17.06.2024 KILÇIK

HUYLU HUYUNDAN BİR TÜRLÜ VAZGEÇMİYOR!

Ortahisar Belediyesi’nde olduğu gibi Büyükşehir’de de en büyük sorunların başında sahada çalışacak personel sayısındaki yetersizlik geliyor. Her iki belediyede de yüzlerce işçi bulunmasına rağmen beden gücüne dayalı işlerde çalışacak işçi sayısı ihtiyaca cevap vermiyor. Ahmet Metin Genç’in Ortahisar Belediye Başkanlığı döneminde hatır karşılığı işe aldığı personellerin çoğu masa başında görev yapıyor. Birimlerin 4 kişilik odasında 15’e yakın personel bulunuyor. Bu personeller yer olmadığı için masa ve koltukları dönüşümlü olarak kullanıyorlar. Ortahisar Belediyesi’ne bin kişilik gereksiz personel alımı yapan Genç, Büyükşehir Belediye Başkanı olunca da aynı tavrını sürdürüyor. Geçmişte AK Parti teşkilatlarında görev yapmış isimleri Büyükşehir Belediyesi’nde işe almaya devam eden Ahmet Metin Genç, asıl ihtiyaç duyulan yol, temizlik ve bakım hizmetlerini sınırlı sayıdaki personelle çözmeye çalışyor. Bu yüzden de bu alanlardaki çalışmalarda sürekli aksaklıklar yaşanıyor. Bir tarafta akşama kadar yağmur, soğuk ve yakıcı güneşin altında ezilen emekçiler, diğer tarafta ise Ahmet Bey’in hatır üzerine belediye bünyesine kattığı klimalar altında mesainin bitmesini bekleyen bankamatik memurları. Varın gerisini siz düşünün!

***

ORTAHİSAR BASIN BİRİMİ CADI KAZANI!

Ortahisar Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nde neler oluyor? Uzun yıllar bu birimde çalışan eski bir gazeteci kadın meslektaşımız ortamdan duyduğu rahatsızlıktan dolayı birimini değiştirdi. Bunun yanında geçtiğimiz günlerde basın ve halkla ilişkiler müdürlüğü bünyesinde çalışmaya başlayan bir başka gazeteci arkadaşımız da ancak üç gün dayanabildi ve görevi bıraktı. Üstelikte belediyede işe girmek için onlarca hatırı sayılır insan devreye sokan bunca gazeteci varken. Neden insanların bu birimden uzaklaşmak istediğini araştırdık? Elde ettiğimiz sonuç bizleri şaşırtmadı. Ortahisar Belediyesi Basın ve Halkla ilişkiler Müdürü hanımefendinin tavır ve davranışlarından bunalan personel, kaçacak yer arıyor. Hanımefendinin personele karşı kullandığı uslüp ve yaklaşımı yüzünden bu birimde sürekli sirkülasyon yaşanıyor. Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya iyi niyetli olarak birşeyler üretmeye çalışıyor. Fakat bu birimde yaşanan olumsuzluklar Kaya’nın kamuoyundaki kredisini her geçen gün tüketiyor. Eğer gerekli önlem alınmaz ise, Kaya için iş işten çoktan geçmiş olacak. Bizden söylemesi…

***

 BAŞKAN KENDİNİ DEV AYNASINDA MI GÖRÜYOR?

Trabzonspor başkanı Ertuğrul Doğan’ın forma tanıtım lansmanında yaptığı konuşmanın bir yerinde kendisine kongre ile ilgili sorulan soruya; Başkan Doğan, Papara lansmanında kongre ateşini yaktı. “Aralık’ta kongre var, adaylık düşüncesi olan arkadaşlar varsa kongreye gelirler, biz de gereken cevabı verir, yollarız.” Şeklindeymiş… Bu nasıl bir yanıt ya… Olacak şey mi? Koca Trabzonspor başkanı, rakip çıkarsa, cevabını verip yollayacakmış… Kimi? Belki de Bordo-Mavili kulüpte yaşanan rezalet uygulamalar sonunda kulübün geldiği olumsuz noktayı değiştirmek ve kurtuluşuna zemin hazırlayacak politikaları üretecek insanlara cevabı verip yollayacak… Bir başkanın böyle bir konuda vermesi gereken basit ve diplomatik yanıt, “Trabzonspor üyesi her insanın aday olma hakkı vardır. Kuşkusuz çok sayıda aday çıkarsa bu kulübün sahipsiz olmadığı ortaya çıkar ve bu da güzel bir şeydir. Adaylar çıkar, biz de aday olursak rakiplerimize başarılar dileriz, centilmence yarışırız, kazanan kim olursa diğerleri onlara destek olur, bu kulübü şahlandırırız” olması gerekmiyor muydu?

Ama “Cevabını verir gösteririz!” Bu tam bir şımarıklığın söze yansımış halidir. Bu şımarıklığa bu camia Aralık ayında bir yanıt vermezse yazıklar olsun demekten başka elimizden bir şey gelmez…

***

YÖNETİCİ EMİR ERİ OLMAMALI!

Başkanla çok yakın ilişkisi olmayan hiçbir yöneticinin neredeyse söz hakkı bulunmuyor. Ancak güçlü yöneticilerle yola çıkan başkanlar, kurullarda karar almak ve bunları uygulamak zorunluluğu hissetti. Ne yazık ki Nuri Albayrak, Sadri Şener, İbrahim Hacıosmanoğlu, Muharrem Usta, Ahmet Ağaoğlu’nun birinci ve beşinci yılı arasında kalan 3 yılında şimdi de Ertuğrul Doğan tek adam mantığıyla kulübü yönetiyor. Hani kendisine çok yakın olan bazı yöneticilerin ara sıra sözlerini dinliyor ama bunun dışında ne biliyorsa onu okuyor.

KAMUOYUNU BİLGİLENDİRMEKTEN DE KORKMAMALI

Geçtiğimiz günlerde bir yöneticiyi aradım, birkaç bilgi sormak istedim. Bana, “Kulübümüzde konuşma yetkisi başkanda ve bu nedenle bizim konuşmamız söz konusu olmaz” dedi. Kendisine, “Tamam da, sizden açıklama istemiyorum ki, bilgi talep ediyorum. Her konuda tüm bilgileri başkan veremez ki? Yöneticiler de kurşun asker, ya da emir eri değil ki! Kamuoyunu ilgilendiren konularda kendilerine soru sorulduğunda, bilgisi varsa, bunu medya mensubuyla paylaşmasının ne sakıncası olabilir” diye eleştirimi dile getirdim. Ama gördüğüm o ki, diğer kulüpleri bilmem ama Trabzonspor’da sadece Başkan Ertuğrul Doğan’ın borusu ötüyor. Oysa olması gereken yetkilerin paylaşımı ve herkesin yetenekli olduğu alanda çalışıp, ortak akılla ortaya konan eylemleri paylaşma yetkisine sahip olabilmeli…

Yoksa uygulama tek adam rejiminden başka bir anlam ifade etmez.

Bu da hangi kurumda olursa olsun sonu felaketle biter.

Biz uyaralım da!...

***

KEVİN CAMPBEL ÜZERİNE!

Trabzonspor’da Merhum Mehmet Ali Yılmaz, yıldız yabancı isim transferiyle başarıları yakalayacağı inancıyla görev yaptığı 1996-2000 yılları arasında kadroya kattığı her halde en önemli isimlerden biri de Kevin Campbell’di. İngiliz futbolcudan çok şeyler bekleniyordu fakat takımın kadro yapısı da bu oyuncuya pek uygun değildi. Fakat Bir Fenerbahçe maçında attığı 3 gol unutulmazdı. Campbell’in futbolculuğundan öte, Trabzon’da kaldığı süre içinde çok kişilikli bir insan görüntüsü vermişti. Okumayı çok seviyordu. Kamplarda, boş zamanlarında, otobüs ya da uçak seyahatlerinde mantık, psikoloji, felsefe kitapları düşmezdi. Çok disiplinli bir futbolcuydu da… Herkesle ilişkisinde mesafeyi korumayı bilirdi. Mehmet Ali Yılmaz’ın bir maç sonrasında hiç beklenmedik bir şekilde, “Golcü aldık yamyam çıktı, sahaya çıkıp ben mi gol atacağım” sözleri şok etkisi yaratmıştı.

GİDERKEN KÜLTÜR ABİDESİ OLDUĞUNU GÖSTERDİ

Kevin Campbell’in bu sözlere tepkisi ne olacaktı? Bavullarını toplayıp, hemen Trabzon’u terk mi edecekti, yoksa sineye mi çekecekti? Her kültür düzeyi yüksek insan gibi, Campbell de, “Bu konu sadece beni değil, tüm ırkımı ilgilendiriyor. O nedenle ailemle, siyahilerin haklarını koruyan kuruluşlarla konuşacağım ve kararımı da ondan sonra vereceğim” demişti. Bir süre sonra da bir basın toplantısı yaptı ve “Yaptığım tüm görüşmeler sonunda, burada kalmamam konusunda fikir birliği oluştu. Trabzon’u, Trabzonspor’u çok sevdim. Buraya bir serüven için gelmiştim. Serüvenin kısa sürmesine üzüldüm. Ama ırkım adına yapılan hakareti kabul edemem. Trabzonspor’dan ayrılacağım. İstersem FİFA’ya gidebilir ve bu koşullarda bonservisimi para ödemeden alabilirim fakat bu kulüp bana yatırım yaptı. Ben de gelirken bonservisim için ödenen ücreti geriye iade edip başka bir takıma öyle imza atacağım. Bu can sıkıcı durumla ilgili son konuşmam bu olacak” sözlerini sarfetti. Sorulara yanıt vermedi.

ONURLU İNSANIN ETE KEMİĞE BÜRÜNMÜŞ HALİ

Trabzon’dan ayrılmadan önce İstanbul’daki Hürriyet Gazetesi spor servisi kendisiyle röportaj yapmamı istedi. Ben de, “Adam konuşmama kararı almış. Telefonunu size vereyim, bakalım konuşturmayı başarabilecek misiniz?” dedim. Telefonu verdim. Aradan bir süre geçti. İstanbul’dan aradılar ve “Konuşmuyor, tek kelime etmiyor” dediler. Campbell İngiltere’ye gitti, Everton ile anlaştı, Trabzonspor’a da 3 milyon Paund kazandırdı. Bir tek gazeteciye bile ülkesinde konuşmadı. Bu bile ne büyük bir kişilik olduğunu ortaya koymaya yetiyordu.

Kevih Campbell’in maaş alacakları geldiğinde ona yapılan oyunları anlatsam kitap olur. Büyük yalanlar söylenerek sürekli oyalandı. Avukatı sürekli olarak, “FİFA’ya gidelim, bonservisini bedava alalım, alacaklarını da tahsil edelim” dedi. Ama O her defasında, “Burada yönetim yanlış yapabilir ama insanlar beni seviyor ve onların gözünde para için kulübü zor durumda bırakan kişi olamam” diyerek bu önerileri hep geri çevirdi.

BENİM DE BAŞIMI BÜYÜK DERTTEN KURTARDI

Campbell aslında beni de büyük bir sıkıntıdan kurtarmıştı. Takım içinde yönetim aleyhine konuşan futbolcuları haber yapmıştım. Çok uzun hikâye ve kısa keseyim. Bu futbolcuların isimlerinin öğrenilmesi için inanılmaz mobbinglere uğradım. Fakat işimi kaybetme ya da hâkim karşısına çıkma bahasına tek ismi bile vermedim. Baskı tam artmışken, Campbell olayı patladı. Tüm futbolcular da yönetimin ve başkanın aleyhine sözler sarfettikleri basın toplantısı düzenlediler, Yılmaz’ı kınadılar ve Campbell’in yanında olduklarını söylediler. İşte bu basın toplantısı ile birlikte ben de, “Yönetim ve başkan aleyhine bana tüm futbolcular konuşmuştu” diye ironi yapma noktasına gelmiştim. Üzerimdeki baskı bitmiş, takım içinde hiçbir futbolcunun kulübü yönetenlere en küçük bir güveni olmadığı ortaya çıkmıştı.

Kevin Campbell…

Belki futboluyla değil, ama karakterli yapısıyla Trabzonspor’da derin izler bırakan isimlerin başındaydı.

Anısına saygıyla…

Huzur içinde uyu yüreği büyük, beyni aydınlık, siyahi ADAM.