10.08.2024 KILÇIK

AVCI AKLIMIZLA DALGA MI GEÇİYOR?

Trabzonspor teknik direktörü Abdullah Avcı’nın tarihi başarısızlıklarda sürekli mazeret üretmesiyle yazılmıştır. Her yanlış eylemine mutlaka toplumu uyutmaya yönelik bir sözü bulunur. Ama bunları ancak saf taraftara ve ona koşulsuz destek veren yöneticileri anlatır. Biraz aklı olanlar Avcı’nın beyninin kıvrımlarının içindekileri bile algılar, anlar… Çünkü adam 4 yıla yakın bu takımı çalıştırdı ve her başarısızlıkta mazeret üretti. Ama çok kötü oynanan Rapit Wien maçından sonraki mazereti gerçekten komedi ötesiydi. Yani bunu usta bir tiyatro ekibi skece çevirip, seyircisine kahkahalar attırabilir. Ne dedi Abdullah Avcı maçtan sonra, “Rakip takım geçen sezonki kadrosunu oluşturan isimlerin yüzde 90’yla devam ediyor. Bir alışkanlıkları var. Bizim ise sahaya çıkan takımımızda 6 yeni isim vardı, sonradan girenlerle bu sayı 9 oldu. Henüz birlikte oynama ritmini yakalayamadık” şeklinde özetlenebilecek görüşler ortaya attı.

SONRA RAKİBİN YÜZDE 90’I DEVAM ETMİYOR

Bir kere şunu ifade edelim rakip Rapit Wien yüzde 90 kadrosuyla devam etmiyor.. Sahaya çıkan 11 kişilik ekipte Serge Raux You, Sangare, İsak Jenssen ve Dion Beljo bu sezon başında takıma katıldılar. Bu isimlerde takımı sürüklediler. Özellikle Jenssen ve Sangare 22 yaşlarında olmalarına rağmen harikaydılar ve Abdullah Avcı’yı da transfer nasıl yapılır dersi verecek nitelikteydiler. Adamların transferlerinde 25 yaşını aşan oyuncu yok. Sen ise takımı 30 yaş üstü transferlerle doldurdun. Bunlar başka bir yazının konusu… Biz asıl meseleye dönelim. Avcı’nın Rapit Wien’i örnek göstererek kadro devamlılığı konusundaki sözleri alkışlanmalı kuşkusuz. Peki o halde geçen sezonu üçüncü sırada tamamlayan, kupada final oynayan Trabzonspor takımındaki oyuncuların büyük bölümünü gönderip, şu ana kadar 10 transfer neden yaptırdın? Geçen sezonki kadroda özellikle oynayamayan, ya da kiralık gelenlerin bir kısmını gönderseydin, stopere bir, orta sahaya bir ve forvete de bir takviye yaptırsaydın. Böylece kadro devamlılığını da sağlasaydın olmaz mıydı?

BU KADAR TRANSFER YAPMANIZIN MANTIĞI NE?

Madem kadro devamlılığı çok önemli, Trabzonspor’da göreve ilk geldiğinde hemen devre arasında 3 isim neden aldırdın ve ilk önce takımda direk oynayan, katkı yapan Abdulkadir Parmak’ı neden harcama yoluna gittin? Ana transfer döneminde Trabzonspor’a ekstra 10 transfer yaptırmak hiç yakışık aldı mı? Yetmedi devre arasında da 8 futbolcu transferinin anlamı neydi? Amacın yoksa menajerlere para kazandırmak mıydı? Her şey bir yana, şampiyon olmuş kadrodan sadece Nwakaeme ve Cornelius gibi iki önemli isim gitmesine karşın niçin 13 transferle bu kulübün ekonomisini felç ettin. Sahada takımın sürünmesine sebep oldun? Bu kadar futbolcu alırken, bir takımda sürekliliğin esas olduğunu bilmiyor muydun? Yoksa hedefin Trabzonspor kulübünü ekonomik açıdan felce uğratacak faaliyetlerde bulunmak, her sezon da, “Yeniden yapılanıyoruz ve onun için biraz sabır istiyorum” diyerek taraftarı uyutmak mıydı?

SİZ YETERSİZ YETENEKSİZ BİR TEKNİK ADAMSINIZ

Bu sezon da geçtiğimiz yıldan Paul Onuachu dışında kaybedilen bir tek yararlı oyuncu bile yoktu. Bu durumda şu ana kadar 10 transfer yaptırma ve bundan sonrası için de 2-3 tane daha isteme hangi aklın ürünü Abdullah Avcı? Her dönem bu kadar çok transfer yaptırmanızın ana sebebi, kendinize ve futbol felsefenize, çalıştırıcılığınıza, liderliğinize kendinizin en küçük bir güveni olmamasıdır. Bir tek altyapı oyuncusu kazanamayacak kadar korkak bir teknik adamsınız. Trabzonspor tarihinde bir Ersun Yanal, bir Vahid Halilhodzic, vardı, transfer çılgınıydılar neredeyse… Ama siz onları da aştınız. Buna rağmen başarısızlık anında da bir takımın istikrarlı olmasını başarı kriteri olarak anlatma çabası gösteriyorsunuz. Siz, bizimle dalga mı geçiyorsunuz? Yaptığınız eylemlerle, başarısızlık anındaki söylemleriniz arasındaki 180 derecelik çelişkiyi fark edemeyecek kadar bizleri saf mı sanıyorsun? İnan bu açıklamalarında bakıyorum da birçok aklı başındaki taraftarın sosyal medyada dalga konusu haline gelmişsin. Sonra da o sosyal medyayı, buhar gibi gördüğünüzü söylersiniz.

Ama suç sizde değil… Size değer verip, bu takımın başına getiren, istediğiniz transferleri yaptıran ve arkanızda dimdik durup, Trabzonspor kulübünü ekonomik ve sonuçsal bir bataklığın içine düşünenlerdedir.

***

SANGARE, JONSSEN VE TRANSFER NASIL YAPILIR?

Trabzonspor her yıl 10’un üzerinde transfer yaparak adeta bu alanda rekorlarını kimseye kaptırma niyetinde olmadığını gösteriyor. Ama ne yazık ki yaptığı 10 transferden 8’i çöpe gidiyor ve sonuçta da kulübün ekonomik iflası kaçınılmaz hale gelirken, sahada da yadelleri oynuyor. Oysa bir kadro kurulur, sonra az ve öz transfer yapılır. Daha çok da kendi öz kaynaklarından futbolcu üretme çabası gösterilir. Bu doğru yapılabilirse de hem ekonomi düzelir, hem de sahada başarı gelir. Trabzonspor’u yönetenler sanki pahalı ve yıldız eskisi oyuncuları almaya ant içmiş, ne yazık ki aklı başında bir transfer politikasının ne demek olduğunu dahi bilmiyor yönetim… Bu noktada size iki örnek vereceğim. Önceki akşam Trabzonspor’un rakibi RapitWien’in 11’inde 4 oyuncu yeni transferdi. Bunlardan biri stoper Serge Raux You, diğerleri sağ kanat İsak Jonssen, merkez orta saha Mamadou Sangare ve santrafor Dion Beljo’ydu. Hepsi sudan ucuzdu. Fakat ben bu 4 oyuncudan ikisini örnek vereceğim.  Çünkü bu iki futbolcu, takımın en önemli silahları olarak ön plana çıktılar.

HEPSİ DE SUDAN UCUZ FUTBOLCULAR

Orta saha merkezde oynayan Sangare 22 yaşında, 1.78 boyunda ve Mali’li bir futbolcu… Bu futbolcuyu Yelen’denSalzburg alıyor ama birkaç kez kiralık gönderiliyor.  Rapit Wien de sadece 700 bin Euro bonservis bedeliyle bu ismi kadrosuna katıyor. Mali U23 milli takımında da forma giyiyor. Orta sahada takımı bir orkestra şefi gibi yöneten, mücadele eden, tekniği, driplingleri, paslarıyla birlikte savunmamıza zor anlar yaşatan bu 22 yaşındaki futbolcunun maliyeti sadece 700 bin Euro… Jonssen de 22 yaşında ve İsveçli bir futbolcu… Kalmar’da yetişmiş ve Certagona’ya satılmış. Bu oyuncu yeni sezonda 250 bin Euro karşılığında Rapit Wien’e gelmiş… Ve sağ kanat olarak sol tarafımızı adeta felç etti hatırlarsanız… Raux You da, Dion Beljo da çok maliyetsiz oyuncular… Ve bu maliyetsiz futbolcular, sizin birkaç milyon Euroluk isimlerinizi sahada silmeyi başardı… Demek ki neymiş? Çok para harcadığınız, Premier Lig, La liga, Ligue 1’den oyuncu aldığınız için başarılı olamıyorsunuz. Düşük maliyetli, doğru liglerden, doğru isimleri kadronuza katarsanız hedefi tutturuyorsunuz.

Sanmam ama; umarım bu durum Başkan Ertuğrul Doğan’ın kulağına kar suyu çakırır…

***

TRABZONSPOR TARAFTARINA BU YAKIŞMADI!

Trabzonspor’un Rapit Wien ile oynadığı UEFA Avrupa Ligi 3’ncü ön eleme turu ilk maçında iki kadın Galatasaray formasıyla tribünlerdeki yerini almıştı. Sonuçta bu maç Trabzonspor ile Galatasaray arasında oynanmıyordu. Türkiye meselesiydi. Her kulübün taraftarının bu ülkeyi Avrupa’da desteklemesi de en doğal olanıydı. Fakat acı ki kaç kendini bilmez sözde taraftar, bu genç kadın Galatasaraylıları içlerine sindiremedi. Hakaretler ederek, tribünlerden ayrılmalarına sebep oldu. Böyle bir ilkellik olabilir mi? Gerçi bu konuyla ilgili bilgi veren bir arkadaşım, “Kadınların önünde oturan sarhoş birkaç kişi kendilerini rahatsız etmiş… Trabzonspor forması giyen birkaç taraftar da bu sarhoşlara tepki göstermiş. Kadınlar da bu bölgeden ayrılmışlar ama stadın başla bir alanından maçı izlemiş” diye açıklama yaptı.

 

TRABZONSPOR YÖNETİMİNE YAKIŞAN DAVRANIŞ

Kuşkusuz bu bilgiler, olayın büyüklüğünü hafifletici gibi görülüyor ama sonuçta lekelenen Trabzonspor’un ismi oluyor. Kim bu Galatasaray taraftarlarını oturdukları yerden ayrılmalarına sebep olmuşsa gerçekten magandalıklarına diyecek yoktur. Ülkenin bir takımını Avrupa mücadelesinde desteklemeye gelen kadın taraftara bile tahammül edemeyen bu ilkel davranışın kulüp tarafından kınanması gerekir. O kadın taraftarların bulunup, bir sonraki maçta yine sarı-kırmızı formayla oturmaları sağlanarak VİP tribünde ağırlanması, onların stada ağlayarak terk etmesine neden olanların da kombineleri varsa iptal edilmeleri şarttır. Trabzon kentinin misafirperverliği ve Trabzonspor’un fair-play ruhuyla mücadele ettiği gerçeğine hiç kimsenin gölge düşürme hakkı yoktur.

Büyük Trabzonspor’un yönetimine yakışan da kadın taraftarları ödüllendirmek, onları rahatsız edenlere de gerekli dersi vermektir.

***

OSMAN NURİ EKİM BAŞKA ALAN BULSUN!

Akçaabat’ta genel olarak iyi işler yaptığını belirttiğimiz belediye başkanı Osman Nuri Ekim için zaman zaman eleştirilerimiz oluyor. Vatandaştan gelen serzenişleri duyurmakta görevimiz. Son günlerde Akçaabat’tan bize ulaşan ve okurlarımızın rahatsız olduğu bir konuyu dile getirelim. Başkan Ekim, çok güzel bir düşünce ile Akçaabata sokak kopekleri için bir barınak, kendi deyimiyle ise "hayvan rehabilitasyon merkezi" yapmaya karar vermiş.

DÜŞÜNCE GÜZEL AMA MEKÂN YANLIŞ!

Kararı veriyor ama bu merkez için seçilen mekân, yerleşim birimlerine oldukça yakın bir yer. Üstelik daha önceden futbol sahası olarak kullanılan bir alan. Mahallenin hayvanlarının otlatıldığı, Akçaabat’ın beton girmeyen tek yeri olarak kalan Orta mahalle ile Yeni mahalle arasındaki bu mekâna kopeklerin toplanması bölge sakinlerini oldukça rahatsız etmiş durumda. Bölgede yaşayanlar barınağın gürültü ve koku yapacağını ve aynı zamanda yakınında cami ve mezarlık bulunan yerin kutsiyetine zarar vereceğini düşünüyor. Akçaabat halkı, belediye başkanından bu karardan vazgeçmesini ve daha uygun bir yere bu merkezi inşaa etmesini arzuluyor.