08.10.2025 KILÇIK
TRABZON BİLİMLE BÜYÜYOR!
Bilim…
Kimi zaman çocukların meraklı gözlerinde bir deney tüpünde kabaran renk, kimi zaman gökyüzüne bakan bir gencin “Acaba orada hayat var mı?” diye sorduğu sessiz bir an. İşte Trabzon, 10-12 Ekim tarihleri arasında bu merakı, bu heyecanı şehirle buluşturacak.
Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin öncülüğünde düzenlenen “STEAMFEST TRABZON – Bilimle Büyüyen Zihinler” adlı Bilim Festivali, Özdemir Bayraktar Bilim Merkezi’nde kapılarını açmaya hazırlanıyor. TÜBİTAK destekli bu büyük etkinlik, sadece öğrenciler için değil; öğretmenlerden velilere, bilim meraklısı herkese hitap edecek.
Üç gün boyunca bilim dolu bir şehir… Düşünün:
Planetaryum gösterimleri, deneysel atölyeler, bilim tiyatroları, canlı heykeller, yaratıcı drama etkinlikleri ve teknoloji sergileri… Üstelik bu kez katılımcı listesi de dikkat çekici: ROKETSAN, TUSAŞ, TÜBİTAK, T3 Vakfı gibi Türkiye’nin teknoloji öncüsü kurumları Trabzon’da olacak.
Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, festivale dair heyecanını şu sözlerle paylaşıyor:
“Bilim Şenliği toplumun tüm kesimlerini kapsayacak. 90 stant, bilim tırları, eğitim ve simülasyon alanlarıyla her yaş grubuna hitap eden bir atmosfer hazırladık. Herkesi bekliyoruz.”
Bu açıklamadan anlaşılıyor ki Trabzon, sadece bir Karadeniz kenti olarak değil, bilim ve teknolojiyle anılan bir merkez olma iddiasını da güçlendiriyor.
Belki de bu festivalin en önemli yanı, çocuklara ve gençlere vereceği ilham olacak. Çünkü bilim sevgisi laboratuvarda değil, merak duygusuyla başlar. Bir çocuğun eline mikroskop tutuşturmak, geleceğe açılan en güçlü kapılardan biridir.
Kısacası, bu festival sadece üç gün sürecek bir etkinlik değil; Trabzon’un geleceğe, üretime ve yeniliğe uzattığı bir eldir.
O elin tuttuğu her çocuk, her genç, bu şehrin “bilimle büyüyen” yeni hikâyesi olacaktır.
***
ORTAHİSAR’DAN GÜZEL BİR ADIM
Sabah okula adım attığınızda çocukların yüzündeki o masum heyecanı görmek… İşte bu, günün en güzel anlarından biri. Ortahisar Belediyesi de, bu heyecanı biraz daha anlamlı kılacak bir adım attı: Okullarda su sebili projesi.
Göreve gelir gelmez eğitime verdiği önemle dikkat çeken Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, öğrencilerin sağlıklı ve temiz suya erişimini sağlamak için Cudibey Ortaokulu’nda pilot bir uygulama başlattı. Sıradan bir su sebilinden çok daha fazlası bu: Çocuklarımız artık temiz suya kolayca ulaşabilecek, sağlıklı su içme alışkanlığını küçük yaşta kazanabilecek.
Başkan Kaya’nın okul ziyaretinde öğrencilerle tek tek ilgilenmesi, onlarla sohbet etmesi ise işin ruhunu gösteriyor. Sadece bir proje başlatmak yetmez; çocukların bunu hissedebilmesi, yüzlerindeki tebessümle geri dönmesi gerekir. Başkan Kaya bunu da yaptı.
Halk Süt, Beslenme Çantası, kırtasiye desteği ve okul bahçelerinin düzenlenmesi… Ortahisar Belediyesi’nin eğitim alanında attığı adımlar her zaman kalpten geliyor. Su sebili projesi ise sağlığın ve alışkanlıkların önemini bir kez daha hatırlatıyor: Çocuklarımızın geleceğine yatırım yapmak, onlara sadece kitap vermek değil; sağlıklı bir yaşam sunmak demek.
Belki küçük bir su sebili gibi görünüyor, ama etkisi büyük: Çocuklarımızın günlük hayatına dokunuyor, onlara sağlıklı bir alışkanlık kazandırıyor. Ve en güzel yanı, bu hizmetin tüm okullara yaygınlaştırılması hedefleniyor olması.
Bir yudum su, bir damla mutluluk… Ortahisar Belediyesi, bunu çocuklarımıza sunuyor. Ve biz yetişkinler, onların geleceğine yapılan bu küçük ama anlamlı adımı alkışlamalıyız.
***
YÖK BAŞKANINDAN KİBAR BİR ELEŞTİRİ!
Karadeniz Teknik Üniversitesi’nin (KTÜ) 2025-2026 akademik yılı açılış töreninde YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın yaptığı değerlendirmeler, hem üniversitenin güçlü yanlarını hem de geliştirilmesi gereken alanlarını gözler önüne serdi. Özvar, konuşmasında üniversitelerin uluslararası görünürlüğünün yalnızca akademik prestij açısından değil, öğrenci ve öğretim üyesi hareketliliği, ortak araştırma projeleri, çift diploma programları ve bilim diplomasisi açısından da büyük önem taşıdığını vurguladı.
KTÜ’nün bazı alanlarda kayda değer başarılara imza attığı bir gerçek: Bilgisayar bilimleri alanında uluslararası sıralamalarda ilk bin üniversite arasında yer alması, patent başvurularında ve TÜBİTAK projelerinde üst sıralarda bulunması, sürdürülebilirlik konusunda dikkat çeken başarılarıyla üniversitenin güçlü yönlerini ortaya koyuyor. Ancak genel sıralamalarda hâlâ daha fazla çaba gerektiren alanlar olduğu da Özvar tarafından nazik bir dille dile getirildi.
Başkan Özvar, üniversitenin potansiyelinin bütün alanlara yayılması gerektiğine dikkat çekti. Nitelikli yayın sayısının artırılması, yüksek etki faktörlü dergilerde daha fazla akademik çalışma yapılması, genç akademisyenlerin uluslararası projelere yönlendirilmesi ve disiplinler arası işbirliklerinin güçlendirilmesi, KTÜ’nün uluslararası görünürlüğünü artıracak temel adımlar olarak öne çıkıyor.
Kibar bir eleştiriyle belirtmek gerekirse; KTÜ, sahip olduğu birikimi ve deneyimi yeterince görünür kılmakta hâlâ eksik kalıyor. Üniversite idaresinin büyük çaba harcadığı ve kaynaklarını bilimsel araştırmalara yatırdığı bilinse de, sistemli ve yönlendirilmiş işbirlikleri ile uluslararası sıralamalarda hak ettiği yere daha hızlı ulaşabilir. Özvar’ın dile getirdiği “açığı en kısa vakitte kapatma” temennisinin, üniversitenin akademik stratejisini daha görünür ve etkili kılacak adımlarla desteklenmesi gerekiyor.
Sonuç olarak, KTÜ’nün potansiyeli açık, başarıları somut ama görünürlüğü hâlâ sınırlı. Uluslararası bilim ağlarına daha güçlü bir katılım, disiplinler arası projeler ve sağlık alanında stratejik merkezleşme, üniversitenin yalnızca Karadeniz bölgesinde değil, Türkiye ve yakın coğrafyada da prestijini artıracaktır. Nazik bir dille ifade etmek gerekirse; KTÜ, güçlü birikimini hak ettiği uluslararası boyuta taşımak için hâlâ önemli fırsatlar barındırıyor.
***
FIRTINANIN YALNIZ KALMAMASI İÇİN EL ELE
Trabzonspor… Sadece bir futbol kulübü değil, bir şehrin kalbi, bir şehrin ruhu. Ama ne yazık ki ruhu her zaman maddi güçle paralel yürümüyor. Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan’ın son açıklamaları bunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Doğan, televizyon canlı yayınında içtenlikle anlattı: “Uçurumun kenarından döndük, borç batağını temizledik, stadyum maliyetlerini bile karşılayacak gelire ulaşamadık.” Ama hâlâ destek eksik. “Bazıları parası var ama desteği yok.” Bu cümle kulağa sert gelebilir, ama gerçek bir şehrin ve kulübün sesidir.
Başkan Doğan, kelimelerini özenle seçiyor; kırgınlık yok, sadece bir gerçeği dile getiriyor. “Trabzonspor’un tarihine bakınca, büyük zaferler hep birlikte kazanılmıştır. Ama bu, sadece kalpten bağlı olmakla yetmiyor; maddi katkı, sponsor desteği, fikir birliği de gerekiyor.” Şehrin çoğu kalpten bağlı, ama imkanlar sınırlı. Ve ne yazık ki bazıları var ki imkânı varken bile destek vermiyor. İşte o zaman gönül kırılıyor, mücadele daha da zorlaşıyor.
Ertuğrul Doğan’ın sözleri, aslında hepimize bir mesaj: “Destek istemek ayıp değil, gurur kırmak yanlış olur.” “Trabzonspor’un uçurumdan dönmesini sağlayan o mücadele ruhu, şehrin ve yönetimin birlikte hareket etmesiyle mümkün oldu.” Şimdi sıra, el ele vermekte. Kimi seyirci olarak tribünde, kimi maddi katkı olarak, kimi fikirleriyle yanımızda olmalı.
Unutmayalım ki büyük başarılar, yalnızca büyük paralarla değil, büyük yüreklerle kazanılır. Ve Trabzonspor’un en çok ihtiyaç duyduğu şey, şu anda birlik ve dayanışma. Başkan Doğan bunu net söylüyor: “Mücadeleye devam.” Biz de şehrin bir ferdi olarak yanımızda olmalı, destek vermeliyiz.
Çünkü Trabzonspor’un rengi sadece bordo-mavi değil; sevgi, mücadele ve dayanışma rengidir.