14.07.2026 KILÇIK

DAĞ KIZAĞINDA DÜĞÜM ÇÖZÜLECEK Mİ?

Yomra'da aylardır konuşulan dağ kızağı projesini, Haber61 Haber Servisi'nden Rabia Mollaoğlu, Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık'a sordu. Merak edilen de buydu zaten. Açılış neden gecikiyor, belediyeden kaynaklanan bir sorun mu var?

Başkan Bıyık'ın verdiği cevap net.

Yaşanan hukuki sürecin belediyeyle ilgisinin bulunmadığını söylüyor. Açılışın önünde belediyeden kaynaklı herhangi bir engel olmadığını da özellikle vurguluyor. Hatta, her şey planlandığı gibi ilerlerse tesisin birkaç gün içinde hizmete açılmasının hedeflendiğini ifade ediyor.

Bıyık'ın anlattığına göre mesele, projeyi yapan firma ile alt yüklenici arasındaki ticari anlaşmazlıktan ibaret.

"Belediyeden kaynaklı hukuki bir sorun yok. Taraflar arasında alacak verecek davası var. Trabzon'da bunun gibi yüzlerce dava görülüyor. Hukuk kendi içinde bu süreci çözecektir."

Aslında tartışmanın özeti de bu.

Belediye cephesi, süreci yakından takip ediyor. Mahkemeden çıkacak karara göre ruhsat işlemleri de hukuka uygun şekilde yürütülecek. Yani aceleyle atılmış bir adım olmayacak. Taraflar ya uzlaşacak yada mahkemin kararı beklenecek. Yomra Beleidyesi de ruhsatı bu sonuca göre verecek. Olması gereken de bu zaten...

Aksi halde yasalar ihlal edilmiş olacak!

Mustafa Bıyık'ı yakından tanıyanlar bilir. Belediyecilik anlayışında hukuki zeminden ayrılmamaya özen gösteren isimlerden biridir. Bir kuruşun hesabını yapan, attığı imzanın sorumluluğunu taşıyan bir yönetim anlayışı sergiliyor. Bugüne kadar da bunun aksini gösteren bir tabloyla karşılaşmadık.

Asıl temenni ise başka.

Yomra önemli bir turizm yatırımı kazandı. Yazın da kışın da ilçeye hareket katabilecek, bölge ekonomisine katkı sağlayabilecek bir tesis inşa edildi. Böylesine değerli bir yatırımın, taraflar arasındaki ticari ihtilaf nedeniyle gecikmesi kimsenin isteyeceği bir durum değil.

Gözler artık mahkeme sürecinde. Taraflar uzlaşır, hukuki süreç de kısa sürede tamamlanırsa kazanan sadece firma ya da yüklenici olmayacak. Kazanan Yomra olacak, Trabzon turizmi olacak.

Başkan Mustafa Bıyık'ın işaret ettiği nokta da tam olarak burası.

***

GENÇ'İN MASASINDAKİ EN KRİTİK DOSYA

Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisi'nde yaşanan gerilim henüz kapanmış değil. Aksine, çözüm bekleyen bir dosya olarak Başkan Ahmet Metin Genç'in önünde duruyor.

Hatırlanacağı üzere Temmuz ayı oturumlarının ilk gününde tansiyon bir anda yükseldi. AK Parti Grup Başkanvekili Cevdet Bayraktar'ın açıklamaları sırasında sözlü tartışma büyüdü, ardından Meclis Başkanvekili Faruk Kanca'nın CHP'li Meclis Üyesi Alper Öztürk'e yönelik kullandığı ifadeler kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı.

En çok eleştirilen ise tartışmanın kendisinden ziyade kullanılan üslup oldu.

CHP Grubu da bunun üzerine tavrını net ortaya koydu. Faruk Kanca özür dilemediği sürece başkanlık edeceği oturumlara katılmayacağını açıkladı ve son toplantıyı da bu gerekçeyle terk etti.

Dünkü oturum öncesinde kulislerde farklı bir beklenti hakimdi.

Beklenen, Meclis'e başkanlık eden Ahmet Metin Genç'in devreye girmesi, yaşanan gerginliği yumuşatacak bir adım atması ve Faruk Kanca'nın hem Alper Öztürk'ten hem de Trabzon kamuoyundan özür dilemesi yönünde çağrıda bulunmasıydı. Böylece konu kapanacak, Meclis de normal çalışma düzenine dönecekti.

Olmadı.

Faruk Kanca'nın izinli olmasıyla birlikte konu da bir başka aya kaldı. Beklentiler ise şimdilik karşılık bulmadı.

Şimdi takvim işliyor.

Meclis, Ağustos ayında tatile girecek. Eğer bu mesele çözüme kavuşmadan tatile girilirse, Eylül ayındaki oturumlarda CHP'nin aynı tavrı sürdürmesi sürpriz olmayacak. Bu da Trabzon'un en önemli karar organlarından birinin, seçmenin önemli bir bölümünü temsil eden muhalefet grubu olmadan çalışması anlamına gelecek.

Burada konuşulması gereken, kimin haklı olduğu değil.

Özür, bazen bir geri adım değil; kurumun itibarını koruyan en doğru adımdır. Tartışmanın içeriğinden bağımsız olarak, kırılan siyasi zemini onarabilecek en güçlü mesaj da budur.

Geçmişte benzer bir örnek yaşanmıştı. Cüneyit Zorlu'nun bir tartışma sırasında kullandığı ifadeler sonrası Ahmet Metin Genç kendisini özür dilemeye davet etmiş, Zorlu da bu çağrıya karşılık vermişti. O gün edilen özür kimseyi küçültmedi. Tam tersine, hatada ısrar edilmemesi kamuoyunda olumlu karşılandı.

Bugün de gözler Ahmet Metin Genç'te.

Trabzon siyasetinin en tecrübeli isimlerinden biri olarak bu krizi uzatmak yerine çözüme kavuşturacak iradeyi ortaya koyması yönünde güçlü bir beklenti var. Çünkü mesele artık iki meclis üyesi arasındaki tartışmayı aştı. Belediye Meclisi'nin çalışma düzeni ve kurumsal saygınlığı konuşuluyor.

Bakalım Başkan Genç, Meclis tatile girmeden önce bu düğümü çözecek adımı atacak mı?

***

TRABZON ŞEHİR HASTANESİ KİMLERE DERT OLDU?..

Şehir Hastanesi ile ilgili olarak Haber61 koordinatörleri ve ekipleri sizler için teknik araştırmalar yaptı. Süreci aralıksız takip ederek doğrudan bilgiler aktardı. Öneri ve eleştirileri zamanında ortaya koymaya çalıştı.

Bizzat İl Sağlık Müdürü ile söyleşiler gerçekleştirdi. Öyle görünüyor ki; Trabzon Şehir Hastanesi her hâlde 2027’ye kalacak. Özellikle kapanacak, dönüşecek ve taşınacak mevcut hastaneler konusu idareyi yoruyor.

Yine de en yoğun konuşulan ve tartışılan konu; bin yataklı hastaneye alınması planlanan bin 500 personelin durumu.

Siyasi iradenin sürekli müdahalesi altında tutulan bu organizasyon için hamle ve varyasyonlar aylar öncesinden başladı. “İşe alınacak adaylarda Trabzon’da ikamet etme kriteri aranması”, çevre illere de örnek oldu. Bu yıl içerisinde hizmete açılması planlanan Ordu Şehir Hastanesi için de özellikle yerel medya temsilcileri, sivil toplum örgütü yöneticileri ve siyasetçiler ortak açıklamalar yapıyor.

Kuzey-güney neden sarı-lacivert?

Her anlamda Trabzon’u örnek alan ama aynı zamanda her fırsatta rakip gördüklerini net olarak gösteren bu çevreler, “Trabzon ikamet hususunu şart koşuyorsa adaylarda biz de bu kriteri arayalım.” şeklinde deklarasyonlar yayımlamaya başladı. Trabzon zaten her konuda ekol olmayı başarmış lider bir şehir.

Ama bizi daha çok bizim şehir hastanesi ilgilendiriyor. Soru ile tamamlayalım: Şehir hastanemizde tam olarak hangi birimlerin bulunacağı, hangi hastanelerin taşınıp hangilerinin yerinde kalacağı, yeni tıp fakültesi ile hastane entegrasyonunun ders anlamında (akademik yönden) ne şekilde sağlanacağı, hangi branşların kesin ve hazır olarak hizmete başlayacağı, hastanenin kuzey-güney cephelerinin neden sarı-laciverte boyandığı, bina kurulumundaki altyapı-risk tartışmaları ve özellikle trafik konusunun nasıl halledileceğinin konuşulması gerekmiyor mu?

***

ÖĞRETMEN CAMİASINI BEKLEYEN REKABET SÜRECİ

Eğitim camiasından çokça takipçimiz var. Hem de aktif ve duyarlı takipçiler. Zaman zaman eleştirsek de hakları ödenmez. Hem okuyorlar, hem yol gösteriyorlar, hem de tenkit ettiğimizde direkt ulaşarak bilgi veriyorlar. Yöneticileri de öyle. MEB mensubu 12 bin’i aşkın öğretmenimiz var. Eğitimcilerle iletişimimiz ve etkileşimimiz iyi.

Genel olarak Maarif Sistemi hepsini zorlamış. Bu yüzden son iki yılda aldıkları branş eleştirileri de dolaylı olarak artıyor.

Hatırlarsanız, iki ay kadar önce bu köşelerde öğretmen hocalarının sitemlerini açık bir dille yetkililere ulaştırmıştık. Fatih Eğitim Fakültesi’nin emekli hocalarından Öğr. Gör. Cemal Yazıcı’nın eleştirisine kulak kabartmıştık. Ne diyordu Cemal Hoca?.. “Emniyet müdürü emekli olunca yine emekli müdürdür. Akademisyen emekli olduğunda unvanı değişmez ve hakları düşmez. Okul müdürü ya da başöğretmen emekli olunca neden sadece öğretmen olarak kabul ediliyor, arkadaşlarımız niye birçok haklarından mahrum ediliyor?” İşte bu konuda bölgemizde de sevinçle karşılanan bir gelişme oldu. Cumhurbaşkanlığı imzalı "Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar" Resmî Gazete'de yayımlandı.

Karar nasıl yansıyacak?

Düzenleme ile Bakanlıkta daha önce eğitim öğretim hizmetleri sınıfına dâhil öğretmen ünvanlı kadroda görev yapmış olup şu anda il millî eğitim müdür yardımcısı, ilçe millî eğitim müdürü ve şube müdürü kadrolarında bulunanların özel hizmet tazminatı oranları artırıldı.

 Bu kadrolarda toplam hizmet süresi 10 yıl ve üzeri olanlara 25 puan, 20 yıl ve üzeri olanlara ise 50 puan ek özel hizmet tazminatı ödenecek.

Cemal Hoca’nın istediklerinin bir kısmı gerçekleşirken biz şimdi asıl şunu merak ediyoruz; eğitimcilerin birçoğu müdür muavinliğini ‘hamallık’ gibi görüyordu. “Şimdi bu görevlere atanmak ya da yardımcılık da olsa aynı görevde 10 yıl kalmak için bir mücadele başlar mı?”

Cevap sanki sorunun içinde…

 İnşallah yeni idari sorunlar çıkmaz; ayrıca AGS olarak kısaltılan Akademi Geçiş Sınavı’na hazırlık için de Trabzon’a bir akademi kurulur.