17.07.2024 KILÇIK
MEUNİER’E O MADDEYİ HANGİ AKIL KOYDU!
Günlerdir gazeteler ve internet siteleri, “Thomas Meunier’in 20 Temmuz’a kadar sözleşmesini tek taraflı feshetme hakkı var. Bunu kullanmak istiyor” şeklinde haberler çıkıyor. Ama Trabzonspor’dan ne bir yalanlama, ne bir düzeltme geliyor. Ve dün Meunier, Bordo-Mavili kulüple yollarını ayırıyor. Bunun üzerine de kulüpten şu açıklama geliyor; Kamuoyuna Duyuru; Kulübümüz ile profesyonel futbolcu Thomas Andre Meunier arasındaki 07.02.2024 başlangıç ve 30.06.2025 bitiş tarihli profesyonel futbolcu sözleşmesi, Thomas Andre Meunier tarafından tek taraflı olarak feshedilmiştir. Futbolcu tarafından yapılan fesih işlemine ilişkin olarak, başta Thomas Andre Meunier olmak üzere ilgili tüm taraflara yönelik yasal süreçler başlatılmıştır.” Meunier sözleşmeyi feshedene kadar neredeydiniz, insan gerçekten merak ediyor? Bu açıklama acaba taraftarın gazını alma ve, “Yönetimin kurusu yok, suçlu Meunier” şeklinde bir algı operasyonu mu?
BU OYUNCUYA BİR DE İMZA PARASI VERDİNİZ
Bunlar bir kenara, Trabzonspor gibi Türkiye’nin en büyük kulüplerinin başında yer alan, yoktan var edilen, Türkiye’ye meydan okuyan, Avrupa’da fırtınalar estirerek bugünkü yönetimlerin caka satmasına sebep olan bir kulübü yönetenler, 32 yaşına gitmiş, geçmişi sakatlıklarla dolu bir oyuncuyla böyle bir sözleşmeyi hangi akılla ve mantıkla bu tür bir sözleşme yapabilir anlamak olanaksız. Hem de bu oyuncuya bir de imza parası ödüyorsunuz. Trabzonspor şampiyonluk mücadelesi verirken mutlak bir sağbeke ihtiyacı mı vardı ve 6 ay da olsa yararlanma yoluna gidildi. Ya da Avrupa’da fırtınalar mı estirecekti? Bir tek Ziraat Türkiye Kupası hedefi bulunuyordu. Bir de ilk 3 içinde yer almak… Zaten dördüncü de olsa Avrupa’ya gidebiliyordu. Meunier gibi yaşı kemale ermiş bir oyuncuyla sözleşme yaparken onun, ’20 Temmuz’a kadar sözleşmesini tek taraflı feshetme hakkı var” şeklinde bir madde koymasına izin veriyorsunuz.
SİZ NEDEN BİR MADDE KOYDURMADINIZ?
Thomas Meunier, böyle bir maddeyi sözleşmeye koydururken, siz neden, “Kulüp oyuncudan memnun olmazsa 20 Temmuz tarihine kadar tek taraflı ve tazminatsız sözleşmesini fesheder” maddesi koydurmadınız ki? Diplomaside mütekabiliyet esası diye bir şey vardır. Ancak sömürgeler tek taraflı avantajlı anlaşmalara karşı eli mahkum hareket edebilir. Trabzonspor kulübü futbolcu karşısında bir sömürge mantığıyla mı hareket ediyor? Bu futbolcu bırakın Meunier olmasını, dünyanın en iyisi de olsa fark etmez. Kulübün manevi şahsiyetine zarar verecek anlaşmalar hiç yakışık alıyor mu? Ya bu Meunier ağır bir sakatlık geçirseydi ve bir sezon futbol oynayamasaydı. Önümüzdeki sezon da 2 milyon Euro alacağını cebine indirip, sonra da ayrılıp gitseydi ne olacaktı? Bu kulübün uğrayacağı zararı başkan mı, yönetim mi, kim karşılayacaktı? Bakın gerçekten Trabzonspor’u çok kötü yönetiyorsunuz. Ve yaptığınız anlaşmalarla da futbolculardan daha değersiz hale getiriyorsunuz.
Yeter artık, yapmayın bunu!
***
CEMİYETİN İTBARINI SAYDUYU KURTARACAK!
Trabzon 6. Asliye Hukuk Mahkemesi, Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’nin son seçimli genel kurulunda muvazaa olduğunu tespit ederek kongrenin iptaline, yönetimin yetkilerinin kaldırılmasına karar verdi. Mahkeme, mevcut yönetimin bugüne kadar yaptıkları iş, işlem ve eylemlerle ilgili “Suç duyurusunda bulunulması hususunda davacının muhtariyetine” karar kıldı. Yani yetkileri alınan dernekte bugüne kadar yapılan işlemlerle ilgili suç duyurusu yapma hakkını davacı tarafa bıraktı.
Mevcut yönetim gerekçeli kararın açıklanmasının ardından Bölge İdare Mahkemesi’ne başvurarak kararın bozulmasını isteyecek.
Bu da onların en doğal hakkı.
Dernek statüsünde olan Gazeteciler Cemiyeti’nde yaşanan bu olay ilk değil, Türkiye’deki derneklerde yaşanan rutin bir gelişme…
Bizdeki fark topluma yön veren gazetecilerin, haber yaptıkları konulara kendilerinin muhatap olması ve dikkatsizce davranması oldu.
Benim tavsiyem, Trabzon Gazeteciler Cemiyeti yönetimi işi uzatmadan istifa etmeli ve cemiyeti genel kurula taşımalı. Yeni gelecek olan yönetim de mağdur edilen 55 üyenin haklarını yeniden teslim etmeli ve konu kapatılmalıdır.
Geçmiş yönetimi mahkemeye vermeyi düşünen arkadaşlarımızdan da, bu kararlarını gözden geçirmeleri istenmeli ve kendilerinden özür dilenmelidir.
Eğer Trabzon Gazeteciler Cemiyeti yönetimi bu konuda geri adım atmaz, hizipleşme yoluna giderse, bundan kimse karlı çıkmayacağı gibi basın camiası zarar görecektir. Bu yüzden konunun daha fazla uzamaması ve tatlıya bağlanması için herkesin fedakârlık yapma zamanıdır.
***
CHP’Lİ HALUK BATMAZ’A TAVSİYEMİZ!
Haftalardır AK Parti Ortahisar İlçe Başkanı Selahaddin Çebi ile CHP Ortahisar İlçe Başkanı Haluk Batmaz’ın karşılıklı söz düellolarına şahit oluyoruz. Öyle zaman olur ki, bu partilerin medya birimleri günde iki basın metni yayımlıyorlar. Her iki tarafın açıklamalarını değerledirdiğimizde AK Parti Ortahisar İlçe Başkanı Selahaddin Çebi çok boş ve manasız muhalafet etmeye çalışıyor. Uzun yıllar iktidar olan bir partide muhalefete düşmedikleri için nasıl muhalefet etmesi gerektiğini bilmiyor. Bugünlerde bel fığı ameliyatı olduğu için evinde istirahate çekilen ve bol bol boş vakti bulunan Çebi, canı sıkıldıkça sosyal medyadan CHP’ye göndermelerde bulunuyor. Haluk Batmaz da yaptığı açıklamalarla hemen cevap veriyor. Bize göre doğru yapmıyor. Selahahdin Çebi’nin istediği tam da bu. Gündemi elinde tutmak. Haluk Batmaz’ın yerinde olsam Çebi’ye cevap vermem. Kendisini soyal medyası ile baş başa bırakırım. Çünkü Çebi’nin partisinin yanlış icraatları yüzünden kamuoyuna vermesi gereken binlerce cevap varken, kendisine muhalefet ediyorum zevkini yaşatmanın bir anlamı yok. Bırak Çebi kendi küçük dünyasında mutlu olsun! Zaten yeni ameliyat oldu. Morale de ihtiyacı var. Kendi partisi ona sahip çıkmıyor, dikkate de almıyor. Haluk Başkan, Çebi’ye şu küçük mutluluğu çok görme.
***
BIYIK’IN İSYANI AK PARTİLİLERİN UYKULARINI KAÇIRDI!
Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık, geçtiğimiz günlerde Trabzon’a gelen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar başkanlığındaki toplantıya davet edilmediğini belirterek sitem etti. Yomra’nın Trabzon’un önemli turizm ve yaşam merkezlerinden olduğunu söyleyen Başkan Mustafa Bıyık, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’n katıldığı toplantıya davet edilmemesiyle ilgili sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Hakkımı helal etmeyeceğim... Seçim bitti ama hırs ve intikam duyguları bitmedi... Bu ilçe bu yapılanları hak etmiyor...” ifadelerini kullandı.
Peki hak helale bu kadar önem veriyorsan, oylarını alıp hiçbir geçerli gerekçe ortaya koymadan terk edip gittiği İYİ Partililer sana hakkını helal ediyor mu? Ona bakarsan sen de Yomra Belediye Başkanlığını hak etmiyorsun! Doğru, seçim bitti ama senin seçimin bitmedi. Bütün siyasi partilerde elin var! Gelecekte nereden ve nasıl seçileceğinin hesabı peşinden. Davet edilmemenin sebebine gelince sen zaten her siyasi partinin organizasyonuna davet edilmeden gidiyorsun. Senin geleceğini düşündükleri için etmemişlerdir. Bu arada Bakan Alparsan ve AK Partililer hakkını helal etmediğin için kaç gündür uykusuz kaldılar! Bence hakkını helal et de adamlar rahat uyusun! Sen merhametli adamsın boş ver büyüklük yine sende kalsın!
***
BARIŞ ALPER VE FERDİ KADIOĞLU ÜZERİNE
Trabzonspor’un son yıllarda yaptığı transferlerin çok büyük bölümünün piyasasının olmaması, hele satılmak istendiklerinde tek müşterilerinin çıkmaması ya da bir teki için bile Avrupa’nın önemli kulüplerinin kapıyı çalmaması bu alanda yürütülen çalışmaların ne kadar yetersiz ve futbol piyasası koşullarından uzak olduğunun da bir göstergesidir. Transfer yapılırken hem takıma güncel olarak yararlı olması, hem de gelecekte satılırken önemli paralar kazandırıp, kulübün ekonomisine katkı yapması beklenir. Bu zaten Bordo-Mavili kulübün tarihi misyonudur. Futbolcuyu yetiştirip, ya da transfer edip takımın şampiyonluklarında pay sahibi olmalarının ardından özellikle 3 büyük kulübün birine yüksek bonservis bedeliyle satılan oyuncular Trabzonspor’u ayakta tuttu 1975-83 yılları arasında…
O KADAR BAŞARI VAR AMA BORÇ FÜZE GİBİ
Bu sürede de 6 Lig şampiyonluğunun yanında kazanılmadık da kupa bırakmadı. Oynadığı her finalde de rakiplerine sahayı dar etti. Ne yazık ki son yıllarda çok rezil bir transfer politikası izleniyor. Bunun sonucu olarak şampiyonluk yaşasalar dahi ekonomiyi her geçen gün uçuruma götürmekten geri durmuyor yönetimler. Ahmet Ağaoğlu başkanlığının il k4 yılında Trabzonspor 1 kez şampiyon oldu, bir kez ikinci ve iki kez de dördüncü basamakta yer aldı. Süper Ligde bu 4 yılda en fazla puan toplayan takımdı Bordo-Mavililer… Ayrıca bir Türkiye kupası ve 2 de Süper Kupayı müzesine götürdü. Peki 885 milyon liralık borç ne oldu? Resmi rakamlarla tam 3 milyar 200 milyon liraya ulaştı. Aslında bu başarılı tablodan sonra borcun sıfırlanması gerekiyordu. Olmadı! Peki neden? Çünkü anlamsız, gereksiz, gerçeklerden kopuk transfer politikası yürüttükleri için…
İKİ İSİM İŞTE BÖYLE ELDEN ÇAKIRILDI
Bir dönemler Sadri Şener’e 150 bin Euro’ya daha sonra önemli yıldız olan bir futbolcunun transferi önerilmişti. O ise, “Fenerbahçe 10 milyon Euro’luk oyuncu alırken, ben 150 bin Euroluk oyuncuyla onlarla başa mı çıkarım?” şeklinde tepki gösteriyordu. Adam futbolcuya fazla para ödediğinde başarıyı yakalama şansın çok yükselecek gibi düşünüyordu. Bu kadardı futbolla ilgisi işte…Bunları neden mi yazdım? Trabzonspor kulübüne 2017 yıllarında Hollanda’nın Nijmegan kulübünde oynayan o dönem 17 yaşında Trabzon kökenli Ferdi Kadıoğlu ismini öneriyorlar. “O da diğer gurbetçiler gibi yetersizdir” deniyor ve yüzüne bile bakılmıyor. Oysa araştırılsa çocuğun Hollanda U16, U17, U18, Uf9 Milli takımlarında oynadığı, hatta U17 ve U19’da kaptanlık yaptığını görürlerdi. Yine 2020-21 sezonunun başında Ankara Keçiören’de forma giyen 21 yaşında ve Ümit Milli takımda oynayan Rizeli Barış Alper Yılmaz izlenerek raporu verilerek, “Transfer edilsin” deniyor ama Abdullah Avcı oralı bile olmuyor.
İKİSİ DE ÇOK YAKINDA YÜZLERİNE BAKILMADI
Ferdi Kadıoğlu’nu Trabzonspor’a önerildikten bir yıl sonra Fenerbahçe transfer ediyor. O dönemde de bu oyuncu Bordo-Mavili kulübe öneriliyor ama yine kimse tarafına bile bakmıyor. Barış Alper de Galatasaray’ın yolunu tutuyor. Ferdi Kadıoğlu, bugün Fenerbahçe’nin istikrar sembolü, beyefendi, en profesyonel futbolcusu ve yetenek abidesi olarak kabul ediliyor. Avrupa devleri peşinde… Fenerbahçe kurmayları ise, “Hiçbir kulüp 30 milyon Euro’nun altında bir teklifle kapımızı çalmasın” diyor. Adam gerçekten biyonik adeta… Hangi bölgede ihtiyaç duyulursa da ‘oynamam’ demiyor. Saat gibi tıkır tıkır işliyor. Barış Alper de Galatasaray’a gitti, iki sezon şampiyonluk yaşadı. Geçen sezon tam 55 maça çıktı. Sağbek, sağ kanat, santrafor oynadı. Bugün o da Avrupa’nın birçok büyük kulübünün gündeminde ve Sarı-Kırmızılılar da, “30 milyon Euro’dan aşağıya satmayız” diye diretiyorlar.
TAKIMI SANSANIZ 30 MİLYON EURO ETMEZ
Sahi Ahmet Ağaoğlu ve Ertuğrul Doğan’ın transferlerinden oluşan bugünkü Trabzonspor takımının tümünü satmaya kalksanız acaba 30 milyon Euro’ya müşteri bulabilir misiniz? Çok zor değil mi? Çünkü birçok kulüp, Bordo-Mavili formayı giyen şu andaki oyuncuların en az yarısını alırken üste para talep eder… Bir kısmı belki 4-5 milyon Euro yapar, önemli bir bölümüne de kimse bonservis bedeli ödemez… Ve Ertuğrul Doğan, Abdullah Avcı’nın direktifleri doğrultusunda yeni transferler yapabilmek için kılı kırk yarıyor, gecesini gündüzüne katıyor. Acaba bunca büyük paraları önlerine döktüğü futbolculardan bir tekinden bile bir Fendi Kadıoğlu ya da Barış Alper Yılmaz yaratmaları mümkün olabilir mi? Sanmam! Olsa bile böyle genç oyunculara Abdullah Avcı forma vermez… Yanılıyor muyum? Keşke yanılsam… Neyse, son bir soruyla konuyu kapatayım isterseniz:
Sayın Doğan ve arkadaşları bu Ferdi Kadıoğlu ve Barış Alper Yılmaz’ı almadığınız için pişman mısınız ve “Biz bu kulübe ihanet ettik” diye özeleştiri yapıyor musunuz?