09.12.2025 KILÇIK

TEKKE’DEN O SÖZÜ DUYAMAYACAK MIYIZ?

Trabzonspor teknik direktörü Fatih Tekke, maç öncesi ve sonrası yaptığı açıklamalarda hep aynı şeyi söylüyor: “Önümüzde zorlu maçlar var.” Ama şampiyonluk kelimesini ağzına almıyor. Sebebi basit: Ne taraftarları ne de oyuncuları gereksiz bir baskının içine sokmak istemiyor. Çünkü Trabzonspor taraftarı beklenti konusunda oldukça hassas; puan kayıpları karşısında baskıyı artırabilir.

Takımın genç bir kadroya sahip olduğunu da unutmamak gerekiyor. Fatih Hoca, futbolcularının baskı altında ezilme riskini göz önünde bulundurarak hedefini ölçülü bir şekilde açıklıyor: “İlk 4’te olmayı hedefliyoruz.” Ama gönlünde yatan asıl arzu herkesin bildiği gibi çok daha büyük: şampiyonluk. Bunu yüksek sesle söylemese de, gözle görülür bir hırsa sahip olduğu belli. Bu sessizlik, aslında hem akıllıca hem de takımı koruyucu bir tutum. Uzun bir lig maratonunda her şeyin yolunda gitmeyeceğini, hakem kararlarının ve sürpriz gelişmelerin olabileceğini de hesaba katıyor.

Plan oldukça net: Maç maç ilerlemek, her karşılaşmadan 3 puan almak ve topladığı puanlarla zirvede kalmak. Bazı taraftarlar “Neden şampiyonluk sözü vermiyorsunuz?” diye soruyor, ama Fatih Hoca bu konuda taviz vermiyor. Zaten Türkiye’deki spor yorumcularının çoğu, Trabzonspor’un kalitesini ve şampiyonluk yarışındaki varlığını büyük bir oybirliğiyle destekliyor.

Tabii, her başarıyı görmek istemeyenler de var. Bazıları, Trabzonspor’un tökezlemesini bekleyip zirvenin sadece İstanbul takımlarına kalmasını umuyor. Ama bordo-mavililerin motivasyonu bundan etkilenmiyor. Aksine, Fatih Tekke’nin dengeli ve kararlı duruşu, genç oyuncuların özgüvenini artırıyor.

Özetle, Trabzonspor’da sessiz ama güçlü bir iddia var. Fatih Hoca’nın temkinli açıklamaları, takımını korurken aynı zamanda zirveye oynama hedefini sessizce işliyor. Bu sezon, taraftarlar için sabır ve heyecanla dolu bir maraton olacak. Ama kimse şüphe etmesin: Kalpler, şampiyonluk için atıyor.

***

AĞIRALİOĞLU HALKIN NABZINI TUTTU!

Geçtiğimiz beş gün boyunca Yavuz Ağiralioğlu, Trabzon ve ilçelerini ziyaret ederek halkla bir araya geldi. Esnafla konuştu, vatandaşların görüşlerini dinledi ve günlük yaşamın içinde gözlemler yaptı. Bu ziyaretler, siyasetin sadece seçim meydanlarından ibaret olmadığını; halkla doğrudan iletişim kurmanın önemini gösterdi.

Ağiralioğlu, sokakta yürürken ya da mahalle kahvelerinde vakit geçirirken vatandaşlarla sohbet etmekten çekinmedi. Göztepe-Trabzonspor maçını mahalle kahvesinde takip ederek halkla bir araya gelmesi, bu samimiyetin en somut örneklerinden biri oldu.

Trabzon programı sırasında yapılan görüşmeler, hem bölge halkı için hem de Ağıralioğlu’nun siyasî yaklaşımı açısından önemli veriler sağladı. İnsanların sorunlarını yüz yüze dinlemek, siyaseti teorik söylemlerden uzaklaştırıp pratiğe dayalı bir zemine oturtuyor.

Programın son durağı Maçka olacak. Burada da esnaf ve vatandaşlarla buluşacak. Ağıralioğlu, Maçka ziyareti ile Trabzon programını sonlandıracak…

Trabzon ziyareti, siyasetin yalnızca kampanya dönemleriyle sınırlı olmadığını; gerçek anlamda halkın içinde olmayı, onların görüş ve taleplerini dinlemeyi gerektirdiğini gösteriyor. Ağıralioğlu’nun yaklaşımı, gözleme dayalı ve halkla iç içe yürütülen bir siyasetin örneğini sunuyor.

***

HAS VE HASTA TRABZONSPORLU DJ

Trabzonspor’un 2022’deki son şampiyonluğundan sonra şehirde oluşan tarihi görüntüler, aradan geçen yaklaşık bin günde yeryüzünün hiçbir kulüp organizasyonunda veya konser programında tekrar edilemedi.

Aydınlatma lambasına tırmanıp tepesinde oturarak şampiyonluk kutlayan Trabzonsporlu gençlerin bu ikonik sahnelerine eşlik eden “left-right” ışık gösterileri dünya kayıtlarına geçti.

İnanmak kolay değil ama 4 milyar izlenmeye ulaştığı yazılıyor.

İşte bu görüntülerin ve benzeri birçok teknik gösterinin mimarlarından olan Akçaabatlı DJ Burak Yeter geçtiğimiz hafta Trabzon’daydı.

Burak, dünyanın en iyi 61 DJ’i arasında. Dünyanın en büyük otelleri, eğlence kuruluşları, hatta Madonna senelerce onunla çalışmaya devam etti.

Türk DJ, müzik yapımcısı ve remiksci olarak tanınan Burak, aynı zamanda uzayda konser yaparak Guinness’e giren Türk olarak biliniyor.

Gittiği her yerde Trabzonspor’u anlatıyor. Geçen haftayı Akçaabat’ta geçirirken üniversiteli gençlerle buluşarak onlara ilham veren Burak, en büyük özelliğini de ‘Trabzonsporluluk’ şeklinde deklare etti ve sahneye aynı enerjiyi yansıtan özel bordo-mavi kıyafetiyle çıktı.

Gençler ondan “Biz dar sokaklarında” istedi ama kendisi **“Oy Asiye Asiye”**yi çaldı.

Devamında da, en yakın zamanda Trabzon’da ücretsiz bir konser vermeyi taahhüt ederek ülkeden ayrıldı.

Sayısız ödül sahibi olan, dünyanın en iyi DJ’leri arasındaki has ve hasta Trabzonsporlu Burak’ın Londra’dan dönüşünü, yeni heyecanlarla yeni rekorlar yaşatmasını gençlik sabırsızlıkla bekliyor.

***

ANAYOL GENİŞLİĞİNDE KALDIRIM

Trabzon’un şehir trafiğini rahatlatmak için Kanuni Bulvar sabırsızlıkla bekleniyor. Bu yol üzerinde belli güzergahlarda araç ölçüm mekanizması devreye sokuldu. Araç yük ve yoğunluğuna göre ışıklandırma, trafik lambaları, uygulama, kamera ve denetim sistemleri devreye sokulacak. Yolun tamamı hizmete sokulamadı.

Özellikle Çukurçayır-Akoluk arasındaki tünelli bölüm mecburen komplike inşa edildiğinden ekipler farklı güçlükler yaşayabiliyor. Boztepe’nin altından geçen tünelden Akoluk hattına giderken ikinci tünele ulaşmadan yol belli bölümlerde 5’e ayrılıyor. Bu hattın altyapı ve kaplama çalışmasının tamamlanmasıyla diğer aktiviteler için zaman kaybı yaşanmaması adına ekipler bir yandan da duvar, besleme, güçlendirme ve kaldırımlarla uğraşıyorlar.

İnşaatı tamamlanmamış bir yola eleştiri getirmek için erken. Ama iki tünel arasındaki ana hat yanından inen ve çıkan yolların genişliği 5 metreyi bulmazken yan tarafa yapılan kaldırım 4,5 metre genişliğinde uygulanmasını anlayamadık. Çevre halkının da dikkatini çeken bu orantısızlık doğal olarak soru işaretlerine yol açtı.

Çevrede okul yok, nizamiye yok, sağlık kuruluşu ya da devlet kurumu da yok. Bu kadar geniş kaldırıma ne gerek var, bir anlam veremedik. Görevliler ise “Geniş kaldırım iyidir” demekle yetindi.

Tünel çıkışında gerek Çukurçayır’a, gerekse Değirmendere’ye ayrılan yollarda iki aracın yan yana seyretmesi imkânsız gibi. Orta yol çok genişken yan yollar işte o kadar dar. Ortada bilmediğimiz sofistike bir durum mu var? Kaldırımın yol kadar geniş tutulması ya da yolun bu denli dar yapılmasına ne gerek var?