14.07.2025 KILÇIK
CHP, BAK VE KAYA İTİLAFI!
Dışarıdan bakınca işler yolunda gibi… Ama Trabzon CHP’de durum hiç de göründüğü gibi değil. Son günlerde partide konuşulanlar, kulaktan kulağa yayılan fısıltılar artık yüksek sesle dillendiriliyor: "Bu gidişle CHP Trabzon’da tabela partisine dönüşecek!"
Ankara’da bile konuşulan kulislerin merkezinde iki isim var: Ahmet Kaya ve Mustafa Bak. Ne yazık ki bu iki isimle ilgili yorumlar hiç de iç açıcı değil.
-Ahmet Kaya: Seçilmiş Ama Yok Hükmünde-
Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, CHP'nin Trabzon'daki en büyük yerel gücü olması gerekirken, sahada neredeyse “görünmez hale gelmiş” durumda. Belediye başkanlığı koltuğunu kazandı ama o koltuğun hakkını veremediği herkesin ortak görüşü. Kimi partililere göre hâlâ Ankara havasından çıkamadı, kimine göre ise zaten bu koltuğu hiçbir zaman istemedi. Ortada olan tek şey var:
"Ahmet Kaya bu görevi sadece siyasette kalmak için aldı ama ne belediyecilik yapıyor ne de siyasete güç katıyor."
En büyük kırılma ise Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığı adaylığı için Trabzon’dan beklediği desteği görememesiyle yaşandı. İmamoğlu, Ahmet Kaya’ya güvenmişti. Ama Kaya bu süreçte beklenen imzanın toplanmasını organize edenedi.İmamoğlu’na desteğini sosyal medyada yaptığı birkaç paylaşımla vermeyi tercih etti. . Bu yüzden de İmamoğlu cephesinde çoktan "çizik yedi." Şimdiden “2028 kadrosunda düşünülmeyen isimler” arasında gösteriliyor.
-Mustafa Bak: Var Ama Yok!-
Gelelim CHP İl Başkanı Mustafa Bak’a… Açık konuşmak gerekirse partililerin büyük çoğunluğu artık bu ismi anmıyor bile. Çünkü ortada yok. İl örgütüyle teması koparmış, ilçelerle diyalogu zayıf, üyeyle bağı kalmamış. Sessizce görev süresinin dolmasını bekliyor. Ama asıl düşündürücü olan, hâlâ "milletvekilliği hayali" kurduğu yönündeki söylentiler. Trabzon’da sokakta adı bile geçmeyen bir ismin, genel merkeze böyle bir planla gidecek olması partide sadece alay konusu değil, ciddi bir öfke kaynağı da.
-Peki Bu Parti Nasıl Ayakta Duruyor?-
İşte asıl önemli soru bu. Çünkü Trabzon’da CHP hâlâ bir şekilde ayakta. Ve bunun iki kişiden başka bir açıklaması yok:
Ortahisar İlçe Başkanı Haluk Batmaz ve Belediye Başkan Yardımcısı Cüneyt Zorlu.
Haluk Batmaz, şu an sahada partiyi temsil eden belki de tek güçlü figür. İlçelerde seviliyor, teşkilatla iç içe, halkla mesafesi yok. Partinin neye ihtiyacı varsa, elini taşın altına koyan biri. Sessiz sedasız ama etkili bir liderlik yürütüyor. Tabanın sesine kulak veren, gençlere alan açan, kadın kollarını diri tutan bir isim. Zaten herkes açıkça söylüyor:
“Batmaz olmasa teşkilat çoktan dağılırdı.”
Cüneyt Zorlu ise Ortahisar Belediyesi’ni içeriden ayakta tutan adam. Ahmet Kaya’nın eksiklerini bir bir toparlayan, kamuoyuna karşı belediyeyi diri göstermeye çalışan perde arkası kahramanı. Sahne önünde değil ama her işi yürüten isim. Belediyede sistemi o kuruyor, çark onun eliyle dönüyor. Teşkilatın ona olan güveni de her geçen gün artıyor.
-Özetle?-
Trabzon’da CHP, yukarıda ağır aksak ilerliyor.
İl Başkanı görevde ama etkisiz.
Belediye Başkanı koltukta ama sahada yok.
Ama partiyi ayakta tutan, gece gündüz çalışan, tabanı diri tutan iki isim var:
Batmaz ve Zorlu. Bugün Trabzon’da CHP adına hâlâ bir umut varsa, o umut bu iki isimde gizli.
Genel Merkez bu tabloyu izlemekle mi yetinecek, yoksa artık bu sessiz çöküşe “dur” mu diyecek, bekleyip göreceğiz.
***
ARIKAN’IN ZİYARETİ SÖNÜK GEÇTİ!
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Trabzon ziyaretinde beklenen ilgiyi göremedi. Yapılan değerlendirmelere göre, özellikle teşkilatın sahadaki performansı beklentilerin altında kaldı. “Teşkilat bu sefer biraz sınıfta kaldı,” diyen partili kaynaklar, yerelde daha aktif ve güçlü bir duruş gerektiğini vurguluyor.
Ancak bu eleştirilere rağmen, Arıkan’ın Trabzon temasları tamamen olumsuz da değil. Genel Başkan’ın samimi ve sıcak yaklaşımı, ziyaret boyunca dikkati çekti. Ziyarette yaptığı açıklamalar ise hem siyaset hem de parti içi motivasyon için önemli mesajlar taşıdı:
“TBMM’de konuşulan gündemle şehirlerde konuşulan gündem çok farklı. Millet evinden çıkamıyor. Ben ısrarla gündemin aile, ekonomi olması gerektiğini düşünüyorum. 50+1 gibi ucube bir sistem var. Biz ilkeler ve prensipler üzerinde siyaset yapıyoruz. O prensipler gereğinde kim bize yakın gelirse ona göre hareket ederiz. Geçtiğimiz hafta Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan ile görüştük. Önümüzdeki günlerde de görüşmelerimiz devam edecek.”
Arıkan’ın bu sözleri, partinin hem dışa dönük siyasette hem de iç disiplin ve prensipler konusunda net bir çizgide olduğunu gösteriyor.
Trabzon teşkilatı içinse önümüzdeki süreçte toparlanma ve halkla bağ kurma zamanı. Hem parti içi dayanışmanın artırılması hem de tabanın nabzının daha iyi tutulması gerekiyor. Arıkan’ın da üzerinde durduğu gibi, sahada aktif olmak ve halkın gerçek gündemine odaklanmak partinin önceliği olmalı.
Sonuç olarak, Trabzon’da yaşanan bu tablo bir uyarı niteliğinde; “Teşkilat sınıfta kaldı ama önümüzde yeniden güçlenme ve toparlanma için büyük fırsatlar var.” Arıkan’ın kararlılığı ve samimiyeti, Saadet Partisi’nin yerelde toparlanma yolunda önemli bir dayanak olmaya devam edecek gibi görünüyor.
***
AHMET METİN GENÇ VE SEYİT HİSOĞLU
Türkiye genelinde siyasetin temposu düşerken, Trabzon'da da benzer bir tablo dikkat çekiyor. AK Parti milletvekillerinin uzun süredir halkla doğrudan temasa geçmediği, vatandaş buluşmalarını neredeyse tamamen durdurduğu bir dönem yaşanıyor. Ancak bu durağanlık içinde iki isim sessiz sedasız partinin sahadaki varlığını sürdürüyor: Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ve Ortahisar İlçe Başkanı Seyit Hisoğlu.
Ahmet Metin Genç, protokolün dışında da varlık gösteren ender belediye başkanlarından biri. Günlük mesai dışında kalan zamanlarını vatandaş ziyaretlerine ayırıyor. Sadece resmi programlarla değil; mahalle sohbetleri, küçük esnaf ziyaretleri, hasta ve cenaze taziyeleriyle doğrudan temas kurmayı sürdürüyor. “Görevim bitti” demeyen bir yaklaşımı benimsediği görülüyor. Bu da onu şehirde sadece bir yönetici değil, erişilebilir bir figür hâline getiriyor.
Ortahisar’da göreve yeni gelmiş olmasına rağmen, Seyit Hisoğlu kısa sürede parti tabanında karşılık bulmayı başardı. Sahici yaklaşımı, gündelik dili ve geçmiş hekimlik deneyimi, vatandaşla bağ kurmasını kolaylaştırıyor. Girdiği her ortamda dinleyen, tepeden bakmayan bir duruş sergilediği için, parti dışından da sempati topladığı konuşuluyor.
Trabzon teşkilatında konuşulanlara göre, partinin şehirde halen güçlü algılanmasında bu iki ismin payı büyük. Sahada fazla görünmeyen milletvekillerine rağmen, Genç ve Hisoğlu’nun birebir temasla oluşturduğu bağ, seçmende “parti bizi unuttu” duygusunun önüne geçiyor.
AK Parti’nin Trabzon’daki geleceğine dair yorum yapan bir parti yöneticisi şunu söylüyor: “Bugün Trabzon’da teşkilat yıkılmıyorsa, bu iki ismin ayağının tozuyla çalışmasındandır. Geri kalanların da artık sahaya inmesi lazım.”
Süreç uzarsa, sahadaki bu iki kişilik yükün daha fazla taşınamayacağı da kulislerde sıkça dile getiriliyor. Gözler şimdi, milletvekillerinin yeniden vatandaşla ne zaman temas kuracağına çevrilmiş durumda.
***
TEKKE İÇİN İLK SİNAYALLERİ İYİ
Trabzonspor, yeni sezon hazırlıkları kapsamında Dinamo Kiev ile bir hazırlık maçında karşı karşıya geldi. Bu mücadele, teknik direktör Fatih Tekke için hem takımını hem de yeni transferleri değerlendirme fırsatı sundu. Edindiğimiz bilgilere göre Tekke, ortaya konan oyundan genel anlamda memnun. Ancak eksikliklerin farkında ve bu alanlarda yoğun mesai harcayacak gibi görünüyor.
Göreve geldiği günden bu yana Trabzonspor'a bir oyun kimliği kazandırmak isteyen Tekke'nin en büyük sorunu, orta sahadaki eksiklikler… Sol kanat için arayışlar sürerken, teknik heyet Erzurum kampında tam kadro sahaya çıkıp sistemin temellerini sağlam bir şekilde atmayı hedefliyor.
Kulübe yakın kaynaklar, Tekke'nin antrenman performanslarından oldukça memnun olduğunu aktarıyor. Hatta bazı spor yorumcuları, kondisyon seviyesi en yüksek takımın Trabzonspor olacağına dair görüşler bildiriyor.
Fatih Tekke, mevcut kadroyla yola devam etmeye kararlı. Transferde ise net bir duruşu var: Eğer gelen oyuncu, mevcutların üstünde bir kalite sunmuyorsa, takıma katılmasına gerek olmadığını düşünüyor. Bu yaklaşımıyla kulüp ekonomisini korumaya ve dengeli bir transfer politikası izlemeye özen gösteriyor.
Geçtiğimiz sezona kıyasla daha derli toplu, daha istekli bir Trabzonspor sahada olacak gibi. Takım içindeki arkadaşlık, uyum ve motivasyon gözle görülür şekilde artmış durumda. Bu da sezonun ilk haftalarında fark yaratabilecek önemli bir avantaj olarak öne çıkıyor.
Fatih Tekke yalnızca teknik anlamda değil, takım ruhunu güçlendirme konusunda da büyük çaba harcıyor. Oyuncularıyla olan diyaloğu güçlü; ekibi aile ortamı içinde bir arada tutmaya çalışıyor. Bu da Trabzonspor’un sezon boyunca sahada karakter koymasını sağlayacak önemli bir unsur olabilir.