12.12.2025 KILÇIK
UZUNKUM PROJESİ İÇİN GERİ SAYIM BAŞLADI
Trabzon’un yıllardır beklediği “Uzunkum Yaşam Alanı Projesi” 10 Şubat 2026’daki ihale tarihiyle resmen start alıyor. İlk etapta 250 dönümlük alanın düzenlenecek olması, sahil için atılan en büyük adımlardan biri.
Başkan Ahmet Metin Genç’in “Trabzon’un sahiline yeni kimlik kazandıracak” ifadesi, projenin şehrin geleceğindeki yerini özetliyor. Yürüyüş ve bisiklet yolları, sosyal alanlar ve geniş yeşil kuşaklarla bu bölge, Trabzon’un denizle bağını güçlendirecek.
Çevre Bakanlığı, TOKİ ve Büyükşehir’in ortak çalışmasıyla yürütülecek proje, 461 günde tamamlanacak. Sağlanan devlet desteği de bu yatırımı daha da değerli kılıyor.
İhale süreci tamamlandığında Uzunkum, Trabzon’un nefes aldığı, modern ve çekim gücü yüksek yeni yaşam merkezi olacak.
***
TRABZON’DA NELER OLUYOR?
Trabzon’da son dönemlerde dikkat çekici bir hareketlilik var; ne yazık ki bu hareketlilik olumlu yönde değil. Dolandırıcılık vakaları, trafik kazaları, adam yaralamalar, balkondan düşmeler, ev yangınları, gıda zehirlenmeleri… Neredeyse her yeni günde şehrin başka bir olumsuz olayla anıldığını görüyoruz.
Toplumdaki ihmalkârlık, dikkatsizlik, vurdumduymazlık ve bazı kişilerde giderek belirginleşen kasıtlı, art niyetli davranışlar, Trabzon’un gündemini bambaşka bir yöne sürüklüyor. Oysa bu şehir, uzun yıllar boyunca Karadeniz’in en sakin, en huzurlu kentlerinden biri olarak anılırdı.
Ancak son haftaya baktığımızda tablo hiç iç açıcı değil. Bir yanda yanan evler, diğer yanda balkon ya da pencereden düşen çocuklar… Bunun yanında, anlaşmazlıklardan kaynaklanan ve incir çekirdeğini doldurmayacak sebeplerle çıkan kavgalar, silah çekmeler, yaralanmalar…
Kısacası şehirde, kimsenin görmek istemediği bir hareketlilik yaşanıyor.
***
BETONUN GÖLGESİNDE KAYBOLAN TRABZON!
Trabzon’da son yıllarda yükselen betonarme yapılar, şehrin doğasını adeta kuşatmış durumda. Oysa Trabzon; kırsalıyla, ağaçlarıyla, yeşilin binbir tonu ile Türkiye’nin en özel şehirlerinden biri. Ne var ki yeniden yapılaşma, artık sadece şehir merkezinde değil, köylerde de doğanın bütün dengelerini bozmaya başladı.
İlçelere bağlı birçok köyde, mahallede gelişigüzel yapılmış evleri görmek mümkün. Estetikten uzak, doğanın hakkını hukukunu gözetmeyen bu betonarme yapılar, yalnızca görüntü kirliliği oluşturmuyor; gelecekte bu binaların sahiplerine de sıkıntı çıkaracak gibi duruyor. Çünkü yaylada 2-3 katlı apartmanlar, köylerde gereksiz yere yükselen 5-6 katlı binalar ciddi bir çarpıklığın habercisi.
İşin en üzücü yanı ise şu:
İnsanlar kendilerine yetecek, yaşamlarını sürdürebilecekleri bir alan oluşturmak yerine, adeta rekabet edercesine kat çıkıyor. “O üç kat attıysa ben beş kat atarım” anlayışı, sonunda kimseye bir şey kazandırmıyor. Kaybeden ise hepimiz oluyoruz… daha doğrusu doğa oluyor.
Eğer bu şehirde yaşıyorsak, bu toprağın suyundan, havasından, yeşilinden faydalanıyorsak, ona karşı sorumluluklarımız var. Trabzon’un ruhu, betondan değil; yeşilden, dereden, rüzgârdan, yayladan gelir. Bu güzelliği korumak hepimizin görevi.
Doğayı katletmek kolay…
Ama ona sahip çıkmak, işte gerçekten değerli olan şey bu.
***
İLETİŞİM ÇAĞINDA TRABZON’A YAKIŞMIYOR!
Trabzon’da bazı belediye ve kamu kurumlarının internet sitelerini zaman zaman ziyaret ediyoruz. Fakat birçoğunun “güncelleme” yapmadığını, ilgili kategorilerin boş olduğunu görüyoruz. İletişim çağını yaşadığımız şu dönemde bu ciddi bir eksiklik. Hatta bir adım daha ileri giderek bunun bir “sorumsuzluk” olduğunu ifade edebiliriz.
Trabzon, eğer “kültür ve turizm kenti” olmak istiyorsa, kurumlarının bu konuda daha büyük bir hassasiyet göstermesi gerekiyor. Bırakın Türkçe’yi, birkaç yabancı dilde dahi kurumların sitelerinde açık ve net bilgiler sunması gerekiyor.
Yurt içinden veya yurt dışından Trabzon’a gelecek olan bir turist, şehri gezmeden önce kapsamlı bir araştırma yapıyor. Gezmek istediği yer; ilgilendiği bir sanat eseri, tarihi yapı, dere, göl, şelale, ırmak, müze, kilise, el sanatları veya benzeri birçok şey olabilir.
Bu araştırmayı yaparken girdiği bir kamu kurumu sitesinin açılmadığını veya tıkladığı kategorinin boş olduğunu gördüğünde hayal kırıklığı yaşayabilir. Dediğimiz gibi, yaşadığımız dönem iletişim çağı. İnsanlar bilgilerin bir tuşla karşılarına çıkmasını bekliyor.
“Kültür Başkenti” olmaya aday bir kentte özellikle kamu kurum ve kuruluşlarının resmi internet sitelerini düzenli olarak güncellemesi gerekiyor. Trabzon Valiliği, kent genelinde bir genelge yayımlayarak kurumları uyarmalı ve gereğini yapmalıdır.