17.12.2025 KILÇIK
TRABZONSPOR İÇİN ORTAK AKIL VURGUSU
Trabzonspor denince genelde tartışma eksik olmaz. Maçlar, transferler, borçlar… Konu ne olursa olsun sesler çabuk yükselir. Bu yüzden bazen sakin bir cümle, uzun açıklamalardan daha fazla anlam taşır.
Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan’ın, kulübün ekonomik projelerinden söz ederken Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’e teşekkür etmesi tam da böyleydi. Ne süslü ifadeler vardı ne de mesaj kaygısı. Yapılan bir desteğin adı kondu, o kadar.
Trabzonspor’un mali durumu yıllardır bilinen bir gerçek. Gelen her yönetim benzer sorunlarla karşılaşıyor. Borç kapanıyor, yeniden açılıyor. Bu döngünün kırılması için kalıcı gelir şart. Bunun da tek başına kulüp yönetimiyle olamayacağı artık herkesin malumu.
İşte bu noktada yerel yönetimlerin tavrı önem kazanıyor. Ahmet Metin Genç’in, Trabzonspor’a gelir sağlayacak projelere mesafeli durmaması, aksine destek vermesi kayda değer. Sessiz, gösterişsiz ama net bir duruş.
Ertuğrul Doğan’ın sözleri bir nezaket cümlesinden çok, bir durum tespitiydi. “Bu iş birlikte olur” demenin sade bir ifadesiydi. Trabzonspor’un bugün ihtiyacı olan da tam olarak bu.
Ne büyük laflar ne de karşılıklı polemikler… Sadece sağduyu, ortak akıl ve kulübün geleceğini önceleyen bir anlayış. Bazen işler böyle yürür. Sessizce, abartmadan, doğru yerde durarak.
***
DEMİRYOLU VAR MI, YOK MU?
Trabzon’un yıllardır gündeminden düşmeyen Erzincan–Trabzon Demiryolu, bir kez daha soru önergeleri ve verilen yanıtlarla tartışma konusu oldu. İYİ Parti Trabzon Milletvekili Yavuz Aydın’ın Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na iki farklı dönemde yönelttiği sorulara verilen cevaplar, aslında değişmeyen bir tabloyu gözler önüne seriyor.
Sorular farklı, beklentiler net; ancak cevaplar neredeyse aynı. Bakanlık, her iki önergeye de “etüt ve avan proje çalışmaları sürüyor” çerçevesinin dışına çıkmayan yanıtlar verdi. Ne başlangıç tarihi var, ne bitiş takvimi, ne de ayrılmış bir bütçe. Kısacası demiryolu var deniyor ama ne zaman ve nasıl olacağı söylenmiyor.
Dikkat çeken bir diğer nokta ise Samsun–Sarp ve Rize bağlantılı projelerin daha somut ifadelerle anılması. Bu durum, Trabzon’un demiryolu beklentisinin öncelikler listesinde geride kaldığı yorumlarına yol açıyor.
Ortaya çıkan tablo net: Erzincan–Trabzon Demiryolu resmen rafa kaldırılmış değil, ancak hâlâ belirsizlik içinde. Trabzon kamuoyunun beklediği şey büyük vaatler değil; açık, net ve gerçekçi bir yol haritası. O yol haritası çizilmediği sürece, bu proje konuşulmaya devam edecek ama bir adım ileri gidemeyecek.
***
İÇ HATLARDA BEKLENEN HAMLE
Bazen bir uçak seferi yalnızca iki şehir arasındaki mesafeyi kısaltmaz; bakışı, beklentiyi ve fırsatları da değiştirir. Trabzon’dan Bodrum’a ilk kez başlatılacak iç hat uçuşları tam da böyle bir adım.
TÜRSAB Bodrum Bölge Temsil Kurulu Başkanı Enver Kantarmış’ın “Turizm sadece ekonomi değildir; istihdamdır, kültürdür, stratejik bir alandır” sözleri, bu yeni hattın arka planını net biçimde anlatıyor. Mesele sadece yolcu taşımak değil; şehirleri, insanları ve potansiyelleri buluşturmak.
Karadeniz’in yeşiliyle Ege’nin mavisini aynı hatta buluşturacak bu seferler, Bodrum için yeni bir iç pazar demek. Trabzon içinse yaz turizmine doğrudan, zahmetsiz bir kapı. Üstelik bu adım yalnız değil; Gaziantep ve Diyarbakır uçuşları da iç turizmde ciddi bir hareketliliğin habercisi.
Turizmin yılın belli aylarına sıkışmaması gerektiği yıllardır söylenir ama somut adımlar her zaman bu kadar net gelmez. İç hatların güçlenmesi, tam da bu noktada, turizmi 12 aya yaymanın en gerçekçi yollarından biri.
Kısacası; Trabzon–Bodrum hattı bir “ilk” olmanın ötesinde, doğru planlandığında herkesin kazanacağı bir başlangıç. Şimdi mesele, bu hattı dolduracak içerik, kalite ve sürdürülebilirliği sağlamakta. Çünkü turizmde asıl uçuş, pistten kalktıktan sonra başlar.
***
BÜTÇE TABLOSU NE SÖYLÜYOR?
2025 yılı merkezi yönetim bütçesiyle birlikte devlet üniversitelerine ayrılan ödenekler de netleşti. Rakamlar, yükseköğretimdeki bütçe makasının ne kadar açıldığını bir kez daha gözler önüne seriyor.
Listenin başında 14 milyar 680 milyon TL ile Ankara Üniversitesi var. Ardından İstanbul ve Hacettepe üniversiteleri geliyor. Bu tablo şaşırtıcı değil; köklü, öğrenci sayısı yüksek ve hastaneleri olan üniversiteler için bütçe büyüklüğü artık bir alışkanlık.
Asıl dikkat çekici olan ise Karadeniz cephesi. Karadeniz Teknik Üniversitesi, 6 milyar 562 milyon TL’lik bütçesiyle Türkiye’de ilk 30, Karadeniz’de ise 2’nci sırada yer aldı. KTÜ’nün bu konumu, Trabzon’un yükseköğretimde hâlâ güçlü bir merkez olduğunu gösteriyor.
Genç bir üniversite olan Trabzon Üniversitesi de 1 milyar 390 milyon TL’yi aşan bütçesiyle kendi ölçeğinde önemli bir kaynak elde etti. Henüz yolun başında olan bir üniversite için bu rakam, doğru kullanıldığında ciddi bir gelişim fırsatı sunuyor.
Öte yandan, İTÜ, ODTÜ ve Boğaziçi gibi araştırma kimliği güçlü üniversitelerin orta sıralarda kalması, bütçenin sadece akademik başarıyla değil; öğrenci sayısı, hastane yükü ve bölgesel hizmetle belirlendiğini açıkça ortaya koyuyor.
Listenin altına indiğimizde ise tablo değişmiyor: Yeni kurulan üniversiteler, düşük bütçelerle ayakta kalma mücadelesi veriyor. En üstle en alt arasındaki farkın yaklaşık 25 kata ulaşması, yükseköğretimdeki dengenin hâlâ tartışmaya açık olduğunu gösteriyor.
Rakamlar konuşuyor… Asıl mesele, bu bütçelerin nasıl ve ne kadar verimli kullanıldığı. Üniversitelerin geleceğini belirleyecek olan da tam olarak bu.