18.09.2025 KILÇIK

ÜMİT ÖZAT BU DEFA HADDİNİ AŞTI!

Ümit Özat… Yıllarca futbol oynamış, Milli Takım’a kadar yükselmiş bir isim. Futbolculuğu iyiydi, eyvallah. Ama sonrasında ne oldu? Aynı dönemde teknik direktörlüğe başlayan arkadaşlarının çoğu bugün Türkiye’nin büyük takımlarında görev yapıyor. Peki, sen neredesin? Kenarda, boşta… Yıllardır herhangi bir takımı çalıştıramıyorsun.

Ama ekranlara çıkınca öyle bir özgüvenle konuşuyorsun ki, sanırsın Avrupa’yı titreten bir teknik direktör! Objektif olduğunu söylüyorsun ama herkes görüyor: Ali Koç’a toz kondurmuyorsun, onun karşısına çıkan herkese acımasızca saldırıyorsun. Buna “objektiflik” diyorsan, gerçekten yazık.

Gelelim Ahmet Metin Genç’e söylediğin o meşhur söze: “Git çöpünü topla.”

Bak Ümit Özat, Ahmet Metin Genç’in toplayabileceği bir şehri, yönettiği bir belediyesi, makamı ve arkasında halkın desteği var. Senin neyin var? Türkiye’de ya da dünyada çalıştırabildiğin bir tane takım gösterebiliyor musun? Önce bunun cevabını ver. Çünkü ortada toplanacak bir çöp varsa, o da senin yıllardır yaptığın boş ve taraflı yorumlardır…

Ahmet Metin Genç bu şehrin seçilmiş belediye başkanı. Trabzon’un protokoldeki ikinci ismidir. Görevi, Trabzon’a yapılan haksızlıklara karşı ses çıkarmaktır. O, milletvekilleri gibi susmayı tercih etmedi; risk aldı, şehrinin hakkını savundu. Senin anlamadığın nokta bu. Çünkü sen tribün amigoluğu ile devlet adamlığını birbirine karıştırıyorsun.

Trabzonspor’un uğradığı haksızlıkları dile getirmek siyaset değil, görevdir. UEFA’nın resmi kayıtlarında Fenerbahçe’nin şike nedeniyle Avrupa’dan 2 yıl men edildiği yazıyor. Sen hâlâ “kumpas” diyorsun. Avrupa’nın bile kapısına kilit vurduğu bir gerçeği inkâr etmek, olsa olsa kendini kandırmaktır.

Konu basit: Ahmet Metin Genç’in “çöpünü toplayacak” bir şehri var. Peki, senin çalıştıracak bir takımın var mı, Ümit Özat? Önce ona cevap ver…

***

CAHİT ERDEM AK PARTİ’YE GEÇER Mİ?

Beşikdüzü Belediye Başkanı Cahit Erdem, AK Parti Trabzon İl Başkanı Sezgin Mumcu’yu makamında ziyaret edince sosyal medyada bir anda “Cahit Erdem AK Parti’ye mi geçiyor?” tartışmaları alevlendi.

Ama durun bir dakika… Bir belediye başkanının, ilçesine yapılacak hizmetler için iktidar partisi yetkilileriyle görüşmesi, siyasetin doğasında çok normal bir durumdur. Çöp aracı lazım, konteyner lazım, altyapı eksik… Vatandaşın sağlığı ve yaşam kalitesi söz konusu olduğunda, partiler üstü iş birliği yapmak suç mu sayılmalı? Elbette hayır.

Cahit Erdem’in ziyaretinde görünen tablo şu: Siyaset hasımlık değil, iş birliği demektir. Belediye başkanları halkın ihtiyaçlarını gidermek için gerekli olan tüm kapıları çalar. Bugünkü ziyaret de tam olarak bu amaca hizmet ediyor. Eleştirilecek bir taraf yok, yanlış anlaşılacak bir taraf yok… Ama sosyal medya yorumcuları için bu bir fırsat. “Acaba ne olacak?” merakı, hemen spekülasyona dönüşüyor.

Haaa! Cahit Erdem özelinde söylüyorum, gündemde dolaşan “Yarın Ak Parti’ye geçer mi?” sorusu… Bizim bakış açımıza göre, “şartlar oluşsun, bir dakika bile durmaz!” İşte olayın bir başka boyutu…

***

ÇOK GÜZEL HAREKETLER BUNLAR!

Trabzonlular Federasyonu, şehre hem kültür hem de manevi değer katan bir projeye imza attı. Şehrimizin 18 ilçesinde, Milli Eğitim Müdürlüğü’nün onayıyla okullara kütüphaneler kuruldu. Ama sıradan kütüphaneler değil; her biri adını şehitlerimizden alıyor. Vatan için canını feda eden kahramanlarımızın hatırası, artık gençlerle kitap raflarında buluşuyor.

Federasyon Başkanı İsmail Turgut Öksüz’ün de belirttiği gibi, bir genç bir kitapla buluşsa bile bu büyük bir kazanım. “Bir kitabı kütüphaneden alıp okumak kadar güzel bir şey yok” diyor Öksüz. Hakikaten de ekranın parıltısı yetmiyor; kelimelerin büyüsü, hikâyelerin derinliği başka bir tat veriyor.

18 Eylül Perşembe günü yapılacak toplu açılışla, Trabzon’un gençleri hem bilgiye hem de şehitlerimizin hatırasına dokunacak. Kütüphaneler, sadece kitapla değil, duyguyla, gururla ve minnetle de buluşmanın adresi olacak. Bu proje, şehrimizi hem kültür hem de gönül zenginliğiyle büyütüyor.

***

TRABZON’UN KÜLTÜR VE SANAT KAYIPLARI

Trabzon… 4 bin yıllık kültür başkenti. Hep sözünü ederiz ama çoğu zaman sadece lafta kalır. Kentin popüler etkinlikleri göz önünde, ama tarihi ve sanatı besleyen asıl değerler çoğu zaman geri planda.

Yaz aylarında devletin halk konserleri ve belediyelerin festivalleri göze hoş geliyor, ama kış geldiğinde Trabzonluların sanatla buluşması zorlaşıyor. Popüler kültürün dayattığı “etkinlikler” yine sınırlı mekânlarda, çoğu zaman koltukları yıpranmış AKM salonunda ya da 300-400 kişilik Osman Turan, Hamamizade gibi mekânlarda gerçekleşiyor.

Kentte salon yok, mekân yok ama sanat aşkı var. Gençler konser dinlemek, yaşlılar tiyatro izlemek istiyor. Kulislerde konuşulan en büyük eksik ise yeni bir Kültür Merkezi. Ortahisar Belediyesi bir adım atmıştı ama Büyükşehir itiraz etti. Dedikodulara göre artık fark etmez, ha Ortahisar ha Büyükşehir; biri elini taşın altına koymalı, Trabzon’un kültürüne, sanatına ve hafızasına sahip çıkmalı.

Trabzon bekliyor… Kimi kulislerde “Acaba ne zaman?” sorusu havada dolaşıyor. Ama net olan bir şey var: Tarih ve sanat susturulamaz. Eninde sonunda bu kent kendi sesini duyuracak.