14.04.2025 KILÇIK

GURURUMUZ TRABZONSPOR BASKETBOL

Trabzonspor Basketbol Takımı, tarihinin en özel anlarından birine imza attı ve 33. haftada Fenerbahçe Koleji Novotel’i 74-62 yenerek Süper Lig biletini kazandı. Tam 7 yıl sonra, büyük bir özlemin ardından bu başarıyı elde etmek gerçekten çok özel bir duygu. Hem taraftarlar hem de camia için unutulmaz bir anıydı.

Bu zaferde en büyük pay şüphesiz başantrenör Faruk Beşok ve genel menajer Cömert Küce’ye ait. Faruk Beşok, takımın başında gösterdiği liderlikle bu zaferin mimarlarından biri oldu. Oyuncularına olan güveni ve takımı doğru yönlendirmesi, bu başarıyı getirdi. Cömert Küce ise kulübün her türlü ihtiyacını karşıladı, arka planda çok büyük emek verdi. Her ikisi de bu zaferin gerçek kahramanları.

Tabii ki kulüp başkanı Ertuğrul Doğan’ın da çok büyük katkısı var. Basketbol şubesini doğrudan kendisine bağlayarak takımın daha iyi çalışmasını sağladı ve doğru hamlelerle bu tarihi anı mümkün kıldı. Onun katkısı, kulübün geleceği için çok değerli.

Ve en önemlisi, sahada ter döken oyuncularımız… Onlar olmadan bu başarı kesinlikle mümkün olmazdı. Her biri müthiş bir azim ve kararlılıkla mücadele etti. Trabzonspor’un bu zaferi, sadece bir kupa kazanmak değil, aynı zamanda camianın birlik içinde neler başarabileceğini gösterdi.

Trabzonspor’un 7 yıl sonra Süper Lig’e yükselmesi sadece bir takımın değil, bir şehrin ve camianın zaferiydi. Birlikte büyük işler başarabileceğimizi bir kez daha kanıtladık. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum, bu tarihi anı hep birlikte yaşadığımız için gururluyum. Şimdi Trabzonspor, Süper Lig’e adım atarken çok daha büyük başarılara doğru ilerleyecek!

***

ŞEHRİ YÖNETENLER SPOR DOSTU

Genelde şehir yöneticileri sporla arasına mesafe koyar. Maçlara yalnızca protokol gereği katılır, kulüplerle olan ilişkileri çoğunlukla göstermeliktir. Gerçek destek yerini mazeretlere bırakır, bütçe yetersizliğinden bahsedilir ama iş icraata gelince ortada kimse olmaz. Fakat Trabzon bu anlayışı tersine çeviren, sporu sadece izlemeyen, yaşayan insanların şehri.

Bu şehirde sporun en büyük destekçilerinden biri Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç. Trabzonspor’a olan bağlılığı artık sadece bilinen değil, hissedilen bir gerçek. Şehirde hangi branşta maç olursa olsun, Genç oradaysa mutlaka tribünlerde onu görmek mümkün. O, spora yalnızca destek veren biri değil; heyecanı, sevinci, hüznü birebir yaşayan, taraftarla aynı duyguyu paylaşan bir isim.

Dün bu bağlılık en somut haliyle bir kez daha ortaya çıktı. Trabzonspor Basketbol Takımı, Süper Lig’e yükselmek için kritik bir maça çıktı. Rakip güçlüydü: Fenerbahçe Koleji. Maçın atmosferi gergindi ama tribünlerde en ön sırada, yerinde duramayan bir Ahmet Metin Genç vardı. Takım galip geldi, Süper Lig’e yükseldi. Ve o sevinç anında, başkanın gözlerindeki coşku her şeyi anlatıyordu. Bu anları sosyal medya hesaplarında paylaştı; sadece orada olanlarla değil, tüm Trabzon’la sevincini paylaştı.

Aynı saatlerde Sebat Gençlik de final niteliğinde bir karşılaşmaya çıktı. Genç, iki önemli maç çakışınca tercih hakkını basketbol maçından yana kullandı. Ancak Sebat’ın 3-0’lık galibiyetini kutlamayı da ihmal etmedi. Günün devamında ise siyasette birlikte yol yürüdüğü Mustafa Bayındır’ın oğlunun nikâhını kıydıktan sonra, hızlıca stada geçerek Çaykur Rizespor maçında Trabzonspor’a destek verdi. Bir gün, üç kritik etkinlik ve hepsinde yer alan bir belediye başkanı…

Ama bu tablo sadece Ahmet Metin Genç’le sınırlı değil. Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya da aynı şekilde sporu sahiplenen bir isim. Eski bir kulüp yöneticisi olması sebebiyle sporun mutfağından gelen Kaya, özellikle amatör spor kulüplerine verdiği destekle takdir topluyor. Sadece futbol değil, şehrin tüm spor dallarıyla yakından ilgileniyor. Gençlere yönelik projeleriyle, sporun geleceği için de ciddi adımlar atıyor.

Trabzon milletvekilleri arasında da spordan kopmayan isimler var. Sibel Suiçmez ve Yılmaz Büyükaydın, sporun içinden gelen siyasetçiler. İkisi de geçmişte kulüp yöneticiliği yapmış, sahayı bilen, takımı tanıyan insanlar. Müsabakalara düzenli olarak katılmaları, yalnızca bir görev değil; samimi bir ilginin sonucu. Meclisteki görevlerinin yanı sıra, şehirdeki spor camiasına her fırsatta destek veriyor, karşılaşmaları yerinde izliyor, genç sporculara moral aşılıyorlar.

Trabzon’un sporla iç içe geçmiş yapısı, yöneticilerin bu ruhu paylaşmasıyla daha da güç kazanıyor. Kulüpler yalnız bırakılmıyor, sporun değeri sadece sözle değil, eylemle gösteriliyor. Bu nedenle Trabzon, Türkiye’de sporun en çok sahiplenildiği şehirlerden biri olma unvanını sadece taraftarına değil, yöneticilerine de borçlu.

****

DON VURDU, EMEK ZİYAN OLMASIN!

Karadeniz'in bereketli topraklarında bin bir emekle yetiştirilen fındık, son günlerde yaşanan şiddetli don olaylarıyla büyük zarar gördü. Bahçelerde açan tomurcuklar, soğukla birlikte kurudu, umutlar ise bir gecede buz kesti.

Fındık üreticisi yalnızca kendi geçimini değil, ülkemizin ekonomisini de sırtlayan insanlardır. Türkiye, dünya fındık üretiminin büyük bir kısmını karşılıyor. Bu topraklarda yetişen fındık, hem çiftçinin sofrasına ekmek getiriyor hem de ülkemize döviz kazandırıyor. Ancak üretici, bu büyük yükü artık tek başına kaldıramıyor.

Bugün, don felaketinin ardından yaşanan bu mağduriyetin sadece bir doğa olayı olarak görülmemesi gerekiyor. Bu, üreticinin emeğinin, geleceğinin ve alın terinin yok olması demek. Devletimizin, bu kritik süreçte fındık üreticisine sahip çıkması her zamankinden daha önemli.

Borçların ertelenmesi, hasar tespiti çalışmaları, sigortasız üreticiler için özel destek paketleri ve mali yardımlar, bir lütuf değil; bu topraklara ve bu insanlara duyulan vefanın göstergesidir.

Çiftçisine sahip çıkan bir devlet, geleceğine sahip çıkar. Bugün fındık üreticisinin yanında olunmazsa, yarın bu topraklarda fındık bahçeleri değil, sessizlik büyür.

SOĞUK HAVALAR HAYATI FELÇ ETTİ

Son bir haftadır mevsimsel değişiklikler, Trabzon'da hayatı olumsuz etkiledi. Baharın gelmesiyle birlikte kışlık kıyafetler dolaplardan kaldırılmış, yazlık giysiler yerini almıştı. Ancak, son dönemde hava sıcaklıklarının ani bir şekilde düşmesi, şehri yeniden kış koşullarına soktu. Bir hafta önce, kısa kollu tişörtler ve şortlarla dışarıda vakit geçiren vatandaşlar, şu anda mont ve kabanlarını tekrar dolaplardan çıkarmak zorunda kaldı. Havanın soğumasıyla birlikte sobalar yeniden kuruldu, doğalgaz kullanımı arttı.

Soğuyan hava, hastanelerde de yoğunluğu artırdı. Özellikle soğuk algınlığı, grip ve benzeri hastalıklarla başvuran vatandaşlar, sağlık kuruluşlarına başvurmakta zorlanıyor. Trabzon’daki hastanelerde doktorlar, artan vakalar nedeniyle gelen hastalara yetişmekte güçlük çekiyor.

Ani hava değişikliği, öğrencileri de olumsuz etkiledi. Soğuk algınlığına yakalanan birçok öğrenci, eğitimlerine ara vermek zorunda kaldı. Okulda hastalık nedeniyle boşalan sınıflar, eğitim sürecinde aksamalara yol açtı. Yetkililer, hastalıkların hızla yayılmasına karşı önlem almak için çalışmalarını sürdürüyor.

Trabzonlu vatandaşlar, hava koşullarındaki ani değişimden dolayı zorlandıklarını belirtiyor. Birçok kişi, kışlık ve yazlık kıyafetler arasında gidip gelirken, sağlık sorunları nedeniyle de günlük yaşamda aksaklıklar yaşandığını ifade ediyor. Yetkililer, halkı hastalıklara karşı dikkatli olmaya ve önlem almaya çağırıyor.