08.07.2025 KILÇIK

FATİH TEKKE’NİN YOL HARİTASI

Fatih Tekke, Trabzonspor’un başına geçtiğinden beri açıklamalarıyla dikkat çekiyor. Son olarak yaptığı “Potansiyel değil, performans önceliğimiz” çıkışı ise, kulüpte nasıl bir planlama yapıldığını açıkça ortaya koyuyor.

Bu söz aslında çok net bir duruş. Kim iyiyse o kalacak, kim takıma katkı sağlamıyorsa forma şansı bulamayacak. Adaletli bir yaklaşım. Kimseye ayrıcalık tanınmıyor. Bu da hem oyuncular hem de taraftar açısından güven veren bir mesaj.

Altyapıdan gelen oyunculara da yer verileceğini söylemesi önemli. Ancak burada da bir denge var: "Genç ama hazır oyuncu" arıyor Tekke. Bu da demek oluyor ki, kimseye sırf genç diye forma verilmeyecek. Hak eden, oynayacak. Bu, Trabzonspor gibi hedefleri olan bir takım için doğru bir bakış açısı.

Yönetimle olan uyum da dikkat çekici. “Başkanla sürekli iletişim halindeyiz” diyerek, kulüp içinde dağınıklık olmadığını vurguluyor. “İyi isimlerden çok, iyi takım kurmaya çalışıyoruz” sözü ise futbolun özünü hatırlatıyor: Birey değil, takım kazanır.

Tüm bu açıklamalar güven verici. Tekke'nin ne yaptığını bildiği, planlı hareket ettiği belli. Ama bazı soru işaretleri de yok değil…

Öncelikle, “performansa dayalı sistem” kulağa mantıklı gelse de futbolda sadece performansla her şey çözülmüyor. Takım içi denge, tecrübe, lider oyuncular, inişli çıkışlı sezonlar… Tüm bunlar da işin bir parçası. Bir oyuncu kötü bir dönem geçiriyor diye hemen üzeri çizilirse, bu da başka sorunlar yaratabilir.

Bir diğer konu ise sabır. Tekke “Aceleye getirmiyoruz” diyor, bu çok önemli. Ama sabrı sadece teknik heyetin göstermesi yetmez. Taraftarın, medyanın ve hatta yönetimin de bu sabra ortak olması gerekir. Çünkü işler kötü giderse, ilk hedef her zaman teknik direktör oluyor.

Fatih Tekke’nin ortaya koyduğu vizyon umut verici. Dürüst, gerçekçi ve planlı bir teknik adam görüntüsü çiziyor. Ancak bu yol kolay değil. Doğru olan her zaman zorlu olandır. Bu yüzden hem destek hem de zaman verilmesi gerekiyor.

Eğer camia sabırlı olursa, Fatih Tekke’nin Trabzonspor’u uzun vadede doğru yerlere taşıyabileceğine inanmak için güçlü sebeplerimiz var.

***

OTOPARK GELİRLERİ NEREYE GİDİYOR?

Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Temmuz ayı toplantılarında gündeme gelen bir konu dikkat çekiciydi. CHP Grup Başkanvekili Cüneyt Zorlu, büyükşehir belediyesinin otopark gelirlerinden ilçe belediyelerine pay vermediğini söyledi. Hatta bunun yasa gereği yapılması gerektiğini de hatırlattı.

Ortahisar ilçesi başta olmak üzere, büyükşehir sınırları içinde bulunan birçok otoparktan ciddi gelir elde ediliyor. Ancak bu gelirlerin yüzde 50’si, “5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu”na göre, ilçe belediyelerine nüfuslarına göre dağıtılmalı. Görünen o ki bu dağıtım ya yapılmıyor ya da eksik yapılıyor.

Burada iki temel soru ortaya çıkıyor:

    “Yasa açıkça böyle bir dağıtım yapılması gerektiğini söylüyorsa, neden yapılmıyor?”

    “İlçe belediyeleri bu gelirden mahrum kalırken, yerelde hizmet üretmek için hangi kaynaklara güvenecek?”

Ortahisar’da yürütülen altyapı çalışmalarının tamamlanamaması nedeniyle yollar asfaltlanamıyor. Bu da vatandaşın doğrudan yaşam kalitesini etkiliyor. Oysa ilçe belediyesi, büyükşehirden alması gereken payla bu tür işleri daha hızlı yapabilir.

Büyükşehir Belediyesi’nin bu konuda bir açıklama yapması gerekiyor.
“Gelir dağılımı şeffaf mı? Paylar hesaplanıp gönderiliyor mu? Eğer gönderilmiyorsa, gerekçesi nedir?”

Yasaların söylediği açık. Belediyeler kaynak paylaşımını keyfi değil, kurallara göre yapmak zorundadır. Bu sadece siyasi bir tartışma konusu değil, kamu yönetimi açısından temel bir sorumluluktur.

Şeffaflık, yerel yönetimlerin en temel ilkelerinden biridir. Gelirlerin adil paylaşımı, hizmetin sürdürülebilirliği için şarttır. Bu konuda atılacak her adım, doğrudan vatandaşın yaşamına yansıyacaktır.

***

TEŞVİKTE ÜVEY EVLAT MUAMELESİ

Trabzon yıllardır yatırım teşviklerinde haksız bir muameleye maruz kalıyor. Zorlu’nun da açıkladığı gibi, şehrimizin teşvik bölgesi “üçüncü”, komşu iller Ordu ve Giresun ise “beşinci bölgede” yer alıyor. Birçok kişinin gözünden kaçan bu durum, Trabzon’un ekonomik kalkınmasını doğrudan baltalıyor. Vergi teşviki, SGK desteği, faiz ve döviz desteklerinde büyük farklar var. Ne yazık ki, Trabzon’a yatırım yapmanın cazibesi azalıyor, yatırımcılar daha yüksek teşvik alan illere yöneliyor.

Burada sorulması gereken temel soru şu: Trabzon neden yatırımcı için cazip değil? Cevap çok net: Teşvik sistemindeki adaletsizlik! Bu sistem, Trabzon’u geri bırakıyor, ekonomisini zayıflatıyor, gençlerini işsizliğe itiyor. Yatırımcıyı kente çekmek yerine, elini kolunu bağlıyor.

Peki, bu sorunun muhatapları nerede? Zorlu’nun da vurguladığı gibi, muhalefet milletvekilleri bu meseleyi gündeme taşıyor, sesini duyurmaya çalışıyor. Ancak ne yazık ki AK Parti milletvekilleri bu konuda ya sessiz kalıyor ya da etkisiz kalıyor. Trabzon’un kalkınması için gereken mücadele verilmediği gibi, şehrimizin sorunları siyasetin gölgesinde bırakılıyor.

Büyük resme baktığımızda ortaya çıkan tablo nettir: Trabzon, ne yazık ki teşviklerde “üvey evlat muamelesi” görüyor. Bu da yatırımcıyı kaçırıyor, bölge kalkınmasını yavaşlatıyor. Siyasetin görevi, şehrin hakkını savunmak, bu haksızlığı kaldırmak olmalıdır. Ancak bugün Trabzon’un bu hakkı koruyan etkili bir sesi yok.

Eğer bu devam ederse, Trabzon daha uzun yıllar yatırım alamayan, gelişemeyen, gençlerini kaybeden bir şehir olarak kalmaya mahkumdur. Sorun açık ve net: “Teşviklerdeki adaletsizlik” bir an önce giderilmeli, Trabzon’un önü açılmalıdır. Aksi halde, bu sessizlik ve eylemsizlik, Trabzon’un geleceğini ipotek altına almaktan başka bir işe yaramayacaktır.

***

ENGELSİZ YAŞAM İÇİN ATILAN DEĞERLİ ADIM

Toplumun her ferdinin eşit koşullarda yaşaması, sadece bir ideal değil, aynı zamanda bir zorunluluktur. Trabzon Büyükşehir Belediyesi, bu bilinçle önemli bir projeye imza atmaya hazırlanıyor: Engelsiz Yaşam ve Otizm Merkezi.

Bu proje, sadece fiziksel bir yapı değil; engelli bireylerimizin ve otizmli çocuklarımızın hayatına dokunan, onlara umut ve destek sunan bir yaşam alanı olarak planlanıyor. Toplam 24 dönümlük geniş bir alanda hayata geçirilecek merkez, yıllardır süregelen ihtiyaçları kalıcı ve nitelikli çözümlerle karşılayacak.

Belediyenin süreci hızlı ve kararlı şekilde yönetmesi, hem kamulaştırma çalışmalarında hem de inşaat safhasında engellerin aşılması, bu projenin ne denli önemli ve öncelikli olduğunu gösteriyor. Siyasi nutuklardan uzak, samimi ve sürdürülebilir bir yaklaşımın ürünüdür bu çalışma.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile yapılan iş birliği, bu tür projelerde devlet ve yerel yönetimlerin uyum içinde hareket ettiğinde neler başarılabileceğinin canlı bir örneğidir.

Engelsiz Yaşam ve Otizm Merkezi, Trabzon’un sadece fiziksel değil, sosyal anlamda da gelişimine katkı sunacak, toplumun tüm kesimlerine umut ışığı olacak bir yatırım.

Bu adım, sorumluluğun ve insana değer vermenin güzel bir göstergesidir. Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin bu örnek tutumu, diğer yerel yönetimlere de ilham vermelidir.