12.03.2026 KILÇIK

BİR İNSAN GİDER, BİR ŞEHİR SUSAR…

Trabzonspor’un eski futbolcularından, aynı zamanda Fatih Tekke’nin yardımcı antrenörlerinden Orhan Kaynak’ın ani ölümü, futbol camiasında derin bir üzüntü yarattı. Başta Trabzonspor olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanındaki futbolseverler, bu acı haberle adeta yasa boğuldu.

Trabzonspor Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’nde düzenlenen anma töreni ise bu üzüntünün ne kadar büyük olduğunu bir kez daha gösterdi. Törene Trabzonlu bürokratlar, milletvekilleri, siyasiler, spor adamları, eski yöneticiler, futbolcular ve Trabzonspor’un teknik ekibi katıldı. Herkesin yüzünde aynı duygu vardı: Derin bir hüzün ve büyük bir saygı.

Orhan Kaynak’ın anma töreninde dikkat çeken detaylardan biri ise şehir dışından gelen tek takım arkadaşının Osman Özköylü olmasıydı. Esenler Erokspor’da görev yapan Özköylü’nün bu vefası, törene katılanlar tarafından takdirle karşılandı. Bazen uzun cümlelere gerek yoktur; bir insanın vefasını anlatmaya sadece varlığı yeter.

Trabzonspor eski başkanı Faruk Özak da törende yaptığı konuşmayla duygusal anların yaşanmasına neden oldu. Kaynak’ın Trabzonspor’a transferinden evliliğine, sahadaki mücadelesinden insanlığına kadar birçok hatırayı paylaşan Özak’ın sözleri, törene katılan herkesi derinden etkiledi.

Törende konuşan bir başka isim ise, Orhan Kaynak’a “Küçük Orhan” lakabının verilmesine sebep olan Orhan Çıkrıkçı oldu. Ancak Çıkrıkçı’nın kelimeleri boğazına düğümlendi. Söylemek istedikleri çoktu ama bazen acı, kelimelerden daha güçlüdür.

Aslında onların hikâyesi yalnızca futbol sahalarıyla sınırlı değildi. Futbolculuk yılları bittikten sonra da bağlarını koparmamış, ailece görüşmeye devam etmişlerdi. Yıllar sonra Fatih Tekke’nin ekibinde yeniden buluşmaları ise kaderin güzel bir tesadüfü olmuştu. Ancak bu birliktelik ne yazık ki sadece bir yıl sürdü.

Bu yüzden Kaynak’ın vefatı en çok da Orhan Çıkrıkçı’yı derinden sarstı.

Törende dikkat çeken bir başka detay ise yabancı futbolcuların gözyaşlarına hâkim olamamasıydı. Bu görüntü aslında tek bir gerçeği anlatıyordu:
Orhan Kaynak sadece iyi bir futbol adamı değil, aynı zamanda iyi bir insandı.

Trabzonspor’a transfer olduğunda nasıl iz bıraktıysa, vedası da öyle oldu.
Sessiz ama derin…
Hüzünlü ama onurlu…

Orhan Hoca bugün İstanbul’da son yolculuğuna uğurlanacak.

Bizlere düşen ise onu güzel hatırlamak…
Sahadaki mücadelesiyle, insanlığıyla ve ardında bıraktığı güzel hatıralarla…

Kendisine Yüce Mevla’dan rahmet, ailesine ve sevenlerine sabır diliyoruz.

Mekânı cennet, makamı âli olsun…

***

KAYNAK’IN İSMİ BU TOPRAKLARDA YAŞAYACAK

Trabzon, değerlerine sahip çıkan bir şehir. Futbolun ruhunu sahada ve yaşamda taşıyan insanlar, bu topraklarda unutulmuyor. Trabzonspor’a yıllarca hizmet eden Orhan Kaynak da böyle bir değerdi. Onun kaybı, sadece bir spor insanının değil, Trabzon’un kıymetli bir evladının kaybıdır.

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, törende yaptığı konuşmada, “Bütün Trabzonlular olarak Orhan Kaynak ismini yaşatmak adına kendimi bu şehrin yöneticisi olarak muvazzaf görüyorum. İnşallah Orhan Kaynak ismini Trabzon’umuzun en güzel mekanlarında, Büyükşehir Belediye Meclisimizde alacağımız kararla bu topraklarda yaşatacağız” diyerek bu sorumluluğu açıkça ortaya koydu.

Gerçekten de değerli insanlar, yalnızca anıldığında değil; adları, eserleri ve katkılarıyla yaşatıldığında ölümsüz olur. Orhan Kaynak’ın emeği, tutkusu ve Trabzonspor’a olan bağlılığı, bu şehirde her zaman hatırlanacak ve gelecek nesillere ilham verecek bir miras olarak kalacak.

Şehrin yöneticileri ve vatandaşlar olarak bize düşen, onun adını ve ruhunu yaşatmaktır. Orhan Kaynak, Trabzon’un kalbinde ebediyen yaşayacak ve bizler de onun mirasını gururla taşıyacağız.

***

LÜTFEN BU TRAFİK ÇİLESİNE SON VERİN!

Dün, 16.30’da Büyükşehir Belediyesi otobüsüne bindik ve Maçka yönüne doğru yola çıktık. Sahil Peron’dan hareket eden otobüsle yeni yapılan terminal binasına ulaşmamız tam 43 dakika sürdü.

Yanlış okumadınız…
Sadece birkaç kilometrelik mesafe için 43 dakika.

Yol boyunca gördüğümüz manzara ise aslında sorunun ne kadar büyüdüğünü açıkça ortaya koyuyordu. Şehit Eren Bülbül Tüneli’nden Trabzon istikametine doğru araçlar ardı ardına dizilmişti. Tünelin içinde uzayan araç kuyruğu kilometreleri buluyor, trafik adeta nefes alamaz hale geliyordu.

Üstelik yeni terminal karşısında yapılan “akıllı kavşak” da beklenen faydayı sağlamaktan oldukça uzaktı. Her iki şeritte de araçlar yığılmış, trafik düğüm olmuştu. Adı akıllı olan bu kavşak, sahadaki görüntüye bakıldığında maalesef pek de akıllı görünmüyordu.

Şimdi sormak gerekiyor:
Trabzon’da trafik sorununu gerçekten çözmek isteyen bir irade var mı?

Bu şehirde yıllardır yeni yollar konuşuluyor, projeler açıklanıyor, kavşaklar yapılıyor. Ama sonuç değişmiyor. Trafik her geçen yıl biraz daha ağırlaşıyor. Şehir büyüyor ama ulaşım planlaması aynı hızla ilerlemiyor.

Biz haftada bir Trabzon’a iniyoruz ve bu manzarayla karşılaşıyoruz. Peki ya her gün bu yolu kullanan vatandaşlar? İşine, okuluna, hastanesine gitmek zorunda olan insanlar her gün bu çileyi çekiyor.

Ramazan ayında, insanların zaten yoğun bir günün ardından evine yetişmeye çalıştığı saatlerde bu trafik çilesini yaşaması gerçekten kabul edilebilir bir durum değil.

Artık yapılması gereken şey çok açık:
Bu mesele günü kurtaran çözümlerle geçiştirilemez.

Şehrin bütün paydaşları; belediye, ilgili kurumlar, şehir plancıları ve ulaşım uzmanları bir araya gelmeli. Trabzon’un ulaşım sorununa kısa vadeli değil, uzun vadeli ve kalıcı bir plan hazırlanmalı.

Alternatif yollar, toplu taşıma planlaması, kavşak düzenlemeleri ve şehir içi trafik akışı bilimsel verilerle yeniden ele alınmalı.

Çünkü bu şehir “trafik konuşulan” bir şehir olmaktan çıkıp, “trafik çözülen” bir şehir olmayı hak ediyor.

Trabzon artık sabır değil, çözüm bekliyor.

***

TRABZON’DA BORÇLAR TARTIŞMA KONUSU

Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin mali politikaları, son dönemde Meclis gündeminin en tartışmalı başlıkları arasında yer alıyor. CHP Grup Başkanvekili Cüneyit Zorlu, sürekli artan borçlanma ve toplu ulaşımda yapılması planlanan zamlar üzerinden yönetimi eleştirirken, sürdürülebilirlik ve şeffaflık konularına dikkat çekiyor.

Zorlu’nun işaret ettiği gibi, Büyükşehir’in borçlanma pratiği artık takip edilemez bir noktaya gelmiş gibi görünüyor. Daha önce iki defa 6’şar milyon Euro’luk kredi yetkisi verilen Belediye, yeni bir 5 milyon Euro’luk borçlanma talebiyle Meclis gündeminde. Toplamda 17–20 milyon Euro’ya yaklaşan bu borç, doğal olarak soruları da beraberinde getiriyor: Bu borçlar nasıl ödenecek? Uzun vadeli planlamalar ne kadar gerçekçi?

Elbette, borçlanmanın kötü bir yöntem olduğunu söylemek haksızlık olur. Özellikle altyapı ve ulaşım gibi kritik yatırımların finansmanı için kredi kullanmak kimi zaman kaçınılmazdır. Ancak Zorlu’nun vurguladığı “dönemi tamamlayalım” mantığıyla sürekli borçlanma ciddi bir sürdürülebilirlik sorunu yaratıyor. Belediye yönetiminin öncelikli hedefi sadece kısa vadeli operasyonları tamamlamak olmamalı; uzun vadeli mali planlama ve şeffaflık, halkın güvenini korumanın temel koşullarıdır.

Diğer yandan toplu taşıma zammı meselesi de tartışmaya açık. Dolmuş ve otobüs işletmecilerinin giderlerinde yaşanan artışlar, haklı bir zam talebini gündeme getiriyor. Yakıt fiyatları ve diğer zorunlu giderlerdeki yükseliş, esnafın mali dengesini doğrudan etkiliyor. Öte yandan vatandaşın alım gücü ve ekonomik gerçekler de göz ardı edilemez. Zorlu’nun önerdiği gibi, otobüs ücretlerindeki yüzde 25’lik zam yerine yüzde 20’lik bir artışın uygulanması, hem esnafın mağduriyetini sınırlayabilir hem de vatandaş üzerindeki yükü hafifletebilir.

Bir başka dikkat çekici nokta, elektrikli otobüs alımları ve bu yatırımların akıbeti. Zorlu’nun sorduğu gibi, daha önce yetki verilen araçlar alındı mı, yoksa süreç askıda mı? Bu tür projelerin şeffaf bir şekilde halka açıklanması, yönetimin güvenilirliği açısından elzemdir.

Son tahlilde Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin borçlanma ve toplu ulaşım politikaları, hem eleştirilere açık hem de bazı gerçekçi gerekçeler içeriyor. Eleştiriyi tamamen haklı bulmak mümkün, ancak borçlanmanın ve zamların tamamen yanlış olduğunu söylemek de gerçekçi değil. Önemli olan, sürdürülebilir bir mali planlama, şeffaf uygulamalar ve vatandaşın ekonomik durumunu gözeten dengeli kararlardır.

Trabzon’un geleceği, kısa vadeli çözümlerle değil, uzun vadeli stratejilerle şekillenecek. Borçlanmaların ve zamların, hem şeffaf hem de sürdürülebilir bir çerçevede yönetilmesi, belediye yönetiminin ve Meclis üyelerinin öncelikli görevi olmalı.