15.07.2026 KILÇIK
TRABZON TRAFİĞİNE KİMSE ÇARE OLAMIYOR!
Trabzon'da son 15 gündür özellikle Moloz'dan başlayıp Yomra istikametine uzanan hatta yaşanan trafik artık sabır sınırlarını zorluyor.
Sadece sahil yolu değil, şehir içi ulaşım da adeta kilitlenmiş durumda.
Vatandaşın anlattığına göre Moloz'dan Yomra'ya gitmek zaman zaman bir saati buluyor. Normal şartlarda dakikalar sürecek mesafe, yaz aylarının gelmesiyle tam anlamıyla çileye dönüşmüş durumda.
Aslında bu manzaraya artık herkes alıştı.
Her yaz aynı tablo...
Her yaz aynı şikâyet...
Her yaz aynı çözümsüzlük...
Elbette önlem alınmıyor değil. Emniyet de sahada, belediyeler de çeşitli düzenlemeler yapıyor. Valilik, belediyeler ve Şoförler Odası da sık sık "Toplu taşımayı tercih edin" çağrısında bulunuyor.
Ama iş uygulamaya gelince tablo değişmiyor.
Herkes trafikten şikâyet ediyor, ancak kendi aracından vazgeçmek istemiyor.
Buna yaz sezonunda Trabzon'a gelen yerli ve yabancı turistler de eklenince mevcut yol kapasitesi iyice yetersiz kalıyor.
Bir başka sorun ise özellikle ağır tonajlı araçlar.
Tırlar, kamyonlar ve büyük araçlar yoğun saatlerde trafiğin akışını ciddi şekilde yavaşlatıyor. Üstüne bir de yol çizgi çalışmaları, asfalt bakım ve onarım faaliyetleri eklenince şehirde ulaşım neredeyse durma noktasına geliyor.
En büyük yoğunluk sabah işe gidiş ve akşam mesai çıkışlarında yaşanıyor. Ancak artık öğle saatlerinde bile rahat nefes alınacak bir trafik kalmadı.
Anlaşılan o ki önümüzdeki iki aylık süreçte uygulanacak pansuman tedbirler bu yoğunluğu tek başına çözmeye yetmeyecek.
Trabzon'un artık günü kurtaran değil, yaz nüfusunu da hesaba katan kalıcı trafik planlarına ihtiyacı var.
Yoksa bu yaz da direksiyon başında geçen saatler konuşulacak, gelecek yaz da...
***
TRABZONLU VELİLER SPOR BİLGİ SİSTEMİ İÇİN NE DİYOR?
Okullar kapandı. Çocuklar için çok sayıda alternatif söz konusu olsa da yeni nesil her seçeneği sevmiyor ve seçmiyor. Kur’an kursları, kulüpler ve spor okulları favori.
Ancak cami kurslarında ve özel kulüplerde kayıt ne kadar kolaylaştırıldıysa resmi spor bilgi sistemi o kadar zorlaştırıldı. Kayıt işlemlerini tamamlayabilenler o kadar az ki. Sistemin ne zaman aktif olduğunu bilen yok. Sekansı yakalayıp girseniz bile kaydolmak çok zahmetli. İl-ilçe bilgileri zaten tutmuyor.
Trabzon spor kenti. Trabzonspor dünyanın en önemli şehir takımı. Sayısız şampiyonumuz var. Kurumsal anlamda spor liselerimiz, spor fakültemiz var. Böyle mi olmalı?
Gençler ne zaman spor yapacak?
Kulüpler iyi ama resmi kurumlarda sorun var. Saha sporları olsun, salon sporları olsun; çocukların tatil dönemi kurslarına devamlılığı için sistem bir yandan e-Devlet üzerinden kaydı zorunlu tutarken diğer yandan bunun zorlukları ve işlevsizliği ile ilgili çok sayıda şikâyet alıyoruz.
Elbette yaz aylarında hocaların genellikle tatili tercih etmesi ve bakıma alınan sahalara ve salonlara ulaşamamak da cabası.
Bu konuda yerel bürokratik idarelerin daha iyi planlama yapması bir zorunluluk.
Tam okul çocukları ve spora yönelen gençler bir branşta ilerlemeye hazırlanırken hocalar izinde, sahalarda ve salonlarda "bakım var" denmez, bu denmemeli.
***
TRABZON VE GÜMÜŞHANE UZAK DOĞU’NUN YENİ FAVORİSİ
Trabzon ile Gümüşhane arasında yepyeni bir mermer damarı keşfedildi.
Yaklaşık 3 yıllık bir etüt, tarama, ölçüm ve değerlendirme süreci sonunda Gümüşhane ile Trabzon sınırında yer alan İkisu mevkiinde "Rosso Perla", "Rosso Nova" ve "Galaxy Green" formunda nitelikli mermerlerin cevherine ulaşıldı.
İlk lansmanın ardından aralarında mermer işlemede lider durumda olan Çin, Hindistan ve İtalya firmaları, anlaşma teklifleri için temsilci gönderdi. Firma yetkililerinin açıklamasına göre şu anda 20 firma bu mermeri bekliyor.
Gümüşhane ilinin kuşburnu dışında ciddi bir ihraç ürünü hâlen yok. Trabzon ise özellikle lojistik yönüyle bu mermerin dünyaya tanıtılması ve pazarlanması noktasında etkin rol üstlenecek.
Maden mühendislerine göre iki şehrimiz, ilk numuneleri son derece kaliteli çıkan bu yeni potansiyelle Elazığ ve Afyonkarahisar’a rakip olacak.
Kendine özgü otantik desenler ve damarlar taşıyan mermer, iki kente her anlamda iyi gelecek.
Şimdi merak edilen üç husus var:
Damar nereden nereye uzanıyor, üzerine kaç senelik programlama yapılabilir?
İşletmesi araştırma firmalarında mı kalacak, yeni bir irade mi ortaya çıkacak?
Yeni ortaya çıkan istihdam ve lojistik paketinden aslan payını kimler alacak?
***
KİMLER YOLLARININ ASFALTLANMASINA KARŞI ÇIKIYOR?
Yaz aylarında yaylalar yine favori. Yerli-yabancı turistlerin de, memlekete dönüş yapan gurbetçilerin de ilk tercihi yaylalar. Dışarıdan gelip günübirlik yüksek düzlüklere çıkarak temiz hava almak isteyenler için asfalt yollar harika. Yaylacılar ise tam anlamıyla yol isyanında.
Yaylaların bu kadar kolay, hızlı ve herkese açık ulaşılabilen yerler olmadığını savunan yaylacılar, "Eskinin aksine şimdi yaylalara çok hızlı ulaşabiliyoruz. Ama bu bize ve hayvanlarımıza hiç iyi gelmiyor" diye sitem ediyorlar.
Hayvancılık ve arıcılık yapan Abdullah Akyüz, "Eskiden hayvanlarımızı hiç tereddütsüz yayardık. Yazın nadir görülen yabani hayvanlar haricinde bir endişemiz olmazdı. Yağ, peynir, süt, kaymak ve bal yapıp tam organik ürünler toplardık. Şimdi gelen-gidenden adeta başımız dönüyor. Birkaçı hariç bütün yayla yolları asfalt oldu. Günübirlik gelenler ateş yakıp gidiyor. Çöpleri orta yerde bırakıyorlar. Alkol hat safhada. Bedava diye doğal suları sözde modern taş barakalarına bağlayıp boşa akıtıyorlar" diye eleştiri yapıyor.
Devamla, "Yaylaya gelenlerin yüzde 80’inin bahçesi, hiçbirinin yetiştiricilik gibi bir meramı yok. Konteyner yaylacılığı yapıyorlar. Yoldan geçen hayvanlara öncelik vermiyorlar. Ürün almak isteyenler, seviyesiz pazarlıklara girişiyor. Yaylacılık en güzel kültürel zenginliğimizdi. Kaybolmaya başlamasının en önemli nedeni asfalt yollardır. Biz dağlara hayvanlarımızla 3-4 günde çıkardık. Bir yayladan diğerine 2 saatte ancak ulaşırdık. Bu hız bize iyi gelmedi. Hayvan sayısı dört kat azaldı! Bu yollar yaylacılığı bitirecek" diye uyarıda bulunuyor.