti, Spor Dostu Kampüs seçilmesi ve spor şehri Trabzon’la bütünlük sağlaması çok daha güçlü bir anlam ve değer kazanabilirdi” değerlendirmesinde bulundu.
Sonuç olarak KTÜ’nün elde ettiği başarı takdir toplarken, geçmişte yapılan bazı paylaşımların da kamuoyundaki algı ve değerlendirmeler üzerinde etkisini sürdürdüğü görülüyor.
***
KTÜ BAYRAĞI TAŞIRKEN TRÜ SALON VE SAHNE BEKLİYOR
Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ), sahip olduğu fiziki altyapı ve sosyal tesislerle yalnızca öğrencilerine değil, Trabzon'a da önemli katkılar sunuyor. Üniversite bünyesindeki Atatürk Kültür Merkezi ve Osman Turan Kongre Merkezi, yıl boyunca çok sayıda ulusal ve uluslararası organizasyona ev sahipliği yapıyor.
Bu iki merkezin yanı sıra Koru Otel, sahil tesisleri ve diğer müştemilat da hem üniversitenin ihtiyaçlarını karşılıyor hem de kentin sosyal ve kültürel hayatına değer katıyor. KTÜ, yıllar içerisinde gerçekleştirdiği yatırımlarla bu alandaki yapısal dönüşümünü büyük ölçüde tamamlamış durumda.
Ancak aynı şeyi Trabzon Üniversitesi (TRÜ) için söylemek kolay değil.
Üniversitede halen KTÜ'den devralınan eski salon kullanılıyor. Son olarak 2026 Akademik Yılı Mezuniyet Törenleri'ne ev sahipliği yapan Mahmut Goloğlu Kültür Merkezi'nin mevcut ihtiyaca cevap verebildiğini söylemek oldukça güç.
Çünkü salonun kapasitesi sınırlı. Koridorlar dar. Mevcut yapı, neredeyse tüm kampüsün yükünü tek başına taşımaya çalışıyor. Üstelik bina artık ciddi anlamda bakım ve yenileme ihtiyacı da hissediyor.
YER ALTI SAHNESİ!
Mahmut Goloğlu Kültür Merkezi'nin yalnızca fiziki değil, teknik açıdan da geliştirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Güçlendirme çalışmalarının yapılması ve teknolojik altyapının güncellenmesi artık bir tercih değil, ihtiyaç olarak görülüyor.
İnsan kaynağı açısından da merkezin yetersiz kaldığı belirtiliyor. Edinilen bilgilere göre tesisin faaliyetleri büyük ölçüde tek personelin gayretiyle yürütülmeye çalışılıyor.
Bir başka dikkat çekici konu ise yapının konumu. Salon, kot olarak yer seviyesinin altında bulunuyor. Oysa Söğütlü'de denize hakim bir noktada yer alan Trabzon Üniversitesi'nin, daha görünür, daha modern ve teknolojik imkanları daha etkin kullanabilen yeni bir kültür merkezi ile sahneye ihtiyaç duyduğu uzun süredir dile getiriliyor.
Bu ihtiyaç son olarak Devlet Konservatuvarı Mezuniyet Töreni'nde de açık şekilde gündeme geldi. Gerek akademisyenler gerekse öğrenciler, kürsüden yaptıkları konuşmalarda yeni salon ve sahne eksikliğine dikkat çekti.
Konservatuvar öğrencilerinin son oyunu olan "Martı" da 18 ve 19 Haziran akşamlarında Haluk Ongan Sahnesi'nde seyirciyle buluşuyor. Ancak sanat eğitimi veren bir üniversitenin kendi kampüsünde daha nitelikli bir sahne ve gösteri merkezine sahip olması gerektiği yönündeki beklenti giderek güçleniyor.
Görünen o ki, Fatih Kampüsü'nde modern bir salon ve sahne yatırımı artık lüks değil, ertelenmemesi gereken bir ihtiyaç olarak öne çıkıyor.