13.07.2026 KILÇIK
TRABZON CHP'DE GÖZLER 20 TEMMUZ'DA
CHP Trabzon İl Başkanı Mustafa Bak ile Ortahisar İlçe Başkanı Haluk Batmaz'ın, kesin ihraç talebiyle Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edildiği geçtiğimiz hafta kulislere yansımıştı. Ancak edindiğimiz bilgilere göre iki isme henüz resmi tebligat ulaşmadı.
Bu nedenle hem Bak hem de Batmaz, tebligat kendilerine ulaşıncaya kadar görevlerinin başında olduklarını ifade ediyor. Parti çalışmalarını da aynı şekilde sürdürüyorlar.
Peki neden herkesin gözü 20 Temmuz tarihinde?
AÖzgür Özel'in, teşkilatlara bu tarihe kadar görevlerini bırakmamaları yönünde mesaj verdiği konuşuluyor. Bunun nedeni ise adli tatil öncesinde Yargıtay'dan çıkabilecek olası bir karar. Parti kulislerinde, mutlak butlan sürecine ilişkin verilecek kararın tüm hesapları değiştirebileceği değerlendirmesi yapılıyor.
Nitekim geçtiğimiz günlerde bir televizyon programına katılan CHP'li Ümit Akdoğan ile Ankara Milletvekili Mahmut Tanal da benzer yönde değerlendirmelerde bulundu. Özetle verilen mesaj şu oldu: "En küçük ihtimali bile göz ardı etmiyoruz. Adli tatil başlamadan önce çıkabilecek kararı bekliyoruz."
İşte bu nedenle parti içinde acele edilmediği, tüm senaryoların masada tutulduğu ifade ediliyor.
Ancak kulislerde konuşulanlara göre teşkilatlar, diğer ihtimali de göz ardı etmiyor. Olası bir yeni yapılanma ihtimaline karşı arka planda hazırlıkların sürdüğü belirtiliyor. Daha önce de dile getirdiğimiz gibi yeni bir parti organizasyonu gündeme gelirse; il ve ilçe binalarından üye kayıtlarına, seçim hazırlıklarından teşkilat yapılanmasına kadar birçok başlık için altyapı çalışmasının yürütüldüğü konuşuluyor.
İşin bir de ekonomik boyutu var...
Bugün kullanılan il ve ilçe binaları ile birçok gider genel merkez tarafından karşılanıyor. Ancak olası yeni bir siyasi oluşumda bu destek mekanizmasının bulunmayacağı, kira başta olmak üzere tüm giderlerin teşkilatlar ve üyeler tarafından karşılanması gerekeceği değerlendiriliyor.
Kısacası CHP kulislerinde sadece hukuki süreç değil, olası yeni dönemin mali tablosu da hesaplanıyor.
Önümüzdeki birkaç gün, yalnızca Trabzon teşkilatı için değil, CHP'nin Türkiye genelindeki teşkilatları açısından da kritik önem taşıyor. 20 Temmuz'a kadar gözler Ankara'dan gelecek olası gelişmelerde olacak.
***
ŞEHİR HASTANESİ AÇILMADAN TELEFONLAR KİLİTLENDİ
Trabzon Şehir Hastanesi'nin önümüzdeki günlerde hizmete girmesi bekleniyor. Hastanenin faaliyete geçmesiyle birlikte gerçekleştirilecek personel alımları ise şimdiden siyasetin en sıcak başlıklarından biri haline geldi.
AK Parti'nin Trabzon'daki yöneticilerinin telefonları adeta susmuyor. Günün her saatinde arayan vatandaşlar, hastanede işe girebilmek için destek talebinde bulunuyor. Ekonomik şartların ağırlaştığı, iş arayanların sayısının arttığı bir dönemde bu taleplerin her geçen gün daha da yoğunlaştığı ifade ediliyor.
Oysa hem siyasi parti temsilcileri hem de ilgili yetkililer, personel alımlarının İŞKUR üzerinden, belirlenen şartları taşıyan adaylar arasından ve kura yöntemiyle gerçekleştirileceğini defalarca kamuoyuna anlattı. Özellikle Trabzon'da ikamet şartı üzerinde de sıkça duruldu.
Ancak görünen o ki yapılan açıklamalar herkesi ikna etmeye yetmiyor.
Edindiğimiz bilgilere göre birçok vatandaş, kura sistemi uygulanacak olsa bile bireysel olarak kendilerine yardımcı olunmasını talep ediyor. "Bir destek olur mu?", "İsmimizi yazdırabilir miyiz?" şeklindeki başvuruların AK Parti yöneticilerine yoğun şekilde iletildiği konuşuluyor.
Parti yöneticileri ise vatandaşlara aynı cevabı veriyor. Alımların tamamen İŞKUR üzerinden yürütüleceğini, sürecin kura sistemiyle işleyeceğini ve bunun dışında herhangi bir tasarrufta bulunmalarının mümkün olmadığını ifade ediyorlar.
Ancak kulislerde konuşulanlara göre bu açıklamalar birçok başvuru sahibini tatmin etmiyor. Telefonlar çalmaya, talepler gelmeye devam ediyor.
Anlaşılan o ki Trabzon Şehir Hastanesi kapılarını açana kadar AK Parti yöneticilerinin en yoğun mesaisi, hastane personel alımlarıyla ilgili gelen telefonları yanıtlamak olacak.
***
AK PARTİ TABANINDAN DİKKAT ÇEKEN SERZENİŞ
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Trabzon Milletvekili Mustafa Şen'in hafta sonu mesaisi yoğundu. İlçe ilçe dolaştı, teşkilatlarla buluştu, vatandaşın nabzını tuttu. Ancak ziyaretlerin perde arkasında en çok konuşulan iki konu vardı; emekli maaşları ve fındık.
Özellikle Araklı'daki buluşmada dikkat çeken bir diyalog yaşandı. Söz alan bir vatandaş, fındık piyasasının birkaç tüccarın insafına bırakıldığını söyleyerek, üreticinin belirlenen fiyatlara mecbur kaldığını anlattı. Geçen sezon fındığın 85 liraya kadar düştüğünü hatırlattı. Mesaj açıktı; üretici artık piyasaya yön veren değil, yön verileni izleyen tarafta.
Ardından konu emekliye geldi. Aynı vatandaş, maaşların geçinmeye yetmediğini söyledi. Üstelik bunu dile getiren isim, "Ben AK Parti'nin kuruluşunda görev aldım." diyerek sözlerine ayrı bir ağırlık kattı. Yani eleştiri, dışarıdan değil, partinin içinden yükseldi.
Aslında bu tablo yeni değil. Son dönemde AK Parti'nin Trabzon'daki hemen her programında benzer serzenişlerin dile getirildiği konuşuluyor. Özellikle emekli olan partililerin, ekonomik sıkıntıları artık eskisi gibi kendi aralarında değil, doğrudan parti yöneticilerinin karşısında ifade ettiği belirtiliyor.
Mustafa Şen ise vatandaşları dikkatle dinledi. Ekonomi yönetiminin attığı adımları anlattı, notlarını aldı. Ancak görünen o ki anlatılanlardan çok, dinledikleri hafızasında yer etti.
Bizim edindiğimiz kulis bilgileri ise kameralara yansıyanlardan biraz daha farklı...
Çünkü asıl dikkat çeken bölüm, program bittikten sonraki sohbetlerde yaşandı. Kapalı gruplarda yapılan değerlendirmelerde emekli maaşlarının yetersizliği, açık ara en fazla konuşulan konu oldu. Fındıkta beklenti de ortak, emeklide beklenti de...
Ankara'nın önümüzdeki süreçte en fazla kulak vereceği başlıklardan biri, belki de tam olarak bu olacak. Çünkü bu kez itiraz muhalefetten değil, yıllardır aynı davanın içinde yürüyen isimlerden geliyor.
***
FATİH EĞİTİM FAKÜLTESİ’DE DİKKAT ÇEKEN DETAY
Trabzon'da çoğu zaman gözümüz büyük yatırımlara, açılışlara ya da gündemi meşgul eden tartışmalara çevriliyor. Arada sessiz sedasız büyüyen başarılar da çıkıyor karşımıza. Trabzon Üniversitesi Fatih Eğitim Fakültesi'nin ortaya koyduğu tablo da onlardan biri.
TÜBİTAK'ın 2209-A Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri Destek Programı sonuçları açıklandı. Fatih Eğitim Fakültesi öğrencilerinin hazırladığı 58 proje destek almaya hak kazandı. Rakam kendi başına çok şey anlatıyor. Çünkü Türkiye'deki birçok eğitim fakültesinde bu sayı 15'in altında seyrediyor.
Ortaya çıkan tablo, birkaç aylık çalışmanın ürünü gibi durmuyor. Uzun soluklu bir emeğin izleri var. Akademisyenin rehberliği, öğrencinin gayreti ve üretme isteği aynı noktada buluşmuş.
Fakülte Dekanı Prof. Dr. İsmail Hakkı Demircioğlu da yürütülen anlayışı tek cümleyle özetliyor. "Araştıran ve üreten öğretmen adayları yetiştiriyoruz."
Demircioğlu'nun verdiği mesajın satır aralarına bakınca yaklaşım daha net anlaşılıyor. Üniversiteyi diploma veren bir kurum olarak görmüyor. Sorgulayan, üreten, çözüm geliştiren bireylerin yetişmesini esas alıyor.
"Üniversite eğitiminin en temel hedeflerinden biri, öğrencilerimize bilimsel çalışma yapabilme bilgi, beceri ve tutumunu kazandırmaktır. Eğitim-öğretim faaliyetlerimizi bu doğrultuda sürdürüyoruz." sözleri de bu bakış açısını tamamlıyor.
Araştırma kültürü kolay oluşmuyor. Öğrenciyi teşvik etmek gerekiyor. Yol göstermek gerekiyor. Emek vermek gerekiyor. Sonuç da o emeğin ardından geliyor.
2209-A Programı da öğrencilere önemli bir kapı aralıyor. Proje hazırlıyorlar, bilimsel çalışma yürütüyorlar, değerlendirme süreçlerini görüyorlar. Kazandıkları sadece destek olmuyor. Tecrübe birikiyor, özgüven artıyor, ufuk genişliyor.
Fatih Eğitim Fakültesi'nin ulaştığı 58 proje de bu sürecin doğal sonucu gibi duruyor. Ortaya çıkan tablo, fakültede oluşan akademik iklimi yansıtıyor. Sayılar bazen uzun cümlelerden daha güçlü anlatır yaşananları. Bu örnekte de öyle olmuş.
Üniversiteleri değerlendirirken mezun sayısına bakılıyor çoğu zaman. Oysa bilimsel üretim, proje kültürü ve araştırmaya verilen değer de en az o kadar belirleyici. Fatih Eğitim Fakültesi'nin son başarısı da bu yönüyle kayda geçen gelişmeler arasında yerini aldı.