13.05.2025 KILÇIK
CİHAN AYDIN ATAMASI GERGİNLİK YARATTI
Trabzonspor ile TFF arasındaki gerginlik her geçen gün daha da derinleşiyor. Cihan Aydın’ın, Galatasaray ile oynanacak kupa maçına hakem olarak atanması, bu gerilimin en üst noktaya ulaşmasına neden oldu. Trabzonspor yönetimi ve taraftarlar, bu atamanın ardında kasıt arayarak TFF’ye sert tepki gösterdi. Zaten uzun zamandır devam eden bu çekişme, bordo-mavili camiada büyük bir öfke yaratmış durumda.
Bu ortamın saha içine yansıması, kesinlikle bir "gerilim" havası yaratabilir. Trabzonspor, her zaman zor zamanlarda daha sert bir şekilde mücadele etmesiyle tanınır. Ama bu sefer durum farklı. Hem yönetim hem de taraftarların yüksek tansiyonu, oyuncuları da baskı altına sokabilir. Futbolcuların zihinsel olarak rahat olmamaları, sahada verilen kararlara da yansıyacaktır.
Özellikle hakemle ilgili tartışmaların ön planda olması, maçın atmosferini daha da geriyor. Takım, hakem kararlarına odaklanarak ya da psikolojik olarak yıpranarak, oyun disiplinini kaybedebilir. Tüm bunlar, Trabzonspor’un bu maçta nasıl bir performans sergileyeceğini belirleyecek unsurlar. Yani, bu gerginlik hem motivasyonu arttırabilir hem de takımın dengesini bozabilir. Trabzonspor için bu maç sadece bir kupa mücadelesi değil, aynı zamanda bir psikolojik sınav olacak.
***
BU YAPTIKLARI HİZMET Mİ, ELEŞTİRİ Mİ?
Trabzon’da bir yanda AK Parti Ortahisar İlçe Başkanı Seyit Hisoğlu, diğer yanda CHP Ortahisar İlçe Başkanı Haluk Batmaz. Her ikisi de son açıklamalarıyla birbirine laf çakmaya çalışırken, aslında halkı daha fazla yormaktan başka bir iş yapmıyorlar. Hadi gelin, bu siyasilerin yaptığı "hizmet" yarışını biraz irdeleyelim.
Hisoğlu, iktidar partisinin yıllarca yönettiği Ortahisar’ı "batak" halde devralan CHP'yi hedef alıp duruyor. Ama ne fayda! Sadece geçmişi kınayarak ne geleceğe bir adım atabilir, ne de halkın derdine derman olabilir. Eğer gerçekten AK Parti'nin nasıl bir başarı sağladığını anlatacaksa, ortada somut bir şeyler olmalı. Gerçekten halkı etkileyen bir proje ya da atılım varsa, onları konuşalım. Ama Hisoğlu, sadece rakiplerinin zayıf noktalarını gösterip duruyor. "Bunlar ne yaptı?" demek, "Biz ne yapacağız?" demekle eşdeğer olmalı. Ama yok, o kadarını göremedik.
Batmaz ise hiç de geri kalmıyor. CHP olarak pek çok sosyal projeyi hayata geçirdiklerini söylüyor ama işte o "sosyal belediyecilik" tam olarak neye hizmet ediyor? Kent Lokantaları, Halk Ekmek büfeleri, halk süt derken, sürekli somut projelerden bahsediyor. Ama karşısındaki partiye laf atmakla işin kolayına kaçıyor. Herkes yaptığı işlerin alkışlanmasını bekler, ama bir yandan da rakibini yermeye devam edersen, halk seni gerçekten dinler mi? "Bizim hizmet anlayışımız halkın öncelikleriyle uyumlu," diyor Batmaz. Fakat ne yazık ki, öte yanda, karşısındaki partinin sadece "yapmıyor" olmasıyla övünmek yeterli değil.
Her iki başkan da, geriye dönüp bakıp "Gerçekten ne yaptık?" diye sormadan, birbirlerini eleştirmeye devam ediyor. Oysa halk daha fazla laf değil, hizmet görmek istiyor. Hisoğlu’nun "Ortahisar’ı batak halde bırakmayacağız," demesi ne kadar doğruysa, Batmaz’ın da "Sosyal belediyecilikle Trabzon’u kalkındırıyoruz," demesi de o kadar geçerli. Ama ikisinin de yaklaşımı, sadece birbirini suçlamakla kalıyor. Halka hizmet edecek olan bir yönetim anlayışı değil, laf sokmalarından ibaret bir siyasi rekabet var karşımızda.
Son tahlilde her iki başkan da hizmet alanında daha fazla somut adım atmalı. Hadi bakalım, "yerel yönetim" dediğimizde sadece birbirinin açığını yakalamaya çalışmak değil, insanlara dokunan projeler üretmek gerek. 5 yıl sonra, ortada sadece tartışmalar ve birbirini suçlayan siyasetçiler mi kalacak, yoksa gerçekten halkı rahatlatacak işler mi yapacaklar, bunu hep birlikte göreceğiz.
***
REŞADİYE KAVŞAĞI TARİH OLUYOR
Reşadiye Kavşağı, Trabzon’un en büyük hayal kırıklıklarından biriydi. Yıllarca harcanan milyonlarca lira, sadece trafik sorununu büyütmekle kaldı. Kavşak, şehri tıkadı, estetik açıdan çirkinleşmesine neden oldu. Şehirdeki yaşamı kolaylaştırmak yerine, her gün insanlar için bir engel haline geldi.
Şimdi, bu hatanın fark edilip yıkılmaya başlanması, çok geç de olsa doğru bir adım. Sonunda bu beton yığını ortadan kalkacak. Ama bu yıkımın ardında durulmalı, sadece temizlik yapılmamalı. Yeni düzenleme, gerçekten şehir ihtiyaçlarına uygun olmalı. Yaya yolları, yeşil alanlar, doğru trafik akışı gibi unsurlar öncelikli olmalı. Bunlar, yıllarca süren kaybın telafisi için gereklidir.
Başkan Genç’in açıklamaları doğru yönde bir adım atıldığını gösteriyor. Ancak, bu sürecin, sadece eskiyi yıkmakla sınırlı kalmaması gerekiyor. Trabzon’un, işlevsel ve estetik bir altyapıya ihtiyacı var. Reşadiye Kavşağı, sadece plansızlığın ve vizyonsuzluğun bir sembolüydü. Şimdi, bu yanlışlık telafi edilmeli.
Yıkım, sadece eskiyi silmek değil; şehir için yeni bir başlangıçtır. Bunu doğru şekilde yapmak, Trabzon’un hak ettiği yaşam alanını yaratmak için bir fırsat.
***
DALÇIK VE YOLLARLA ÇÖZÜM
Trabzon’daki trafik sorunu, aslında sadece araçlarla ilgili bir mesele değil; şehrin ruhunu, yaşam kalitesini doğrudan etkileyen bir durum. CHP’li Meclis Üyesi Mustafa Çankaya’nın son meclis toplantısında gündeme getirdiği Güney Çevre Yolu’nun hızlandırılması önerisi, uzun zamandır beklenen bir adım. Trabzon’un batı yakasında her geçen gün artan trafik, yaz aylarında neredeyse ulaşımın imkansız hale gelmesine yol açıyor. Özellikle Söğütlü ve Haçkalı Baba bölgelerinde yaşanan tıkanıklık, yerel halkın günlük yaşamını gerçekten zorlaştırıyor.
Çankaya, bu noktada Güney Çevre Yolu’na acil bir şekilde odaklanılmasını, bu projeye hız verilmesini öneriyor. Bu yol, 1990’lardan beri planlanıyor ama bir türlü tamamlanamadı. O zamandan beri şehir hızla büyüdü, araç sayısı arttı, dolayısıyla trafik daha da içinden çıkılmaz hale geldi. Çankaya’nın dediği gibi, "Kanuni Bulvarı ne transit geçiş sağladı, ne de trafik rahatlatıldı." O yüzden artık gerçekten kalıcı bir çözüm şart.
Bunun yanı sıra, Çankaya’nın sunduğu dalçık önerisi de, kısa vadede rahatlama getirebilecek bir çözüm gibi görünüyor. Özellikle yazın sahile gitmek isteyenlerin yaşadığı trafik çilesini hafifletmek adına bu tür düzenlemeler elzem. Ama asıl mesele, bu çözümlerin geçici değil, kalıcı olması gerektiği. Geçici düzenlemelerle şehri idare etmek yerine, şehrin gerçekten ihtiyacı olan büyük projelere yatırım yapılmalı.
Trabzon’un doğası, tarihi ve insanları o kadar özel ki, bu şehre yapılan her yatırımın, sadece trafiği rahatlatan değil, aynı zamanda şehrin kimliğine değer katacak şekilde olması önemli. Örneğin, sahil yolundaki yoğunluk sadece araç trafiğiyle ilgili değil, aslında Trabzon’un ruhuyla da ilgili. Çocukken yunusları izlediğimiz sahil alanları, şimdi niteliksiz dolgularla kapatılmış. O yüzden bu noktada yapılacak her düzenleme, Trabzon’un kimliğine zarar vermemeli.
Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Çankaya’nın eleştirilerine katıldığını belirterek, Güney Çevre Yolu üzerindeki çalışmaları hızlandıracaklarını söyledi. Bu, elbette sevindirici bir haber. Ama hepimizin bilmesi gereken bir şey var ki, yolları yapmak kadar, şehirdeki ulaşım kültürünü değiştirmek de önemli. İnsanlar toplu taşımayı, bisikleti, yürümeyi daha çok tercih etmeli. Bu şehri sadece araçlarla değil, daha geniş bir vizyonla düşünmek lazım.