13.02.2026 KILÇIK
HERKES HADDİLİ BİLMELİ!
Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ile Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya arasındaki gerilim, beklenmedik bir şekilde farklı bir boyuta taşındı. Tartışmanın kendisi bir yana, asıl dikkat çeken gelişme, “kerameti kendinden menkul” bazı belediye çalışanlarından geldi.
Her iki belediyede görev yapan ve isimlerini vermek istemediğimiz bazı çalışanlar, sosyal medya hesaplarından adeta birer siyasi aktör gibi pozisyon aldı. Kendi bakış açılarına göre başkanlarını savunan, karşı tarafı hedef alan ve dahası “ayar veren” paylaşımlar yaptılar.
Üslupları, konumlarını aşan bir düzeydeydi. Niyetleri ise “Ağanın has adamı olma” çabasından başka bir şey değilmiş gibi görünüyor.
Sormak gerekiyor: Ahmet Metin Genç’in ya da Ahmet Kaya’nın kendilerini savunacak klavye muhafızlarına gerçekten ihtiyacı var mı?
Her iki isim de siyasette uzun yıllar geçirmiş, meydan ve kürsü görmüş, seçim kazanmış figürlerdir. On binlerce vatandaşın oyuyla seçilmiş belediye başkanlarının, emirlerindeki çalışanların sosyal medya üzerinden yaptığı çıkışlara ihtiyaç duyduğunu düşünmek bile abes kaçmaktadır.
Dahası, kamu çalışanlarının tarafgir bir görüntü vermesi kurumsal ciddiyetle bağdaşır mı?
Belediye meclislerinde tartışma yaşanması doğaldır. Siyaset gerilim üretir; bazen sözler yükselir, bazen tansiyon artar. Bu durum siyasetin doğasında vardır ve gerekli cevabı yine siyasetçiler verir. Bu konular işçinin ya da memurun alanı değildir.
Kamuda görev yapmak; klavye delikanlılığıyla, sosyal medya üzerinden sadakat gösterisi yapmakla ya da başkana yaranma çabasıyla olmaz. Profesyonellik gerektirir. Tarafsızlık gerektirir. Kurumsal disiplin gerektirir.
Anlaşılan o ki her iki başkanın da ekiplerine net bir çerçeve çizmesi gerekiyor. Siyaset, siyasetçilere bırakılmalıdır.
İşçi işçiliğini, memur da memurluğunu yapmalıdır.
On kişi arasında seçim yapılsa sınıf başkanı bile seçilemeyecek bazı çalışanların şov peşinde koşmasına izin verilmemelidir.
Sözün özü; herkes haddini bilmelidir.
***
SÖZLER SERTLEŞTİ, GERGİNLİK BÜYÜDÜ
Trabzon Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nin dünkü oturumunda tansiyon yine yükseldi. Meclis salonunda başlayan sözlü atışma, toplantının ardından koridorlara taştı.
Toplantı sırasında Köprübaşı Belediye Başkanı Ali Aydın, söz alan Beşikdüzü Belediye Başkanı Cahit Erdem’e laf attı. Bu çıkışın ardından meclisteki hava gerildi. Oturumun sona ermesiyle birlikte iki başkan arasındaki tartışma bu kez belediye koridorlarında devam etti.
Gerilimi artıran sözler ise Cahit Erdem’den geldi. Erdem’in, “Her konuşmama müdahale ediyorsun. Kendi ilçenin sorunlarını anlat, yalakalık yapmak sana mı düştü?” ifadeleriyle tepki gösterdiği öğrenildi. Bu sözlere Ali Aydın’ın da karşılık vermesi üzerine tartışmanın dozu daha da yükseldi.
Söz düellosu, koridordan bina çıkışına kadar sürdü. Şalpazarı Belediye Başkanı Refik Kurukız ve bazı meclis üyelerinin araya girmesiyle fiziki temasın önüne geçildi. O anlara hem belediye çalışanları hem de belediyede işi bulunan vatandaşlar şaşkınlıkla tanıklık etti.
Siyasetin doğasında rekabet vardır. Eleştiri vardır. Hatta zaman zaman sert tartışmalar da olabilir. Ancak saygı sınırı aşıldığında ortaya çıkan tablo, siyasetin doğallığıyla açıklanamaz.
İlçe yöneten iki seçilmiş ismin koridor polemiğiyle gündeme gelmesi kimseye kazanç sağlamaz. Seçilmiş kişiler yalnızca kendilerine oy verenleri değil, tüm toplumu temsil eder.
Topluma örnek olmak, öfkeyi kontrol edebilmek ve fikir ayrılıklarını konuşarak çözebilmek yöneticilerin en temel sorumluluklarıdır. Dünkü görüntü ne Köprübaşı’na ne de Beşikdüzü’ne yakıştı.
Kazananı olmayan tartışmalar yalnızca kırgınlık üretir. Unutulmamalıdır ki siyaset kürsüde yapılır, koridorda değil.
***
TRABZON SPORLA FARKINDALIK YARATIYOR
Trabzon bir kez daha nefes alıyor… Hem de koşarak.
Büyükşehir Belediyesi’nin düzenleyeceği VakıfBank 46. Uluslararası Trabzon Yarı Maratonu için geri sayım başladı. Bu yıl organizasyon sadece bir spor etkinliği olmanın ötesine geçiyor. Çünkü ortada güçlü bir mesaj var: “Koş Dünyaya Nefes Ol”.
Bu motto sıradan bir slogan değil. Son yıllarda ülkemizde art arda yaşanan orman yangınlarını düşündüğümüzde, her ağacın, her fidanın ne kadar hayati olduğunu bir kez daha hatırlıyoruz. Maraton öncesinde gerçekleştirilen fidan dikim etkinliği de bu mesajın sadece sözde kalmadığını gösteriyor. Spor ile çevre bilincinin aynı zeminde buluşması, organizasyona ayrı bir anlam katıyor.
15 Şubat 2026 Pazar günü Trabzon sokaklarında sadece adımlar atılmayacak; aynı zamanda bir farkındalık koşusu gerçekleşecek. Aralarında Amerika, Antarktika ve Çad’ın da bulunduğu 41 ülkeden sporcuların katılması, organizasyonun uluslararası boyutunu bir kez daha ortaya koyuyor. 2 bin 936 kayıtlı sporcu… Bu sayı yalnızca bir istatistik değil; Trabzon’un spor turizmi açısından geldiği noktayı gösteren güçlü bir veri.
Parkurlara baktığımızda her yaştan ve her seviyeden katılımcı düşünülmüş. 21 kilometrelik yarı maraton, 10 kilometrelik koşu, 4 kilometrelik halk koşusu ve 1 kilometrelik çocuk koşusu… Özellikle 526 çocuğun yarışacak olması geleceğe dair umut veriyor. Spor kültürü küçük yaşta başlar ve şehirler bu kültürle büyür.
Organizasyon kapsamında yaklaşık 2 milyon lira para ödülünün dağıtılacak olması da etkinliğin ciddiyetini ortaya koyuyor. Ancak bu maratonu değerli kılan tek şey ödül miktarı değil. Asıl değer, Trabzon’un bir spor kenti olma iddiasını her yıl biraz daha güçlendirmesi.
Bir yandan Kurtuluş Haftası etkinlikleri kapsamında düzenlenecek masa tenisi ve satranç turnuvaları, diğer yandan binlerce kişinin aynı amaç için koşacak olması… Tüm bunlar şehirde ortak bir heyecan oluşturuyor.
Şimdi soru şu: Bu organizasyon sadece bir gün sürecek bir etkinlik mi olacak, yoksa Trabzon’un spor ve çevre bilinci adına kalıcı bir dönüşümün parçası mı?
Eğer “Koş Dünyaya Nefes Ol” çağrısı gerçekten karşılık bulursa, bu maraton yalnızca kilometrelerin değil, bilinçlerin de aşıldığı bir organizasyon olarak hafızalarda yer edecek.
***
ORTAHİSAR’DAN ROMANTİK ETKİNLİK
Şehirler bazen sadece yollarıyla, binalarıyla değil; dokunduğu duygularla da hatırlanır. Ortahisar Belediyesi’nin 14 Şubat için hazırladığı programı okuduğumda aklımdan geçen ilk şey şu oldu: Bu şehir biraz da sevgiyle nefes alsın istemişler.
Sevgililer Günü kimine göre ticari bir gün, kimine göre gereksiz bir abartı… Ama kabul edelim, yoğun gündemin, ekonomik sıkıntıların ve bitmeyen tartışmaların arasında insanların biraz olsun tebessüm etmeye ihtiyacı var. Belki de tam bu yüzden Trabzon Akvaryum’da düzenlenecek “Su Balesi Gösterisi” sıradan bir etkinlikten daha fazlasını ifade ediyor.
Denizin altındaki o sessiz ve büyülü atmosferde, suyun içinde zarafetle süzülen sporcular… Trabzon’da ilk kez yapılacak olması da cabası. Şehrin turizm noktalarından biri olan Akvaryum’da böyle bir organizasyon düzenlenmesi, hem kente farklı bir soluk getiriyor hem de sosyal hayata küçük ama anlamlı bir katkı sunuyor.
Etkinliğin 14 ve 15 Şubat’ta üç ayrı seansta gerçekleştirilecek olması da düşünülmüş bir detay. İnsanların yoğunluk yaşamadan, keyifle izleyebilmesi için planlama yapılmış. Üstelik katılımcıların sporcularla ve su altı canlılarıyla fotoğraf çektirebilecek olması, o anı kalıcı bir hatıraya dönüştürüyor.
Belediye Başkanı Ahmet Kaya’nın davet cümlesi ise aslında işin ruhunu özetliyor: “Seven, sevilen ve sevginin değerini bilen bütün vatandaşlarımızı, sevdikleriyle birlikte bu özel organizasyona katılmaya davet ediyorum.”
Bu çağrı yalnızca çiftlere değil; sevginin her hâline yapılmış bir çağrı gibi. Anne-babaya, çocuğa, dosta… Çünkü sevgi dediğimiz şey tek bir güne sığmasa da, bazen bir gün vesilesiyle hatırlanmayı hak ediyor.
Başkan Kaya’nın şu sözleri de üzerinde düşünmeye değer: “Sevginin, saygının ve karşılıklı anlayışın hâkim olduğu bir dünya dileğiyle…”
Belki de en çok ihtiyaç duyduğumuz şey tam olarak bu. Daha çok anlayış, daha çok saygı, daha çok empati…
Ortahisar’da 14 Şubat bu yıl suyun altında kutlanacak. Belki on dakika sürecek bir gösteri olacak ama bazen on dakika, insanın yüzünde kocaman bir gülümseme bırakmaya yeter. Ve belki de şehir dediğimiz yer tam olarak budur: İnsanların birlikte güzel bir an biriktirebildiği yer.