12.07.2025 KILÇIK
KENT LOKANTALARI ESKİSİ GİBİ DEĞİL!
Ortahisar Belediyesi’nin “halk için ekonomik ve sağlıklı yemek” amacıyla açtığı Kent Lokantaları, maalesef vatandaşı memnun edemiyor. Başlarda ilgi gören bu hizmet, kısa sürede kalite kaybı ve müşteri azalmasıyla karşı karşıya kaldı.
Yemekler, ilk zamanlardaki özenini yitirdi. Ucuz malzeme kullanımı, aşırı yağ ve salça, sofralardan lezzeti silip attı. İnsanlar, “Eskisi gibi değil” diyerek tepkilerini dile getiriyor. Belediyenin maliyeti düşürmek uğruna kaliteyi feda ettiği anlaşılıyor.
Aynı yemekler belediye çalışanlarına da servis edilmekte. Çalışanlar, sunulan yemeklerin sağlıksız ve kalitesiz olduğunu söylüyor. Halk ve personel şikayetlerini artarken, yetkililer bu soruna çözüm üretmekte yetersiz kalıyor.
Belediye, kamuya ait böyle projelerde kalite ve sağlığı ön planda tutmalı. Sadece ucuz yemek sunmak yetmez; vatandaşın güvenini kazanmak için lezzet ve hijyen de şarttır.
Ortahisar Belediyesi’nin acilen bu duruma müdahale etmesi gerekiyor. Aksi halde, Kent Lokantaları hem kamu kaynaklarının boşa harcanmasına hem de halkın güveninin sarsılmasına yol açar.
***
KAYA’NIN BELEDİYECİLİĞİ İFLAS ETTİ
Seçim döneminde bol keseden vaatler dağıtan Ahmet Kaya, üzerinden tam bir yıl geçmesine rağmen Ortahisar’da somut bir icraat dahi ortaya koyamadı.
Türkiye’nin muhalif belediyeleri, ekonomik sıkıntılara rağmen parklar açıyor, kreşler kuruyor, kent lokantaları hizmete alırken, Ortahisar’da tek bir çocuk parkı bile yapılamadı. Bu ne yaman çelişki!
Ekonomik zorluklar bahane edilmiş; ancak bu bahane, ortada hiçbir proje ve yatırım olmadığı gerçeğini gizleyemez. Ahmet Kaya’nın belediyesi, “proje” değil, mazeret üretmekte uzmanlaştı. Yani, halkın gözünde güveni yerle bir eden, yapmadığını “yapamam” diye savunan bir yönetim anlayışıyla karşı karşıyayız.
Bu durumu örtbas etmek için sürekli bahaneye sığınmak, Ortahisar’ı yönetemediğinin itirafından başka bir şey değil. Halkın sabrı taşmak üzere ve bu görmezden gelinen gerçekler CHP’nin Ortahisar’daki oylarına ağır darbe vuracak. Bu böyle devam ederse, parti ciddi oy kaybı yaşamaktan kurtulamayacak.
Ahmet Kaya’ya bir çağrı: Halkı kandırmayı bırakın, işe koyulun! Yoksa seçim sandığında büyük bir hezimete uğrayacağınız günler çok yakın. Çünkü Ortahisar seçmeni artık söz değil, icraat istiyor; aksi halde siz sadece mazeret üretmeye devam eden bir belediye başkanı olarak hatırlanacaksınız.
Bizden uyarması.
***
ŞİMDİ SIRA TARAFTARLARDA!
Trabzonspor yeni sezon için kapılarını aralarken, yalnızca takım değil, tribün de hazır bekliyor. Bu yıl satışa çıkan kombine biletler, geçmişten çok farklı bir anlayışla taraftara sunuluyor. Uygun fiyatlar, bölümlere göre çeşitlilik ve herkesin kendine yer bulabileceği seçenekler var.
En dikkate değer olan ise kulübün herkesi tribüne davet eden yaklaşımı. Kadınlar için yapılan özel indirim, yalnızca jest değil; tribünlerin daha renkli, daha içten bir yer olmasının önünü açıyor. Gençler ve öğrenciler içinse büyük bir fırsat var: 29 yaş altı öğrencilere yüzde 50 indirim. Bu, Trabzonspor’un geleceğe nasıl baktığını da gösteriyor. Yalnızca bugünü değil, yarının taraftarını da önemsiyor.
Geçtiğimiz yıl yerini alanlara tanınan yüzde 10 indirim hakkı, verilen değerin göstergesi. Uzun yıllardır kulübe gönül verenler unutulmamış. Üyeler, kurulda görev alanlar, bordo-mavili kredi kartı sahipleri için de farklı oranlarda ayrıcalıklar sunuluyor. Ancak bir kişi, yalnızca bir indirimden yararlanabiliyor. Böylece denge korunmuş.
Her şey düşünülmüş: Satışlar yalnızca gişelerle sınırlı değil, isteyen passo.com.tr ya da mobil uygulama üzerinden işlemini yapabiliyor. Ama bazı indirimler yalnızca gişelerde geçerli. Özellikle öğrenci ve kadınlara sunulan olanaklar için bizzat başvuru gerekiyor.
Bu sezon Papara Park'ta her zamankinden daha güçlü bir birliktelik kurulabilir. Farklı yaşlardan, farklı yaşamdan gelen binlerce kişi, tek bir renkte buluşacak. Takımın yanında olmanın yolu artık daha kolay, daha açık.
Eğer bu oyunun bir parçası olmak istiyorsan, şimdi tam zamanı.
Çünkü yerini ayırtan, yalnızca bir bilet almaz.
Takımıyla birlikte o sezonun öyküsüne adını da yazar.
***
İL MÜDÜRÜNE ÇAĞRI: MÜDAHALE ŞART!
Geçtiğimiz günlerde bir hasta ziyareti için Trabzon Numune Hastanesi’ndeydim. Tarihi ve köklü bir geçmişe sahip bu hastane, sakinliği ve tertemiz ortamıyla adeta insana güven veriyor. Personelin sıcak karşılaması, doktorların hastalarına gösterdiği ilgi, buranın yıllardır süregelen saygın sağlık kültürünü canlı tuttuğunu gösteriyor. Burada, insan önce sağlık hizmetinin kalitesini değil, insani dokunuşu hissediyor.
Ancak sadece birkaç adım ötede, Fatih Devlet Hastanesi’nin kapısından içeri girdiğinizde tablo tamamen değişiyor. Arada sadece beş yüz metre mesafe olmasına rağmen, buradaki temizlik, düzen ve personelin ilgisi maalesef çok daha yetersiz. Hijyenin göz ardı edildiği, hasta yoğunluğunun giderek arttığı bu ortamda, sağlık hizmeti almak bir sabır sınavına dönüşüyor.
İl Sağlık Müdürü’ne seslenmek gerekiyor; bu hastaneye öncelik vermek artık kaçınılmaz. Trabzon’un bu iki hastanesi arasında fark yüzlerce kat, ama çözüm için adım yok. Vatandaş hak ettiği sağlık hizmetini almak istiyor, ama maalesef gözardı edilen sorunlar giderek büyüyor.
Fatih Devlet Hastanesi, acilen bir düzenleme bekliyor. Temizlikten, personele; ilgiden hijyene kadar her alanda köklü bir iyileştirme şart. Trabzon’un kadim hastane kültürünün güzelliği, burada da yaşatılmalı.
Burası sadece bir sağlık kurumu değil, insanların hayatlarının geçtiği bir yer. Orada güven, ilgi ve özen var ise, iyileşmek de daha kolay olur. Sağlıkta kalite, sadece teknoloji ya da bina değil, insanın dokunuşunda saklıdır.
Trabzon bu farkı kapatmalı, çünkü sağlık ihmale gelmez.