12.08.2024 KILÇIK

TRABZON’DA SAĞLIK TURİZMİ GÜZEL DE…

Trabzon Büyükşehir Belediyesinin öncülüğünde Gürcistan ile sağlık turizmi alanında önemli bir iş birliği anlaşması yapıldı.

Komşu ülke Gürcistan’ın başkenti Tiflis’ten Trabzon’a direkt uçuşların başlaması ve Trabzon’un sağlık merkezi olma düşüncesinden hareketle bir girişim başlatıldı ve ciddi aşamalar kaydedildi. Trabzon’daki özel hastaneler başta olmak üzere alışveriş merkezleri ve seyahat acenteleri de uçuşların sürekliliği için uçak firmasına 100 koltuk garantisi verdi. Bu koltuklar, firmaların kapasitesine göre bölüştürüldü. Uçak seferlerinin bu ay sonunda başlaması bekleniyor.

GEREKLİ ÖNLEMLER ALINDI MI?

Sağlık turizminin Trabzon ekonomisine katkı sunacağından şüphemiz yok. Fakat kafamızda ciddi kuşkular da var. Özellikle yurt dışından gelen hastaların kentimize dövizle birlikte virüs taşıyıp taşımayacakları beynimizi oldukça yoruyor.

Zira geçtiğimiz aylarda kamuoyuna yansımadan KTÜ Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi’nde tedavi gören Gürcistan uyruklu vatandaşların yoğun bakım ünitesinde enfeksiyona sebep olduğu ve birçok hastanın da bu yüzden yaşamını yitirdiğini biliyoruz. O dönemlerde gazeteci merhum arkadaşımız Orhan Çavuşoğlu da bu hastanenin yoğun bakım ünitesinde tedavi görüyordu. Bu enfeksiyon yüzünden kendisini başka bir odaya almak zorunda kaldığımıza şahit olmuştum.

İster istemez sağlık gibi insan hayatını etkileyecek bir alanda öncelik yaşam olmalıdır. Sırf kente döviz akışı sağlansın diye gerekli önlemleri almadan adım atmak, Trabzon’a kardan çok zarar getirecek bir durum.  Sağlık sektörü kuruluş  ve temsicileri  Trabzon’a gelecek olan hastaların kabullerini gerçekleştirirken, bazı kriterler ortaya koymaları gerekiyor.

Bu kuruluşların kentte yaşayan vatandaşların da sağlıksal ve yaşamsal haklarını korumakla mükellef olduklarını hatırlatmak istiyoruz.

***

MUMCU MHP’Yİ NEDEN YOK SAYIYOR?

Seversiniz ya da sevmezsiniz ama bir gerçek var ki MHP Trabzon İl Başkanı Ömer Ayar, 31 Mart yerel seçimleri öncesi ve sonrası  sahada vatandaşın arasında olan bir siyasetçi.

MHP’nin Trabzon’da önemli bir altyapısı, gücü ve kadrosu var. Bazı dinamikleri ise çok hassas. Bütün bunlara sahip çıkmak ve partiyi ayakta tutmak da öyle kolay değil.

MHP Trabzon İl Başkanı Ömer Ayar, Cumhur İttifakı’nın Trabzon için de önemli bir temsilcisi aynı zamanda. Ayar, Cumhur İttifakı’nın  ayakta kalması için de birçok olumsuzluklarada taviz vererek yoluna devam ediyor. 

Ömer Ayar hem MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin hem de parti genel merkezin önemsediği bir il başkanı.

Fakat ne hikmestse, AK Parti Trabzon İl Başkanı Sezgin Mumcu ile Ayar  arasında dengeli bir ilişki bir türlü kurulamadı. Mumcu, bakanların ve üst düzey protokolün Trabzon’da katıldığı etkinliklere MHP Trabzon İl Başkanı Ömer Ayar'ı adeta “yok sayıp” davet bile etmedi. Bu garip bir durum. Mumcu ve Ayar arasında bizim bilmediğimiz başka bir sorun mu var acaba?

***

O SÖZLERİNİ ALKIŞLIYOR, İCRAAT BEKLİYORUZ!

Türkiye Futbol Federasyonunu bugüne kadar yönetenler ne yazık ki hiçbir zaman ayaklarının üzerinde duramadılar. Verdikleri sözleri yerine getiremediler. Ülke futbolunun gelişimi adına değil, kendi koltuklarını koruma sevdasıyla icraatlarını yaptılar. Geride bıraktığımız seçimlerde Mehmet Büyükekşi’nin zaten çok berbat bir başkanlık sürecine imza attığını biliyorduk. İbrahim Hacıosmanoğlu’nun da Trabzonspor’da başkan yardımcısı ve başkanlık görevlerinde bulunurken ortaya koyduğu yaklaşımlardan dolayı kesinlikle başarılı olamayacağını dile getirmiş, kendisini birçok kez de eleştirmiştik. Hacıosmanoğlu’nun ne zaman ne yapacağı belli olmayacak, siyasetin en tepesine bağımlı bir politika yürüteceğini dile getirmiştik. İlk icraatlarından biri 12’ye düşmüş yabancı sayısını yeniden 14’e çıkarmak olunca da tepkimizi vermiştik.

AMATÖR DE BİLE YABANCI FUTBOLCU VAR’

Geçtiğimiz gün Başakşehir’in düzenlediği bir organizasyonda konuşan TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, açıklamalarıyla bizi şaşırttı. Hacıosmanoğlu, futbolda dışa bağımlılığı azaltmak için genç oyuncu üretmek zorunda olduklarını belirterek yabancı oyuncu kuralının tekrar ele alınacağını ifade etti. İsterseniz önce, getirilen kuralların kalıcı olması gerektiğini kaydeden Hacıosmanoğlu’nun açıklamalarını verelim:

"Dışa bağımlılığı azaltmak için üretmek zorundayız. Ürettiğiniz zaman güçlü olursunuz. Tükettiğiniz zaman her geçen gün zayıflarsınız. Amatörden başlayarak 1. Lig, 2. Lig, 3. Lig'e ve altyapılara önem vererek üreten takımlar haline getirmemiz lazım. BAL liginde bile 30 yaşın üzerinde transfer yapılıyor. Amatör liginde yabancı oyuncu oynuyor. Bunu bizim gençlerimize hakaret olarak düşünüyorum, buna el atmalıyız. Amatörde değil, 1. Lig, 2. Lig, 3. Lig'de şahsi düşüncem yabancı oyuncu olmaması lazım. Süper Lig'de de biliyorsunuz kurallar koyuyoruz. Ancak maç oynanırken kuralları değiştiriyoruz. Yabancı sınırı koyuyoruz, bir sene sonra değiştiriyoruz. Orta akılla profesyonellerimiz çalışacak, bir kural belirlenecek ve o kural bize Cenab-ı Allah burada ne kadar süre verdiyse o süre zarfında bir daha değişmeyecek."

HERKESİ ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYMAYA ÇAĞIRDI

Yabancı oyuncu transferlerinde dikkatli olmak gerekir. Paralar bu milletin paraları. Kulüplerimizden çıkıyor ama milli sermaye. Oyuncuları alıyoruz, bazen çok şöhretli oluyor, çok para veriyoruz. Uyum sağlamıyor, 6 ay sonra 'gidiyorum' diyor. 3 senelik yaptığın sözleşmenin parasını veriyorsun, gönderiyorsun. Süper Lig'de yaş ve milli sınırı gibi kriter koymak lazım. Artık Avrupa'da işi bitmiş futbolcuları burada gündem yapmak için bu milletin paralarını çarçur etmememiz lazım. Burada Sayın Cumhurbaşkanım, hem Spor Bakanlığına hem de Milli Eğitim Bakanlığına iş düşüyor. Biliyorsunuz Alman futbolu dibe vurmuştu. Ülke olarak bir hamle başlattılar. 900 milyon avronun üzerinde bir bütçe ayırdılar. Okullardan başladılar üretimi artırma hamlelerine, 5 sene sonra Brezilya'da dünya şampiyonu oldular."

ŞİMDİ GEREĞİİNİ YAPMASINI BEKLİYORUZ

Türkiye Futbol Federasyonu başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun yaptığı bu açıklamaların bir tek siyaseti yardıma çağırma bölümü dışındakilerin tümünün altına imza koyuyoruz. Şimdi ondan bu söylediklerine yönelik icraatlar bekliyoruz. Öncelikli olarak amatör küme, BAL Ligi, 3’ncü, 2’nci ve Trendyol 1’nci Liglerinde yabancı futbolcu transferini yasaklayacak kararları alması gerektiğini düşünüyoruz. Sonra da Süper Ligde yabancı sayısını önce 10’a, kademeli olarak 8’e, 6’ya ve nihayet 5’e indirmesini bekliyoruz. Böylece her takım sahaya 6 yerli futbolcuyla çıkma şansını yakalamış olur. Sahada bir Türk takımı olduğunun da farkına varabiliriz böylece… Yine bu alınacak yabancı futbolcular için yaş ve millilik kriterleri koyulmasının yanında, FİFA Listesinde 50’nci sıranın altındaki ülkelerde milli olmuşları da kabul etmemesini istiyoruz. Ayrıcı devlete vergi ve KDV borcu olan hiçbir kulübün yabancı transferi yapmasına izin vermemesini bekliyoruz. Ayrıca borcu, yıllık bütçesinin üzerinde olan kulüplerin de yabancı transferi yapmasına yasak getirmesi çok anlamlı olur. Böylece kulüpleri batırma çabasındaki başkan, yönetim ve teknik adamlara en anlamla darbe vurulmuş olur.

Evet Sayın Hacıosmanoğlu; Açıklamalarınız güzel ve şimdi sizden sözlerinizin arkasında durup icraat yapmanızı bekliyoruz. Yaparsanız inanın sizi ayakta alkışlarız. Kulüpler biraz bağırır çığırır ama sonuçta Türk futbolunun kurtuluşu yolunda en önemli adımı atmış olursunuz. Bizim gibi, sizin seçilmenize karşı olanları bile yanınıza çekersiniz.

Bekliyoruz!

***

MORİNHO DA SİSTEME ÇABUK UYUM SAĞLADI

Türkiye’de kulüp başkanları, yöneticileri, teknik direktörler ve futbolcular için başarısızlık anında en kolay yol hakemlere, MHK’ye ve TFF’ye vurmak olsa gerek… Taraftarın istediği sonuçlara ulaşamayacağını anlayan bu kesimlerin her bireyi kendi suçlarını örtbas etmenin yolunu böylece buluyorlar. Bu akıma sözde dünyanın en önemli teknik direktörlerinden biri olan ve Fenerbahçe’nin devasa bir servet ödeyerek takımın başına getirdiği Portekizli Jose Mourinho da çok kolay kapıldı. Lille maçını kaybetti, Adana Demirspor karşılaşmasını güç bela 1-0 kazandılar. Adana Demirspor neredeyse yeni kurulmuş, çok düşük bütçeli takım ama Fenerbahçe rakibi karşısında hiç de iyi oynayamadı. Oysa Mourinho’dan beklenen, “Real Madrid, Manchester City düzeyinde futboldu. Çünkü İsmail Kartal’ın Avrupa’da çeyrek finalini ve ligdeki 99 puanını kimse beğenmemişti.

KAZANDIĞI MAÇTAN SONRA BİLE İĞNELEDİ

Kimine göre bonuslarla birlikte 40 milyon Euro’nun üzerinde bir para karşılığı Fenerbahçe’ye gelen ve kadrosuna çok pahalı yıldızlar katan Mourinho’nun takımı evlere şenlik futbol oynuyor. İsmail Kartal’ın sezon başında takımına oynattığı futbol ve aldığı sonuçları mumla aratmaya başladı. Mourinho hemen ne yaptı; “Ligde iki maç oynandı. Dün Galatasaray - Hatayspor maçı. Bu akşam da biz oynadık. Şunu söyleyebilirim; çok fazla şey öğrendim. Bana verilen veriler harika bilgilerdi. Ama şimdi daha iyi anlıyorum” sözlerini sarf etti. Yani demek istedi ki, “Hakemler Galatasaray’ı destekliyor, bize olumsuz bakıyor.” Ya arkadaş, kuşkusuz hakemler Galatasaray’ı da koruyor ama Adana Demirspor maçının hakemi biraz cesur olsa, sen sahada belki de 9 kişi kalacaktın.  Belli ki Türkiye’de taraftarları ve kamuoyunu nasıl maniple edeceğini çabuk öğrenmiş bu Portekizli… Daha Ligin ilk haftasında kazandığı maçtan sonra bile böyle göndermeler yapıyorsa, bir de kaybettiğinde siz Mourinho’yu görün!...

Zaten yakında görmeye başlarız!

***

KENT LOKONTASINI NASIL BULDUM?

Ortahisar belediye başkanı Ahmet Kaya’nın en önemli seçim vaatlerinden biri de Kent Lokantasıydı. Bu konuda sürekli haberler yaptık, hatta gecikmesini eleştirdik, bir an önce hayata geçmesini istedik. Sonunda Kent Lokantası, Trabzon’un yoksul insanının hizmetine girdi. Çorba, sulu yemek, ayran ya da yoğurt ve bir de pilav veya makarnadan oluşan 4 çeşitlik menü 50 lira olarak belirlendi. Tabii ki bunların yanında su da bulunuyor. Her gün öğle saatlerinde açılıp, 17.00’a kadar hizmet veriyor. Hiç gitmemiştim. Aslında ben de bir emekli olmama rağmen, bu kentteki çok daha yoksulların yararlanması gerektiğini ve sınırlı sayıdaki menünün bir tane de olsa azalmasına gönlüm razı olmuyordu.

LEZZET DE, HİZMET DE GÜZELDİ

Geçtiğimiz gün bizim CHP’nin en önemli neferlerinden biri olan Kemal Kalmuk ile konuşurken, birlikte Kent Lokantasına gitmemi tavsiye etti. “Hem de görüp değerlendirirsin” dedi. Yoğun ısrarlarla birlikte geçtiğimiz gün ikimiz birlikte Kent Lokantasına gittik. Kalabalıktı doğal olarak ama kuyruk fazla yoktu. Aldık menümüzü güzel bir yedik. Gerçekten çorbadan, yemeğe ve diğer çeşitlere kadar hepsi lezzetliydi. Yani esnaf lokantalarını kesinlikle aratmazdı. Hijyenikti. Self Servis olarak hizmet veriliyor ama personel de kendi alanlarında gelen vatandaşlara güler yüzle yaklaşmayı bir görev kabul ediyorlar… Yenilen yemeğin faturasını da veriyorlar. Yani vergiden kaçırma yoluna gitmeyeceklerini de gösteriyorlar. Sonuç olarak beğendim. Herkese tavsiye ederim.

Ahmet Kaya belki de en anlamlı ve halka dönük hizmet.ini hayata geçirdi, şimdi kent lokantalarının sayısını artırmasını ve verdiği diğer sözleri de yerine getirmesini bekliyoruz. Özellikle Emekli Çay Evi… Unutmasın ki emekli bu çay evi, ya da evlerini bekliyor.

Unutulmuş da değil!