14.06.2024 KILÇIK

EN KÖTÜ TEKNİK DİREKTÖR BJELİCA!

Trabzonspor başkanı Ertuğrul Doğan özellikle teknik adam tercihleriyle herkesin kafasında soru işaretleri bırakıyor ve eleştiriliyor. Bu noktada o kadar duyarsız bir başkan profili çiziyor ki, kulübün kasasına büyük paralar sokmalarına rağmen, borcun artmasını kur artışına ve banka faizlerine bağlamaktan geri durmuyor. Bordo-Mavili camianın hiç sorgulamadan kulübün başına getirdiği Doğan’ın borcun artmasında uyguladıkları kötü transfer ve teknik kadro politikasının en büyük etken olduğunun farkına bile varamıyor. Bunları bugün yazmamın sebebi ne mi? Sadece geçen sezon takımın başına getirdiği Nenad Bjelica’nın son durumunu ortaya koymam yeterli.  Bakın geçen sezon Abdullah Avcı isimli teknik direktör kulübü batırma pahasına yaptığı transferlerle Trabzonspor’u rezil etmesinin ardından sözde istifa kararı almıştı. Ertuğrul Doğan babasının malı gibi cebine kulüpten 8,5 milyon lira çalışmadığı sürenin parasını koymuştu.  Gerçek Trabzonsporlular Avcı’dan kurtulmanın keyfini yaşıyordu.

DOĞAN ADAMI KURTARICI GİBİ YUTTURMAYA KALKTI

İhsan Derelioğlu takımı geçici olarak çalıştırıyordu. O dönem Türkiye’nin en iyi futbolunu oynayan ve seri galibiyetler alan takımı Beşiktaş karşısında Bordo-Mavililer harika oynamış ve rakibine Papara Park’ın çimlerini dar etmişti. Beşiktaş şansıyla bir puanı kurtarabilmişti. Artık beklenti sezon sonunda kadar Derelioğlu ile yola devam etmek, eğer takımı iyi yönetirse de onunla sözleşme yapmaktı. Fakat Ertuğrul Doğan ne yaptı? Önünü arkasını hiç düşünmeden, pek tanınmayan, bilinmeyen, ne olduğu belirsiz Hırvat Teknik Direktör Nenad Bjelica’ya iş başı yaptırmıştı. Onu cilalamaya, allayıp pullamaya çalışırken de, “Tam bizim kulübün ve kentin hırsına sahip, çok kaliteli bir teknik direktör” şeklinde açıklamalar yapmıştı. Bjelica da, “Başkanın çizdiği proje bana çok cazip gelmiş ve 5 dakikada anlaştık, hemen imza atma kararı verdim” şeklinde ifadeler kullanmıştı. Oysa, “Rüyamda görmem olanaksız yıllık 1 milyon 600 bin Euro bana önerdi. Ekibimle birlikte maliyetin 2 yıllık 5 milyon Euro’yu bulacak. Oğlumu bile işe koyacaklar. Böyle ballı kaymaklı bir iş nerede bulabilirim” demeliydi.

SONUCU OKUYUNCA UTANDIM, YÜZÜM KIZARDI!...

Nenad Bjelica daha gelmeden bizler: “Bu adam tam bir maceracı, transferler yaptırır, birçoğu hiçbir işe yaramaz. Sonra işine son verdirir ve arkasına bile bakmadan giderken tazminatını da cebine koyar” diye uyarmıştık. Ama sesimizi duyuramadık.  Sonra geride bıraktığımız sezonun 8’nci haftası sonunda cebine 1 milyon 600 bin Euro tazminat konularak takımdan uzaklaştırılmıştı. Nenad Bjelica, Bordo-Mavili takımdan ayrıldıktan sonra Bundensliga ekiplerinden Union Berlin’in yolunu tutunca, “Biz bir hata mı ettik?” diye kendimize sormadan edememiştik. Fakat bu kulüp de yaptığı büyük hatanın farkına vardı ve ligin bitimine 5 hafta kala iş akdini feshetti ve kümede kalmayı başardı. Yani Almanlar gibi istikrara düşkün bir ülkede bile Bjelica tutunamadı. Ve sezon bitiminde Bundensliga’da forma giyen ve isimleri açıklanmayan 237 futbolcu arasında anket yapıldı. Bu ankette, “Ligin en kötü teknik adamı kim?” sorusu da vardı. Ve bu anketten çıkan sonuçta en kötü teknik adam Nenad Bjelica seçildi. Bir Trabzonsporlu olarak bu anketin sonucunu duyunca utandım, yüzüm kızardı.

Acaba Ertuğrul Doğan ve arkadaşlarında bu anketin sonucu nasıl bir duygu uyandırır?

Merak ettik doğrusu…

***

TFF FUTBOLU YAZBOZ TAHTASI YAPTI

Türkiye’de futbol Cumhuriyetten önce başladı. TFF 1923’te kuruldu. Ama ne yazık ki bu kurum bir türlü ülke futbolunu bir sisteme bağlayamadı. Adeta yaz boz tahtası yaptı. Bakın gelecek sezon Ziraat Türkiye Kupası ve Süper Kupa ile ilgili yeni bir format deneyecekmiş… Bu formatta, kupada eleme ve final aşamaları tek maç eleme usulüyle oynanacak. Grup müsabakaları ise 24 takımın katılımıyla, 6 takımlı 4 grupta düzenlenecek. Mevcut statüdeki eleme turlarında seri başı takımın kendi sahasında oynaması kuralı yeni statüde uygulanmayacak. Grup aşamasına geçişte, 24 takım lig ve başarı sırasına göre 3 torbaya ayrılacak. Her torbadan 2'şer takım alınarak, 6 takımlı gruplar oluşturulacak. Her grup içindeki takımlar, A, B ve C torbalarından birer takımla olmak üzere toplam 3 maç yapacak. Grup müsabakaları sonucunda ilk 2 sırayı alan takımlar çeyrek finale yükselecek. Ve böylece finale kadar gelinecek…

DAHA ÖNCE DE GRUPLAR VARDI

Süper Kupada da 2023-2024 Süper Süper Lig şampiyonu ile Türkiye Kupası şampiyonu arasında oynanacak. Ancak sonraki sezonlardan itibaren Süper Kupa yeni formatıyla oynanacak. Yeni formata göre Süper Kupa, 2024-2025 sezonu Süper Lig şampiyonu ile Süper Lig ikincisi ve Türkiye Kupası şampiyonu ile Türkiye Kupası finalistinin katılacağı dörtlü final şeklinde düzenlenecek. Şimdi tüm bu planlamaların tek nedeni aslında daha fazla maç oynatmak, yayıncı kuruluşlara ve TFF’ye daha fazla gelir aktarımını sağlamak olsa gerek… Aslında Türkiye Kupası’nda daha önce yıllarca grup uygulaması gerçekleştirilmişti. Fakat özellikle büyük takımların erken elenmesi, hatta grupları bile geçememesi nedeniyle sıkıntı doğmuş, bu durum büyük eleştiri almış ve sonrasında yeniden eleme formatına geçiş yapılmıştı. Yani denenmiş sistem ve başarısız olmuştu. Ama mevcut TFF sözde farklılıklar yaratarak kendisi ispat etme savaşına girişmiş gözüküyor.

Bunun için de futbolu yaz-boz tahtasına döndürmekten geri durmayacak gibi görülüyor.

Yazık bu güzel oyuna gönül verenlere…

***

İKİ CHP’LİNİN KAVGASI VE DÜŞÜNDÜRDÜĞÜ!

Sosyal medyada CHP’li biri eski, biri yeni kurmay birbirine girmiş… Okuyunca birçok kişinin şaşırdığını sanıyorum. Tartışmayı alevlendiren Ortahisar Belediyesi CHP eski grup başkan vekili Turgay Şahin ve şu anda Ortahisar Belediyesi başkan yardımcısı Cüneyt Zorlu oldular. Şahin, Büyükşehir Belediyesi’nin iki taşınmazı satma kararına muhalefetin hiç ses çıkarmadığını dile getirip, zehir zemberek suçlamalarda bulundu. Zorlu ise kendisine yanıt vermeye ve haksız suçlamada bulunduğunu vurguladı. Bu arada tartışmaya eski il ve ilçe başkanları da katıldı. Peki insanlar bu tartışmalara şaşırmış olabilir de ben şaşırdım mı? Kesinlikle şaşırmadım. Neden mi?

YAPILAN ELEŞTİRİLERE TAHAMMÜLSÜZLÜK

Bakın Turgay Şahin uzun yıllar CHP Belediye meclis başkan vekilliği görevini yaptı. Bu süre içinde ben de sosyal medyada sürekli ve çok ağır bir şekilde iktidarı eleştiriyordum. Tabii ki bu isim başta olmak üzere tüm CHP’liler alkış tutuyordu. Ama dönemin genel başkanı Kemal Kalıçdaroğlu ve yönetiminin yaptığı hataları eleştirdiğimde, “Oldu mu şimdi? Sen de mi iktidar yanlısı oldun? Bu eleştirilerin sırası mı?” diyenlerden biri de Turgay Şahin’di. Ben de bu isimlere, “Sizin AKP’lilerden farklı hiçbir yanınız yok. Onlar da, ‘Laik sisteme ve onun savunucularına karşı cihat açmışken bizim gibi düşünenlerin susması ve tüm eylemleri desteklemesi gerekir’ diyorlar” şeklinde tepkimi dile getiriyordum.

KILIÇDAROĞLU KAYBETTİ, TEPKİ GÖSTERDİ

Aradan zaman geçti. CHP Olağanüstü Genel Kurul yaptı. Özgür Özel genel başkanlığa getirildi. Kemal Kılıçdaroğlu seçimi kaybetti. Ancak Kılıçdaroğlu’nun hem tarihi süreçte, hem de seçimden sonra yaptığı sayısız hataya gözlerini kapatan Turgay Şahin ağabey sosyal medyada, ‘Bakalım sizin ağa babalarınız ne yapacak?” şeklinde özetlenecek bir paylaşımla birlikte Özgür Özel’i destekleyen ve seçtirenlere göndermede bulundu. Kendisinin demek ki CHP için değil, Kemal Kılıçdaroğlu’nun adamı olarak siyaset sahnesinde bulunduğunu düşündüm. Sonra yerel seçimlerde CHP birinci parti oldu, birçok yer kazanıldı. Ama Kılıçdaroğlu’na yakın isimlerin öyle ahım şahım bir sevinme duygusu içinde olduğuna tanık olmadım. Büyük ihtimalle Turgay Şahin de bu çok sevinenlerden olmadığını düşünmeden edemedim…

Yani sonuçta birkaç gündür sosyal medyada başlatılan tartışmanın aslında fitilinin Kemal Kılıçdaroğlu’nun kaybetmesiyle ateşlendiğini düşünmek sanırım çok da abartı olmasa gerek…

Muhalefet yapmak kolay ama iktidarda başarmak, bütün olarak kalabilmek zordur. Bu açıdan CHP’nin asıl sınavı şimdi başlıyor.