16.03.2026 KILÇIK
KADİR GECESİNİZ MÜBAREK OLSUN
Bugün, kalplerin yumuşadığı, ruhun derin bir sükûnete erdiği Kadir Gecesi’ni idrak ediyoruz. Bu gece, Allah’ın rahmetinin gökten indiği, insanlara yol gösteren Kur’an’ın indirildiği zaman dilimidir. Her dua, her içten niyet, bin aydan daha faziletli bir sevap taşır.
Gecenin huzurunda, sevdiklerimizi hatırlamak, gönüllerimizi aydınlatmak ve kırgınlıkları onarmak büyük önem taşır. Sade bir niyet, samimi bir dua, kalplerin yükünü hafifletir, ruhu tazeler.
Bu gecede yapılan ibadetler yalnızca ritüel değil; insanın kendini hesaba çekmesi, hatalarını fark etmesi ve Rabbine yönelmesi için bir fırsattır. Gözlerimiz kapalı da olsa, kalbimizden yükselen niyetler, Allah’a ulaşır.
Sevgili okurlarım, bu mübarek geceyi iyilik ve merhametle doldurun. Kimi için bir tebessüm, kimi için içten bir yardım, kimi için de sessiz bir dua… Hepsi bu gecenin ruhuna hizmet eder.
Kadir Geceniz mübarek olsun! Rabbim dualarınızı kabul, evlerinizi bereket ve huzurla doldursun. Bu geceyi, gönüllerimizin en derin köşelerine ışık serpen bir anı kılalım.
***
EKONOMİK KRİZ BAYRAM GELENEKLERİNİ DE VURDU
Trabzon’da her şey el yakıyor. Gıda, tekstil, kira, ulaşım… Emekli, asgari ücretli, öğrenci fark etmiyor; herkes günlük yaşam mücadelesi veriyor. Bayram yaklaşıyor, ama sevinç yerini kaygıya bırakıyor. Emekliler torunlarına harçlık vermek için hesap yapıyor, asgari ücretliler memlekete gitmek için birikimlerini zorunlu ihtiyaçlarla bölüyor, öğrenciler ailelerine yük olmamak için iç çekiyor.
Dar gelirli aileler misafir ağırlamakta zorlanıyor. Sofraya bir çikolata, bir baklava koymak bile artık lüks hâline gelmiş. Ekonomideki dengesizlik, sadece cebimizi değil, bayram geleneklerimizi de etkiliyor. Bayram, paylaşmak ve bir araya gelmek demektir; ama bugün birçok aile, bu coşkuyu yaşamakta güçlük çekiyor.
Yetkililerin aldığı önlemler gündelik hayatın zorluklarını gidermiyor. Halk, bayramı kutlamak yerine “fiyat hesapları” yapıyor. Trabzon’un geleneksel bayram sevinci, ekonomik kriz karşısında gölgelendi.
Bayram, sadece tatlı ve harçlık değil; insanları bir araya getiren, gönülleri ısıtan bir zaman dilimi. Ancak ekonomik sıkıntılar, bu en temel sosyal geleneği tehdit ediyor. Dar gelirli vatandaşın bayramda yüzünün gülmesini sağlamak, hem toplumsal hem insani bir sorumluluk.
***
ÖFKE VE ŞİDDET TRABZON’U GÖLGELEDİ
Trabzon… Tarih boyunca hoşgörü ve merhametin simgesi olmuş bir kenttir. Misafirperverliği, dayanışması ve sıcak insanlarıyla anılan bu şehir, ne yazık ki son yıllarda başka bir haberle anılmaya başladı: aile içi şiddet, öfke patlamaları ve trajik olaylar.
Eşine zarar veren kocalar, anne-babalarına silah çeken çocuklar, hatta intihar vakaları… Bu trajediler, artık sadece bireysel olaylar değil, toplumun bir aynası. Bir zamanlar öfke geçici olur, tartışmalar kısa sürerdi. Şimdi ise küçük bir anlaşmazlık, bazen ölümle, bazen kalıcı yaralanmalarla sonuçlanabiliyor.
Uzmanlar uyarıyor: Bu tür olaylar sadece bireysel öfke patlamalarından kaynaklanmıyor. Sosyal, psikolojik ve ekonomik etkenler birleştiğinde, aile içi şiddet daha karmaşık ve önlenmesi güç bir hâl alıyor. İşte bu nedenle, psikologlar, sosyologlar, pedagojistler ve hukukçular devreye girmeli; toplumun bilinçlendirilmesi ve önleyici tedbirlerin geliştirilmesi şart.
Trabzon, kavga ve şiddetle değil, spor, kültür, sanat, turizm ve değerleriyle anılmalı. Yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları, şiddeti önlemek için ortak stratejiler geliştirmeli, aileleri ve gençleri bilinçlendirmelidir. Çünkü her gecikmiş adım, sadece bireyleri değil, kentin sosyal dokusunu da riske atıyor.
Sonuç olarak, Trabzon’un gerçek kimliği korunmalı; uzman desteği ve bilinçli önlemlerle, kent yeniden merhamet ve hoşgörüyle anılan bir şehir olarak varlığını sürdürmelidir. Hepimiz sorumluyuz; çünkü bir toplumun güvenliği, bireylerin güvenliğiyle başlar.
***
DAR GELİRLİ AİLELERE İLK ARABAM DESTEĞİ YOLDA!
25 yaş üstü ekonomik ömrünü doldurmuş araçlarını hurdaya ayıran vatandaşlar için yeni bir teşvik gündemde. MHP Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir’in Meclis’e sunduğu taslak, hem otomotiv piyasasını canlandırmayı hem de çevreyi korumayı hedefliyor.
Düzenleme ile eski araçlar trafikten çekilecek, sahipleri Türkiye’de üretilen yeni araçlarda avantajlardan yararlanacak. Dar gelirli aileler için "İlk Arabam Yerli Otomobil Aile Destek Programı" ile uzun vadeli ve düşük taksitli ödeme seçenekleri sunulacak.
ÖTV muafiyeti ve teşviklerden yararlanacak araçlarda yüzde 40 ve üzeri yerlilik oranı şartı aranacak. Uzmanlar, bütçe dengeleri nedeniyle ÖTV muafiyetinde temkinli olunması gerektiğini belirtiyor.
Hurda araç teşviki yasası yürürlüğe girerse, eski araçlar trafikten çekilecek, üretim desteklenecek ve dar gelirli ailelerin otomobile erişimi kolaylaşacak. Yasanın detayları ise sürecin en kritik noktası olmaya devam ediyor.