10.07.2024 KILÇIK
BU İKTİDARIN OYUNLARI BİTMEZ!
Geride bıraktığımız yerel seçimlerde CHP’nin büyük bir sıçrama yapması ve oyunu yüzde 38’lere taşımasının yanında kamuoyu anketlerinde hala daha birinci parti gözükmesi ve AKP ile arasındaki farkı da adım adım açtığının gözlenmesi belli ki panik havası yaratmış… İktidar yumuşama politikasından bir sonuç çıkaramayacağını gördü. MHP ile de bağlarını bir türlü koparamıyor. Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu, Mansur Yavaş arasına bir nifak tohumu ekme çabası da şu ana kadar bir sonuç vermedi. CHP’liler bu noktada çok dikkatli olmaya özen gösteriyor. Yapılacak tek şey kalıyor o da bu partinin tabanına hitap edecek yeni bir partiyle oyların azalmasını sağlamak… Tam da bu noktada merhum Erdal İnönü’nün ilk genel başkanlığını yaptığı Sosyal Demokrat Halkçı Parti (SHP) tekrar kuruldu.
KARAYALÇIN, ‘SHP BU ŞEKİLDE KURULAMAZ’
Bir baktım ki bu yeni SHP'nin amblemi altı ok ve çevresinde zeytin dalı bulunuyor. Amblem o kadar CHP’yi andırıyor ki şeytanın aklına bunun gelmeyeceğini düşünüyor insan… Yeni kurulduğu söylenen SHP ile ilgili bu partinin son genel başkanı Murat Karayalçın "SHP yeniden kuruldu demek doğru değil. Çünkü yasal bir ölçü var mı yok mu bilmiyorum ama siyasi ahlak açısından kendi varlığına son vermiş bir partinin yeniden canlanması son verme kararını veren delegelerin, yeniden açılma kararını vermesi ile mümkün olur. 1995 Şubat ayında Sosyal Demokrat Halkçı Parti kurultayında SHP'li delegeler partinin CHP çatısında birleşme kararını almışlardı. SHP’yi temsil edenler son gelen başkan olarak benim ve o kurulayın delegeleridir. Benden ya da delegelerden böyle bir girişim gelmediğine göre, yeni kurulan partiyi 'SHP yeniden kuruldu' diye adlandırmak son derece yanlış.” İfadelerini kullandı.
İKTİDARDA KALMAK İÇİN YENİ BİR OYUN MU?
Konu CHP’de genel kurulda yenilen ve yaşı 80’e merdiven dayayan Kemal Kılıçdaroğlu’na yakın isimlere sorulduğunda da, “Böyle bir partinin kuruluşundan haberimiz yok. Bizimle hiç ilgili durum değil” yorumunu yaptılar. İktidara gelmek ve orada kalmak için her türlü oyunu oynamakta en küçük bir sakınca görmeyen ismi de Adalet ve Kalkınma Partisi olarak konulan Recep Tayyıp Erdoğan’ın liderliğindeki bu ekibin CHP’yi bölme adına böyle bir girişimi el altından yürütüp yürütmediği merak edilmeye başlandı. Çünkü AKP artık halka hiçbir umut vaat etmiyor. Hatta emekçiyi, köylüyü, emekliyi ve küçük esnafı limon gibi ezmekten de geri durmuyor. Zam üstüne zam, vergi üstüne vergiyle batırdıkları ekonomiyi kurtaracaklarını sanıyorlar. Ama böyle iktidarda kalamayacaklarını da görüyorlar. O nedenle tam da CHP’nin amblemine çok benzeyen bir amblemle, SHP’yi kurdurmalarının mümkün olacağı düşünülüyor. Ama bu doğru olsa da artık hiçbir şey iktidarlarından düşmelerini engelleyemez.
Çünkü geniş halk kesimleriyle bağlarını tamamen koparmış, kendi zengin zümresini yaratmış ve sadece onlar için politika yaptıkları kendi tabanları tarafından da görülüyor. Onların tabanı bile artık yeni bir yol, adres arıyor.
Parti kurma oyunlarına da milletin karnı tok…
Çünkü milletin midesi aç, aç…
***
TİAGO ALCANTARE VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ!
Geçtiğimiz yaz dönemi transfer aylarında Trabzonspor ile ismi en çok anılan futbolculardan biri de Liverpool’da forma giyen 33 yaşındaki İspanyol merkez orta saha Tiago Alcantare’ydi. Ulusal, yerel gazeteler, internet siteleri, TV’ler bangır bangır bu futbolcunun ismini sayıklıyordu. Oyuncu çok yetenekliydi. Barcelona, Bayern Münih ve Liverpool gibi dünya devlerinde oynamak her halde torpille başarılacak bir şey değildi. Sağlam bir Alcantare gelse, ortalığı kasıp kavururdu ama zaten sakat olmasa isminin bile Bordo-Mavililerle anılmasını istemezdi. Tüm medya bu ismi angaje ederken ve yönetimden de hiçbir yalanlama gelmezken sadece biz, “Bu futbolcu sakat, sakın almayın ve kulübü 10 milyonlarca Euro zarara uğratmayın” diye kaç kez yazdık, çizdik. Sonuçta geçen yaz döneminde alınmadı. Ara transferde de yeniden gündeme taşındı. Biz yine, “Yapmayın, sakın almayın. Sakat, sakaattt!” diye uyarılarda bulunduk.
NE DİYELİM? ZAVALLI SPOR MEDYASI!
Neyse ki bir dönemlerin en yetenekli oyuncularından biri olan Tiago Alcantare yine alınamadı. Geçtiğimiz sezonun sonunda Liverpool ile sözleşmesi biten bu oyuncuya veda töreni düzenlendi. İngiliz kulübü yolları ayırdı. Bizim işgüzar spor medyası yeniden Alcantare ismini sayıklamaya başladı. Fakat bu kez bu sayıklama uzun sürmedi. Ve bundan birkaç gün önce de İspanyol futbolcu, futbolu bıraktığını açıkladı. Neden acaba? Niçin bonservisi elindeyken Suudi Arabistan ligine bile gidemedi de futbolu bıraktı? Çünkü adam sakat ve artık vücudunun kendisini futbol için taşıyamayacağını gördü. Bizim bu anlı şanlı medyamız şimdi sus pus… Trabzonspor yönetimine bu oyuncuyu transfer ettirmek için kırk takla atanlar bir özür diler be… Kamuoyunu uyarma görevini yerine getirenlere de bir teşekkür borçlu olduklarını hisseder değil mi? Ama nerede? Onlar belki de nasıl da bu oyuncuyu Trabzonspor’a kilitleyemediklerinin ezikliği ve üzüntüsünü yaşıyorlardır hala…
Ne diyelim?
Türk spor medyasının zavallılığı işte?
***
İHSAN DERELİOĞLU’NUN UNVANI NE?
Geçtiğimiz yıl yapılan Divan Kurulu Toplantısında dönemin başkanı Ali Sürmen’in çirkin bir şekilde suçlamalarına karşılık salonu basıp tepki gösteren dönemin Futbolcu İzleme Komitesi başkanı İhsan Derelioğlu’nun işine son verilmişti. Ancak Sürmen geçtiğimiz günlerde yönetimi eleştirince bu kez Başkan Ertuğrul Doğan, “Biz bu adam yüzünden İhsan Derelioğlu’nun işine son vermiştik. Bak şimdi karşımıza geçti. Hemen İhsan Hoca’ya işbaşı yaptırın” diyerek Trabzon’daki yöneticilerine emir vermişti. Asbaşkan Zeyyat Kafkas da anında bu emri yerine getirmiş ve gece saatlerinde İhsan Derelioğlu’na iş başı yaptırmıştı. İhsan Hoca iş başı yaptı yapmasına da yönetim ne resmi internet sitesinden, ne de farklı bir alanda görev ve sorumluluğunun ne olacağını açıklama ihtiyacı bile hissetmemişti. Çünkü Trabzonspor onların babasının malıydı(!) İhsan Derelioğlu şu anda takımla birlikte Macaristan’da ve burada da hala daha kampı takip eden gazeteciler bile görevinin ne olduğunu bilmiyorlar. O halde biz söyleyelim; İhsan Derelioğu, Teknik Koordinatör unvanıyla birlikte görev yapıyor. Yani teknik kadro ile futbolcu, altyapı, yönetim ve diğer tüm birimlerle bağlantıyı kuracak isim İhsan Derelioğlu…
Kamuoyunun bilgisine…
***
MUSTAFA BIYIK ÖNCELİKLİ HEDEFİ
Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık, İYİ Parti’den istifa ettikten sonra, AK Parti ve CHP arasında mekik dokumaya başlamıştı. Siyasi özgürlüğüne kavuşan Bıyık, hem AK Partili hem de CHP’li isimlerle biraraya gelmiş bol bolda poz vermişti…
İddiaya göre Mustafa Bıyık’ın şu günlerdeki en büyük uğraşının Yomra’ya yeni atanacak olan AK Parti İlçe Başkanı’nın belirlenmesiymiş.
Geçtiğimiz günlerde şehir dışına çıkan Bıyık’ın bazı siyasi temaslarda bulunduğu ve ciddi bir arayış içinde olduğu ifade edildi.
Ayağının tozuyla Trabzon’a gelen Mustafa Bıyık, AK Parti il yönetiminin etkili isimlerinden biriyle birlikte, İbrahim Sağıroğlu’na yakınlığı ile bilinen bir grubu misafir etti. Görüşmeden sızan bilgilere göre toplantıda önemli konular konuşulmuş. Bıyık’ın AK Partili yöneticiye AK Parti İlçe Başkanlığı için birkaç isim önerdiği iddia edildi. Tabi, Bıyık’ın aday seçimindeki en büyük kriterinin atanacak olan İlçe Başkanının kendisine sonsuz biat etmesi. Her yer ve ortamda benim belediye başkanlığı, makan ve maevki ile işim olmaz diyen ve sanki bu görevlerden her an vaz geçebilecek algısı yaratmaya çalışan Bıyık’ın kalbinden geçenin aslında böyle olmadığını herkes biliyor. Bıyık’ın bu konuda ağzı başka, gözleri başka konuşuyor. Yüzüne baktığınızda dabu samimiyetsizliği görmek için kâhin olmaya gerek yok. Dışardan bakıldığında insanlar Mustafa Bıyık’ı yönetiyor gibi gözüksede madolyonun arka yüzü öyle değil. Mustafa Bıyık insanlara saf ve mütevazı görüntü sergilese de 5 yıllık siyasi planını çoktan yapmış durumda. O sadece zaman ve koşulların oluşmasını bekliyor. Bu yüzden de boş durmuyor. Sürekli bir görüşme sürekli bir hareketlilik peşinde. Fakat Mustafa Bıyık’ın en büyük handikaplarından biri de kendisini makam ve mevkilere ulaşma adına öyle motive etmiş durumdaki, kamuoyunda kendisine duyulan güvenin her geçen gün nasıl eridiğini göremiyor bile.
***
HAPİSTEN KAÇAN AZİZ YILDIRIM!
Sağlık Bakanı olarak atanan Kemal Memişoğlu’nın bazı sosyal medya paylaşımları araştıran kullanıcılar geçmişte Memişoğlu'nun X hesabından yaptığı paylaşımlara ulaştı. Bakan Memişoğlu, 2012 yılında yaptığı bir paylaşımda, "Trabzonspor ruhunun ne demek olduğunu abileri dahil tüm spor camiasına gösteren 1461 TS takımını tebrik ediyorum, Allah sizden razı olsun" ifadelerini kullandı. Bakan Memişoğlu'nun 2014 yılında yaptığı paylaşımda ise "Fenerbahçe'nin şampiyonluğunu kutluyor, gerçek FB taraftarını tebrik ediyor ve şikeci hapisten kaçan Aziz'den kurtulmalarını diliyorum" ifadeleri görüldü. Paylaşımlar sosyal medyada gündem oldu.