14.06.2025 KILIÇIK
BU ELEŞTİRİ DEĞİL, ART NİYETLİLİKTİR!
Trabzon siyasetinin nabzını tutanlar, son günlerde CHP cephesinde yaşanan gerginlikleri hayretle izliyor. Olaylar, sosyal medya üzerinden yükselen basit bir tartışmanın çok ötesinde, partinin derin bir krizle boğuştuğunu gösteriyor. Özellikle Çaykara CHP İlçe Sekreteri Hasan Atalay’ın, Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya’ya yönelik sert sözleri, sadece partideki huzursuzluğun değil, aynı zamanda siyasi olgunluktan ne kadar uzaklaşıldığının da kanıtı.
Ahmet Kaya, zorlu bir süreçten geçtiği Ortahisar’da halkın desteğini alarak belediye başkanı oldu. Bu kolay elde edilmemiş bir başarıdır. Bir valilik toplantısında, devlet protokolü gereği Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın portresi önünde oturması, siyasi duruşunu sorgulama gerekçesi olamaz. Böyle temel devlet protokollerinden bihaberce yapılan eleştiriler, sadece bireyleri değil, partinin kendisini küçük düşürür. Hasan Atalay’ın “Sana verdiğim oy haram olsun” diyerek yönelttiği suçlama, siyasi nezaketten ve sorumluluktan yoksun, ne yazık ki seviyesiz bir çıkıştır.
Bu polemiğe hemen müdahil olan CHP Trabzon İl Başkan Yardımcısı Celal Akaç’ın ve milletvekili Sibel Suiçmez’in kardeşi Kamil Ataman’ın tavırları, durumu daha da içinden çıkılmaz hale getirdi. Kendi içinde birbirini rakip gören, koltuk kaygısıyla hareket eden bir partinin, kamuoyuna nasıl güven vereceği merak konusu. Partinin sorumluluk alması gereken bu dönemde, yaşanan kavgalardan başka bir sonuç çıkmıyor.
Partinin içinde yaşanan bu çekişmeler, CHP’nin Trabzon’daki itibarına büyük zarar veriyor. Birbirinin değerlerini, emeklerini yok sayan, siyasi kavganın dozunu sürekli artıran bu anlayış, parti tabanını uzaklaştırıyor. CHP’nin en çok ihtiyacı olan şey; dayanışma, uzlaşı ve ortak akıldır. Ancak şu an yaşananlar, tam tersini gösteriyor.
Ahmet Kaya gibi büyük bir ilçenin belediye başkanı olmuş bir ismin yanında durmak, ona haksızlık etmeyen bir duruş sergilemek herkesin görevidir. Çünkü bu başarı, kişisel değil, toplumsal bir kazanımdır. Eleştiriler elbette olacak, ama bu eleştiriler akıl ve sorumluluk çerçevesinde yapılmalı.
Trabzon CHP’si, kendi içinde yaşadığı bu iç çatışmayı çözmek zorunda. Yoksa dışarıdan bakıldığında sadece siyasi bir parti değil, bölünmüş, parçalanmış ve yönetilemez bir yapı olarak görülecektir. Topluma umut ve güven vermek için öncelikle kendi içinde birlik ve beraberliği sağlamalıdır.
***
SUSUZ KALAN CANLAR İÇİN BİR KAP SU…
Yaz Trabzon’a erken geldi bu yıl. Güneş kendini gösterdikçe insanlar gölge ararken, sokaklarda sessizce dolaşan can dostlarımız ise en temel ihtiyaç olan _suyu_ bulmakta zorlanıyor. Konu hayvanlar olunca ne yazık ki çoğu zaman görmezden geliyoruz. Oysa bir damla su, bir canın yaşamıyla eşdeğer olabilir.
Hepimizin hayat telaşı içinde gözden kaçırdığı küçük bir detay var: sokak hayvanları bizler gibi musluğu açıp su içemiyor. Hele sıcaklık arttıkça, susuzluk onlar için yalnızca bir rahatsızlık değil, hayati bir mesele haline geliyor.
Trabzon’un birçok noktasında yıllar önce yapılmış süs havuzları, çeşmeler, şelaleler bugün sessiz sedasız duruyor. Mesela Yalı Mahallesi’ndeki şelalenin suyu kesilmiş. Ortahisar Belediyesi’nin hemen yanındaki dere akmıyor. Atatürk Alanı’nda ise birkaç küçük süs havuzu dışında canların faydalanabileceği bir kaynak kalmamış gibi.
Buradan yetkililere seslenmek gerekiyor: Bu şehir hepimizin. Şehir planlamasında insanlar kadar diğer canlıları da düşünmek zorundayız. Kullanılmayan çeşmelerin yeniden faal hale getirilmesi, süs havuzlarının işlevsel bir hâle dönüştürülmesi sadece görsel anlamda değil, vicdani olarak da bize yakışır bir adım olur.
Ama mesele sadece belediyelerin değil. Her bireyin yapabileceği küçük bir şey var: evinin ya da iş yerinin önüne bir kap su koymak. Bu basit davranış, susuzluktan bitap düşen bir kedi ya da köpek için hayat demek.
Unutmayalım, iyilik bulaşıcıdır. Belki siz bir kap su koyarsınız, komşunuz da sizden görüp aynısını yapar. Böyle böyle, sessiz dostlarımız için koca bir şehir su bulabildikleri bir yer haline gelir.
Bu yaz lütfen bir kap suyu eksik etmeyelim. Belki susayan sadece onlar değil, bizim de insanlığımızdır.
***
1461 TRABZON’UN YENİ SEZON UMUDU
Trabzon’da futbolun renkli kulüplerinden biri olan KTC 1461 Trabzon FK, yeni sezon öncesinde heyecanlı günler yaşıyor. Salı günü çekilecek 2. Lig fikstürü, takımın yol haritasını belirleyecek.
Bu sezon ligde zorlu rakipler var: Ankaragücü, Bursaspor, Batman Petrolspor, Adanaspor ve Elazığspor... Her biri tarihli, güçlü takımlar. Böyle çekişmeli bir lig, futbolseverlere keyifli maçlar izletecek.
1461 Trabzon ise bu güçlü rakiplerin arasında kendine yer açmaya çalışıyor. Uzun zamandır beklenen şampiyonluk hayali, takımın en büyük hedefi. Teknik direktör Muzaffer Bilazer, aceleye gerek olmadığını söylüyor; “Doğru oyuncularla yola çıkacağız,” diyor.
Başkan Celil Hekimoğlu ise bu sezonun farklı olacağına inanıyor. “Bütçemizi doğru kullandık, güçlü bir kadro kuracağız,” diyerek umutlarını paylaşıyor.
Futbol her zaman büyük sürprizlere açık. Bakalım, 1461 Trabzon bu yıl beklentileri karşılayacak mı? Salı günü fikstür çekimiyle başlayan serüven, sahada verilecek mücadeleyle şekillenecek.
***
TRABZON’DA TURİMCİLER TEDİRGİN!
Trabzon, yeşiliyle, doğasıyla, kültürüyle her yıl binlerce turisti ağırlayan bir şehir. Fakat bu yaz işler beklenildiği gibi gitmiyor. Sokaklarda alıştığımız o kalabalık yok, otellerde boş odalar göze çarpıyor. Esnaf, “Bu sene ne olacak?” diye birbirine bakıyor.
Ortadoğu’daki İran-İsrail gerilimi, özellikle Arap turistlerin seyahat planlarını doğrudan etkiledi. Güvenlik endişesiyle birçok kişi tatilini erteledi ya da rotasını değiştirdi. Bu da Trabzon gibi Arap turistin yoğun ilgi gösterdiği bir şehirde ciddi bir düşüşe yol açtı.
Verilere bakınca ilk 4 ayda yabancı turist sayısında artış görülüyor. Ama bu artış otel doluluklarına yansımamış. Tesislerin doluluk oranı yüzde 25’i bile bulmamış. Gelenler günübirlik geçip gidiyor, şehirde geceleyen turist sayısı az.
Esnaf tedirgin. Turizmciler Temmuz’dan umutlu ama gerçekçi olmak gerek. Sadece bir pazara bağlı kalmak, bu tür krizlerde Trabzon’u zora sokuyor. Artık daha geniş düşünmenin, farklı ülkelerden turist çekmenin zamanı geldi.
Trabzon hâlâ güzel. Ama bu güzelliği göstermek, tanıtmak, turistin aklına kazımak gerekiyor. Bekleyip durmakla olmuyor. Şehir olarak harekete geçmezsek, bu yaz sadece hava değil, umutlar da serin geçecek.