15.09.2025 KILÇIK
ARSİN’DE HUMMALI ÇALIŞMA
Trabzon’un Arsin ilçesinde hizmet seferberliği yaşanıyor. Arsin Belediyesi ekipleri, ilçenin dört bir yanında hummalı bir şekilde çalışmalara devam ediyor.
Sokaklar yenileniyor, kaldırımlar modernize ediliyor, çocuk parkları ise geleceğin teminatı çocuklar için özenle inşa ediliyor. İlçede altyapıdan üstyapıya kadar her alanda yenilenme yaşanıyor. Belediyenin çocuklara yönelik yatırımları da dikkat çekici boyutlara ulaştı.
Mahalle aralarına ve merkezi bölgelere kurulan yeni çocuk parkları, hem güvenli oyun alanları hem de sosyal buluşma noktaları olarak işlev görüyor.
Aileler, çocuklarını gönül rahatlığıyla bu parklara getirirken, çocuklar da enerjilerini sağlıklı bir şekilde atma imkânı buluyor.
Göreve geldiği günden bu yana sahadaki aktifliğiyle dikkat çeken Arsin Belediye Başkanı Hamza Bilgin, vatandaşlarla birebir temas kurarak ihtiyaçları yerinde tespit edip, çözüme kavuşturuyor.
***
TRABZON, GENÇLERİN ŞEHRİ OLUYOR
Her yıl binlerce genç, büyük hayallerle üniversite yoluna çıkıyor. Kimisi ailesinden, sevdiklerinden ilk kez ayrılıyor; kimisi yeni bir başlangıcın heyecanıyla bilmediği bir şehre adım atıyor. İşte bu yolculukta, pek çok öğrencinin gönlünde yer bulan şehirlerden biri de Trabzon.
Karadeniz’in kalbinde, yemyeşil doğasıyla, köklü tarihiyle ve canlı şehir yapısıyla Trabzon, yalnızca turizmin değil, aynı zamanda bir üniversite şehrinin de adresi. İkisi devlet, biri vakıf olmak üzere üç üniversiteye sahip bu şehir, Türkiye’nin dört bir yanından gençleri ağırlıyor. Ulaşım kolaylığı, geniş yurt imkânları, pratik şehir içi ulaşımı ve kampüslerin şehre entegre yapısı, Trabzon’u öğrenciler için yaşanabilir kılan en önemli nedenlerden bazıları.
Ama unutulmaması gereken bir şey var: Üniversiteler sadece eğitim yuvaları değildir. Onlar aynı zamanda bir kentin kültürüne, ekonomisine ve sosyal yaşamına canlılık katan birer dinamiktir. Öğrenciler yalnızca ders çalışmaz; aynı zamanda alışveriş yapar, sosyalleşir, şehre renk ve hareket katar. Yazın turistlerle şenlenen Trabzon, yıl boyunca öğrenciler sayesinde canlılığını korur.
Bu yüzden öğrenciler, bizler için sadece “kiracı” değil; bu şehrin geleceğini şekillendiren kıymetli misafirlerdir. Onların barınma ve yaşamla ilgili karşılaştıkları zorluklara anlayış göstermek, onlara samimiyetle kapımızı açmak yalnızca bir insani görev değil; aynı zamanda Trabzon’un yarınlarına yapılacak en değerli yatırımdır.
Trabzon, öğrencilere kucak açan, onları yalnızca misafir değil, bu kentin bir parçası olarak gören yaklaşımıyla çok daha güçlü olacaktır. Çünkü her öğrenci, buradan bir anı götürür; her öğrenci, bu şehre bir iz bırakır. Ve o izler, Trabzon’un geleceğini daha da güzelleştirir.
***
TÜNELLERDE IŞIK YOK, SORUMLULAR NEREDE?
Trabzon, güzellikleriyle övündüğümüz bir şehir. Dağları, yaylaları, deniziyle dillere destan… Ama gelin görün ki, şehir hayatının görünmeyen detaylarında ciddi eksiklikler var: tünellerimiz.
Bu tüneller, coğrafyamızın zorlu koşullarında hayatımızı kolaylaştıran, bağlantıları sağlayan önemli yapılar. Ama bazı tünellerde lambalar aylardır yanmıyor. “Belki günlük arızadır” diye düşünüyor insan… Ama aylarca değişmeyen lambalar, hem sürücüleri hem de yolcuları ciddi risk altında bırakıyor.
Soruyoruz kendimize: Yetkililer nerede? Planlama, bakım ve sorumluluk bu kadar mı ihmal ediliyor? Tüneller sadece yol değil; güvenliğimizin de garantisi. Işıksız bir tünelden geçmek, sadece karanlıkta yol almak değil; aynı zamanda sistemin eksikliklerini gözler önüne sermek demek.
Trabzon gibi bir şehir, bu kadar basit bir ihmal yüzünden halkını tehlikeye atmayı hak etmiyor. Yetkililer, aylarca değişmeyen lambaları görmezden gelmek yerine, sorunu kalıcı olarak çözmeli. Yoksa karanlık, sadece tünelleri değil, güvenimizi de yutar.
***
TRABZON DEMİRYOLU İLE YÜKSELİŞE Mİ?
Trabzon… Tarihi İpekyolu’nun izlerini taşıyan, limanıyla Karadeniz’in kapısını aralayan şehir… Ne yazık ki, potansiyelini bir türlü tam anlamıyla değerlendiremiyor. Oysa geçmişten bugüne ticaretin ve lojistiğin merkezi olmuş bu şehir, doğru yatırımla hem ekonomik hem de sosyal dönüşümün öncüsü olabilir.
KTÜ Fen Bilimleri Enstitüsü Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisliği yüksek lisans öğrencisi Süleyman Köse’nin tez çalışması tam da bunu işaret ediyor: Demiryolu Trabzon’un kaderini değiştirebilir. Tez, nakliye maliyetlerinden sanayi yatırımlarına, GAP ürünlerinden uluslararası lojistik köy projelerine kadar pek çok başlıkta şehrin kazançlı çıkacağını ortaya koyuyor.
Demiryolu, sadece taşımacılığı kolaylaştırmakla kalmayacak; aynı zamanda Trabzon’un sanayi yatırımları için cazibe merkezi olmasını sağlayacak. Liman kenti kimliği ile birleştiğinde, şehir adeta bir lojistik üs haline gelebilir. Hali hazırda liman üzerinden 350 bin ton yük akışı sağlanırken, demiryolu bağlantısı bu rakamı ciddi şekilde artırabilir.
Köse’nin dikkat çektiği bir diğer nokta ise bölgesel rekabet. Gürcistan limanları demiryolu avantajıyla öne çıkarken, Trabzon bu fırsatı kaçırıyor. Eğer şehir, demiryolu ile limanını doğrudan bağlarsa, sadece maliyetleri düşürmekle kalmayacak, bölgesel lojistik yarışında geri kalmayacak.
Ve elbette lojistik köy… Samsun örneğinde gördüğümüz gibi, tek merkezde depolama, bakım, onarım ve intermodal taşımacılık faaliyetleri bir araya geldiğinde Trabzon, uluslararası ticaretin önemli merkezlerinden biri olabilir. TRACECA koridorunda Türkiye’nin geri planda kaldığı gerçeği ise projeyi acil kılıyor.
Trabzon’un geleceği, demiryolundan geçiyor olabilir. Ancak bu, sadece bir mühendislik projesi değil; şehir yönetiminden siyasetçisine, yatırımcıdan akademisyene tüm paydaşların birlikte hareket etmesini gerektiren bir vizyon işi. Yoksa tarih boyunca kapılarını açtığı dünyaya karşı, bu sefer kendi kapısını kapatmakla kalabiliriz.