18.07.2025 KILÇIK

ÖZGÜR ÖZEL’DEN GEREKSİZ POLEMİK!

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, dün Trabzon’a yaptığı ziyarette hem sosyal hem de siyasi açıdan dikkat çeken mesajlar verdi. Eczacılar Birliği’nden arkadaşı olan bir ismin annesinin cenazesi için kente gelen Özel, bu vesileyle bazı temaslarda da bulundu. Ancak ziyaretin en çok konuşulan yönü, AK Parti Trabzon Milletvekili Adil Karaismailoğlu hakkında kullandığı sert ifadeler oldu.

Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özel, Karaismailoğlu’nu “darbeci çırağı” olarak nitelendirdi. Bu sözler sadece AK Parti cephesinde değil, kamuoyunda da büyük yankı uyandırdı. AK Parti Trabzon teşkilatından gelen açıklamalarda, Özel’in bu çıkışı “gereksiz, yersiz ve Trabzon’un gerçek gündeminden uzak” olarak değerlendirildi.

Trabzon’un uzun süredir çay ve fındık üreticilerinin yaşadığı ekonomik sıkıntılarla gündemde olduğu düşünüldüğünde, muhalefet liderinden beklenen, bu sorunlara dair somut mesajlar vermesiydi. Üreticiler emeğinin karşılığını alamamaktan şikâyetçi, gençler işsizlikle mücadele ediyor, esnaf ise artan maliyetler ve azalan alım gücü nedeniyle zor günler geçiriyor.

Bu bağlamda Özgür Özel’in çıkışı, yerel halkın beklentilerinin uzağında bir siyasi polemik olarak değerlendirildi. Seçmenin önemli bir kısmı, “gerçek sorunlar yine arka plana atıldı” düşüncesiyle bu söylemlere mesafeli yaklaştı. Türkiye’de hem iktidarın hem de muhalefetin giderek daha sert bir dil kullanması, özellikle ekonomik sıkıntılarla boğuşan seçmen nezdinde siyasi yorgunluk yaratıyor.

Özgür Özel’in Karaismailoğlu hakkında kullandığı “darbeci çırağı” ifadesi, siyasetin kutuplaştırıcı dilini yeniden gündeme taşıdı. Bu tür sert açıklamalar, kısa vadede parti tabanında destek bulsa da uzun vadede toplumsal uzlaşmayı zorlaştırıyor.

Kaldı ki, muhalefetin en çok öne çıkardığı vaatlerden biri “daha farklı bir siyaset dili” ortaya koymak ve toplumu bir araya getirmekti.

Bu nedenle Özel’in Trabzon’daki çıkışı, muhalefetin kendi söylemiyle çeliştiği yönünde eleştirilere de neden olabilir. Vatandaş artık yaşadığı ekonomik krizlere, hayat pahalılığına ve geleceğe dair kaygılarına çözüm istiyor.

Siyasi liderlerden beklenen kavgayı büyütmek değil, çare üretmek. Bu son gelişme, siyaset kurumunun halkla bağ kurmakta neden zorlandığını bir kez daha gözler önüne seriyor.

Özgür Özel’in sözleri, yerel sorunlardan çok siyasal hesaplaşmaların öne çıktığı bir ziyaretin özeti olarak hafızalarda yer edecek gibi görünüyor.

Ancak toplumun gündemi çok daha farklı: geçim derdi, işsizlik, üreticinin alın teri...

 Ve bu sorunlara henüz net ve etkili bir yanıt verilebilmiş değil.

***

GÜZİDE UZUN ARTIK GERİ ÇEKİLMELİ!

Cumhuriyet Halk Partisi’nde mahalle teşkilatlarında delege seçimleri yapılıyor. Mevcut Ortahisar İlçe Başkanı Haluk Batmaz’ın yanı sıra, partinin çeşitli birimlerinde daha önce görev almış olan Ömer Hacısalihoğlu, Fatih Suat Oyman ve Oktay Söğüt gibi isimler de farklı listelerle seçimlere katılarak delegeleri kendi taraflarına çekmeye çalışıyor.

Bu süreçte dikkat çeken bir diğer isim ise CHP'nin eski il başkanlarından Güzide En Güzel. Uzun yıllar il başkanlığı yapan En Güzel, döneminde Volkan Canalioğluile yaşadığı soğuk savaşlarla da gündeme gelmişti. Her ne kadar aktif siyasette yer alma arzusu dinmemiş olsa da, bu isteğini artık bir kenara bırakması gerektiğini düşünüyoruz.

Partinin her organizasyonuna katılım sağlamasını bir partili olarak takdir etsek de, halen görev bekliyor olması doğru bir tutum değil. Görev yaptığı dönemde partisine hizmet etti, ancak artık gençlerin önünü açması gerekiyor. Çünkü önemli olan Cumhuriyet Halk Partisi’nin geleceğidir ve bu gelecek gençlerin ellerine emanet edilmelidir.

CHP gençleşmeye çalışırken, ne yazık ki bazı eski kadrolar hâlâ koltuk sevdasından vazgeçemiyor. Bu da parti açısından hoş bir görüntü oluşturmuyor. Destek vermesi elbette kıymetli, ancak artık aktif görev beklentisinden vazgeçmesi gerektiğini anlamalıdır.

***

ARSİN, BAŞKANINA SAHİP ÇIKMALI!

Arsin Belediye Başkanı Hamza Bilgin… Genç, çalışkan ve gerçekten de Arsin’e hizmet etmeye gayret eden bir isim. Belediyenin sınırlı imkânlarıyla elinden geleni yapmaya çalıştığını görmek, bir vatandaş olarak insanı mutlu ediyor. Kaynak sağlamak için Ankara’ya gidip milletvekilleri, bakanlarla görüşmesi; projeler peşinde koşması bu işin zor tarafı. Takdir etmek lazım.

Ama işin içinde siyaset olunca işler biraz karışıyor. Bilgin’in Refah Partisi’nden seçilip sonrasında AK Parti’ye geçmesi, Arsin’de hâlâ konuşulan, tartışılan bir konu. “Neden partini değiştirdin?” sorusu, insanlar arasında bir kırgınlık yaratıyor.

Doğru; normalde bir belediye başkanı seçildiği partide kalmalı, söz verdiği seçmenine bağlı kalmalı. Ama siyasette gerçekler bazen farklı. Küçük ilçelerde siyasi görüşler daha kişisel, daha karmaşık olabiliyor. Ve bazen “daha iyi hizmet” etmek için yollar değişebiliyor.

Hamza Bilgin’in AK Parti’ye geçişi, bana göre, siyasi bir oyun değil; daha çok hizmet etme koşullarını iyileştirme çabası. Belediye bütçesi ve kaynakları belli. Vaat edilenlerle yapılabilenler arasında dağlar kadar fark var. İşte o farkı kapatmak için, başka bir yol denemek gerekti. Bu kararını eleştirmek mümkün, ama arkasındaki niyeti görmezden gelmek haksızlık olur.

Öte yandan, Hamza Bilgin’in büyükşehir belediye başkanı ya da milletvekili olma hayali yok. Belki bir dönem daha seçim yarşına girer…

Burada önemli olan, siyasi farklılıkların önüne geçip, Arsin için ortak akılla hareket edebilmek Arsin halkının Hamza Bilgin’in arkasında durması, destek vermesi gerekiyor. Çünkü sonuçta kaybeden değil, kazanan Arsin olacak.

Siyasetin oyunlarına takılmadan, insanların iyi niyetini ve Arsin için yapılan hizmetleri görmek gerek. Sağduyu, sabır ve dayanışmayla bu ilçe daha da güzel işler başarabilir. Hamza Bilgin’in de bu yolda elinden geleni yapacağına inanıyorum.

***

YAYLALARIMIZDA CANLANAN KÜLTÜRÜMÜZ

Yaz ayları geldiğinde Karadeniz’in yaylalarında bir başka güzellik başlar. Bölgemizde yayla şenlikleri düzenlenir, yaylalar canlanır, insanlarımız unutulmaya yüz tutan yöresel folklorik değerleri hatırlar, sahip çıkar. Özellikle gençlerimizin bu şenliklere gösterdiği ilgi, benim için ayrı bir mutluluk kaynağı.

Horon halkalarına bakınca gençlerin sayısının orta yaş ve daha ileri kuşaklardan fazla olduğunu görmek, kültürümüzün nesilden nesile aktarıldığını anlamak ne güzel! Hele hele bugünlerde, Türkiye’nin birçok yerinde kültürel değerlerin biraz geri plana atıldığı, insanların geleneklerine, göreneklerine sırt çevirdiği bir dönemde, Karadenizli gençlerin folklörümüze olan sevgisi yürek ısıtıyor.

Bugünün gençleri tatil denince çoğunlukla deniz, güneş ve plaj hayali kurarken, Karadeniz gençleri aileleriyle, atalarıyla yaylalarda buluşuyor, şenliklerde birlikte oluyor. Bu birliktelik sadece bir eğlence değil, aynı zamanda kültürümüze sahip çıkmanın en güzel örneği.

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’in de bu şenliklere fırsat buldukça katılıp folklorumuza destek vermesi ayrıca takdire şayan. Bu tür etkinliklerin daha da artması, daha geniş kitlelere ulaşması için çalışmaların devam etmesi gerekiyor.

Ve tabii ki, şenliklerin yöresel sanatçılarla renklendirilmesi, emeği geçen herkese teşekkür etmek şart. Çünkü bizlerin bu güzel değerleri yaşatması, gelecek nesillere aktarması hepimizin ortak sorumluluğu.

Yaylalarımızda hayat bulmaya devam eden bu kültürel zenginlik, bizlere geçmişimizle gurur duymayı, kim olduğumuzu unutmamayı hatırlatıyor. Umarım her yaz, Karadeniz yaylalarında bu coşku daha da çoğalır, gençlerimizle birlikte daha güzel yarınlara taşınır.