15.10.2024 KILÇIK
YABANCI HAKEMLER SORUNU ÇÖZER Mİ?
Türkiye'de futbol, ülke gündeminden hiçbir zaman düşmeyen, hatta gündemi belirleyen bir organizasyon konumunda.
Ekonomik koşullar, jeopolitik riskler, kapımıza dayanan savaş, Mehmet Şimşek tarafından uygulanan orantısız vergiler herkesi canından bezdirsede, haftasonu olunca herşey unutulur gündem futbola sabitlenir.
Siyasetçilerin imdadına da yetişen bu oyuncak, şimdide Trabzonspor eski başkanı İbrahim Hacıosmanoğluna devredilmiş.
Hacıosmanoğlu çok ciddi bir seçim zaferi elde ettiği için şuana kadar seçim dönemi verdiği çoğu sözün hala daha arkasında durabiliyor.
Özellikle VAR hakemleri ve yabancı hakem konusunda verdiği söz ona sürekli hatırlatılıyor. Ancak kuluplerin bu konudaki talepleride bitecek gibi görünmüyor. Kulüpler birliği genç hakem söylemini bile artık geçmiş, mevcut hakemlerin hiçbirisinin maçlarda görev almasını istemiyor.
Yabancı hakem talepleri TFF tarafından olumlu karşılanmadığı için şimdide bari “yabancı VAR” olsun diyorlar.
Ancak bu talep herdefasında, “600 yıl dünyayı yönettik, Türk hakemine güvenin” diyen TFF başkanı Hacıosmanoğlu tarafından geri çevriliyor.
TFF' nin diğer yöneticileri bu konuda ne düşünüyor diye bir araştırma yaptığımızda onlarında yabancı hakem tarafında yer aldıkları görülüyor.
Hatta, MHK bile yabancı VAR olmasına sıcak bakıyormuş. Gelinen noktada bu tartışmada hakemlerin Hacıosmanoğlu’nun bu tutumunu çok değerli bulduklarını gösteriyor.
Çünkü yabacı hakem demek hakemler için gelirin azalması, Türk hakeminin karizmansını çizilmesi demek!
Bunu koruyan bir başkan buldukları için çok şanslılar. Peki, önemli olan hakemlermi yoksa ülke futbolu mu? Sahada 11 yabancı futbolcunun olduğu yerde, Türk hakemi savunmak bize hiç inandırıcı gelmiyor.
Ayrıca genç hakemlere şans verilsin densede genç, yaşlı farketmeden hakemlerin çok kötü olduğu herkes tarafından kabul ediliyor.
Türk hakemliğindeki çürümüşlük gençleştirmeyle düzelemez!
O nedenle Hacıosmanoğlu “zararın neresinden döner” bilemeyiz ama, bir an önce VAR sistemini yabancı hakemlere teslim etmelidir.
Çünkü Türk hakemleri doğru maç yönetse bile güven kalmamıştır.
En kısa sürede yabancı hakem sistemine geçilip, hakem konusunu Türk futbolunun ana gündem maddesi olmaktan çıkarmalıyız.
***
AKYAZI YAVUZ SELİM STADI’NI SU BASTI!
Önceki gün oynanan 1461 Trabzon – Fethiyespor müsabakasına gittik. Karşılaşmanın bir bölümün basın tribünden izledikten sonra devre arasında protokolde tribinünde yer alan arkadaşlarımızla sohbet etmek için bu alana geçtim. Aşırı sağnak altında oynana müsakasada tribünlerde bulunan koltuklar sırılsıklam. Ve stadyumun çatısından su akmaya devam ediyor. Tribünün iç kısmında yer alan protokol odasını da su basmışç Müthiş bir keşmekeşlik yaşandığına tanık olduk. Üstelikte stadyundan sorumlu olan Trabzon Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü’de sanki hiçbirşey olamamış gibi protokol tribinünde oturuyordu. 4 yıl önce yapılan bir stadyumun bu kadar erken bozulmaya başlamasını anlamak mümkün değil. Özellikle Gençlik Spor İl Müdürlüğü’nün sezon öncesinde stadyum ile ilgili olarak bakımve onarım çalışması yapmamasıda ayrı bir skandal. Trabzon’un profesyonel Lig’de mücadele veren 1461 Trabzon ve Sebat Gençlikspor’un karşılaşmalarını oynadığı stadyumun bu halde olması kabuledilebilecek bir durum değil. Dileriz bir sonraki müsabakaya kadar stadyumdaki bu sorunlar giderilmiş olur.
***
AMATÖR SPOR HAFTASI ŞÖLENE DÖNÜMELİ!
Amatör Spor Haftası etkinlikleri kapsamında Trabzon Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu (ASKF) tarafından ödül töreni düzenledi.
Törene katılımın az törende her yol olduğu gibi bu yılda verilen ödüller tartışma konusu oldu. Birçok kulüp organizasyonu protesto ettiği için katılmadı.
Trabzon’da amatör spora hizmet veren onlarca kulüp, bu kulüplerde faaliyet gösteren yüzlerce sporcu bulunuyor.
Fakat Amatör Spor Haftası etkinliklerinin en sönük geçtiği şehirlerin başında da Trabzon geliyor.
Bu potansiyel bir türlü hareket geçirlemiyor. “Dostlar çarşıda görsün” mantığıyla organizasyonlar yapılıyor.
Fakat katılım bir türlü istenilen seviyede olmuyor. İşin organizasyon tarafında bulunan heyet, “maddi imkânsızlıklar mı, yoksa yoksa işi çok ciddiye almadıklarından mı” bilemiyoruz kutlamalar sönük geçiyor.
Spor ile içiçe olan bir kentte bir hafta boyunca büyük organizasyonlar düzenlenmeli, konser programları gerçekleşmeli ve spor müsabakaları yapılmalı. Böyle bir oranizasyon içinde komite oluştrulmalı ve 6 ay önceden planlamalar yapılmalı diye düşünüyoruz. Hatta bu organizasyon zamanla uluslararası boyuta taşınabilmeli. Trabzon’un bu konuda geçmişe dönük çok ciddi tecrübeleri bulunuyor. Birkaç sponsor ve devlet desteği ile bu işin başarılabileceğini düşünüyoruz.
***
DEMOKRASİ KONUSUNDA GERİYE GİDİYORUZ!
Cumur İttifakı demokrasi anlayışı konusunda Trabzon’da sınıfta kaldı. AK Parti ve MHP Genel Başkanları kürsiye çıktıklarında halka demokrasi nutukları atmayı hiçbir zaman ihmal etmiyorlar. Fakat iş uygulamaya gelince tam tersi yaşanıyor. Son bir hafta içinde önce AK Parti Yönetimi Ortahisar İlçe Başkanı Selahaddin Çebi’yi görevden el çektirdi. Daha bu konunun şoku atlatılmadan, MHP Trabzon İl Başkanı’nın Ömer Ayar görevden alındı. Her iki partinin teşkilatlarında bu konuyla alakalı olarak en ufak bir ses çıkmadı. Mantık belli, “ gelen ağam, giden paşam”…
Genel Merkezin aldığı kararı bırakın eleştirmeyi, tebrik edenler bile var. Hâlbuki tabanının sesine kulak vermeyen, teşkilatın görüşünü almayan siyaset kurumunun demokrasi’den bahsetmesi mümkün mü? Dünya’da kendi seçtiği lidere sorgusuz sualsiz biat eden başka bir toplum varmıdır, bunu bilemiyoruz. Tekloloji geliştikçe, iletişim kanalları arttıkça bir ülkede demokratik düşünce yapısı nasıl geri gider bunu anlamam mümkün değil. Bundan 25 yıl önce bile halkın ve teşkilatların tavrı demokrasnin gelişmesinde çok etkili idi. Parti içi muhalefet birçok lideri koltuğundan bile etmişti. O zaman teşkilatlar ve halkın sözü gözardı edilemez. Bizler 25 yılsonunda bırakın bir adım ilerlemyi 50 yıl geriye gitmiş vaziyetteyiz.
***
HAYVANSEVERLERİN DİRENİŞİ SES GETİRİYOR!
Kocaeli’nin Gebze ilçesinde aralarında yavru kedi ve köpeklerin de bulunduğu 43 hayvan belediyeye ait barınakta ilaçla öldürüldü. Öldürülen hayvanların siyah çöp poşetleriyle konteynerlere atıldığına ilişkin görüntüler sosyal medyada yayımlandı.
Yaşan bu olay karşısında Türkiye ayağa kalktı. Yurdumuzun dört köşesinden bu katliama karşı tepkiler yağdı. Milletvekillerinden, sanatçılara kadar toplumun herkesiminden insan Gebze’deki barınağa giderek tepkilerini ortaya koydular.
Gebze’den çıkan bu ses hayvanları katletme düşüncesinde olan belediyelere ciddi bir korku saldı.
Türkiye fotoğrafına baktığımızda en organize hareket eden grubun hayvanseverler olduğunu görüyoruz. Tepkilerini en üst perdeden cesurca ortaya koyduklarını görüyoruz. Sebebine gelince vicdan sahibi olmaları.
Çoluk çocuğunun rızkından kesip onlarca hayvanı beslemek, onları tedavi ettirmek, zaman ayırmak herkesin ortaya koyabilecek olduğu bir irade değil.
Hiçbir beklentisi olmadan vicdanının sesine kulak vererek yapılan bu samimi ve meşakatli duruşun tepkisis de ister istmez ağır oluyor. Özellikle çocuk ve gençlerin hayvan sevgisi konusunda son derece duyrlı olması da aileleri olumlu yönde etkiliyor.
Türkiye’de her ne kadar hayvanları katletme ve öldürme çabası içinde olanlar bulunsada halkın olağanstü birlikteliği ve direnci bu sorunun önümüzdeki yıllarda ortadan kalmasında büyük etken olacak.